Türkeş Güney

"1. DERECEYE 3600 EK GÖSTERGE YIL BİTMEDEN TBMM'YE GETİRİLMELİ, MAĞDURİYET SON BULMALI"

ANKARA ŞUBE YÖNETİM KURULLARI İSTİŞARE TOPLANTIMIZI DÜZENLEDİK

Genel Başkanımız Türkeş Güney, Genel Başkan Yardımcılarımız Sami Çam, Halil Başer, Özkan Ulupınar, Serkan Şengül, Tarkan Ömer Bankur, Mustafa Demirhan Ankara Şubelerimizin Yönetimlerinin katılımıyla istişare toplantımızı düzenledik.

Toplantıda söz alan Genel Başkanımız Türkeş Güney;

Memur artık ay sonunu değil, ayın ortasını nasıl getireceğini düşünmektedir.

Bugün sendikal değerlendirmelere ve mevcut maaş skalalarına göre kamu çalışanlarının yaklaşık yüzde 90’ı, dört kişilik bir aile için hesaplanan yoksulluk sınırının altında ücret almaktadır.

TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 araştırmasında yoksulluk sınırı 121 bin 786 liraya ulaşmıştır. Buna karşılık en düşük memur maaşı 70 bin 224 lira, ortalama memur maaşı ise yaklaşık 81 bin lira seviyesindedir. Yani en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının ancak yüzde 58’ini, ortalama memur maaşı ise yaklaşık üçte ikisini karşılayabilmektedir. Bu tablo yalnızca bir gelir kaybı değil; kamu çalışanlarının hayat kalitesinde yaşanan ağır bir gerilemedir.

Memur artık maaşıyla rahat bir hayat kurmayı değil, temel ihtiyaçlarını nasıl karşılayacağını düşünmektedir. Et tüketimini azaltan, çocuğunun eğitim ve sosyal ihtiyaçlarını erteleyen, tatile çıkamayan, kültürel faaliyetlerden uzaklaşan, ev ve otomobil sahibi olma hayalini kaybeden bir kamu çalışanı gerçeğiyle karşı karşıyayız.

Yoksulluk yalnızca cebin boşalması değildir; insanın tercih hakkının, sosyal hayatının, geleceğe dair umutlarının ve yaşam alanının giderek daralmasıdır. Devletine sadakatle hizmet eden memurun hayatı, yalnızca kira, fatura ve mutfak masrafı arasında sıkışıp kalmamalıdır.

Memurlarımızın bir an evvel çözüm beklediği sorunlar;

Birinci dereceye gelen bütün kamu çalışanlarına 3600 ek gösterge artık verilmeli, mağduriyet sona erdirilmeli,

Sendikamız tarafından Anayasa Mahkemesine taşınan İlave Ek Ödeme, mahkeme kararını beklemeden memur emekli maaşına yansıtılması, Yine Anayasa Mahkemesine taşıdığımız; 375 Sayılı KHK’ya ekli I sayılı cetvel kaldırılmalı, taşra kariyer uzmanları III, idareci yöneticiler II sayılı cetvelde düzenlenmesi,

Yıllardır tartışılan Yardımcı Hizmetler Sınıfı,

Ek Zam ve Refah Payı

Vergi dilimlerinin %15’e sabitlenmesi,

TOPLU SÖZLEŞMENİN GEÇERLİLİĞİ KALMAMIŞTIR!
TOPLU SÖZLEŞMENİN GEÇERLİLİĞİ KALMAMIŞTIR!
İçeriği Görüntüle

Emeklilikte 2008 öncesi ve sonrası ayrımı,

Büyükşehir Tazminatı ve kira yardımı,

Kreş, yemek ve ulaşım bedelleri,

Harcırah ve fazla mesai tutarları,

Kadrolu ve güvenceli istihdam,

Enflasyon Farkının aylık ödenmesi,

1970 yılında dondurulan Sınıflandırma ilkesi derin dondurucudan çıkarılmalı, yeni hizmet sınıfları ihdas edilmeli,

Memurlarımızı bekleyen en önemli tehlike barınma sorunudur. Memurlarımızın %89’u son dört yılda ev alamamışlardır. Maaşlarının ¼ taksit tutarı ile TOKİ eliyle konut sahibi olmaları sağlanmalı konusu;

Başta olmak üzere memurumuzun can yakıcı hiçbir sorununa çözüm bulamamıştır.

Sendikamızın dört bin kamu görevlisi gerçekleştirdiği anket sonuçlarına göre;

Ankete katılan üyelerimizin % 70’i kendilerine veya eşleri üzerine konut sahibi olmadıklarını, kirada oturduklarını, % 58’i eşlerinin çalışmadığını, tek maaşla geçinmeye çalıştıklarını, % 87’si tatil yapamadığını, % 61’i nin aileleri ile dışarda yemek yeme lükslerinin olmadığını, % 92’si maaş ve ücretlerinin geçinmeye yetmediğini, ek gelire ihtiyaç duyduklarını ifade etmiştir.

Anket sonuçlarına baktığımızda; memurlarımızın ekonomik sıkıntılarla boğuştukları, yetkili sendika ve kamu işverenin işbirliği ile 8 dönem 15 senelik toplu sözleşme sürecinin sonunda; bankaların üç yılda bir verdikleri banka promosyonuna muhtaç hale geldiği acı bir gerçektir.

Bu durumdan çıkış yolunun kamu personel rejiminin yeniden ele alınması, toplu sözleşme düzeninin iyileştirilmesi, hakemin yapısının eşit hale getirilmesi ile toplu sözleşme masasında değişiklikten geçmektedir.

Kamu işvereni; kamu görevlilerinin gerçeklerini görmeli, ek zam ve refah payı vermeli, kamu personel rejimini sosyal taraflarla, ihtiyaçlara cevap vererek, günün şartlarına uygun hale getirmelidir.

Memurlarımızın kendilerini açlık ve yoksulluk sınırı arasında bir refah seviyesine mahkum eden, etkisiz yetkili sendikadaya dersini vermeli, yetkiye en yakın Türk Büro-Sen çatısı altında toplanmalıdır.

Masada umudu yitirenlerin yerine, umudu ve heyecanı yükselten Türk Büro Sen kadrolarını masaya göndermelidir.

Sendikacılık parçalanarak değil birleşerek mücadele etmeyi gerektirir. Küçük zayıf parçalı sendikalardan memurumuza hiçbir fayda gelmez.

Bütün memurlarımızı umudu ve heyecanı büyütmeye, geçmişi geleceğine teminat olan Türk Büro-Sen çatısı altında toplanmaya davet ediyoruz.

Teşkilatımızla birlik beraberlik içinde, hedeflerimize doğru yürüyoruz, mücadele ediyoruz. Memurlarımızın haklarına sahip çıkmaya, yaşadıkları haksızlıklara dur demek için gece gündüz çabalamaya devam edeceğiz.

Var olsun teşkilatımız, var olsun Türk Büro-Sen. Var olsun birlik ve beraberliğimiz.

·

405

Görüntüleme