Bayındır Memur-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu; Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcıları, sendikaların genel başkanları ve teşkilat mensuplarının katılımıyla gerçekleştirildi.

Genel Kurulda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, konuşmasının önemli bölümünü Türkiye’nin son 25 yılda geçirdiği değişim ve dönüşüme, AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümüne ve ikinci çeyrek asırda çalışma hayatında atılması gereken adımlara ayırdı.

Türkiye’nin değişim ve dönüşüm sürecini hepimiz emeklerimizle ortaya çıkarmaya çalıştık

Türkiye’nin son çeyrek asırda önemli bir değişim ve dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Yalçın, bu süreçte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu siyasi irade, bilinç ve cesaretin belirleyici olduğunu söyledi.

AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümünü tebrik eden Yalçın, Türkiye’nin elde ettiği kazanımlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ortaya koyduğu siyasi iradenin inkâr edilemeyeceğini ifade ederek, Cumhurbaşkanına Türkiye’ye kattığı inanılmaz değerler nedeniyle teşekkür etti.

Yalçın, “Türkiye’nin değişim dönüşüm sürecini hepimiz emeklerimizle, gayretlerimizle, Sayın Cumhurbaşkanımızın dirayetle ortaya koyduğu bilinçle birleştirerek bu konuda resmetmeye ve ortaya çıkarmaya çalıştık. Dün AK Parti’nin 25. yılıydı ve ikinci çeyrek asır için yeni bir vizyon ortaya konuldu” diye konuştu.

Türkiye’nin son 25 yıllık dönüşümüne ilişkin kişisel tanıklığını da paylaşan Yalçın, 1998 yılında Şırnak’ta öğretmen olarak memuriyete başladığını, öncesinde ise öğrenci hareketleri içerisinde sorumluluk üstlendiğini hatırlattı.

28 Şubat sürecini bizzat yaşayarak Türkiye’nin hangi atmosferden hangi noktaya geldiğine tanıklık ettiğini belirten Yalçın, “Türkiye’nin 28 Şubat sürecinin ne menem bir şey olduğunu iliklerine kadar yaşamış, öğrenci hareketlerine liderlik etmiş birisi olarak söylüyorum. Türkiye o atmosferden çıkıp bugünkü atmosfere geldiyse bu çok iyi analiz edilmeli” ifadelerini kullandı.

Dünü biliyoruz, günün değerini görüyoruz, yarına ilişkin heyecanımızı koruyoruz

Türkiye’nin geçmişte yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara da değinen Yalçın, memuriyetinin ilk yıllarında kamu çalışanlarının gündeminde tasarruf teşvik fonları ve konut edindirme yardımlarının bulunup bulunmadığının olduğunu söyledi.

Gelinen süreçte tasarruf teşvik ödemelerinin ve konut edindirme yardımlarının iade edildiğini, Türkiye’nin IMF vesayetinden çıktığını, eşit işe eşit ücret konusunda önemli adımlar atıldığını belirten Yalçın, bugün ise yeni bir dönemin eşiğinde bulunulduğunu kaydetti.

Türkiye’nin savunma sanayisinden çalışma hayatına, uluslararası alandaki konumundan eğitim politikalarına kadar önemli kazanımlar elde ettiğini ifade eden Yalçın, 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesini de emek mücadelesinin kazanımlarından biri olduğunu söyledi.

Memur sendikacılığında toplu sözleşme hakkının elde edilmesinin de önemli bir dönüm noktası olduğunu belirten Başkan Yalçın, şöyle konuştu:

“Memur sendikacılığı olarak 4688 sayılı yasa bir demo sürümü olarak başladığında, toplu görüşmeye ‘görüşme’ diye resmettiğimiz, dirayetsiz, kifayetsiz yapıların temsil ettiği dönemlerde memurların herhangi bir şey alamamasına ilişkin tabloları toplu sözleşme yasamızla, referandumla geliştirme fırsatı bulduk. Bu, memur sendikacılığı açısından son derece kıymetli.”

Yalçın, Türkiye’nin vesayet girişimleriyle karşı karşıya kaldığı dönemlerde Memur-Sen’in millet iradesinin yanında durduğunu, 15 Temmuz darbe girişiminde de teşkilat olarak demokrasi ve milli irade için sorumluluk üstlendiklerini söyledi.

“Vesayetin millet iradesine çökme girişimleri dokuz defa sirayet etti ve hepsinde biz millet iradesinin yanında durduk. En son 15 Temmuz darbe görünümlü ihanet girişimiyle Türkiye’nin teslim alınmaya çalışıldığı dönemde de biz yine Sayın Cumhurbaşkanımızın, millet iradesinin yanında durduk ve cesaretle gövdemizi taşın altına koyarak vatanımızı, milletimizi savunduk.”

Türkiye’nin bugün geldiği noktada geçmişe göre çok daha güçlü bir özgüvene sahip olduğunu belirten Yalçın, “Düne ilişkin cümleler değil, yarına ilişkin umut cümleleri artık kurulabilir hale geldi” dedi.

Türkiye’nin uluslararası alandaki konumunun güçlendiğini, savunma sanayisinde önemli mesafe aldığını, ekonomik ve şehirleşme alanlarında geliştiğini belirten Yalçın, eğitim alanındaki yatırımların da Türkiye’nin geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AK Parti’nin 25. kuruluş yıl dönümü programında yaptığı konuşmayı değerlendiren Yalçın, eğitim bütçesinin öncelenmesine dikkat çekerek, “Bir ülkenin kalkınması eğitimi öncelemekle olur” dedi.

Yalçın, Türkiye’nin dünyanın farklı bölgelerinden öğrencileri ağırlamasının ve bu öğrencilerin ülkelerine Türkiye’nin tecrübesi, kardeşliği ve samimiyetiyle dönmesinin de Türkiye’nin uluslararası itibarını güçlendiren önemli bir kazanım olduğunu ifade etti.

“Bunlar Türkiye açısından çok ciddi kazanımlar. Çünkü dünü yaşamış, dün o dar boğazlar içerisinde bulunmuş olan bir kardeşiniz olarak o dönemlerden bugüne kadar bütün seyri gören bir arkadaşınız, emek lideri olarak bunları ifade etmezsek yanlış yaparız. Çünkü biz dünü biliyoruz. Günün değerini görüyoruz. Yarına ilişkin de heyecanımızı her vesileyle yineliyoruz.”

İkinci çeyrek asır çalışma hayatındaki yeni kazanımlarla taçlanmalı

Türkiye’nin son 25 yılda yaşadığı değişim ve dönüşümün çalışma hayatında da yeni bir dönemin kapısını aralaması gerektiğini belirten Yalçın, AK Parti’ye ikinci çeyrek asrında çalışma hayatına ilişkin önemli adımlar atılması çağrısında bulundu.

Bugün yeni bir besmele çekme, yeni bir sayfa açma noktasında olduklarını belirten Başkan Yalçın, Türkiye’nin yeni çeyrek asrında toplumsal barışın, gelir adaletinin ve çalışma barışının güçlendirilmesinin öncelikli başlıklar olması gerektiğini söyledi.

“Türkiye yeni bir çeyrek asır kurguluyorsa Cumhurbaşkanımızın riyasetinde, dirayetinde başlangıç noktası buralar olmalı. Çünkü buralar en hassas noktalar. Toplumsal barışın tesis edilebileceği, gelir adaletinin tesis edilebileceği, yarına ilişkin herkesin heyecanının tetiklenebileceği en önemli başlıklar buralar.”

Kamu personel sisteminin yeniden revize edilmesine ihtiyaç var

Türkiye’nin ikinci çeyrek asrında çalışma hayatına ilişkin atılması gereken adımları sıralayan Yalçın, kamu personel sisteminin bütünlüğünün bozulduğunu ve kapsamlı bir reforma ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

Memur-Sen olarak hazırladıkları “Kamu Personel Sistemi Reform Paketi”ni ilgili kurumlarla paylaştıklarını hatırlatan Yalçın, kamuda ücret dengesinin yeniden tesis edilmesi gerektiğini vurguladı.

Statüler arasındaki ücret farklılıklarının çalışma barışını olumsuz etkilediğini belirten Yalçın, görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağın da giderek zayıfladığını ifade etti.

Yalçın, kamu görevlilerinin görevde elde ettiği gelirlerin emeklilik müktesebine yansıtılması gerektiğini belirterek, “Görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki makası kapatarak başlamalı” dedi.

Mühendislerin ve teknik personelin sorunları görülmeli

Bayındır Memur-Sen’in örgütlendiği hizmet alanları açısından mühendis ve teknik personelin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Yalçın, kamudaki ücret dengesizliğinin giderilmesi ve mühendislik meslek kanununun hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Yalçın, mühendislerin ve teknik personelin kamuda üstlendiği sorumlulukla aldıkları ücret arasında denge kurulmasının çalışma barışı açısından önemli olduğunu belirterek, “Mühendislerin, teknik personelin bu konudaki sıkıntısı ve stresi görülmeli. Bunun çözümü ortaya konulmalı” ifadelerini kullandı.

4688 sayılı Kanun’un değişme zamanı geldi, geçiyor

Konuşmasında kamu görevlilerinin sendikal haklarını düzenleyen 4688 sayılı Kanun’a da geniş yer veren Yalçın, mevcut toplu sözleşme sisteminin artık kapsamlı biçimde değiştirilmesi gerektiğini söyledi.

Sekiz toplu sözleşmenin dördünde uzlaşma sağlanamadığına dikkat çeken Yalçın, toplu sözleşme masasının milyonlarca kamu görevlisi ve emeklisini doğrudan ilgilendiren Türkiye’nin en büyük sosyal paylaşım mekanizmalarından biri olduğunu belirtti.

“4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasamızın değişme zamanı geldi, geçiyor. Bu toplu sözleşme yasasıyla bizi bir daha toplu sözleşme masasına zorlamayın, beklenmedik sonuçlarla karşılaşılır diye ifade ettik. Sekiz toplu sözleşmenin dördünde uzlaşamamışız. Bu toplu sözleşme yasasının değişmesi artık kaçınılmaz.”

Yalçın, daha güçlü, işlevsel ve tarafların iradesini gerçek anlamda yansıtan bir toplu sözleşme sisteminin hayata geçirilmesinin çalışma barışı açısından zorunlu olduğunu vurguladı.

Yeni kazanımlar üretmek için ter akıtmayı sürdürüyoruz

Memur-Sen’in 35 yıla yaklaşan örgütlü mücadele tarihinde elde edilen kazanımların altında teşkilatın emeği, imzası ve mücadelesi bulunduğunu belirten Yalçın, Memur-Sen’in bugün kamu görevlilerinin en büyük örgütlü gücü haline geldiğini söyledi.

Memur-Sen’in 1 milyon 130 bin üyeye ulaştığını ve kamu görevlileri sendikacılığında yüzde 78’lik örgütlenme oranının bulunduğunu belirten Yalçın, bu büyük örgütlü gücün yeni kazanımlara dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.

“1 milyon 130 bine ulaşan bir Memur-Sen heybeti var. Memur-Sen’in bu heybetinin ülke için, coğrafya için, yerküre için ne kadar kıymetli olduğunu bilen insanlar olarak süreci yönetiyoruz.”

Bayındır Memur-Sen’in sosyal tesislerden akademik sendikacılığa, sosyal sorumluluk çalışmalarından İdlib’deki okul ve cami projelerine kadar ortaya koyduğu çalışmaların da sendikacılığın kapsamını genişlettiğini belirten Yalçın, teşkilatın çalışmalarını takdir etti.

Bayındır Memur-Sen tarafından İdlib’de inşa edilen Necmettin Erbakan Camii’ni de vefa örneği olarak nitelendiren Yalçın, teşkilatı tebrik etti.

Memur-Sen’in bundan sonraki süreçte de yeni kazanımlar için mücadele edeceğini vurgulayan Yalçın, “Bugüne kadar aldığımız kazanımlar gibi bundan sonra yarına ilişkin de yeni kazanımlar üretmek konusunda Memur-Sen heybeti, dirayeti ve samimiyetiyle ter akıtmayı sürdürüyoruz” dedi.

Bayındır Memur-Sen 25. yılında 25 bin üye hedefine yürüyor

Konuşmasının başında Bayındır Memur-Sen’in teşkilat yapısına ve büyüme iradesine de dikkat çeken Yalçın, 23 yılda 23 bin üyeye ulaşan teşkilatın 25. yılında 25 bin üye hedefi koymasının önemli bir başarı olduğunu söyledi.

Bayındır Memur-Sen’in Memur-Sen’in genel örgütlenme disiplini ve çalışma kültürünün güçlü bir örneği olduğunu belirten Yalçın, “Memur-Sen ailesinin bu disiplinine, bu dirayetine, bu erdemine, bu tertipli, düzenli ve hakikaten imrenecek haline şapka çıkarıyorum” ifadelerini kullandı.

Memur-Sen’in yalnızca bir konfederasyon oluşturma iddiasıyla değil, Anadolu’nun değerlerinden ve kendi medeniyet mefkûresinden beslenen erdemli bir sendikal hareket anlayışıyla yola çıktığını ifade eden Yalçın, merhum Mehmet Akif İnan başta olmak üzere teşkilatın bugünlere gelmesinde emeği bulunan tüm dava büyüklerini rahmetle andı.

Memur-Sen’in Türkiye’nin sendikal tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Yalçın, “Türkiye sendikal tarihi yazılırken, Memur-Sen’in bu emek hareketi mücadelesindeki varlığına, birliğine, dirayetine, disiplinine ve erdemli sendikal hareket hüviyetine önemli paragraflar açılacaktır” dedi.

Bayındır Memur-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu’nun yeni bir dönemin başlangıcı olduğunu ifade eden Yalçın, Genel Başkan Soner Can Tufanoğlu ve yönetimini tebrik ederek, yeni dönemin teşkilata, kamu görevlilerine ve ülkeye hayırlı olmasını diledi.

Uraloğlu: Çalışanlarımızın Hak ve Hukukunu Gözetmeye Gayret Ediyoruz

Bayındır Memur-Sen’in 8. Olağan Genel Kurulu’nda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu da çalışma hayatında sosyal diyaloğun önemine dikkat çekti.

AK Parti hükümetleri olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde çalışanların hak ve hukukunu gözetmeye gayret ettiklerini belirten Uraloğlu, “Bizim kültürümüzde çalışanın, alın teri dökenin, hizmet edenin yeri her zaman ayrıdır. Çalışanlarımız; üretimi etkileyen, kaliteyi artıran, milletin refahını yükselten en önemli gücümüzdür” dedi.

EMEKLİNİN 573 BİN TL’LİK HAK KAYBI!
EMEKLİNİN 573 BİN TL’LİK HAK KAYBI!
İçeriği Görüntüle

Çalışma hayatına 1989 yılında Karayolları Erzurum 12. Bölge Müdürlüğü’nde etüt ekip mühendisi olarak başladığını hatırlatan Uraloğlu, farklı görevlerde edindiği tecrübelerin ardından bakanlık görevini yürüttüğünü belirterek, kendisini teşkilatın bir mensubu olarak gördüğünü söyledi.

Sendikaların kuruluş amaçlarının çalışanların özlük hakları ve geleceğe ilişkin beklentilerini karşılamak olduğunu ifade eden Uraloğlu, Memur-Sen’in bunun yanında milletin, mazlumların ve mağdur coğrafyaların sorunlarına da duyarlılık gösterdiğini belirtti.

Uraloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz de AK Parti hükümetleri olarak sosyal diyalog ile çalışanlarımızın hak ve hukukunu gözetmeye gayret ediyoruz” diye konuştu.

Memur-Sen mazlumların dertlerini de dile getiren bir hareket

Memur-Sen’in Filistin ve diğer mazlum coğrafyalara yönelik duyarlılığına da değinen Uraloğlu, sendikal hareketin yalnızca özlük haklarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.

Memur-Sen’in bu anlamda önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Uraloğlu, Türkiye’nin de yalnızca kendi sınırları içerisinde değil, gönül coğrafyasında ve dünyanın farklı bölgelerindeki mazlum coğrafyalarda önemli çalışmalar yürüttüğünü söyledi.

Uraloğlu, Memur-Sen Kurucu Genel Başkanı Mehmet Akif İnan’ı da rahmetle anarak, “O, sözlerini gerçekten eylem boyutuna dökebilen mümtaz bir şahsiyetti” dedi.

Sendikaların çalışanların mali, sosyal ve özlük haklarının geliştirilmesi için verdiği mücadeleye dikkat çeken Uraloğlu, bugüne kadar elde edilen kazanımlarda emeği bulunan sendika yöneticilerine teşekkür etti.

Türkiye’nin ulaştırma ve altyapı alanında son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımlara da değinen Uraloğlu, Türkiye’nin kendi sınırlarının ötesinde de gönül coğrafyasına ve mazlum coğrafyalara yönelik çalışmalar yürüttüğünü ifade ederek konuşmasını tamamladı.