Devlet Memurları Konfederasyonu

@DMKonfederasyon

Devlet Memurları Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı Ümit DEMİREL, gerçekleştirdikleri basın toplantısında “İnsani Yaşamın Gerçek Maliyetini” kamuoyuyla paylaştı.

Resim

TEÇ-SEN - Tüm Eğitim Çalışanları Sendikası

Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin biriken sorunlarına acilen kalıcı çözümler üretilmelidir
Kamu çalışanlarımızın ve emeklilerimizin biriken sorunlarına acilen kalıcı çözümler üretilmelidir
İçeriği Görüntüle

İNSANİ YAŞAM ENDEKSİ 2026 AÇIKLANDI: “HAYATTA KALMAK BAŞKA, İNSANCA YAŞAMAK BAŞKA”

TEÇ-SEN AR-GE Birimi tarafından hazırlanan İnsani Yaşam Endeksi 2026 araştırması, Türkiye’de çalışanların yalnızca temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi ile insanca yaşayabilmesi arasındaki farkı ortaya koydu. Araştırmaya göre büyükşehir koşullarında tek başına yaşayan bir kişinin aylık insanca yaşam bütçesi 125 bin TL, iki kişilik bir ailenin 193 bin 500 TL, iki yetişkin ve üç çocuktan oluşan beş kişilik bir ailenin ise 377 bin TL olarak hesaplandı. Türkiye’de çalışanların ekonomik durumuna ilişkin tartışmalarda uzun yıllardır açlık ve yoksulluk sınırı, asgari ücret, memur maaşları, emekli aylıkları ve enflasyon rakamları gündeme geliyor.

TEÇ-SEN tarafından hazırlanan İnsani Yaşam Endeksi 2026 araştırması ise tartışmaya farklı bir perspektif getirerek, “Bir insanın insanca yaşayabilmesi için gerçekte ne kadar gelire ihtiyacı var?” sorusuna yanıt arıyor. Araştırmada yalnızca barınma, gıda ve zorunlu faturalar değil; ulaşım, sağlık, giyim, eğitim, sosyal yaşam, tatil, beklenmedik giderler ve geleceğe yönelik güvence payı da hesaplamaya dahil edildi.

ÜÇ FARKLI HANE İÇİN İNSANCA YAŞAM BÜTÇESİ HESAPLANDI

Araştırmada üç farklı hane yapısı üzerinden hesaplama yapıldı. Buna göre; Tek başına yaşayan bir kişi: 125 bin TL İki kişilik aile: 193 bin 500 TL İki yetişkin ve üç çocuktan oluşan beş kişilik aile: 377 bin TL olarak hesaplandı. TEÇ-SEN'in çalışmasına göre bu rakamlar yalnızca temel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik bir bütçeyi ifade etmiyor. Hesaplamada çalışanların sosyal hayata katılabilmesi, dinlenebilmesi, çocuklarının eğitim ve gelişim ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, beklenmedik giderlerle karşılaştığında borçlanmak zorunda kalmaması ve geleceği için bir miktar birikim yapabilmesi de dikkate alındı.

BEŞ KİŞİLİK AİLENİN BÜTÇESİNDE ÇOCUK GİDERLERİ DİKKAT ÇEKİYOR

Araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından biri çocuklu ailelerin yaşam maliyeti oldu. İki yetişkin ve üç çocuktan oluşan beş kişilik bir aile için aylık insanca yaşam bütçesi 377 bin TL olarak hesaplanırken, üç çocuğun eğitim, kurs, kırtasiye, okul yemeği, harçlık ve sosyal gelişim giderlerinin aylık toplamının 55 bin TL'ye ulaştığı belirtildi. Araştırmada çocuk yetiştirmenin yalnızca temel beslenme ve barınma giderlerinden oluşmadığına dikkat çekilirken; eğitim, sağlık, spor, sanat ve sosyal gelişim gibi alanların da aile bütçesinde önemli bir yer tuttuğu vurgulandı.

“İNSANCA YAŞAM, AY SONUNU GETİRMEKTEN İBARET DEĞİL”

TEÇ-SEN'in araştırmasında “hayatta kalma bütçesi” ile “insanca yaşam bütçesi” arasında ayrım yapıldı. Hayatta kalma bütçesinde kira, mutfak, faturalar, zorunlu ulaşım ve temel sağlık giderleri gibi kalemler yer alırken; insanca yaşam bütçesine sağlıklı ve dengeli beslenme, sosyal ve kültürel hayat, dinlenme, çocukların gelişimi, kişisel ihtiyaçlar, beklenmedik giderler ve geleceğe yönelik güvence de dahil edildi. Araştırmada, tatil, sosyal yaşam, araç giderleri ve birikim gibi kalemlerin lüks olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade edildi. Bir çalışanın ailesiyle yılda bir veya iki hafta tatil yapabilmesi, çocuğunun bir spor ya da sanat faaliyetinden yararlanabilmesi, ailesiyle sosyal hayata katılabilmesi ve beklenmedik bir sağlık veya ev gideri karşısında borçlanmak zorunda kalmamasının “normal yaşamın” bir parçası olduğu belirtildi.

“MAAŞIN RAKAMI DEĞİL, O MAAŞLA YAŞANABİLEN HAYAT ÖNEMLİ” Araştırmada ücretlerin yalnızca bordro üzerindeki rakamlar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekildi. Çalışanın maaşını aldıktan sonra kira, kredi, kredi kartı ve faturalarını ödemesiyle gelirinin önemli bölümünü kaybettiği; bunun sonucunda sosyal yaşam, sağlıklı beslenme, eğitim ve kişisel ihtiyaçlardan tasarruf etmek zorunda kalabildiği ifade edildi. Araştırmada bu durumun zaman içerisinde çalışanların yaşam standartlarını küçültmesine ve gelecek için ayrılması gereken kaynakların borç ödemelerine yönelmesine neden olabileceği belirtildi.

“ORTA SINIF YAŞAMININ DOĞAL PARÇALARI ULAŞILMASI GÜÇ İHTİYAÇLARA DÖNÜŞTÜ”

TEÇ-SEN'in çalışmasında Türkiye'de yaklaşık on yıl önce iki kamu çalışanının bulunduğu bir ailenin barınma ve temel ihtiyaçların yanı sıra çocuklarının eğitimine, sosyal yaşama, tatil ve araç giderlerine bütçe ayırabildiği; imkanları ölçüsünde birikim yapabildiği yönündeki değerlendirmeye de yer verildi. Araştırmada, bugün benzer bir yaşam standardını sürdürebilmenin maliyetinin yüz binlerce liraya ulaştığı ifade edildi. Bu çerçevede çalışmada, sorunun yalnızca çalışanların beklentilerinin yükselmesi olmadığı; geçmişte orta sınıf yaşamının olağan parçaları olarak görülen bazı ihtiyaçların bugün çalışanlar açısından giderek daha zor karşılanabilir hale geldiği savunuldu.

TEÇ-SEN'DEN ÜCRET POLİTİKALARINA YÖNELİK ÇAĞRI

TEÇ-SEN, araştırmanın sonuçları üzerinden kamu çalışanlarının ücretlerinin gerçekleşen ve beklenen enflasyonun gerisinde bırakılmaması, yaşam maliyetindeki değişimlerin ücretlere zamanında yansıtılması ve çalışanların satın alma gücünün korunması çağrısında bulundu. Sendika ayrıca ücret politikalarının yalnızca enflasyon oranları üzerinden değil, çalışanların gerçek yaşam maliyetleri dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Araştırmada; kira, market harcamaları, çocukların eğitim giderleri, ulaşım, sağlık, sosyal yaşam ve ay sonunda çalışanın elinde kalan gelir gibi unsurların ücret politikalarının değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

“İNSANCA YAŞAM, GELECEĞE GÜVENLE BAKABİLMEYİ DE KAPSAR”

TEÇ-SEN AR-GE Birimi tarafından hazırlanan İnsani Yaşam Endeksi 2026 araştırmasının temel mesajı ise şöyle özetlendi: İnsanca yaşam yalnızca ay sonunu getirebilmekten ibaret değil. Bugünü onurlu bir şekilde yaşayabilmek, çocukların ihtiyaçlarını karşılayabilmek, sosyal hayattan kopmamak ve yarına güvenle bakabilmek de yaşam standardının bir parçası. Araştırmanın sonuçları, çalışanların gelirlerinin değerlendirilmesinde yalnızca “temel ihtiyaçların karşılanıp karşılanmadığı” kriterinin yeterli olmayacağını; yaşam maliyetinin daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiği tartışmasını gündeme taşıdı. TEÇ-SEN, “Hayatta kalmak başka, insanca yaşamak başka” mesajıyla hazırlanan İnsani Yaşam Endeksi 2026 araştırmasını kamuoyunun, kamu işvereninin ve karar vericilerin dikkatine sundu.