TAZİYE İstanbul/Başakşehir'de gerçekleşen elim olayda hayatını kaydeben öğrencimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailesine sabır, yaralılara acil şifa, camiamıza ve Yüce Türk Milletine başsağlığı dileriz. #İLKSAN
Başakşehir'deki acı olayda ne yazık ki bir evladımızı kaybettik. Kederli ailesine başsağlığı ve sabır, yaralı çocuklarımıza acil şifalar diliyorum. Okullarımızda artan şiddet olayları sıradan bir çocuk kavgası olarak görülemez! Fiziksel önlemlerin yanı sıra etkili psikolojik destek mekanizmaları acilen hayata geçirilmelidir. İlgili tüm kurumları, şiddetin kökenini kurutacak somut adımları vakit kaybetmeden atmaya çağırıyorum.
BAŞIMIZ SAĞ OLSUN Menfur bir saldırının hedefi olan Eslem Sare yavrumuzu kaybetmenin acısını yaşıyoruz. İstanbul Başakşehir'de okulunda uğradığı saldırıda hayatını kaybeden öğrencimiz Eslem Sare Bulut'a Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına, arkadaşlarına, öğretmenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz. Tedavileri süren öğrencilerimize acil şifalar diliyoruz. #BaşımızSağOlsun
İstanbul Başakşehir ilçesi Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda yaralanan 8 öğrencimizden bir tanesi kurtulamadı. Cennetlik yavrumuza rahmet niyaz ediyoruz. Büyük acı yaşayan ailesine ve camiamıza başsağlığı diliyoruz.
GEÇMİŞ OLSUN!
İstanbul Başakşehir ilçesi Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda 8 öğrencimiz yaralandı. Yaralı yavrularımıza acil şifalar diliyorum. Okullarımızdaki şiddet hadiseleri artık tahammül edilemez bir noktaya gelmiştir. Okullarımız çocuklarımız için en güvenli ortamlardır, olmalıdır! Okul güvenliği konusunda alınacak tedbirlerlerle ilgili daha fazla geçikmeden ivedi şekilde düzenlemeler istisnasız her okulumuz için hayata geçirilmelidir. Ailelerimiz en kıymetli varlıklarını, çocuklarını okula emanet ederken, onların sağlık ve can güvenlikleriyle ilgili en ufak bir endişe yaşamamalıdır. Okullarımızda gerekli güvenlik tedbirleri en üst düzeyde alınmalı, 100 öğrenciye bir norm düşecek şekilde düzenleme yapılarak rehberlik hizmetleri etkin şekilde yürütülmeli, okul aile işbirliğiyle çocuklarımız başta sanal tehlike olmak üzere tüm dış etkenlere karşı muhafaza altına alınmalıdır.
stanbul Başakşehir ilçesi Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda yaralanan 8 öğrencimizden bir tanesi kurtulamadı. Cennetlik yavrumuza rahmet niyaz ediyorum. Büyük acı yaşayan ailesine ve camiamıza başsağlığı diliyorum.
HÜZNÜMÜZ DERİN, SORUMLULUĞUMUZ AĞIR!
Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve şimdi İstanbul... Sözün bittiği yerdeyiz. İstanbul Başakşehir'de bir okulumuzda öğrencilerimize yönelik yaşanan saldırı haberiyle yüreklerimiz bir kez daha kavruldu. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, ailelerine ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bir öğrencinin, kıyafet değiştirerek başka bir okul kapısından girmesi ve 8 çocuğumuzu yaralaması, artık münferit olaylardan söz edemeyeceğimizi açıkça göstermektedir. Karşımızda ertelenemez, bütüncül çözüm bekleyen ciddi bir okul güvenliği meselesi vardır. 22 Nisan'da düzenlediğimiz "Eğitim Ekosisteminde Şiddet" çalıştayımızda da ifade etmiştik: Şiddet okulda başlamıyor. Ailenin ilgisizliği, sosyal çevre, akran ilişkileri ve dijital dünyada biriken risklerin okula yansıdığını görüyoruz. Yaşanan olaylar, riskleri önceden tespit ederek zamanında müdahaleyi mümkün kılacak bir erken uyarı ve müdahale sisteminin kurulmasını zorunlu hale getirmiştir. Okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, çocuklarımızı etkileyen ve yönlendiren dijital bataklıklarla mücadele edilmesi, okul çevrelerinde düzenli ve görünür kolluk devriyelerinin yer alması, ailelerin çocuklarıyla sağlıklı iletişim kurabilmeleri için desteklenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, okul güvenliğine katkı sağlamak amacıyla istihdam edilen bahçe ve güvenlik görevlilerinin geçici uygulamalar yerine kalıcı ve sürdürülebilir bir istihdam modeliyle güçlendirilmesi, bu personele düzenli olarak eğitimler verilmesi ve değişen ihtiyaçlara cevap verecek etkili bir disiplin mevzuatının oluşturulması acil olarak önümüzde duran başlıklardır. Başakşehir'de yaşanan acı olay, işaret ettiğimiz bu ihtiyaçların ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. Her olaydan sonra yeni bir tedbir konuşulmakta, her vakada süreç yeniden başlamaktadır. Kötüye giden bu tabloyla mücadele için Milli Eğitim Şurası, "Okul Güvenliği" gündemiyle acilen toplanmalıdır. Toplanacak 21. Milli Eğitim Şurası'nda, Milli Eğitim, İçişleri, Aile ve Sosyal Hizmetler, Gençlik ve Spor, Sağlık ve Adalet Bakanlıkları yanında eğitim sendikaları, diğer sivil toplum örgütleri, veliler, öğrenciler, öğretmenler, akademisyenler ve dijital alanın düzenleyicileri yer almalıdır. Şura'dan, takvimi, bütçesi ve sorumluları belli bir Okul Güvenliği Eylem Planı çıkmalıdır. Çalıştay raporumuzdaki tespitler ve öneriler, Şura’ya hazır bir zemin sunmaktadır. Saptanan şiddet eğilimleri ve ortaya çıkan şiddet eylemleri tüm yönleriyle analiz edilmeli, benzer hadiselerin önüne geçmek için devlet ve toplum seferberliği sağlanmalıdır. Söylenecek sözler söylenmiş, uyarılar yapılmıştır. Artık harekete geçme zamanıdır. Türkiye'nin en büyük sivil toplum kuruluşu olarak tüm sorumlulara bu yöndeki çağrımızı yineliyor ve sürecin takipçisi olacağımızı duyuruyoruz.
İstanbul Başakşehir’de bir okulumuzda öğrencilerimize yönelik gerçekleştirilen saldırı, hepimizi derinden üzen bir hadise olmuştur. Çocuklarımızın kendilerini güvende hissetmesi gereken okullarımızda yaşanan bu tür şiddet olayları, yalnızca öğrencilerimizin beden ve ruh bütünlüğünü değil, eğitim ortamının huzurunu ve güven duygusunu da hedef almaktadır. Eğitim ortamlarının güvenliğini tehdit eden, öğrencilerimizin huzurunu bozan ve eğitim hakkını gölgeleyen her türlü şiddeti açıkça kınıyoruz. Okullarımız; öğrencilerimizin korkuyla değil güvenle, kaygıyla değil huzurla bulunduğu; öğretmenlerimizin ve tüm eğitim çalışanlarımızın görevlerini güven içinde yerine getirdiği mekânlar olmalıdır. Bu anlayışla okullarımızın güvenliğinin güçlendirilmesi, öğrencilerimizi ve eğitim çalışanlarımızı tehdit eden her türlü şiddet ve saldırıya karşı gerekli tedbirlerin kararlılıkla alınması büyük önem taşımaktadır. Çocuklarımızın eğitim hakkını korumak, onların güvenliğini sağlamak ve okullarımızı huzurun adresi kılmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Saldırıda yaralanan öğrencilerimize Allah’tan acil şifalar diliyor, ailelerine ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
OKULLARIMIZDA ŞİDDETE GEÇİT VERİLMEMELİ, ÇOCUKLARIMIZIN VE EĞİTİM ÇALIŞANLARIMIZIN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR
İstanbul Başakşehir’de bir ortaokulda öğrencilerimizin bıçaklı saldırı sonucu yaralanmasını derin bir üzüntü ve endişeyle öğrenmiş bulunuyoruz. Bu saldırıyı şiddetle kınıyor; yaralanan evlatlarımıza acil şifalar, ailelerine, arkadaşlarına ve eğitim çalışanlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Okullarımız; çocuklarımızın güven içinde öğrenmesi, gelişmesi ve geleceğe hazırlanması gereken yerlerdir. Bir öğrencinin okul kapısından korkuyla girmesi, bir velinin çocuğunun can güvenliğinden endişe etmesi, bir öğretmenin görevini yaparken kendisini tehdit altında hissetmesi kabul edilemez. Çocuklarımızın ve eğitim çalışanlarımızın can güvenliği, ertelenebilecek bir ihtiyaç değildir. Eğitim ortamlarında yaşanan şiddet olayları karşısında yalnızca saldırı sonrasında yapılan açıklamalarla yetinilmemelidir. Son dönemde okullarımızda artan şiddet olayları mutlak surette bütün boyutlarıyla ele alınmalı, okullarımızdaki güvenlik eksiklikleri ve ihmaller ortaya çıkarılmalıdır. Her okulda yeterli sayıda, eğitimli güvenlik personeli görevlendirilmeli; okul giriş ve çıkışları etkin biçimde kontrol edilmeli, ziyaretçi kabulü ve okul çevresinin güvenliği için uygulanabilir, kesin kurallar oluşturulmalıdır. Bu sorumluluk, gerekli personel ve imkânlar sağlanmadan okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin omuzlarına bırakılmamalıdır. Güvenlik tedbirleriyle birlikte rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri de güçlendirilmelidir. Akran zorbalığı, tehdit ve şiddet belirtilerinin erken fark edilmesini sağlayacak mekanizmalar kurulmalı; öğrencilerin yardım isteyebileceği güvenilir başvuru kanalları oluşturulmalıdır. Okullarımızda öğretmenlerimizin saygınlığı ve mutlak otoritesi sağlanmalı; okul, aile ve ilgili kamu kurumları arasında sürekli iş birliği oluşturulmalı; saldırıdan etkilenen çocuklarımıza ve eğitim çalışanlarımıza psikososyal destek verilmelidir. Bu elim saldırının okullarımızda yaşanan en son şiddet olayı olmasını diliyor, yaralanan evlatlarımıza bir kere daha geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Başakşehir’de öğrencilerimizin yaralanmasıyla sonuçlanan olay, okullarımızda giderek daha fazla hissedilen şiddet sorununu ve okul güvenliğine ilişkin mevcut yaklaşımın yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Yaşananları basit bir öğrenci kavgası olarak görmek mümkün değildir. Toplumda ve dijital ortamlarda giderek normalleşen şiddet dilinin okullarımıza yansımasını önlemek; yalnızca fiziki güvenlik tedbirlerini artırmakla değil, aynı zamanda öğrencilerimizin psikososyal gelişimini destekleyen, koruyucu ve önleyici rehberlik mekanizmalarını güçlendirmekle mümkündür. Anadolu Eğitim Sendikası olarak; başta Millî Eğitim Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumları, yalnızca yaşanan olaylara müdahale eden değil, şiddetin ortaya çıkmasına neden olan riskleri önceden tespit eden ve ortadan kaldırmaya yönelik somut, sürdürülebilir ve kapsamlı bir eylem planını vakit kaybetmeden hayata geçirmeye çağırıyoruz. Çocuklarımızın güvenli, huzurlu ve sağlıklı eğitim ortamlarında eğitim görmesi en temel önceliğimizdir. #Başakşehir #OkullardaŞiddet #OkulGüvenliği
HÜZNÜMÜZ DERİN, SORUMLULUĞUMUZ AĞIR Şanlıurfa, Kahramanmaraş, Manisa ve şimdi İstanbul... Sözün bittiği yerdeyiz. İstanbul Başakşehir'de bir okulumuzda öğrencilerimize yönelik yaşanan saldırı haberiyle yüreklerimiz bir kez daha kavruldu. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor, tüm ailelerimiz ve eğitim camiamızla geçmiş olsun dileklerimi paylaşıyorum
Başakşehir’de evlatlarımızın yaralanmasıyla sonuçlanan olay, okullarımızda tırmanan şiddet kültürünü ve güvenlik yaklaşımımızı açıkça sorgulatmaktadır. Bu tabloyu basit bir çocuk kavgası olarak değerlendiremeyiz. Toplumda ve dijital dünyada normalleşen şiddet dilinin okullara yansımasını engellemek; fiziki güvenlik tedbirlerinin ötesinde, koruyucu ve önleyici psikolojik destek mekanizmalarını güçlendirmekle mümkündür. Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere ilgili tüm kurumları; kriz anlarını yönetmekle yetinmeyip, şiddeti doğuran zemini ortadan kaldıracak somut bir eylem planını vakit kaybetmeksizin hayata geçirmeye çağırıyorum. #Başakşehir
İstanbul Başakşehir’de yaşanan kavga sonucunda hayatını kaybeden evladımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyorum. Yaralanan çocuklarımıza acil şifalar diliyor, en kısa sürede sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyorum. Yaşanan elim olayla ilgili adli sürecin ve çocuklarımızın tedavilerinin yakından takipçisi olacağız.
RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU
İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2026 tarihli ve 2026/9304 D. İş sayılı kararı uyarınca; Başakşehir'deki Kayaşehir Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda meydana gelen bıçaklı saldırı olayına ilişkin yayın yasağı getirilmiştir. Karar, olayın aydınlatılması sürecinin sekteye uğramaması, şüphelilerin yakalanması ve kamu düzeninin korunması amacıyla alınmıştır. Karar gereğince; soruşturma tamamlanıncaya kadar olayla ilgili yazılı, işitsel, görsel basında, internet medyasında ve sosyal medyada her türlü haber, röportaj ve eleştiri yayını yapılması 5187 sayılı Basın Kanunu uyarınca yasaklanmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.















