Programa; Genel Müdürümüz Dr. Ahmet İşleyen, Araştırma Geliştirme ve Projeler Daire Başkanımız Mehmet Durmaz, İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanımız Dr. Lokman Yıldırım, Kırıkkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Yaylı başta olmak üzere Kırıkkale Üniversitesinden, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesinden akademisyenler, Genel Müdürlüğümüz personeli ve öğretmenler iştirak etti. Beş gün sürecek eğitim programında; çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam kültürü ve çevre odaklı uygulama temelli eğitim süreçleri ele alınacak.

Açış Programı Ankara'da Gerçekleştirildi

Açış konuşmalarını gerçekleştiren Genel Müdürümüz Dr. Ahmet İşleyen, çevre ve sürdürülebilir yaşam meselesinin günümüzün en önemli başlıkları arasında yer aldığını ifade ederek çevreyi koruma bilincinin eğitim yoluyla kalıcı hâle gelebileceğini vurguladı. Çevre meselesinin özünde bir ahlak meselesi olduğuna dikkat çeken İşleyen; israf etmeme, ölçülü tüketim, paylaşma ve emaneti koruma anlayışının medeniyet değerlerimizin temel unsurları arasında yer aldığını belirtti.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Vurgusu Yapıldı

Konuşmalarında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bilgi, değer ve beceriyi hayatla buluşturan bir yaklaşımı esas aldığını ifade eden İşleyen, proje kapsamında hazırlanan sertifika programıyla öğretmenlerin çevre okuryazarlığının güçlendirilmesinin ve sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

İstiklal Ruhu Şühedanın Emaneti, Geleceğin Teminatıdır
İstiklal Ruhu Şühedanın Emaneti, Geleceğin Teminatıdır
İçeriği Görüntüle

"Mizan" ve "Emanet" Bilinci Öne Çıktı

Programda konuşan Kırıkkale Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Yaylı, çevre krizlerinin temelinde nüfus artışından çok tüketim alışkanlıklarının yer aldığını ifade etti. Geleneksel yaşam anlayışında yer alan kanaat kültürünün yerini aşırı tüketim anlayışının aldığını belirten Yaylı, çevre meselesinin insanın doğayla kurduğu ilişkinin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kıldığını vurguladı.

Konuşmalarında "mizan" ve "emanet" kavramlarına da dikkat çeken Yaylı, evrendeki hassas dengenin korunmasının insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Küresel ekolojik sorunların birbirinden bağımsız başlıklar olarak ele alınamayacağını belirten Yaylı, enerji, atık ve iklim politikalarını birlikte değerlendiren sürdürülebilir yönetişim anlayışının önemine işaret etti.

İmam Hatipler COP31 Sürecine Eğitim Perspektifiyle Katkı Sunacak

Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülen "Sürdürülebilir Yaşam İçin Sürdürülebilir Çevre" Projesi, çevre bilinci yüksek nesiller yetiştirilmesine katkı sunarken sürdürülebilirlik hedeflerine eğitim temelli bir yaklaşım kazandırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında; iklim değişikliği, çevre duyarlılığı, doğal kaynakların bilinçli kullanımı ve ekolojik farkındalık başlıklarında uygulama odaklı çalışmalar yürütülecek.

Özellikle iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası iş birliklerinin güç kazandığı bir dönemde yürütülen proje; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 sürecine eğitim perspektifinden katkı sağlayacak örnek uygulamalar arasında gösteriliyor. Eğitim kurumlarını sürdürülebilir yaşam kültürünün uygulandığı yaşam merkezlerine dönüştürmeyi hedefleyen proje ile öğrencilerin çevresel sorumluluk bilincini günlük yaşam pratikleriyle bütünleştirmesi isteniyor.

Proje kapsamında öğretmenlere yönelik eğitim programları, öğrenci atölyeleri, çevre temalı sosyal sorumluluk faaliyetleri, geri dönüşüm uygulamaları, enerji tasarrufu farkındalık çalışmaları ve ekolojik ayak izi eğitimleri gerçekleştirilecek. Ayrıca hazırlanacak eğitim ve etkinlik kitaplarıyla sürdürülebilir çevre anlayışının eğitim süreçlerine sistematik şekilde entegre edilmesi planlanıyor.

"Sürdürülebilir Yaşam İçin Sürdürülebilir Çevre" Projesi'nin, Türkiye'nin çevre ve iklim politikalarına eğitim boyutunda güçlü katkılar sunmasının yanı sıra imam hatip okullarımızda yapılacak çalışmalarında, COP31 hedefleri doğrultusunda uluslararası farkındalık çalışmalarına da destek sağlayacaktır.

Çevre Bilinci Uygulama Temelli İçeriklerle Desteklenecek

Program kapsamında hazırlanan öğretmen el kitabı ve etkinlik içeriklerinde; çevre etiği, sürdürülebilir kalkınma, iklim değişikliği, sıfır atık, geri dönüşüm, karbon ve su ayak izi ile yeşil dönüşüm başlıklarına yer verildi. Eğitim sürecinde ayrıca yağmur suyu hasadı, kompost üretimi, enerji tasarrufu ve çevre dostu okul uygulamaları gibi uygulama temelli çalışmaların da ele alınacağı belirtildi.

42 Saatlik Sertifika Programı Düzenlenecek

Projenin ilk aşaması kapsamında öğretmenlere yönelik 18-22 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ankara'da 42 saatlik "Farkındalık Eğitimi ve Kurumsal Su/Karbon Ayak İzi Hesaplama Eğitimi" programı uygulanacak. Eğitim sürecini başarıyla tamamlayan katılımcılara Yeşil Beceriler ve Ekolojik Ayak İzi Yönetimi Sertifikası verilecek. Program kapsamında gerçekleştirilecek eğitimlerde; sürdürülebilir kalkınma, iklim krizi, döngüsel ekonomi, sıfır atık, çevre etiği, Yeşil Mutabakat, gıda güvenliği, Paris İklim Anlaşması, çevre politikaları, çevre ve din ilişkisi ile İslam'ın çevre tasavvuru başlıkları ele alınacak. Eğitim sürecinde ayrıca kurumsal karbon ayak izi ve su ayak izi hesaplama uygulamalarına yönelik teknik eğitimler de gerçekleştirilecek.

Sürdürülebilir Okul Modeli Hedefleniyor

Proje sonunda; çevre dostu okul kimliğinin yaygınlaştırılması, öğrencilerde kalıcı çevre bilinci ve davranış dönüşümünün sağlanması, okul temelli sürdürülebilirlik kültürünün kurumsallaştırılması ve iyi uygulama örneklerinin eğitim sistemine model oluşturması hedefleniyor.