Türk Eğitim-Sen Genel Sekreteri Selahattin Dolgun, Samsun’da bir dizi ziyaretlerde bulundu. Dolgun, yoğun katılımla düzenlenen programlarda teşkilat mensuplarıyla bir araya gelerek istişarelerde bulundu. Teşkilatın sahadaki gücüne ve birlik beraberliğine vurgu yapan Dolgun, sendikal mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

Program kapsamında Samsun 1 No.lu Şube’nin genişletilmiş teşkilat toplantısına da katılan Dolgun, üyelerimizle bir araya gelerek Türk Eğitim-Sen’in çalışmaları hakkında bilgi verdi. Teşkilatın birlik ve beraberliğinin en büyük güç olduğunu ifade eden Dolgun, katılım sağlayan tüm üyelere teşekkür etti.

Programların devamında Dolgun Samsun’un Bafra ilçesinde, mülkiyeti sendikamıza ait olan Samsun 3 No.lu Şube hizmet binasının açılışı gerçekleştirdi. Açılışta konuşan Dolgun, yeni hizmet binasının teşkilata önemli katkılar sağlayacağını belirterek, emeği geçenlere teşekkür etti.

Eğitim çalışanlarının ortak sesi olan Türk Eğitim-Sen ailesine katılmaya ve bu güçlü yapının bir parçası olmaya davet ediyorum.

Ecdadın izinde, 1 Mayıs’ta Çanakkale’deyiz!
Ecdadın izinde, 1 Mayıs’ta Çanakkale’deyiz!
İçeriği Görüntüle

İstişare toplantısında bir konuşma yapan Genel Sekreterimiz Selahattin Dolgun, “Yeni bir yetki sürecine daha çok yaklaştık. 15 Mayıs tarihinde kamu çalışanlarının sendikal tercihleri bir kez daha belirleyici hale gelecek ve en fazla üyeye sahip sendika yetkili olarak ilan edilecektir. İçinden geçtiğimiz bu dönem, kamu görevlileri açısından kritik bir eşiktir. Bilindiği gibi sendikalara katılımın temel amacı; çalışanların haklarının korunması, mevcut kazanımların geriye gitmemesi ve daha iyi çalışma ile yaşam koşullarının elde edilmesidir. Bu doğrultuda sendikaların sorumluluğu, üyeleri adına güçlü ve kararlı bir mücadele ortaya koymaktır. Bu nedenle yapılacak tercihler büyük önem taşımaktadır. Çünkü bir sendikaya üye olmak, aynı zamanda kendi söz hakkını o yapıya devretmek anlamına gelir. Bu hakkın doğru şekilde temsil edilmesi ise ancak bilinçli ve isabetli kararlarla mümkün olur. Eğitim çalışanlarının ortak sesi olan Türk Eğitim-Sen ailesine katılmaya ve bu güçlü yapının bir parçası olmaya davet ediyorum.” dedi.

Memurların bayram ikramiyesi kapsamı dışında bırakılması açık bir adaletsizliktir.

Dolgun sözlerini şöyle sürdürdü: “Kamu çalışanlarının alım gücündeki düşüş, ekonomik dengeleri de olumsuz etkilemektedir. Gelir kaybı arttıkça piyasa daralmakta ve sosyal denge zayıflamaktadır.

Türkiye Kamu-Sen olarak, kamu görevlilerinin haklarını korumaya ve yaşam standartlarını yükseltecek düzenlemeler için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Yetkililerden beklentimiz, taleplerimizi dikkate alarak gerekli adımları gecikmeden atmasıdır. Bu kapsamda kamuda memurların bayram ikramiyesi kapsamı dışında bırakılması ise açık bir adaletsizliktir. Memurlar da bu hakkın doğal sahibidir; bu talep ayrıcalık değil, eşitlik ve hakkaniyet gereğidir.

Vergi sistemi ve gelir dilimleri de çalışanların aleyhine işlemekte, maaş artışları kısa sürede erimektedir. Daha adil bir vergi düzenlemesi kaçınılmazdır. Bu nedenle tüm kamu çalışanlarının vergi dilimi %15’e sabitlenmelidir.

Emeklilikte yaşanan kayıplar, ek gösterge sorunu ve yardımcı hizmetler sınıfındaki mağduriyetler ise çözüm bekleyen temel sorunlarıdır. Tüm bu alanlarda adil ve kalıcı düzenlemelere ihtiyaç vardır.” diye konuştu.

Mevcut ek ders ücretleri çok yetersizdir.

Eğitim çalışanlarının ek ders ücretlerinin günümüz ekonomik koşullarına uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Dolgun, mevcut ek ders ücretlerinin yetersiz kaldığını ifade etti. Dolgun, öğretmenlerin görev yoğunluğu dikkate alınarak her dört yıllık hizmete karşılık bir yıl yıpranma hakkı tanınmasını, özellikle ilkokul birinci sınıf öğretmenlerine ise bu görevde geçen her yıl için altı aylık yıpranma süresi verilmesini önerdi.

Ek ders ücretlerinin artırılması amacıyla başlatılan imza kampanyasına dikkat çeken Dolgun, eğitim camiasını bu sürece destek olmaya davet etti.

Ek ödeme hesaplamalarında kullanılan göstergeler güncellenmeli, özel hizmet tazminat oranları artırılmalıdır.

Daha önce Millî Eğitim Şûralarında ek ders ücretlerinin iyileştirilmesine yönelik tavsiye kararları alındığını hatırlatan Dolgun, buna rağmen uzun yıllardır katsayılarda herhangi bir güncelleme yapılmadığını söyledi. Artan yaşam maliyetleri ve enflasyon karşısında öğretmen gelirlerinin yetersiz kaldığını vurgulayan Dolgun, ek ders ücretlerinde yapılacak artışın öğretmenlerin ekonomik yükünü bir nebze de olsa hafifleteceğini dile getirdi.

Bakanlık merkez teşkilatında görev yapan Eğitim Uzmanlarının son dönemde yapılan düzenlemeler nedeniyle hem gelir hem de kariyer hakları açısından geriye düştüğü ifade ediliyor. Dolgun, bu durumun çalışanlar arasında ciddi bir dengesizlik oluşturduğunu belirtti.

Yapılan yasal değişikliklerin ardından uzun yıllardır görev yapan uzman personelin haklarının emsal kabul edilen kadroların altında kaldığına dikkat çeken Dolgun, görev sorumluluğu ve nitelik bakımından benzer pozisyonda bulunan kadrolar arasında farklı uygulamaların adil olmadığını dile getirdi.

Bu sorunun giderilmesi için çeşitli önerilerde bulunan Dolgun, ek ödeme hesaplamalarında kullanılan göstergelerin güncellenmesi, özel hizmet tazminat oranlarının artırılması ve isteyen personelin tecrübe ile birikimleri dikkate alınarak daha üst uzmanlık kadrolarına geçişinin mümkün hale getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Ücretli öğretmenler hem düşük ücret hem de güvencesizlik nedeniyle ciddi mağduriyetler yaşıyor.

Dolgun, yapılacak bu düzenlemelerin hem kurum içi adalet duygusunu güçlendireceğini hem de kariyer sisteminde daha dengeli bir yapı oluşturacağını vurguladı.

Eğitimde geçici istihdam yerine kalıcı istihdamın esas alınması gerektiğini belirten Dolgun, öğretmen açığının ücretli öğretmenlik ile kapatılmasının doğru bir yöntem olmadığını ifade etti. Tüm öğretmenlerin kadrolu istihdam edilmesi gerektiğini söyleyen Dolgun, ücretli öğretmenliğin hem düşük ücret hem de güvencesizlik nedeniyle ciddi mağduriyetler oluşturduğunu dile getirdi.

Mevcut atama sayılarının ihtiyacı karşılamadığını belirten Dolgun, kadrolu öğretmen ataması yapılması ve ücretli öğretmenlik uygulamasına son verilmesi çağrısında bulundu.