Modern savaş sahasının hızla değişen dinamikleri, taktik ve stratejik seviyede kesintisiz, emniyetli, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşme sistemlerini zorunlu kılıyor. Bu ihtiyaca cevap veren GÖKBAĞI, LEO Uydu Haberleşme Sistemi ile Askeri 5G Haberleşme Sistemi'ni tek bir çatı altında birleştirerek muharebe alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Yeni Nesil Harekâtın Temel İhtiyacı: Kesintisiz ve Dirençli Haberleşme
Geleceğin harekât ortamlarında askeri operasyonların hava, kara, deniz gibi farklı ortamların yanında uzay alanında da yürütülmesi kaçınılmazdır. Bu operasyonlarda uzayın LEO, MEO, GEO gibi yörüngelerdeki uydularla keşif, gözlem, konumlama, zamanlama ve navigasyon ile haberleşme alanlarında artan şekilde destek sağlaması ve operasyonların vazgeçilmez parçası olması bekleniyor.
Uzayın askeri haberleşme ihtiyaçlarını karşılama potansiyeli göz önüne alındığında uydu haberleşmesi, karasal bağlantıların bulunmadığı veya yeterli olmadığı alanlardaki haberleşme ihtiyaçlarını karşılamasıyla karasal ağlar için yedeklilik sağlayarak karasal haberleşme eksikliklerini tamamlıyor.
Diğer taraftan uydu haberleşmesinde GEO yörüngede yer alan haberleşme uyduları bu irtifada sabit kaldığından ve tek uydunun tanımlı bölgede kesintisiz olarak haberleşme sağlama yeteneğinden dolayı gelecekte de bu uyduların önemini koruması bekleniyor. Bunun yanında GEO yörüngenin dünyada yaklaşık olarak 36.000 km uzakta olması, veri hızı, kapasitesi ve veri gecikme süresi açısından bir takım iyileştirilmesi gereken alanları barındırıyor.
Bu kısımdaki eksikliklerin kapatılması açısından güncel teknolojik gelişmeler ışığında yakın dünya yörüngesi (LEO yörünge), tamamlayıcı ve geniş bant haberleşme imkânı sunmasıyla teknolojik açıdan birçok fırsat barındırıyor. Bu yönüyle LEO yörünge, askeri uydu haberleşmesinde önemli bir stratejik alan olarak ortaya çıkıyor. LEO yörünge, dünyaya yakınlığı açısından haberleşmenin hızı, kapasitesi ve kalitesi bakımından düşük gecikme, yüksek kapasite ve karıştırmaya karşı daha yüksek direnç gibi konularda önemli kazanımlar sunuyor.
Diğer taraftan güncel teknolojik gelişmelerle birlikte fırlatma maliyetlerinin düşmesi, seri üretim yaklaşımıyla yüksek adetli uydu fırlatma ve yörünge yerleşimlerini mümkün hale getiriyor. Uyduların LEO yörüngede uydu takımları halinde yapılanmasıyla haberleşmenin kesintisiz bir şekilde yürütülmesi, uyduların kendi aralarında ve dünya ile gerçekleştirilecek haberleşme teknolojileri ile mümkün hale geliyor. Bu sayede dünya çapında bir kapsama alanı oluşturuluyor.
Ayrıca uyduların LEO yörüngede hareket halinde olması, karıştırma ve karşı tedbirlere yönelik doğal bir koruma sağlıyor. LEO yörünge, dünya üzerinde temas sağlandığı her yerde haberleşme imkânı sunmakla birlikte, dünya genelinde genişleyen etki ve ilgi alanı ile uzaya olan bağımlılık sonucu birçok uygulama için ana haberleşme ortamı olacak şekilde pazarda yükselen bir eğim gösteriyor.
Yeni Uzay ve LEO
Yakın zamana kadar OODA (Observe, Orient, Decide, Act) konsepti geçerliliğini korusa da günümüzde hızla gelişen teknoloji ve bu teknolojiye kolay erişim imkânı geleceğin muharebe anlayışında farklı yaklaşımlar geliştirilmesini zorunlu kılıyor.
Uzay sektöründe son dönemde yaşanan ve yaygın olarak "Yeni Uzay" olarak adlandırılan dönüşüm, uzay görevlerinin tasarlanma, geliştirilme ve yürütülme biçimini değiştirdi. Geleneksel yaklaşımların aksine, günümüz paradigması erişilebilirliği, ticari rekabetçiliği ve hızlı ile sürdürülebilir yenilikçiliği ön plana çıkarıyor.
"Yeni Uzay" terimi hem uzay sektörünün yirmi birinci yüzyılın ilk yıllarında başlayan dönüşüm evresini hem de güncel uzay faaliyetlerinin gerçekleştiği ortaya çıkan ekosistemi ifade ediyor. Günümüz literatüründe, uzay sektöründe geleneksel yaklaşımların ötesine geçtiği düşünülen her yeni uzay girişimini veya programını öne çıkarmak için yaygın olarak kullanılan bir ifade. Yeni Uzay; yenilikçi Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) ve iş eğilimleri, daha geniş ticari katılım, teknolojik inovasyon ve kamu ile özel sektör arasında yeni iş birliği modelleriyle tanımlanıyor.
Günümüzde sivil açıdan bakıldığında dünyanın uzaya olan bağımlılığı navigasyon, mobil ve internet haberleşmesi gibi gündelik kullanımlar açısından günden güne artıyor, güncel olmayan teknolojiler büyük oranda terk ediliyor.
Askeri anlamda da uzay teknolojileri ve uzaya erişim imkanları askeri terminolojide bir devletin askeri gücünü daha da arttıran kuvvet çarpanı olarak görülmenin ötesinde, kara, hava, denizden sonra yeni bir kuvvet alanı olarak ortaya çıkıyor. Geleceğin harekât ortamında özellikle LEO yörünge, ülkelerin kendi ulusal güçlerini artırmada rekabet içinde oldukları önemli bir stratejik alan olarak ortaya çıkıyor.
GÖKBAĞI
GÖKBAĞI Sistemi'nin, geleceğin harekât ortamının gerektireceği muhabere altyapısına, ülkemizin ihtiyaçları başta olmak üzere bölgesel dost ve müttefik ülke ihtiyaçlarını karşılayabilir yapıda olması hedefleniyor.
GÖKBAĞI Sistemi, taktik ve stratejik görev ağlarının kurulmasına, tüm TSK unsurlarında kullanılabilir yapıda olmasına olanak sağlayacak. Ayrıca, barış durumundan gerginlik veya savaş durumuna hızlı, emniyetli ve düzenli geçiş imkânı sunacak, tüm harekât türlerini destekleyecek esnek bir mimariye sahip.
GÖKBAĞI Sistemi, Uydu Haberleşme Sistemi vasıtasıyla karasal ağların görüş alanı ötesinde ağlar, merkezler ve kullanıcılar arasında emniyetli, kesintisiz, güvenilir, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşme sağlayacak.
Sistem, siber güvenlik, elektronik harp korunma, milli kripto donanım ve yazılımlarıyla desteklenerek, aldatmaya karşı dayanıklı, hareket halinde muhabere yapabilen, ergonomik ve küçük boyutlu terminallerle çalışacak.
GÖKBAĞI Sistemi'nin uzay kesiminde bulunan uydu haberleşme görev yükü, aktif faz dizili bir antene sahip. Bu anten sayesinde aynı anda çok sayıda kullanıcıya servis verilebilecek olup, çok yüksek veri hızlarına da ulaşabilecek. ASELSAN tarafından, bu görev yükünün en temel yapıtaşı olan BFIC (Beam Former IC) entegresinden başlayarak tüm birim ve bileşenler milli olarak geliştiriliyor.
LEO Haberleşme Sistemleri ile 5G ve Ötesi Haberleşme
5G'nin hedeflerinden biri, karasal baz istasyonlarının ulaşamadığı denizler, dağlık bölgeler ve kırsal alanlarda da kesintisiz bağlantı sunmak. Bu açığı kapatmak için kullanılan araç, Dünya'ya nispeten yakın bir irtifada bulunan Yakın Dünya Yörüngesi (LEO) uydularıdır. Bu uydular tek başlarına değil, birbiriyle koordineli çalışan "takımlar" halinde konuşlandırılır ve böylece hem yüksek hızlı internet erişimini hem geniş coğrafyalara yayılmış sensör ve cihazların (Nesnelerin İnterneti) bağlantısını, hem de gecikmeye duyarlı kritik uygulamaları destekleyebilir.
Tek bir LEO uydusunun görebildiği alan oldukça küçüktür, bu yüzden herhangi bir noktanın sürekli kapsama altında kalabilmesi için çok sayıda uyduya ihtiyaç vardır. Bu nedenle planlanan ticari uydu takımları, yüzlerce hatta binlerce adede ulaşan uydudan oluşacak şekilde tasarlanıyor. Bu denli çok uydu üretme zorunluluğu, mühendisleri küçük ve hafif uydulara yöneltti.
Düşük Gecikme Süresi: LEO’nun En Güçlü Kartı
Bir sinyalin kaynaktan hedefe ulaşma süresine "gecikme" denir ve mesafe arttıkça bu süre de artar. LEO uydularının, çok daha uzakta bulunan klasik Yer sabit yörünge uydularına kıyasla en büyük avantajı, Dünya'ya çok daha yakın olmalıdır: bu sayede noktadan noktaya haberleşmedeki gecikme süreleri çok kısa oluyor.
Bu düşük gecikme sayesinde, hayati önem taşıyan ve gecikmeye duyarlı uygulamalar bile uydu ağı üzerinden desteklenebilir hale gelir.
5G Standartlarına Entegrasyon
Cep telefonu şebekelerinin kurallarını belirleyen uluslararası kuruluşlar, uyduları "Karasal Olmayan Ağlar" başlığı altında 5G'nin resmî bir parçası haline getirmeye çalışıyor. Bu çalışma yalnızca LEO uydularını değil, daha yüksek yörüngelerdeki uyduları ve atmosfer içinde uçan yüksek irtifa platformlarını da kapsıyor.
İki temel yaklaşım öngörülür. Birincisinde uydu sadece bir "ayna" gibi çalışır: yerden gelen sinyali alır, olduğu gibi başka bir noktaya yansıtır. İkincisinde ise uydunun kendisi, gökyüzünde uçan küçük bir baz istasyonu gibi davranır; sinyali işler ve yönlendirir. Bu ikinci yaklaşım, karasal altyapının hiç bulunmadığı bölgelerdeki baz istasyonlarının bile uydular aracılığıyla ana ağa bağlanabilmesini mümkün kılar. Ayrıca, düşük güç tüketimli Nesnelerin İnterneti cihazlarının doğrudan uydularla haberleşebilmesi için de ayrı çalışmalar yürütülmektedir.
GÖKBAĞI: Askeri Haberleşmede 5G ve LEO Uydu Birlikteliği
Modern harrp sahasının hızla değişen dinamikleri, taktik ve stratejik seviyede kesintisiz, emniyetli, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşme sistemlerini zorunlu kılıyor. Bu ihtiyaca cevap veren GÖKBAĞI, Uydu Haberleşme Sistemi ile Askeri 5G Haberleşme Sistemi'ni tek bir çatı altında birleştirerek muharebe alanında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.
Görüş Hattı Ötesi (BLOS) Haberleşmede 5G
GÖKBAĞI projesinin en kritik bileşenlerinden biri, askeri 5G hücrelerinin LEO (Alçak Dünya Yörüngesi) uyduları vasıtasıyla Görüş Hattı Ötesi (BLOS) haberleşme yeteneği kazanmasıdır.
Geleneksel sistemlerin aksine, fiziksel engeller veya mesafe nedeniyle görüş hattının (LOS) sağlanamadığı durumlarda, askeri 5G erişim noktaları arasındaki bağlantı uydu linkleri üzerinden emniyetli bir şekilde tesis ediliyor. Bu teknoloji, uzak lokasyonlardaki askeri birliklerin ana karargâhla veya birbirleriyle coğrafi kısıtlamalardan bağımsız olarak yüksek hızda IP tabanlı veri paylaşımı yapmasına olanak tanır.
Hibrit Mimari: Erişim Noktaları ve Hareketlilik
Sistem, harekâtın türüne göre üç farklı konfigürasyonda hizmet sunuyor. Stratejik merkezlerde kurulu kalıcı yapılar olan sabit erişim noktalarının yanı sıra, özel çantalar içerisinde iki personel tarafından taşınabilen ve jeneratör veya UPS desteğiyle her türlü arazi koşuluna hızla kurulabilen taşınabilir erişim noktaları da sistemin bir parçasıdır.
Bunlara ek olarak, araç üzerine entegre edilmiş ve hareket halindeyken hem 5G baz istasyonu hem de mobil uydu terminali aracılığıyla BLOS haberleşme sağlayan hareketli erişim noktaları, harekâtın dinamik yapısına uyum sağlanmasını mümkün kılar.
Teknolojik Üstünlük
Askeri 5G'nin teknolojik altyapısı, yüksek performans ve güvenlik kriterleri üzerine inşa edildi.
Askeri 5G baz istasyonları ve kullanıcı terminalleri, elektronik harbe karşı direnç sağlamak amacıyla 1,3-2,6 GHz frekans bandında ve frekans atlama kabiliyetiyle çalışıyor; bu teknoloji, sinyalin dar bir bantta kalması yerine geniş bir spektrumda sürekli yer değiştirmesini sağlayarak düşman birimlerinin sinyali tespit etmesini (LPD) veya karıştırmasını (Anti-Jamming) son derece zorlaştırıyor.
Askeri 5G Kullanıcı Terminalleri
Sistemin uç noktalarını oluşturan Askeri 5G Kullanıcı Terminalleri, sahadaki personelin ses ve veri ihtiyacını karşılayan IP tabanlı donanım ve yazılım bileşenlerinden oluşur. Bu terminaller, sahadaki askeri 5G erişim noktalarıyla otomatik olarak irtibat kurarak personelin her an şebekeye bağlı kalmasını sağlar.
Kullanıcı terminali, beraberinde bir veri terminali (tablet, telefon veya bilgisayar) ile birlikte kullanılır ve bu cihazlar üzerinde çalışan özel Haberleşme Uygulama Yazılımı aracılığıyla teyitli mesajlaşma, dosya transferi, konum paylaşımı ve video telekonferans gibi işlemler gerçekleştirilir. Terminaller, Yazılım Tabanlı Telsiz (Software Defined Radio - SDR) mimarisi üzerine kuruludur; bu sayede farklı dalga şekilleri (waveform) yazılımsal olarak güncellenebilir ve donanım değişikliğine gerek kalmadan yen tehditlere karşı güncel kalınabilir.
ASELSAN Uzay Alanındaki Çözümlerini Sergiliyor
ASELSAN, IAC 2026’da farklı yörüngelerde ve farklı görevlerdeki yetkinliklerini ortaya koyan üç önemli uydu programını öne çıkaracak. Bunlardan biri olan ASTRALINK, Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) Haberleşme Uydusu, Alçak Dünya Yörüngesi Uyduları ve Askerî 5G/6G Haberleşme Sistemi Projesi kapsamında geliştiriliyor.
ASTRALINK; karasal ağların görüş hattının ötesindeki ağ merkezleri ile kullanıcılar arasında güvenli, kesintisiz, güvenilir, düşük gecikmeli ve yüksek kapasiteli haberleşme sağlamak üzere tasarlanıyor. Proje aynı zamanda, ayda dört uyduya kadar üretim hedefiyle ölçeklenebilir bir seri üretim kabiliyeti oluşturmayı ve Türkiye’nin uzay tabanlı yerli haberleşme yetkinliklerini güçlendirmeyi amaçlıyor.
GÖKBAĞI: ÇELİKKUBBE
Askeri alanda yakın dünya yörüngesi (LEO yörünge) uydu haberleşmesinin sağladığı imkanları kullanarak, hava ve füze savunma alanında katmanlı bir yapı içinde çalışacak ÇELİKKUBBE hava ve füze savunma sistemlerinin haberleşme ihtiyaçlarını karşılayacak.
Geleceğin Harekât Sahasında “Her yerde kesintisiz bağlantı" Hedefi
Uzayın savaş döneminde önceden tespit, hedefleri tam isabetle vurma, hava ve füze savunması, bilgi savaşları ve hava operasyonlarında kullanılması önemlidir. Bölgemizin hava sahasında oluşacak tüm tehditlerin zamanında ve etkili bir şekilde önlenmesi için karar verici kurum ve kuruluşlarımıza zamanında ve doğru bilgi aktarımı önemli hale geliyor. LEO yörünge haberleşme ağı, doğru zamanda, gecikmesiz, yüksek kapasiteli veri paylaşımının sürekli bir şekilde sağlanmasıyla hava ve füze savunmamız için de kritik öneme ve imkanlara sahip olacak.
Sonuç olarak GÖKBAĞI, 5G'nin yüksek bant genişliği ile LEO uydularının küresel erişim gücünü birleştirerek stratejik bir üstünlük sağlayacak.
Görüş hattı kısıtlamalarını uydu teknolojisi ile aşan bu sistem, sabit, taşınabilir ve hareketli erişim noktalarından oluşan hibrit mimarisi, elektronik harbe dirençli frekans atlama tekniği, yüksek veri hızı sunan MIMO altyapısı, kapsamlı siber güvenlik katmanları ve akıllı yönlendirme yetenekleriyle en zorlu harekât sahalarında dahi emniyetli, hızlı ve kesintisiz iletişimin teminatı oluyor.
Ayrıca, LEO uydu takımları; düşük gecikme süresi, birbirine bağlı geniş bir uydu ağı ve karasal 5G sistemleriyle uyumlu çalışabilme yeteneği sayesinde, "her yerde kesintisiz bağlantı" hedefine ulaşmak için güçlü bir teknik altyapı sunuyor.




