“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim: Bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”

Mehmet Akif Ersoy

Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, İstiklal Marşı’nın kabulü dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.

Milletlerin tarih boyunca sahip oldukları değerler, karakterlerini ve dünyaya bıraktıkları mirası şekillendirmiştir. Bazı milletler güçleriyle, bazıları zekâlarıyla ya da farklı özellikleriyle anılırken; Türk milleti ise ahlakı, cesareti, çalışkanlığı, merhameti ve özellikle özgürlüğüne olan güçlü bağlılığıyla öne çıkmıştır. Bağımsızlık, Türk milleti için yalnızca bir yönetim biçimi değil; hayatın vazgeçilmez bir parçası, adeta nefes almak kadar doğal ve gerekli bir değerdir. Bu nedenle tarih boyunca özgürlük uğruna büyük mücadeleler verilmiş, ağır bedeller ödenmiştir.

Türk milletinin bu fedakârlıklarının en belirgin şekilde görüldüğü dönemlerden biri de milli mücadele yıllarıdır. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında başlayan işgaller ve ardından dayatılan Sevr Antlaşması ile Türk yurdunun büyük bölümü işgal altına alınmak istenmiş, milletimiz adeta kendi topraklarında yok edilmekle karşı karşıya bırakılmıştır. Ancak bu zor süreçte milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlatılan bağımsızlık mücadelesiyle yeniden ayağa kalkmıştır. 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması, millet egemenliğine dayanan yeni bir dönemin başlangıcı olmuş ve kurtuluş mücadelesine güçlü bir yön kazandırmıştır.

Bu süreçte yalnızca cephelerde verilen mücadele değil, milletin moral ve inancını güçlü tutmak da büyük önem taşımıştır. Halkın doğru bilgilendirilmesi, ordunun moralinin yükseltilmesi ve bağımsızlık davasının haklılığının hem yurt içinde hem de dünyaya anlatılması için çeşitli çalışmalar yürütülmüştür. İşte bu ihtiyaç doğrultusunda, milletin ortak duygularını ifade edecek ve bağımsızlık azmini güçlendirecek bir milli marş yazılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir yarışma düzenlenmiştir.

Millî marşlar, milletlerin zor zamanlarında ortaya çıkan, toplumun ortak ruhunu ve kararlılığını yansıtan eserlerdir. Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en çetin dönemlerinde kaleme alınan İstiklâl Marşı da bu ruhun en güçlü ifadesidir. Marşın şairi olan Mehmet Akif Ersoy, milletin içinde bulunduğu şartları derinden hissederek kaleme aldığı bu eseriyle Türk milletinin özgürlük tutkusunu ve sarsılmaz iradesini dizelere dökmüştür.

Millî marş yarışmasına yüzlerce şiir katılmış olsa da, milletin duygularına en güçlü şekilde tercüman olan eser Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan bu büyük şiir olmuştur. Para ödülü bulunan bir yarışmaya katılmayı doğru bulmayan Akif, ödül şartının kaldırılması üzerine yarışmaya dahil olmuş ve kaleme aldığı marşı “Kahraman Ordumuza” ithaf etmiştir. Ersoy, bu eseri kişisel bir başarı olarak görmemiş; aksine “Bu eser benim değil, milletimindir.” diyerek, “Safahat” adlı eserine dahi almamıştır.

Büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy, derin bir manevi atmosferin hâkim olduğu Taceddin Dergâhı’nda, 10 kıta ve 41 mısradan oluşan İstiklal Marşı’mızı mum ışığı altında kısa bir süre içinde kaleme aldı. O mütevazı mekânın duvarlarına sinen mum kokusu, aynı zamanda vatan uğruna mücadele eden yiğit memleket evlatlarının aziz hatıralarına da tanıklık etti ve onların ruhunu onurlandırdı.

Bugün İstiklâl Marşı, Türk milletinin bağımsızlık azmini, inancını ve kararlılığını simgeleyen en güçlü değerlerden biridir. Bu eşsiz eser, yalnızca bir şiir değil; milletimizin tarih boyunca verdiği özgürlük mücadelesinin, birlik ve beraberlik ruhunun sembolüdür.

İstiklal Marşı’nın kabul edilişinin üzerinden geçen 105 yılda bu aziz vatan; milletimizin birlik ve beraberliği, güçlü inancı ve sahip çıktığı kutsal değerleri sayesinde güçlenmiş, kök salmış ve her geçen gün daha da büyümüştür. Türk yurduna, milli ve manevi değerlerine sahip çıkan necip milletimizle ne kadar gurur duysak azdır.

Türkiye genelinde yürütülen araştırmaya toplam 2.748 kişi katıldı
Türkiye genelinde yürütülen araştırmaya toplam 2.748 kişi katıldı
İçeriği Görüntüle

Bu vesileyle, başta devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere milli mücadelenin tüm kahramanlarını ve Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle anıyor; İstiklâl Marşı’nın ifade ettiği bağımsızlık ve vatan sevgisi ruhunun gelecek nesillere aktarılmasının önemini bir kez daha vurguluyoruz.