İki yabancı dil, iki yıl uygulama: Turizm eğitiminde yeni dönem
- Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi, iki yabancı dil, uygulamalı eğitim ve uluslararası akreditasyonu aynı modelde buluşturuyor
- Öğrenciler eğitimlerinin önemli bölümünü sektörde geçirirken, mezun olmadan iş hayatına hazırlanıyor
- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar: "Kültür ve Turizm Bakanlığımızla yürüttüğümüz uygulamalı eğitim modeli sayesinde öğrencilerimiz mezun olmadan sektör deneyimi kazanıyor”
YÖK- Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi, uygulamalı eğitim modeli, uluslararası akreditasyon yapısı ve sektörle kurduğu güçlü iş birlikleriyle Türkiye'de turizm eğitiminin öne çıkan merkezlerinden biri haline geldi; yeni eğitim modeli kapsamında öğrenciler iki yabancı dil öğreniyor, eğitimlerinin önemli bölümünü doğrudan sektörde geçiriyor ve mezun olmadan iş hayatıyla tanışıyor.
Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, turizm fakültesinin üniversitenin öncelikli alanlarından biri olduğunu belirterek, "Üç öncelikli alanımız var. Bunlardan birisi de turizm. Dolayısıyla Turizm Fakültesine hem yatırım hem kadro anlamında hem de projeler anlamında pozitif ayrımcılık yapıyoruz." dedi.
Karakaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu arasında imzalanan protokol kapsamında üniversitenin Türkiye'deki 9 pilot uygulama arasında yer aldığını belirterek, "Bu protokol kapsamında Turizm İşletmeciliği ve Gastronomi Yönetimi programları açıldı. Bu sene 30 öğrenci aldık. Hazırlık programı uyguluyoruz. Burada iki yabancı dil öğrenilecek. İngilizce ve ikinci dil olarak Rusça öğretilecek. Hazırlık sonrasında öğrencilerimizin dört yıllık eğitiminin iki yılı doğrudan sektörde uygulamayla geçecek." diye konuştu.
Programın temel hedefinin sektörün ihtiyaç duyduğu yöneticileri yetiştirmek olduğunu vurgulayan Karakaş, "İki dile sahip, sektör tecrübesi olan güçlü bir eğitim imkânıyla yetişmiş mezunlar ortaya çıkacak. Öğrencilerimiz daha mezun olmadan istihdam imkânlarıyla tanışacak. Mezun olduklarında rahatlıkla istihdam edilecekler." ifadelerini kullandı.
- Faaliyette olan tüm bölümleri tam akredite ilk turizm fakültesi
Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Elbeyi Pelit, fakültede Turizm İşletmeciliği, Gastronomi ve Mutfak Sanatları, Turizm Rehberliği ile Turizm ve Gastronomi Yönetimi programlarında eğitim verildiğini söyledi.
Pelit, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu iş birliği kapsamında açılan Turizm ve Gastronomi Yönetimi Programı'nın yüzde 100 İngilizce eğitim verdiğini belirterek şöyle konuştu:
"Bu bölümün avantajlı tarafı yüzde yüz İngilizce eğitim vermesi ve öğrencilerin üç dönemini sektörde uygulamayla geçirecek olmasıdır. Öğrencilerimiz kariyer testine tabi tutulacak, ardından gastronomi veya turizm işletmeciliği alanında uzmanlaşacak. Son dönemde ise yönetici eğitimi almak üzere yeniden sektöre gidecekler. Bu bölümden mezun olanlar uluslararası zincir işletmelerde rahatlıkla görev alabilecek niteliklere sahip olacak."
Afyonkarahisar'ın termal turizm ve gastronomi açısından önemli bir merkez olduğuna dikkati çeken Pelit, "Dünyanın en kaliteli termal kaynaklarından birine sahibiz. UNESCO Gastronomi Şehriyiz. Beş yıldızlı termal otellerimizin yöneticileri fakültemizin danışma kurulunda yer alıyor. Müfredatımızı sektör temsilcilerinin görüşleri doğrultusunda sürekli güncelliyoruz." dedi.
Pelit, fakültenin aktif tüm bölümleri tam akredite edilen ilk turizm fakültesi olduğunu belirterek, bunun mezunların diplomalarının uluslararası tanınırlığını güçlendirdiğini söyledi.
- “Afyon'da her seremoniye özel ayrı bir yemek kültürü var”
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Görevlisi Osman Kazancı, UNESCO'nun yalnızca yemek çeşitliliğine değil, gastronominin kültürle kurduğu ilişkiye baktığını belirterek, "Afyon'da her seremoniye özel ayrı bir yemek kültürü var. Gastronomik unsurlar gündelik hayatın vazgeçilmez bir parçası." dedi.
Kazancı, gastronomi eğitiminde temel hedeflerinin yalnızca Michelin yıldızlı şefler yetiştirmek olmadığını belirterek, "Biz burada sadece ‘Michelin yıldızlı şefler yetiştireceğiz’ diyemeyiz. Akademisyen yetiştiriyoruz, büyük otellere müdürler, yiyecek içecek müdürleri yetiştiriyoruz. Öğrencilerimizi önce iyi insan olmak üzere; mutfağı, malzemeyi, üretimin arkasındaki emeği bilen bilinçli gastronomi uzmanları olarak yetiştirmeyi amaçlıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kazancı, öğrencilerin maliyet yönetiminden ekip yönetimine kadar sektörün ihtiyaç duyduğu tüm becerileri kazandığını belirterek, "Dünyanın en iyi aşçısı olsa bile ekibini yönetemeyen biri başarılı olamaz. Biz önce bu temeli vermeye çalışıyoruz." dedi.
- Öğrenciler daha mezun olmadan sektöre hazırlanıyor
Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü mezunu ve yüksek lisans öğrencisi Anıl Musa Arslan, fakültenin uygulama altyapısının kendilerine önemli avantaj sağladığını belirterek, "Devlet üniversiteleri arasında mutfak açısından en elverişli üniversitelerden biri burası. Birinci ve ikinci sınıfta temel mutfak eğitimini alıyoruz. Üçüncü ve dördüncü sınıfta dünya mutfakları, pastacılık ve ileri mutfak dersleri görüyoruz. Derslerine yoğunlaşan bir öğrenci sektörde her alanda çalışabilecek seviyeye geliyor." dedi.
Azerbaycan'dan gelerek gastronomi eğitimi alan Mirismayil Fattazade ise, "Hocalarımızın bilgisi ve bizi yönlendirmesi sayesinde yurt içinde ve yurt dışında birçok restoranda çalıştım. İstanbul'da Michelin Young Chef ödüllü bir şefle çalışma fırsatı buldum. Bize sadece mutfak değil; yönetim, servis ve kriz yönetimi de öğretiliyor. Burada aldığım eğitim sayesinde kendi sushi işletmemi açtım." diye konuştu.
- Kariyer günleriyle istihdama geçiş kolaylaşıyor
Turizm İşletmeciliği öğrencisi İlkay Nerözek, fakültenin öğrencileri yönetici olarak yetiştirdiğini belirterek, "Kariyer günlerinde hem staj hem de iş bulabiliyoruz. İlk stajımı da okulun düzenlediği kariyer günleri sayesinde buldum." dedi.
Turizm İşletmeciliği öğrencisi Musa Topbaş ise uygulamalı eğitimlerin önemine dikkat çekerek, "Amadeus, Fidelio ve biletleme dersleri alıyoruz. Kat hizmetlerinde uygulama yapıyoruz. İngilizcenin yanında Rusça ve Almanca seçeneklerimiz de var. Türkiye'nin tüm bölümleri akredite ilk turizm fakültesi olması burayı tercih etmemde önemli etken oldu." ifadelerini kullandı.
Turizm Rehberliği yüksek lisans öğrencisi ve aktif turist rehberi Reyhan Şahan da teknik geziler ve saha uygulamalarının mesleki gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti.
- Mezun oldu, aynı sektörde yönetici olarak görev yapıyor
2015 mezunu Hamdi Erzincanlı, öğrencilik yıllarında aldığı uygulamalı eğitimin kariyerine önemli katkı sağladığını belirterek, "2016 yılından beri aynı otelde çalışıyorum. Şu anda satış müdür yardımcısı olarak görev yapıyorum. İşbaşı eğitimlerimiz ve stajlarımız sektöre daha kolay adapte olmamızı sağladı. Biz burada personel değil, yönetici olarak yetişiyoruz." dedi.
Erzincanlı, fakültenin son yıllarda önemli gelişim gösterdiğini belirterek, "Afyon Kocatepe Üniversitesi Turizm Fakültesi turizm sektörüne nitelikli, hedefleri olan ve kendine güvenen bireyler kazandırıyor. Bu fakülteden mezun olmak bizim için bir ayrıcalık." ifadelerini kullandı.
- "Üniversitelerimiz sektörün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştiriyor"
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, yükseköğretimde hedeflerinin bilgiyi uygulamayla buluşturan üniversite modelini yaygınlaştırmak olduğunu belirterek, şunları kaydetti:
"Üniversitelerimiz yalnızca diploma veren kurumlar değildir. Sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağını yetiştiren, bölgelerinin kalkınmasına katkı sunan merkezlerdir. Kültür ve Turizm Bakanlığımızla yürüttüğümüz uygulamalı eğitim modeli sayesinde öğrencilerimiz mezun olmadan sektör deneyimi kazanıyor. Afyon Kocatepe Üniversitemizin turizm alanında ortaya koyduğu eğitim modeli bunun başarılı örneklerinden biridir."
Güncelleme Tarihi: 30.07.2026





