Önder Kahveci

İdari destek görevlisi ve idari büro görevlisi pozisyonlarında çalışan personelin kadroya geçirilirken eğitim durumlarına ve ihraz ettikleri unvanlara uygun kadrolara atanması için Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunduk. Kariyer ve liyakat ilkeleri gereği; ön lisans, lisans ve lisansüstü eğitim almış personelin bilgi, birikim ve tecrübelerinin dikkate alınması, görevlerine ve eğitimlerine uygun kadrolarda istihdam edilmeleri gerektiğini bir kez daha vurguladık.

Nitelikli insan kaynağının etkin kullanılması ve yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ediyoruz.

Resim

Uluslararası Sendikal Hareket ILC Resepsiyonunda Buluştu
Uluslararası Sendikal Hareket ILC Resepsiyonunda Buluştu
İçeriği Görüntüle

Türkiye Kamu-Sen olarak idari destek görevlisi ve idari büro görevlisi pozisyonlarında çalışan personelin kadroya geçirilme sürecinde, eğitim durumlarına uygun olarak ihraz ettikleri kadrolara atanmaları talebimizi bir dilekçe ile Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğüne ilettik.

Cumhurbaşkanlığına gönderdiğimiz yazıda, Türk kamu personel sisteminin kariyer, liyakat ve sınıflandırma ilkeleri üzerine kurulduğunu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun da kamu görevlilerinin eğitim durumlarına ve mesleki yeterliliklerine uygun kadrolarda istihdam edilmesini esas aldığını hatırlattık. Kamu hizmetlerinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için personelin bilgi, birikim ve eğitimine uygun görevlerde değerlendirilmesinin zorunlu olduğuna dikkat çektik.

Yazımızda, 7433 sayılı Kanun ile sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesine yönelik önemli düzenlemeler yapıldığını ancak daha önce 4/C statüsünde çalışırken 4/B statüsüne geçirilen ve sonrasında da bu pozisyonlara atanan “idari büro görevlisi” ile “idari destek görevlisi” pozisyonlarında görev yapan personelin durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade ettik.

14 Şubat 2023 tarihli ve 6792 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı doğrultusunda idari büro görevlilerinin memur, idari destek görevlilerinin ise hizmetli kadrolarına atanmasının öngörüldüğünü belirterek, bu uygulamanın çok sayıda ön lisans, lisans ve lisansüstü mezunu personelin eğitim düzeyleri, mesleki yeterlilikleri ve yıllar içinde kazandıkları tecrübelerle bağdaşmayan kadrolara atanmasına neden olduğunu vurguladık. Bugün büro hizmetlerinden insan kaynaklarına, mali işlerden veri hazırlama ve kontrol işlemlerine kadar birçok alanda görev yapan bu personelin sahip olduğu niteliklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getirdik.

Mevcut uygulamanın kariyer ve liyakat ilkeleriyle örtüşmediğini, aynı zamanda kamu kaynaklarının etkin kullanımını ve nitelikli insan kaynağından azami ölçüde yararlanılmasını da olumsuz etkilediğini belirttik. Eğitimli ve deneyimli personelin görev ve niteliklerine uygun olmayan kadrolarda değerlendirilmesinin hem çalışanlar hem de kamu hizmetleri açısından önemli sorunlar doğuracağını ifade ettik.

Bu çerçevede, idari büro görevlisi ve idari destek görevlisi pozisyonlarında çalışanlar başta olmak üzere, benzer durumdaki tüm personelin kadroya geçirilme sürecinde; halen yürüttükleri görevler, sahip oldukları eğitim düzeyleri ve ihraz ettikleri unvanlar dikkate alınarak uygun kadrolara atanmalarını sağlayacak düzenlemelerin yapılmasını talep ettik. Ayrıca ihtiyaç duyulan kadroların ihdas edilerek mağduriyetlerin giderilmesi çağrısında bulunduk.