Musa Akkaş

d͏t͏e͏r͏n͏s͏p͏S͏o͏o͏s͏6͏2͏i͏t͏c͏0͏g͏m͏7͏2͏l͏h͏6͏7͏7͏h͏a͏c͏h͏1͏5͏0͏h͏f͏3͏h͏a͏4͏u͏0͏1͏c͏4͏h͏a͏h͏m͏m͏c͏0͏2͏f͏g͏0͏a͏1͏1͏m͏i͏ ·

“BİZ YAPTIK” SENDROMU

Kısa Bir Akademik ve Mizahi Vaka Analizi

Bu yazıyı yazma sebebim; Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ın yaptığı resmi paylaşımda yalnızca Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın’a teşekkür etmesiyle başlayan tartışmanın, ardından malum sendikanın bunu adeta “Biz yaptık.” gösterisine çevirmesidir.

İnsan ister istemez düşünüyor:

Bu bir rektörlük açıklamasımıydı, yoksa sendikanın reklam filmi mi?

Neyse…

Madem konu üniversite, biraz akademik konuşalım.

🕹️Tanı: “Biz Yaptık” Sendromu

Bilim dünyasında henüz tıp literatürüne girmemiş olsa da bazı sendikalarda sıkça görülen bir davranış bozukluğudur.

Başlıca belirtileri:

📍 Mikrofon görünce: “Biz yaptık.”

📍 Kamera görünce: “Biz yaptık.”

📍 Genelge yayımlanınca: “Biz yaptık.”

📍 Bakan konuşunca: “Biz yaptık.”

📍 YÖK açıklayınca: “Biz yaptık.”

📍 Eleştiri gelince: Yorumlar kapalı.

📚Arşiv Hastalığı

Arşivi açıyorsunuz…

Türk Eğitim-Sen yıllardır aynı talepleri dile getiriyor.

Başka sendikalar açıklamalar yapıyor.

Üniversite çalışanları yıllardır aynı sorunu anlatıyor.

Ama öyle bir anlatılıyor ki…

Sanki üniversiteler, YÖK, mevzuat ve devlet kurumları yıllarca hiçbir şey yapmamış; bir sabah uyanmışlar ve “Ali Bey ne buyurursa onu yapalım.” demişler!

Bu, bilimsel dilde ortak emeği tekelleştirme girişimi olarak değerlendirilebilir.

Halk arasındaki karşılığı ise daha basittir:

“Pişen aşa sonradan gelip tuzu ben attım.”

🎭🔐Yoruma Kapalı Demokrasi

İşin en ironik tarafı ise burada başlıyor.

Rektör teşekkür ediyor…

Genel Başkan teşekkür ediyor…

Sonra teşekkür paylaşımı…

🔒Yoruma kapalı.

Ne kadar ilginç…

Madem her şey bu kadar doğru…

Madem herkes sizi alkışlıyor…

O halde yorumlardan neden çekiniyorsunuz?

2026 Yaz Tatili Öğretmenlerin İl İçi Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Tercih Başvurusu
2026 Yaz Tatili Öğretmenlerin İl İçi Mazerete Bağlı Yer Değişikliği Tercih Başvurusu
İçeriği Görüntüle

Yoksa “Biz yaptık.” cümlesi, ilk eleştiride “Yorumlar kapalı.” cümlesine mi dönüşüyor?

Bilim insanları buna henüz isim vermedi.

Ama sosyal medyada bunun adı belli:

Eleştiriye alerji.

🏛️ Yeni Akademik Model

Eskiden üniversitelerde hakemli dergiler vardı.📔📘

Şimdi yeni model gelişiyor:

“Yoruma Kapalı Dergi.”

Makale yayınlanıyor…

Hakem yok.

Eleştiri yok.

Soru yok.

Sadece alkış serbest.

Buna bilim değil, tek seslilik denir.

✅ Sonuç

Becayiş uygulamasının hayata geçirilmesi elbette sevindiricidir.

Ancak yıllardır verilen ortak mücadeleyi tek bir sendikanın hanesine yazmaya çalışmak; tarihe katkı sunmak değil, tarihi yeniden yazmaya çalışmaktır.

Gerçek başarı, “Biz yaptık.” diye bağırmakla değil; herkesin emeğine hakkını teslim etmekle ölçülür.

Son söz de şu olsun:

Haklı olan yorumu kapatmaz.

Çünkü haklı olan, eleştiriden korkmaz.

Yorumu kapatanlar ise çoğu zaman alkış ister; tartışma değil.

Musa Akkaş