MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü

Ramazan akşamlarının kendine has bir telaşı vardır…
Gün boyu ağır ilerleyen vakit, iftara doğru birden hızlanır. Sofralar kurulur, ışıklar yanar, kalplerde o tanıdık heyecan belirir: “İftara az kaldı.” Bazen trafikte açılır oruç, bazen yolda paylaşılan bir hurmayla çoğalır bereket.
Bazen bir komşuya götürülen bir kâse çorba, bazen içten söylenen “Buyur, birlikte yiyelim.” sözü ısıtır kalpleri. Çünkü Ramazan; paylaştıkça çoğalan bir rahmet mevsimidir. 
Resûlullah’ın (sav) müjdesiyle, bir oruçluya iftar ettirmek sevabı eksilmeyen bir kazançtır.

Gün doğarken önümüze açılan o beyaz sayfayı hiç düşündük mü?
Attığımız her adım, söylediğimiz her söz aslında o sayfaya düşen bir iz… Ramazan’da bu farkındalık daha da derinleşir. Açlık gürültüyü azaltır, kalp daha sakin duyar. İyilik ise büyük şeyler beklemez; bir yardım, bir incelik, kırıcı bir sözü yutmak bile sadakaya dönüşür. Resûlullah (sav) buyurur:
“Vücuttaki her eklem için sadaka gerekir… Güzel söz sadakadır, atılan her adım sadakadır.” (Buhârî)

Ramazan ayı için özel hazırlanan “Yakından Bak” programımızın ilk bölümü sizlerle! Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur. “Sahura kalkın. Çünkü sahurda bereket vardır.”(M2549 Müslim, Sıyâm, 45)

Ramazan ayı için özel hazırlanan “Yakından Bak” programımızın yeni bölümü sizlerle! İnsan en çok neye sevinir? Sahip olduklarına mı, yoksa kalbinin hafiflemesine mi? Bu bölümde Ramazan’ın içimizde başlattığı arınmaya, oruçla çizilen sınıra ve teravihle kurulan bağa yakından bakıyoruz. Çünkü asıl sevinç, yüklerden arındığımız yerde doğar. İyi seyirler.

Şükür
Şükür
İçeriği Görüntüle

Trafikte, kuyrukta, mutfakta… Günün telaşı sabrı zorlayabilir.
Tam o anda kalpten bir hatırlatma yükselir: “Ben oruçluyum.” Oruç sadece aç kalmak değildir; sözü korumaktır, sesi yumuşatmaktır, öfkeye teslim olmamaktır. Tartışmaya girmemek, kırmadan anlatmak ve kendine hâkim olabilmektir. Resûlullah (sav) şöyle buyurur:
“Oruç bir kalkandır… Eğer biri kendisiyle tartışmaya kalkarsa iki defa ‘Ben oruçluyum’ desin.” Ramazan bize en büyük zaferin, insanın kendi içinde kazandığı zafer olduğunu öğretir.

Yeni bölüm yayında!


Hepimizin çocukluktan beri duyduğu o soruyu yeniden soruyoruz:
İslam’ın şartı kaçtır? Bir zamanlar parmaklarımızla saydığımız o beş esas…
Peki bugün, gerçekten ne anlama geldiklerini düşünüyor muyuz? Bu bölümde kelimeişehadetten namaza, zekâttan oruca ve hacca kadar İslam’ın beş temelini yeniden ele alıyoruz. Ezberlediğimiz bir listeyi değil; hayatımıza yön veren bir temeli konuşuyoruz. Çünkü asıl mesele saymak değil, yaşamak.

İyi seyirler.