Musa Akkaş
1g ·
BİR SENDİKA TARİHİNDEN FAZLASI: TÜRK EĞİTİM-SEN
ÜLKÜ-BİR’DEN TÜRK EĞİTİM-SEN’E, TÜRKAV’DAN TÜRKİYE KAMU-SEN’E UZANAN MÜCADELE
Bir sendikanın tarihini anlatmak, yalnızca kuruluş tarihini yazmak değildir. Asıl mesele; hangi fikirlerden beslendiğini, hangi mücadelelerden geçtiğini ve bugün taşıdığı ruhun nereden geldiğini ortaya koymaktır.
Türk Eğitim-Sen’in hikayesi 18 Haziran 1992’de başlamış görünse de kökleri çok daha gerilere dayanmaktadır.
ÜLKÜ-BİR’DEN TÜRK EĞİTİM-SEN’E
1960’ların sonları ve 1970’lerin başlarında Türkiye’de farklı dünya görüşlerine sahip öğretmenler teşkilatlanmaya başladı. Bir kısım öğretmenler TÖB-DER denilen bir yerde olurken, Vatan, millet ve devlet diyen, ülke sevdalısı öğretmenler ise Ülkü-Bir gibi yapılar etrafında bir araya geldiler.
Ülkü-Bir anlayışında öğretmenlik yalnızca bir meslek değildi.
Vatan, millet, bayrak, Türk kültürü ve millî birlik; eğitim idealinin ayrılmaz parçalarıydı.
Çünkü öğretmen, yalnızca ders anlatan değil, bir milletin geleceğini yetiştiren insandı.
12 Mart 1971 sonrasında kamu çalışanlarının sendikal örgütlenme zemini daraltıldı. 12 Eylül 1980 sonrasında ise siyasi ve toplumsal örgütlenmeler ağır bir darbe aldı.
Teşkilatlar dağıtıldı, dernekler kapatıldı, insanlar tutuklandı.
Fakat fikirler ve örgütlenme iradesi ortadan kalkmadı.
TÜRKAV: YENİDEN TEŞKİLATLANMANIN ZEMİNİ
1980’li yılların ikinci yarısında kamu çalışanları yeniden teşkilatlanma arayışına girdi.
Bu sürecin önemli duraklarından biri, 6 Mart 1989’da kurulan Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı, TÜRKAV oldu.
TÜRKAV, sendikal örgütlenmenin henüz hukuki güvence altında olmadığı bir dönemde, milliyetçi-ülkücü kamu çalışanlarının bir araya geldiği önemli bir teşkilatlanma zemini oluşturdu.
TÜRKAV’ın kuruluşunda Başbuğ Alparslan Türkeş’in himayesi ve öncülüğü önemli bir yer tuttu.
Buradaki temel anlayış açıktı:
Memurun hakkı aranacak, fakat ülkenin gelişmesine ve kalkınmasına katkı sunmak da unutulmayacaktı.
1992: TÜRK EĞİTİM-SEN VE TÜRKİYE KAMU-SEN
18 Haziran 1992’de Türk Eğitim-Sen kuruldu.
Aradan yalnızca birkaç gün geçtikten sonra, 24 Haziran 1992’de 14 sendikanın bir araya gelmesiyle Türkiye Kamu-Sen oluşturuldu ve kuruluşu 27 Haziran’da kamuoyuna ilan edildi.
Kurucu Genel Başkan Ali Işıklar’dı.
Türkiye Kamu-Sen’in kuruluş felsefesini ise şu söz özetliyordu:
“İLKEMİZ ÖNCE ÜLKEMİZ.”
Bu anlayış, millî sendikacılığın temel çizgisini de ortaya koydu.
Çünkü bizim sendikacılığımız yalnızca ücret sendikacılığı değildir. Bizler; üreten, yol gösteren, ancak hak ettiğini de alan bir sendikacılık anlayışıyla yola çıktık.
“Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız.” demişiz.
Elbette maaş, ek ders, özlük hakkı, emeklilik, liyakat ve çalışma şartları önemlidir.
Ancak bunların yanında;
hukuk, adalet, devlet, millet, vatan ve gelecek nesillerin daha iyi şartlarda yaşama hakkı da vardır.
İşte bu nedenle bizim anlayışımız;
Hakettiğini alan sendikacılıktır.
Ahlaklı sendikacılıktır.
Millî sendikacılıktır.
TÜRK EĞİTİM-SEN’İN FARKI
Türk Eğitim-Sen’in tarihini yalnızca 1992’den başlatmak mümkündür; ancak ruhunu yalnızca 1992 ile açıklamak mümkün değildir.
Bu ruh;
Ülkesine, milletine aşık Eğitim çalışanlarının teşkilatlanma mücadelesinden,
Ülkü-Bir’in hafızasından,
TÜRKAV’ın kamu çalışanları zemininden,
Türkiye Kamu-Sen’in “Önce ülkem” anlayışından beslenmiştir.
Türk Eğitim-Sen için sendikacılık yalnızca masa başında yapılan bir faaliyet değildir.
Sahada, masada, Meclis’te, mahkemede, kürsüde, eylemde ve söylemde; eğitim çalışanının yanında, her yerde yer almaktır.
Üyenin sorununu dinlemek, hakkını hukuk yoluyla aramak, gerektiğinde meydanda ses yükseltmek ve hiçbir şartta haksızlığın karşısında susmamaktır.
Bu yüzden Türk Eğitim-Sen, yalnızca bir sendika değil; Güçlü bir Milli Sivil toplum örgütü,kendi anlayışı içerisinde bir mücadele ve güven kapısıdır.
MİLLÎ SENDİKACILIK
Millî olmak, başkasına düşman olmak değildir.
Millî olmak;
Türkiye Cumhuriyeti’ne, Türk milletine, millî egemenliğe, vatanın ve milletin bütünlüğüne, hukuka ve adalete sahip çıkmaktır.
Çalışanın hakkını savunurken Türkiye’nin geleceğini düşünmektir.
Çünkü biz inanıyoruz ki:
Türkiye güçlü olacak ki çalışan güçlü olsun.
Devlet güçlü olacak ki vatandaşın hakkı korunsun.
Adalet olacak ki emek değerini bulsun.
Bu anlayışın özünde “Türkiye sevdamız, ekmek için kavgamız” vardır.
SON SÖZ
Bugün Türk Eğitim-Sen’in taşıdığı bayrağın arkasında onlarca yıllık bir mücadele vardır.
Milliyetçi-Ülkücü ,vatan sevdalısı öğretmenlerin teşkilatlanma iradesi…
TÜRKAV’ın kamu çalışanlarını bir araya getiren mücadelesi…
1992’de Türk Eğitim-Sen’i ve Türkiye Kamu-Sen’i kuran kadroların fedakârlığı…
Ve yıllardır okul okul, ilçe ilçe, il il çalışan teşkilat mensuplarının,üyelerin katkısı emeği…
Bu nedenle bizim sendikacılığımızda makam geçici, mevki geçici; duruş kalıcıdır.
Bizim gücümüz makamlarımızdan değil, teşkilatımızdan ve üyelerimizden gelir.
Selam olsun haksızlık karşısında susmayanlara.
Selam olsun alın teriyle sendikacılık yapanlara.
Selam olsun gece gündüz demeden teşkilat için çalışanlara.
Ve selam olsun Türkiye sevdasını yüreğinde taşıyanlara.
Çünkü bizim yüzümüz Türkiye’ye dönüktür.
Safımız Türkiye’den yanadır.
Kalbimiz Türkiye iledir.
İlkemiz önce ülkemizdir.
Türk Eğitim-Sen, güven kapısı olmaya devam edecektir.
Var olsun teşkilatımız.
Var olsun Türk Eğitim-Sen.
Var olsun Türkiye Kamu-Sen.
NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE!
Musa Akkaş





