Sınavlarda Başarılı Olmanın Sırrı Nedir? 2026 yılında yayımlanan bir araştırmada, 379 üniversite öğrencisinin sınavlara nasıl hazırlandığı incelendi. Araştırmada öğrencilerin sınavlara hazırlanırken çalışma zamanını yayma, son gün yoğun çalışma ve aynı konuları tekrar gözden geçirme davranışları ayrı ayrı ölçüldü. Çalışma süresini yaymanın ya da son gün yoğun çalışmamanın tek başına daha yüksek notla bağlantılı olmadığı görüldü. Buna karşılık, aynı konuları birden fazla kez yeniden gözden geçiren öğrencilerin tüm sınavlarda daha yüksek notlar aldığı belirlendi. Üstelik bu ilişki, toplam çalışma süresi dikkate alındığında da değişmedi. Kısacası: Başarıyı belirleyen yalnızca ne kadar çalıştığınız değil, aynı içeriğe bilinçli biçimde tekrar tekrar geri dönmenizdir. (Malain, E. D., & Hartwig, M. K., 2026, Journal of Experimental Psychology: Applied).
İnsan Beyni Cinsiyete Göre Keskin Şekilde Ayrılıyor mu? Yaşam boyu beyin gelişimini inceleyen güncel bir nörobilim çalışması, 8 ile 100 yaş arasındaki geniş bir veri setini analiz ederek bu soruya bilimsel bir çerçeve sundu. Bulgular, insan beyninin kesin biçimde “erkek” ve “kadın” şeklinde iki ayrı kategoriye ayrılmadığını; bunun yerine bazı ortalama yapısal ve bağlantısal farklılıklar olsa da özelliklerin büyük ölçüde örtüştüğünü gösterdi. Örneğin erkeklerde ortalama toplam beyin hacmi biraz daha yüksek olabilirken kadınlarda bazı beyin ağları içinde bağlantı yoğunluğunun daha fazla olduğu ortaya kondu. Araştırma ayrıca bu farklılıkların yaşam boyunca sabit kalmadığını; çocuklukta daha sınırlı iken ergenlik döneminde artabildiğini, ileri yaşlarda ise yeniden farklılaşabildiğini gösterdi. Uzmanlara göre bu biyolojik farklılıklar bilişsel üstünlük anlamına gelmiyor; beyin daha çok genetik, hormonlar, çevresel koşullar, eğitim ve yaşam deneyimlerinin birlikte şekillendiği dinamik ve mozaik bir yapı olarak değerlendiriliyor. (Huang, K., 2026, BioRxiv preprint).
Nesiller Arası Zekâ Farkı Sandığımız Kadar Gerçek mi? 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada, 1957–2008 yılları arasında aynı yapıyla uygulanan zekâ testlerinin uzun dönemli sonuçları incelendi. Bulgulara göre, IQ puanlarındaki geçmiş artışlar ve son yıllardaki düşüşler büyük ölçüde genel zekâdaki değişimden değil testlerin ölçtüğü becerilerdeki farklılaşmadan, eğitim sistemindeki ve toplumsal koşullardaki değişimden kaynaklandığı ortaya çıktı. Özellikle görsel ve soyut testlere yönelik aşinalığın artması puanları yükseltirken sözel ve sayısal alanlardaki düşüşler ise son dönemdeki düşüşü açıkladı. Kısacası: Değişen nesillerin zekâsı değil zekâyı ölçme biçimimiz. (Nordmo, M., ve ark., 2025, Intelligence).
Üniversitede Aidiyetin Anahtarı Yaratıcılık mı? 2026 yılında yayımlanan bir araştırmada, 21 binden fazla son sınıf öğrencisinin verileri incelendi ve öğrencilerin yaratıcı düşünmeyi teşvik eden ders deneyimleri ile üniversiteye aidiyet duyguları arasındaki ilişki analiz edildi. Yaratıcılığın teşvik edildiği, hata yapma riskinin doğal karşılandığı ve farklı çözüm yollarının desteklendiği üniversite ortamlarında öğrenciler kendilerini kuruma daha bağlı hissetti. Ayrıca araștırmada, aidiyet duygusunu destekleyici bir kampüs atmosferi ve kaliteli insan ilişkilerinin güçlendirdiği bulundu. (Miller, A. L., 2026, Thinking Skills and Creativity).






