Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’dan TBMM’de önemli açıklamalar
“Türkiye Avrupa'da İngiltere'den sonra ilk 1000’de en fazla üniversite temsil eden ülkedir. Tarihimizde ilk kez 6 üniversitemiz birden dünyada ilk 500’e girdi. Bununla hepimiz gurur duymalıyız”
“İntörnlük aşamasına gelmiş öğrenciler için azami süre sınırlaması fiilen kaldırılıyor”
"Sahte diploma organizasyonları yürütülen denetim ve güvenlik çalışmaları sayesinde ortaya çıkarıldı. Sahteciliği açık şekilde cezalandıracağız"
"Türkiye yükseköğretimde kapasite ihtiyacını büyük ölçüde tamamladı. Bundan sonraki önceliğimiz üniversitelerimizin niteliğini artırmak olacak"
15 Temmuz 2026
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda kabul edilen Yükseköğretim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerinde birçok konuda değerlendirmede bulundu.
Kamuoyunda “öğrenci affı” olarak adlandırılan düzenlemenin de yer aldığı teklifin görüşmelerinde söz alan Özvar, “Bugün Türkiye Avrupa'da İngiltere'den sonra dünyada ilk 1000’de en fazla üniversite temsil eden ülkedir.” dedi.
Türkiye tarihinde ilk kez, 6 üniversitenin birden dünyada ilk 500’e girdiğini vurgulayan Özvar, “Bunu biz söylemiyoruz uluslararası kuruluşlar söylüyor. Bu sonuçlar üniversitelerimizin ve ülkemizin başarısını gösteriyor. Bununla hepimiz gurur duymalıyız.” şeklinde konuştu.
Üniversitelerin Türkiye'nin ortak değeri olduğunu belirten Özvar, Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Ege Üniversitesi gibi köklü kurumların saygınlığının uzun yıllar içinde oluştuğunu ifade ederek, eleştirilerin yapılabileceğini ancak tartışmaların üniversitelerin kurumsal kimliğine zarar vermeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin yükseköğretimde önemli bir kapasiteye ulaştığını belirten Özvar, bundan sonraki dönemde önceliğin üniversitelerin niteliğini artırmak olması gerektiğini söyledi. Yükseköğretim Kurulunun da bütün imkanlarıyla yükseköğretimin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Özvar, tartışmaların üniversitelerin kurumsal itibarına zarar vermemesi gerektiğini vurguladı.
-İntörnlükte azami süre fiilen kaldırılıyor
Kanun teklifinin en önemli yeniliklerinden birinin uygulamalı eğitim ve intörnlük aşamasındaki öğrencilerle ilgili olduğunu belirten Özvar, intörnlük aşamasına gelmiş öğrenciler için azami süre sınırlamasının fiilen kaldırıldığını söyledi.
Teorik eğitimini tamamlayan öğrencilerin yalnızca uygulama eğitimini bitirmeleri gerektiğini belirten Özvar, bu nedenle mezun oluncaya kadar eğitimlerini tamamlama hakkına sahip olacaklarını ifade etti.
Düzenlemenin özellikle tıp fakültesi öğrencileri açısından önemli bir hak olduğunu vurgulayan Özvar, öğrencilerin intörnlük döneminde süre nedeniyle ilişiklerinin kesilmeyeceğini kaydetti.
-"Tanımak başka, denklik başka"
Yurt dışındaki üniversiteler ve denklik konusunda kamuoyunda bilgi kirliliği bulunduğunu belirten Özvar, Yükseköğretim Kurulunun tanıdığı bütün yükseköğretim kurumlarının e-Devlet üzerinden görülebildiğini söyledi.
Tercih dönemi öncesinde kamuoyunun yeniden bilgilendirileceğini ifade eden Özvar, vatandaşlardan gelen somut şikâyetlerin isim verilerek Yükseköğretim Kuruluna iletilmesini istedi.
Üniversitenin tanınmasının otomatik olarak denklik anlamına gelmediğini vurgulayan Özvar, "Tanımak başka bir şey, denklik başka bir şey." dedi.
-Sahte diploma organizasyonlarına yeni tedbir
Kanun teklifinde yer alan önemli bir düzenlemenin de amacının sahte diploma, sahte mezuniyet belgesi, sahte sertifika ve akademik sahteciliği açık şekilde cezalandırmak olduğunu belirten Özvar, bunun mevcut boşluğu giderecek önemli bir mevzuat değişikliği olduğunu söyledi.
Komisyonda “sahte diploma” olaylarına ilişkin soruları da yanıtlayan Özvar, olayın Yükseköğretim Kurulunun bilişim altyapısı ve güvenlik birimlerinin ortak çalışması sayesinde ortaya çıkarıldığını ve bu yapıların çökertildiğini söyledi.
Olayın ortaya çıkmasında kurum içindeki denetimin de etkili olduğunu belirten Özvar, "Yükseköğretim Kurulunda çalışan bir daire başkanı fark ettiği an ihbar ediyor." dedi. Komisyonda gündeme getirilen "sahte profesör" iddialarına da değinen Özvar, mevcut akademik yükselme sistemi içinde bunun gerçekleşmesinin son derece zor olduğunu belirterek, sistemde çok sayıda denetim mekanizmasının bulunduğunu ve somut bilgi paylaşılması hâlinde gerekli incelemelerin yapılacağını söyledi.
Özvar ayrıca Yükseköğretim Kurulunun uzun yıllardır sahte diploma ve belge düzenleyen yapılar hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunduğunu, bazı kuruluşların kapatılması için de valiliklere başvurular yapıldığını ifade etti.
-Vakıf üniversitelerine yönelik yaptırımlar yeniden düzenleniyor
Özvar, vakıf üniversitelerine uygulanacak yaptırımlarla ilgili düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı nedeniyle hazırlandığını belirterek mevcut düzenlemenin iptal edilmesiyle ortaya çıkan hukuki boşluğun giderildiğini söyledi.
Yaptırımların ilk kez ayrıntılı biçimde kanunda tanımlandığını ifade eden Özvar, ölçülülük ilkesinin esas alındığını, işlenen fiille uygulanacak yaptırım arasında denge kurulmasının amaçlandığını kaydetti. Vakıf üniversitelerinin hangi davranışlarının hangi yaptırımla karşılaşacağının kanunda derecelendirildiğini belirten Özvar, yapılan düzenlemenin mevcut uygulamayı hukuki zemine oturttuğunu söyledi.
Yeni düzenlemeyle vakıf üniversitelerinin kapatılmasına ilişkin sürecin de açık biçimde kanuna bağlandığını ifade etti.
-67 yaş sonrası akademik performans esas alınacak
Öğretim üyelerinin 67 yaşından sonra görevlerine devam etmelerine ilişkin usul ve esasların belirleneceğini belirten Özvar, düzenlemenin temel ölçütünün yaş değil akademik performans olacağını söyledi.
Üniversitelerden görüş alınarak hazırlanan kriterler üzerinde uzun süredir çalışıldığını ifade eden Özvar, görev süresinin uzatılmasının otomatik olmayacağını kaydetti. Göreve devam edecek öğretim üyelerinde akademik üretkenliğin sürmesi, tez yönetmeye devam edilmesi, bilimsel faaliyetlerin devam etmesi ve öğretim üyelerinden beklenen akademik görevlerin yerine getirilmesi gibi kriterlerin esas alınacağını, ayrıntıların hazırlanacak usul ve esaslarla belirleneceğini söyledi.
Özvar, konuşmasında ayrıca yurt dışında faaliyet gösteren ve kamuoyunca bilinen bazı üniversitelerin Türkiye'de dershaneler aracılığıyla faaliyet yürüttüğünü anlattı. Bu modele göre dershanelerin üniversite adına öğrenci kaydı yaptığını, hazırlık eğitimi verdiğini, birinci sınıf derslerini Türkiye'de okuttuğunu ve öğrencilerin ikinci sınıfın ortasına kadar
Türkiye'de eğitim gördüğünü belirten Özvar, daha sonra İngiltere'ye gitmeleri halinde farklı, Türkiye'de kalmaları halinde ise farklı diploma seçenekleri sunulduğunu söyledi.
Bu uygulamanın bir vakıf üniversitesi rektörünün durumu Yükseköğretim Kuruluna bildirmesiyle ortaya çıkarıldığını belirten Özvar, teklifle, bu tür faaliyetlerin düzenlenmesine yönelik yasal yetki sağlanacağını ifade etti.
Güncelleme Tarihi: 15.07.2026





