KKTC Girne’de gerçekleştirdiğimiz Eğitim-Bir-Sen–KIBTES Ortak Başkanlar Kurulu’nun ardından Eğitim-Bir-Sen 66. Başkanlar Kurulu Toplantımızı yaptık. Kurulumuzda, eğitim çalışanlarının sorunları, eğitim gündemindeki gelişmeler, önümüzdeki döneme ilişkin sendikal politikalar ile ülke ve dünya gündemi ele alındı. Kurulumuzda, KIBTES ile sendikal iş birliğimizi ve ortak çalışma alanlarımızı genişletme hedefimizi vurguladık. Kurulumuzda ayrıca çocukların bedenleri üzerinden yürütülen her türlü ahlaksızlığın şeytanlaşmış bir küresel çeteyi ifşa ettiği ve Batı medeniyetinin içine düştüğü yozlaşmayı açıkça ortaya koyduğu vurgulandı. Eğitim-Bir-Sen 66. Başkanlar Kurulu Girne’de toplandı. Eğitim, ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda, eğitim çalışanlarının sorunları ve çözüm önerileri ele alındı.

Eğitim-Bir-Sen 66. Başkanlar Kurulu Girne’de toplandı. Eğitim, ülke ve dünya gündemine ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda, eğitim çalışanlarının sorunları ve çözüm önerileri ele alındı.

Toplantının açılışında konuşan Genel Başkanımız Ali Yalçın, birinci dereceye yükselen memurlara 3600 ek gösterge verilmesi, zaman içerisinde ücret dengesizliğine neden olan ek ders birim ücretlerinin artırılması konusunda adım atılmasını beklediklerini söyledi.

Akademisyen, mühendis, müfettiş, şube müdürü gibi meslek ve görevlerde ünvan, yetki ve sorumluluk yönüyle ortaya çıkan ücret dengesizliğine son verilmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, görevde yükselme ve ünvandeğişikliği sınavlarının periyodik olarak yapılması, norm kadro fazlası öğretmenlerin zorunlu yer değişikliğine/atamaya tabi tutulmaması çağrısında bulundu.

Açılış konuşmasının ardından, şube başkanlarımız söz alarak gündeme ilişkin görüş ve önerilerini dile getirirken, genel başkan yardımcılarımız alanlarıyla ilgili yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Toplantı, 66. Başkanlar Kurulu Toplantısı Sonuç Bildirgesi’nin yayımlanmasıyla sona erdi.

Her türlü haksızlığın karşısında durmaya, sorunların çözümü için mücadele etmeye devam edeceğiz

Toplantıda kimden gelirse gelsin her türlü haksızlığın karşısında durmaya, eğitim başta olma üzere hayatın her alanında kazanılmış hakların korunması ve yeni hakların elde edilmesi için çalışıp çabalamaya, sorunlara çözüm bulunması için mücadele etmeye devamedileceği vurgulandı.

Toplantının ardından ayayımlanan Eğitim-Bir-Sen 66. Başkanlar Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesinde yer alan kararlar şu şekilde:

-Dünya, uluslararası hukukun ve insan haklarının hiçe sayıldığı, hukukun ve ekonominin birer silah olarak araçsallaştırıldığı, küresel düzende kuralların değil çıkarların belirleyici olduğu bir ‘normsuzluk çağı’na sürüklenmektedir.Kurumsal mekanizmaların felç olduğu ve çok taraflılığın işlevini yitirdiği bu yeni ekosistemde devletler için güvenlik ve meşruiyetin kaynağı uluslararası konsensüsten ‘kendi başının çaresine bakma’ doktrinine kaymıştır. Bu durum, Türkiye’nin ‘Dünya beşten büyüktür’ itirazının tarihsel haklılığını ve gerçekliğini ortaya koymaktadır.

-Filistin/Gazze ve Doğu Türkistan başta olmak üzere, halklara ve insanlığa karşı sürdürülen katliamları, açlığa maruz bırakılmayı ve hak ihlallerini şiddetle kınıyoruz. İnsanlık âlemini zulme karşı durmaya, barışı, adaleti, özgürlüğü ve insan haklarını dünyamıza hâkim kılmak için sorumluluk almaya, zalime ve zulme dur demeye çağırıyoruz.

-İnsanlığa, evrensel ahlaka, ortak doğruya ve iyiliğe, daha iyi bir hayata, özgürleşmeye, demokratik örgütlenmeye, emeğe dair hiçbir ihtimal ortaya koymayan, hâkim mantığı kâr etmek, sermaye biriktirmek, genişleyici ekonomik faaliyetlerin peşinde koşmak, insanı ve doğayı sömürmek olan küresel sosyo-politik-ekonomik düzeni reddediyoruz. Sağduyunun, ortak aklın, ahlakın ve hukukun egemen olduğu bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyoruz.

-Çocukların ve gençlerin istismarı, bedenleri üzerinde sergilenen her türlü ahlaksızlığın siyasetçi, iş adamı, bürokrat ve elit kesimleri içine alan insanlık dışı, yozlaşmış, kokuşmuş, seytanlaşmış bir küresel çeteyi ifşa etmiştir. Bu skandal, yüzyıllardır bütün dünyaya dayatılan ‘Batı medeniyeti’nin çürümüşlüğünü, medenî olma vasfını çoktan yitirdiğini, insanlığın sorunlarına çözüm getiremediği gibi bizatihi sorun kaynağı hâline geldiğini bir kez daha ortaya koymuştur.

-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız bir devlet olarak varlığı ve geleceği için Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırsız desteği gibi, Kıbrıslı kardeşlerimize emek mücadelesinde verdiğimiz destek, kardeşliğimizi daha da pekiştirecektir. Kıbrıs Türk Eğitimciler Sendikası’nın (KIBTES) karşılaştığı zorlukların ve yöneticilerinin verdiği mücadelenin farkında olarak 34 yıllık hak, emek ve özgürlük mücadelemizi, sendikal tecrübemizi KIBTES ile paylaşmayı, dayanışma içerisinde olmayı önemsiyor; sendikalarımız arasındaki entegrasyon alanlarının genişlemesini hedefliyoruz.

-Kamuya personel alımından merkezî bir kurumun kurulmasına, kariyer basamaklarının düzenlenmesinden kamu görevlilerinin görev/sorumlulukları çerçevesinde korunmasına ve disiplin hükümlerinin belirlenmesine, kadro ve statüden genel haklarının düzenlenmesine, iş sağlı ve güvenliğinden mesleki sorumluluk önlemlerine, mali ve sosyal haklardan emeklilik sisteminin düzeltilmesine kadar bütün kamu personel rejimi günün şartlarına ve imkânlarına göre yeniden düzenlenmelidir.

-Ekonomik alanda gerçekleşen daralma, artan fiyatlar, açıklanan enflasyon oranları ve piyasalardaki somut gerçeklikler dikkate alındığında, sabit gelire sahip kamu görevlilerinin alım gücünün düştüğü net bir şekilde görülmektedir. Refah payı başta olmak üzere, kamu görevlilerinin ücretlerinde oluşan kayıpları, enflasyon karşısında düşen alım güçlerini telafi edecek adımlar atılmalıdır. Enflasyonla mücadele konusunda ve ekonomik alanda atılacak adımlar, yapılacak düzenlemeler ve belirlenecek yöntemler hak ve adalete uygun olmalı; hedeflenen sonuç, alın terinin ve akıl terinin değerini artırmalı, çalışanları korumalı, gelir dağılımında adaleti sağlamalıdır.

-Kamu işvereni, meslekten emekli olunabileceği ancak hayattan emekli olunmayacağı gerçeğini dikkate alarak, mevcut enflasyonist ortamda sosyal ve ekonomik dengelerin sağlanması için memur emeklilerinin hukukunu gözetmeli; emekliler enflasyona ezdirilmemeli, seyyanen zammın emekli maaşlarına yansıtılması başta olmak üzere bir an önce gerekli iyileştirme yapılmalıdır.

-4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda kapsamlı bir değişiklik yapılmalı; sendikal hak ve özgürlükler ile örgütlenme ve toplu pazarlık hakkı, ILO ve uluslararası hukuk normları ekseninde, emeğin değeri ve akıtılan terle uyumlu hâle getirilmelidir.

-Konut ve kira sorunu, kamu görevlilerinin çalışma şartlarını ve istihdam edildikleri hizmet yeri tercihlerini etkilemektedir. Sadece büyükşehirlerle sınırlı kalmayan, kamu görevlilerini şehirlerden uzaklaşmaya zorlayan kira sorunu, bir geçim sorununa dönüşmüştür. Kamu görevlilerine kira yardımı yapılmak suretiyle bu soruna çözüm bulunmalıdır.

-Görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavları, kurumların takdirine ve yöneticilerin keyfî kararlarına bırakılmamalıdır. Tüm kamu kurumlarında görevde yükselme ve ünvandeğişikliği sınavları periyodik olarak yapılmalıdır.

-Öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılıksız bırakılmamalı, norm kadro öğretmenleri mağdur eden resen atamalar sonlandırılmalıdır. Öğretmen açığının kapatılması ve bölgesel farklılıkların giderilmesi cebrî değil cezbedici yöntemlerle sağlanmalıdır. Anayasal bir hak olan mazerete bağlı yer değişiklikleri ve isteğe bağlı yer değişikliği ile yaşa ve tecrübeye dayalı bölgeler arası adil bir öğretmen istihdamı birlikte uygulanmalı; hem öğretmenlerin yer değişikliği gibi temel çalışma haklarını hem de bölgeler arasında adil dağılımını sağlayacak objektif bir yer değişikliği süreci hayata geçirilmelidir.

-Eğitim yönetiminde temel sorun, yönetici seçme ve görevlendirmelerde belirsiz ve kestirilemez politikaların izlenmesi, uzun vadeli bir bakış açısının oluşturulamaması, neticede kalıcı bir modelin inşa edilememesidir. Eğitim yöneticiliğinin meslekleşmesi, mesleki yeterliliklerin belirlenmesi, meslek öncesi ve meslek içinde yetiştirme ile liyakat, uzmanlık, bilgi, beceri ve tutum ekseninde yapılacak seçme ve görevlendirme, sorumlulukla orantılı mali haklar, eğitim yönetiminin temel parametreleri olmalıdır.

Yüreğimiz Bayrak, Geleceğimiz Vatan
Yüreğimiz Bayrak, Geleceğimiz Vatan
İçeriği Görüntüle

-Şube müdürlerinin ve şeflerin özlük hakları, sorumlulukları ekseninde iyileştirilmelidir. Millî eğitim uzmanı, bakanlık müfettişi ve yardımcısı, il millî eğitim müdür yardımcısı, ilçe millî eğitim müdürü, araştırmacı, şube müdürü, eğitim müfettişi ve yardımcısı ile eğitim uzmanı kadrolarında görev yapanlardan, aranan hizmet süresini tamamlayanlara da uzman öğretmenlik, başöğretmenlik ünvanına dayalı haklar tanınmalıdır.

-Eğitim ve öğretim hizmetinin aksamadan yürütülmesi için emek sarf eden genel idare hizmetleri, teknik hizmetler, yardımcı hizmetler ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların mali ve özlük hakları iyileştirilmeli; eğitim ve öğretim sınıfı çalışanlarına tanınan haklar kendilerine de tanınmalıdır. Bununla birlikte, yardımcı hizmetler sınıfı çalışanlarının görev tanımlarındaki belirsizlik ortadan kaldırılmalı; aşçılar teknik hizmetler sınıfına, yardımcı hizmetler sınıfı çalışanları ise genel idare hizmetleri sınıfına geçirilmelidir.

-Dünyayla rekabet edebilecek ve ülkemizin sorunlarının çözümünde öncülük edecek nitelikli insanların yetiştirilmesi; akademisyenlerin zamanlarını araştırma ve bilgi üretmeye ayırabilmeleri, bilimsel bilgi ve toplumsal hizmet üretebilmeleri için ‘akademik zam’ bir zorunluluktur. Akademik personelin ücretleri yaptıkları işle orantılı hâle getirilmeli, çalışma şartlarında iyileştirme yapılmalı ve iş güvenceleri sağlanmalıdır. Akademisyenlerin maaş ve ücretlerinin artırılması, araştırma görevlileri başta olmak üzere, öğretim elemanlarına istihdam ve akademik yükselmelerinde kadro ve iş güvencesinin sağlanması elzemdir.

-Akademik yükselme süreci, objektif, adil ve fırsat eşitliği temelinde yürütülmelidir. Akademik yükselmelerde bir üst ünvan için aranan şartları taşıyan akademisyenlere kadro tahsisi yapılmalı, keyfî ve ayrımcı atamaların önüne geçilmelidir. Doçent ünvanını alan öğretim üyelerinin/elemanlarının, doçentlik kadrosuna atanıp atanmadıklarına bakılmaksızın, mali açıdan bütün doçentlik haklarından yararlanabilmeleri sağlanmalıdır.

-Üniversite idari personelinin özlük haklarında iyileştirme yapılmalı; bilhassa geliştirme ödeneği, yükseköğretim tazminatı, döner sermaye katkı payı başta olmak üzere, akademik personele tanınan özlük haklarından istifade edebilmeleri sağlanmalıdır. Toplu sözleşmede karar altına alınan, ‘üniversite idari personelinin üniversiteler arası yer değişikliği’, geçici ve kişilerin/kurumların tercihine bırakılan keyfî idari işleme dönüşmemeli; bu hususta somut bir yasal veya idari düzenleme hayata geçirilmelidir.

-Eğitim çalışanlarının, kamu görevlilerinin insanca bir hayat standardına kavuşmaları, meri sorunlarının çözülmesi, gelir dağılımında adaletin sağlanması; terörün, iç savaşların, zulmün, insani krizlerin ve hak ihlallerinin son bulması için şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da mücadele edeceğiz.

-Eğitim hizmet kolunun genel yetkili sendikası Eğitim-Bir-Sen olarak, hak, emek ve özgürlük mücadelemizi yeni zeminlere taşıyarak;üyelerimizin ve eğitim çalışanlarının haklarının korunup geliştirilmesi, emeğin saygınlığının artırılması için yerelden evrensele sendikal yürüyüşümüzü kararlılıkla sürdüreceğiz.