Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu.
“Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir ‘Politika Belgesini ve Eylem Planını’ hayata geçireceğiz. Bugünkü kabine toplantımızda, atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak, bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var: Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları, müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz.”
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) April 20, 2026
“Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız.
Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir ‘Politika Belgesini ve Eylem Planını’ hayata geçireceğiz.
Bugünkü kabine toplantımızda, atılacak… pic.twitter.com/pGj2XwZ5Xj
"Reyting kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda, en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade;aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz, yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen, iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen, şehit Ayla öğretmenimiz gibi, nice güzel insanımız, bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere, ilgili kurumlarımızla özellikle ‘ekranda şiddet ve yozlaşma’ meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) April 20, 2026
"Reyting kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda, en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor.
Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan… pic.twitter.com/4pxG5N4XLX
Okul-aile-rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak, bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için 2 yıl önce başlattığımız ‘Veli Randevu Sistemini’ daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında, velilerimize yönelik ‘destek ve danışma hattını’ kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize ‘Kriz Yönetimi ve Sınıf İçi Müdahale’ eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psiko-sosyal destek mekanizmalarını güçlendirecek; ‘Duygu-Değer Temelli Dijital Esenlik’ çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden; etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla, ‘Rehberlik Uyarı Sistemi’ çalışmalarını daha hassas hale getireceğiz."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) April 20, 2026
"Okul-aile-rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükümet olarak, bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız.
Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek… pic.twitter.com/1a682SfPya
"Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra; gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada ‘siber devriye faaliyetlerine’ daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür-görünmez varlığımızı yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi, yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa, tereddütsüz yapılması için, ilgili Bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) April 20, 2026
"Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır.
Güvenliğin yanı sıra; gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu… pic.twitter.com/0zyajVYYWP
"İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum. Saldırılar sadece Kahramanmaraş’ı, sadece Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkiledi, milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu. Kahramanmaraş’a düşen ateş, diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz, 4 bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz, ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, milli eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek, kimlerle irtibat halinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın, menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak, ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim; sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan:
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) April 20, 2026
"İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum. Saldırılar sadece Kahramanmaraş’ı, sadece Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkiledi, milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu.
Kahramanmaraş’a düşen ateş,… pic.twitter.com/TI5QB9kLa6
"Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak, hepimiz, ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım; ateşin düştüğü yeri yaktığını; eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında, tüm ailelerimize Yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum. Siverek’teki saldırıda yaralan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi; 2 öğretmen ile 3 öğrencimizin tedavisi halen devam ediyor; hamdolsun, yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor. Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı; 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum."
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası açıklamalarda bulundu:
— T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) April 20, 2026
"Menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz… pic.twitter.com/xqOzaGVBjo
Cumhurbaşkanı@RTErdogan, Kabine Toplantısı Sonrasında Açıklamalarda Bulundu “Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Şurası bir hakikat ki şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal işbirliğine uzanan geniş bir yelpazede bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Okul-kolluk işbirliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır.”
Cumhurbaşkanı @RTErdogan, Kabine Toplantısı Sonrasında Açıklamalarda Bulundu
— Millî Eğitim Bakanlığı (@tcmeb) April 20, 2026
“Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz… pic.twitter.com/nuqT2ShPh8
“Burada özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum: Aile, kişinin ilk okuludur. Eğitim, ailede başlar. Sosyalleşme, ailede başlar. Adabımuaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile, kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı; ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hale getiriyor. Okul-aile rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor.”
Cumhurbaşkanı @RTErdogan, Kabine Toplantısı Sonrasında Açıklamalarda Bulundu
— Millî Eğitim Bakanlığı (@tcmeb) April 20, 2026
“Burada özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum: Aile, kişinin ilk okuludur. Eğitim, ailede başlar. Sosyalleşme, ailede başlar. Adabımuaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey,… pic.twitter.com/5TaBBNOqH7
“Bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız “Veli Randevu Sistemi'ni” daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu-değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hâle getireceğiz.”
Cumhurbaşkanı @RTErdogan, Kabine Toplantısı Sonrasında Açıklamalarda Bulundu
— Millî Eğitim Bakanlığı (@tcmeb) April 20, 2026
“Bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız “Veli Randevu Sistemi'ni” daha etkin hale getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele… pic.twitter.com/Yzar8KJBGS
@Yusuf__TekinCumhurbaşkanımız Sayın@RTErdogan“Dijital dünyada içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanılması gerekmektedir. Aynı şekilde sosyal medyada yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşma girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz etmektedir. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda da ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“Dijital dünyada içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanılması gerekmektedir.
Aynı şekilde sosyal medyada yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşma girişimlerine karşı teknik… pic.twitter.com/fowNpCKGfo
“Millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız, belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz, en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“Millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız, belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı.
Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz, en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız… pic.twitter.com/UMTEb9TJGP
“RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla birlikte ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla birlikte ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.
Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet… pic.twitter.com/PjDmkpRQc7
“Okul-kolluk iş birliğinin artırılması ve yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi de bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. Aile, kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Aile; kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“Okul-kolluk iş birliğinin artırılması ve yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi de bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır.
Aile, kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar.
Aile; kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı,… pic.twitter.com/PNwv1MTEjC
“Okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal iş birliğine uzanan geniş bir yelpazede bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz etmektedir. Şiddet kültürünü besleyen unsurların teşhisinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“Okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal iş birliğine uzanan geniş bir yelpazede bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz etmektedir.… pic.twitter.com/JefX8nKOUX
“Milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülmektedir. Her nimetin maalesef bir yan tesiri olmaktadır. İnternetin, teknolojinin ve dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini bu şekilde gösterebilmektedir.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“Milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülmektedir.
Her nimetin maalesef bir yan… pic.twitter.com/h4TaPWHYKn
“Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabbim bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum. Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası da tutuklandı. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat hâlinde oldukları ve nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkarıldı.”
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan:
— Yusuf Tekin (@Yusuf__Tekin) April 20, 2026
“Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabbim bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum.
Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi… pic.twitter.com/4vOjFrMQts
Cumhurbaşkanımız Sayın@RTErdogan: “Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, terör örgütleri gibi toplumda infial uyandırmayı, tedirginlik, korku oluşturmayı da hedefliyorlar.” "Kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur."
📍Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan: “Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, terör örgütleri gibi toplumda infial uyandırmayı, tedirginlik, korku oluşturmayı da hedefliyorlar.”
— Prof. Dr. Vedat Işıkhan (@isikhanvedat) April 20, 2026
▪️"Kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı… pic.twitter.com/uLH0Njzgx4
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.
Bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var: Onların inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hal yoluna koyacağız.
Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Ekranda şiddet ve yozlaşmanın üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.
Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor.
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) April 20, 2026
Ekranda şiddet ve yozlaşmanın üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. pic.twitter.com/TVFK4wqRK9
Dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü Kabine Toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz.
Okullarımızın güvenliği meselesi, önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Önümüzde pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek, tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama vardır. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim.
Aile kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısıdır; ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Aile kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adabımuaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Yıllardır “güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum” dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur.
Kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle saldırganların ekmeğine yağ sürmüşlerdir. Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur.
Kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle saldırganların ekmeğine yağ sürmüşlerdir.
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) April 20, 2026
Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. pic.twitter.com/fJuocuAPV6
Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğü getireceğiz. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağ kullanımını sınırlayan düzenlemenin, yürürlüğe girmesiyle önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum.
Dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi halinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz. Bugünkü Kabine Toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz.
Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Ekranda şiddet ve yozlaşmanın üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız.
Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor.
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) April 20, 2026
Ekranda şiddet ve yozlaşmanın üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. pic.twitter.com/TVFK4wqRK9
Terazinin bir kefesinde özgürlük varsa diğerinde sorumluluk vardır. Mesele, bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık, inşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.
Kabine Toplantısı Sonrası Millete Sesleniş https://t.co/lnJCyfnn8S
— Recep Tayyip Erdoğan (@RTErdogan) April 20, 2026
Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 62. Toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ulaştırma ve adalet alanında güncel gelişmelerin yanı sıra, özellikle geçen hafta okullarımızda yaşanan silahlı saldırıları ele aldık. Öncelikle menfur saldırıların hayattan koparttığı sevgili yavrularımıza ve kendini öğrencilerine siper ederek şehit olan Ayla öğretmenimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Öğretmenimizin ve çocuklarımızın kederli ailelerine sabr-ı cemil diliyorum.
Millet olarak hepimiz ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize Yüce Allah’tan sabır ve metanet temenni ediyorum.
“SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA ZARARLI İÇERİK YAYAN HESAPLARLA İLGİLİ GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALDIK”
Siverek’teki saldırıda yaralanan 19 kardeşimizden 14’ü taburcu edildi, iki öğretmen ile üç öğrencimizin tedavisi hâlen devam ediyor. Hamdolsun yaralılarımızın herhangi bir hayati tehlikesi bulunmuyor.
Kahramanmaraş’taki menfur olayda ise 9 vefatımız, 21 yaralımız vardı. 15’i taburcu edildi, 3’ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabbimden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş’ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun. Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabbim bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum.
İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum. Saldırılar sadece Kahramanmaraş’ı, sadece Siverek’i değil, 86 milyonun tamamını etkiledi. Milletçe hepimizi yasa ve kedere boğdu. Kahramanmaraş’a düşen ateş, diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz dört bakanımızı hemen Kahramanmaraş’a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, millî eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek kimlerle irtibat hâlinde oldukları, nelerden etkilendikleri kısa sürede ortaya çıkartıldı. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek’teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş’taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık.
"BU TARZ CANİLER, TERÖR ÖRGÜTLERİ GİBİ TOPLUMDA İNFİAL UYANDIRMAYI HEDEFLİYOR"
Milletçe gerçekten yabancısı olduğumuz bir durumla karşı karşıyayız. Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların ülkemize de sirayet ettiği, gençlerimizi de etkisi altına aldığı görülüyor. Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum: Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyorlar. Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız, kimi siyasetçilerimiz, kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir. Kimse kusura bakmasın, ama daha olay anlaşılmadan hükûmetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken, millî ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan “olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar” diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor. Fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk Ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız? Nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur. Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak Allah’a hamdolsun bunu yapacak birikime de, iradeye de, tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum.
"OKUL-KOLLUK İŞ BİRLİĞİNİN ARTIRILMASI BU SÜREÇTE ATACAĞIMIZ ADIMLARDAN BİRİ OLACAKTIR"
Şurası bir hakikat ki, şiddet olayları asla tek boyutlu değildir. Bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal iş birliğine uzanan geniş bir yelpazede bütüncül bir stratejiyle hareket etmemiz önem arz ediyor. Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız. Bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesini birlikte ele almak zorundayız. Önümüzde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunuyor. Şu gerçeğin hepimiz farkındayız: Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken, evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal alemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler, hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini iğfal ettiği, sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor. Şunun bir defa bilinmesini isterim: Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır. Güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşmamız mühimdir. Bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerimizin kapasitesini güçlendirmeyi hedefliyoruz. İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür-görünmez varlığımızı yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin arttırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim.
"HABER BÜLTENLERİNDE FAİLİN SUÇ YÖNTEMİNİN AYRINTILI VERİLMESİ, ÇOCUKLARIMIZDA TAKLİT RİSKİNİ BÜYÜTÜYOR"
Burada özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkat çekmek istiyorum. Aile, kişinin ilk okuludur. Eğitim ailede başlar. Sosyalleşme ailede başlar. Adab-ı muaşeret kuralları ailede öğretilir. Birey, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrenir. Aile, kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mekteptir. Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hâle getiriyor. Okul-aile-rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil, diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılması önem taşıyor. Hükûmet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacağız. Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hâle getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberli, uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hâle getireceğiz.
Şiddetin tırmanmasında bir diğer etken, çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleridir. Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor. Bakınız biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten, iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil, her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkâr davranıldı. Şu tabloyla iktidarlarımız boyunca defalarca karşılaştık. Millî ve manevi değerlerimize sahip çıkan her adımımız ülkemizdeki belli kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldı. Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar bize özgürlük dersi vermeye kalktılar. Özgürlük kavramının arkasına siper alınarak hükûmetimizin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikaları adeta yaylım ateşine tutuldu. Özgürlüğün sorumluluk kavramıyla birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesinde özgürlük varsa, diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz her zaman bunu yapmaya çalıştık. İnşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz. Gençlerimizin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız.
"AİLEYİ MERKEZE ALAN YAPIMLARA DAHA FAZLA YER VERİLMELİ"
Tabii burada şunun da altını çizmekte fayda görüyorum: Reyting kaygısı, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamaz. Kuşkusuz bu konuda en büyük görev medya kuruluşlarımıza düşüyor. Şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerekiyor. Biz yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız. Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracağız. Genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceğiz. Bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken, bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceğiz. Şu bir gerçek ki, dijital dünyada bir içerik birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabiliyor. Bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabiliyor. Bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımı gerekiyor. Aynı şekilde yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınması önem arz ediyor. Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanma, bunu sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Yine önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz.
Bir diğer konu ateşli silahlar meselesidir. Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi hâlinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca, tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz.
"YÜREĞİ YARALI ANNELERİMİZ İÇİN BU SORUNU BÜYÜMEDEN HÂL YOLUNA KOYACAĞIZ"
Bugünkü kabine toplantımızda atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladık. Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onları inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları, müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl-ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hâl yoluna koyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.
Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenab-ı Allah'tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı‘nın ardından millete seslendi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi.
Kabinenin 62. toplantısını tamamladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantıda, ulaştırma ve adalet alanındaki güncel gelişmelerin yanı sıra özellikle geçen hafta okullarda yaşanan silahlı saldırıları ele aldıklarını aktardı.
Menfur saldırıların hayattan kopardığı öğrencilere ve kendini siper ederek şehit olan Ayla öğretmene Allah'tan rahmet dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öğretmenimizin ve çocuklarının kederli ailelerine sabrı cemil diliyorum. Millet olarak hepimiz, ailelerimizin hüznünü samimiyetle paylaşıyoruz. Ancak ne yaparsak yapalım, ateşin düştüğü yeri yaktığını, eşini, annesini, evladını, kardeşini yitiren vatandaşlarımızın yüreklerindeki yangının belki de hiçbir zaman sönmeyeceğini çok iyi biliyoruz. Son derece ağır bu imtihan karşısında tüm ailelerimize yüce Allah'tan sabır ve metanet temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Siverek'teki saldırıda yaralanan 19 kişiden 14'ünün taburcu edildiğini, iki öğretmen ile üç öğrencinin tedavisinin hâlen devam ettiğini, yaralıların hayati tehlikesi bulunmadığını dile getirdi.
Kahramanmaraş'taki menfur olayda ise 9 vefatın, 21 yaralının olduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "15'i taburcu edildi, 3'ü yoğun bakımda, 6 yavrumuzun tedavisi sürüyor. Rabb'imden tüm yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Kahramanmaraş'ın başı sağ olsun. Ülkemize, milletimize geçmiş olsun. Maarif ordumuza da aynı şekilde geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, Rabb'im bizlere bir daha böyle acılar yaşatmasın diyorum. İnsanlık dışı bu saldırıların faillerini bir kez daha telin ediyorum." diye konuştu.
"Çok önemli bulgulara ulaşıldı"
Saldırıların sadece Kahramanmaraş'ı, Siverek'i değil, 86 milyonun tamamını etkilediğini, tüm milleti yas ve kedere boğduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kahramanmaraş'a düşen ateş diğer 80 vilayetimizin de kalbine düştü. Grup toplantımızdan sonra saldırı haberini alır almaz dört bakanımızı hemen Kahramanmaraş'a gönderdik. Kabine üyelerimiz, genel başkan yardımcılarımız ve milletvekillerimiz ilk andan itibaren ailelerimizin yanında oldu. Bir yandan yaralılarımıza acil müdahaleler yapılırken, diğer yandan yargı, emniyet, millî eğitim, siber güvenlik ve istihbarat birimlerimiz çalışmalarını başlattılar. Hiçbir ihtimal dışlanmadan, saldırılar tüm yönleriyle araştırılıyor. Her iki saldırganın dijital ayak izleri takip edilerek, kimlerle irtibat hâlinde oldukları, nelerden etkilendikleri detaylıca inceleniyor. Detaylı incelemeler neticesinde çok önemli bulgulara ulaşıldı. Siverek'teki saldırıyla ilgili 8 kişi tutuklanırken, Maraş'taki saldırganın menfur eyleminde kullandığı silahların sahibi olan babası tutuklandı. Cumhurbaşkanı olarak ben de ilk andan itibaren süreci bizzat ve yakinen takip ettim. Sonraki süreçleri de yakından takip etmeyi sürdüreceğim. Sosyal medya ve dijital iletişim platformlarında yalan, manipülatif ve zararlı içerik yayan hesaplarla ilgili de gerekli önlemleri aldık."
"Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yabancısı olunan bir durumla karşı karşıya olunduğunu söyledi.
Dijitalleşmenin ve küreselleşmenin sebep olduğu sıkıntıların Türkiye'ye de sirayet ettiğinin, gençleri de etkisi altına aldığının görüldüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Her nimetin maalesef bir yan tesiri oluyor. İnternetin, teknolojinin, dünya ile bütünleşmenin yan tesirleri de kimi zaman kendini böylece gösterebiliyor. Şuraya özellikle dikkatlerinizi çekiyorum. Amerika Birleşik Devletleri'nde gerçekleştirilenler başta olmak üzere, dünyadaki benzer saldırılara baktığımızda faillerin amaçlarından birinin toplumu terörize etmek olduğunu görüyoruz. Bu tarz caniler, sadece masumların kanını dökmeyi değil, bunu yaparak tıpkı terör örgütleri gibi aynı zamanda toplumda infial uyandırmayı, endişe, tedirginlik, korku ve huzursuzluk oluşturmayı da hedefliyor."
"Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz"
"Üzülerek ifade etmek isterim ki bu süreçte kimi medya organlarımız kimi siyasetçilerimiz kimi örgütlerimiz pedagojik açıdan sorunlu beyanatları ve yayın çizgileriyle bilerek veya bilmeden saldırganların amacına hizmet etmiş, faillerin ekmeğine adeta yağ sürmüşlerdir." ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Kimse kusura bakmasın. Ama daha olay anlaşılmadan hükûmetimize karşı bir kampanya başlatılmasının hangi haklı gerekçesi olabilir? Henüz hiçbir şey belli değilken, millî ve manevi değerlerimize bağlı gençler yetiştirmeye çalışan sivil toplum kuruluşları niçin hedef tahtasına konur? Daha, vahşice öldürülen yavrularımızın cenazesi bile kalkmadan 'olayı 14 yaşındaki çocuğa yıkacaklar' diyerek niyet okuyuculuğuna girişmek hangi vicdana, hangi ahlaka sığar? Milletçe yüreğimiz yanıyor fakat üzülerek gördük ki ana muhalefetin kimi aktörlerinin aklına ilk ramazan etkinliklerini eleştirmek geliyor. Sanki böyle bir fırsatı kolluyormuş gibi sorumsuzca açıklamalar yapmak geliyor. Nedir bu telaşınız, nedir bu aceleniz? Böyle bir acı üzerinden milleti tahrik etmek, öğrencilerimiz arasında korku ve endişe yaymak, en hafif tabiriyle sorumsuzluktur. Hangi sebeple olursa olsun, kimsenin öğretmenlerimizi, öğrencilerimizi ve ailelerimizi tedirgin etmeye hakkı yoktur.
Saldırıyı tüm boyutlarıyla doğru analiz ettikten sonra infiale kapılmadan, sağduyumuzu ve soğukkanlılığımızı yitirmeden, ortak aklın ve pedagojinin rehberliğinde hep beraber meselenin üzerine gitmemiz gerekiyor. Nice zorluğun üstesinden gelmiş bir millet olarak, Allah'a hamdolsun bunu yapacak birikime de iradeye de tecrübeye de ziyadesiyle sahibiz. Vatandaşlarımdan, gerilim tuzağına düşmemelerini, serinkanlılıktan ödün vermemelerini bir kez daha istirham ediyorum."
Şiddet olaylarının asla tek boyutlu olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu doğrultuda okul ikliminden aile dinamiklerine, dijital medya mecralarından farkındalık çalışmalarına, caydırıcılığın güçlendirilmesinden kurumsal iş birliğine uzanan geniş bir yelpazede, bütüncül bir stratejiyle hareket edilmesinin önem taşıdığını söyledi.
"Şiddet kültürünü besleyen mikropların teşhisinde ne kadar isabetli olursak, tedavi sürecinde de o derece başarı sağlarız." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için aile yapısı, sosyal çevre, okul ortamı, dijital maruziyet, medya içerikleri ve kurumsal müdahale kapasitesinin birlikte ele alınması gerektiğini dile getirdi.
Önlerinde okulların adeta kışlaya ve karakola çevrilmesi, buna benzer pedagojik açıdan problemli, okulların asli karakterine zarar verecek tekil bir adımla çözülemeyecek kadar çok katmanlı bir sınama bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Şu gerçeğin hepimiz farkındayız. Dünya artık eski dünya değil. Biz anne babalar olarak evin bir odasında sohbet ederken veya televizyon seyrederken evin diğer odalarındaki çocuklarımızın sanal âlemdeki dijital arkadaşlarıyla tesis ettiği ilişkinin mahiyetinden haberdar değiliz. Öyle ki bugün çocuklarımızın çoğunun anne babasıyla geçirdiği zaman maalesef dijital dünyadaki ekran sürelerinden daha az. Dijital arkadaşlar, dijital öğretmenler, hatta dijital ebeveynler evlatlarımızın hayatlarına, evlatlarımızın karakter gelişimine daha fazla etki ediyor. Özellikle bazı dijital paylaşım uygulamalarının çocuklarımızın zihinlerini iğfal ettiği, sosyal medya platformlarının amiyane tabirle kanalizasyona dönüştüğü bir dönemi yaşıyoruz. İnternetin denetimsiz ve sınırsız dünyasına, algoritmaların manipülasyon gücünü de eklediğimizde karşımıza karmaşık bir sorun çıkıyor."
"Sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hâle getiriyor"
"Okullarımızın güvenliği meselesi önceliklerimizin en başındadır. Burada en küçük bir taviz söz konusu değildir ve olmayacaktır." ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenliğin yanı sıra gelişim psikolojisi, sosyal politika, ailenin rolü ve eğitim boyutlarıyla da bu meseleye yaklaşılmasının mühim olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu noktada siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermeyi, siber birimlerinin kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediklerini belirterek, "İnternetin karanlık dehlizlerinde görünür görünmez varlığımızı yapay zekâdan da istifade ederek daha da güçlendireceğiz. Okul-kolluk iş birliğinin artırılması, yeni çalışma modellerinin geliştirilmesi yine bu süreçte atacağımız adımlardan biri olacaktır. İhtiyaç duyulan ne varsa tereddütsüz yapılması için ilgili bakanlarımıza bugün gerekli talimatları verdim." diye konuştu.
Özellikle aileye, ailenin özel konumuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, ailenin kişinin ilk okulu olduğunu, eğitimin ve sosyalleşmenin ailede başladığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, adabımuaşeret kurallarının ailede öğretildiğini, bireyin, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı önce ailede öğrendiğini dile getirdi.
Ailenin kültürün, millî ve manevi değerlerin taşıyıcısı, ahlakın, şefkatin, diğer canlılara merhamet ve empatiyle yaklaşmanın öğretildiği ilk mektep olduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yıllardır güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum dememizin, artan saldırılar karşısında aileyi korumaya çalışmamızın sebebi işte budur. Son olaylarda olduğu gibi aile içi iletişimin zayıflaması, sınır koyma ve disiplinin kaybolması çocukları tehditlere karşı kırılgan hâle getiriyor." dedi.
"Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendireceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul, aile, rehberlik hattının yalnızca kriz anlarında değil diğer zamanlarda da etkili şekilde kullanılmasının önem taşıdığını belirtti.
Hükûmet olarak bu doğrultuda bazı ilave adımlar atacaklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Okul ve veli arasındaki iletişimi güçlendirmek için iki yıl önce başlattığımız veli randevu sistemini daha etkin hâle getireceğiz. Dijital bağımlılıkla mücadele kapsamında velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alacağız. Öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi ve sınıf içi müdahale eğitimleri vereceğiz. Öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını güçlendirecek, duygu, değer temelli dijital esenlik çalışmalarını yaygınlaştıracağız. Riskleri erkenden fark eden, etkili bir şekilde müdahale eden bir yapıyla rehberlik, uyarı sistemi çalışmalarını daha hassas hâle getireceğiz."
"Yapımlarda faillerin güçlü hatta saygın biri olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor"
Şiddetin tırmanmasında bir diğer etkenin çocuklar üzerinde olumsuz etki uyandıran diziler, filmler, haber sunumları ve popüler kültür ürünleri olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Özellikle suç ve şiddet temalı yapımlarda faillerin güçlü, etkileyici, cezadan muaf, hatta saygın bir kişi olarak gösterilmesi gençlerimizin gerçeklikle bağını zedeliyor. Benzer şekilde haber bültenlerinde failin suç işlerken kullandığı yöntemin ayrıntılı biçimde verilmesi, son olaylarda olduğu gibi saldırı görüntülerinin tekrar tekrar servis edilmesi çocuklarımız için taklit riskini büyütüyor.
Biz tarihimiz boyunca şefkatli, merhametli, insan ilişkilerinde dayanışmayı yücelten, iyiliksever, hamiyetperver bir millet olduk. Milletimizin yüce gönüllülüğünden sadece insanlar değil her türlü canlı da istifade etti. Lakin son yıllarda popüler kültürün de etkisiyle kurucu kodlarımıza sahip çıkma noktasında biraz özensiz ve ihmalkâr davranıldı."
Millî ve manevi değerlere sahip çıkan her adımlarının bazı kesimler tarafından hayat tarzına müdahale olarak yansıtıldığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle küresel bir despotizme dönüşen LGBT akımlarıyla mücadelemiz en acımasız eleştirilere maruz kaldığımız konulardan biri oldu. Biz, bu musibetin önünü kesmeye çalıştıkça, birileri de ellerine geçirdikleri her fırsatı cinsiyetsizleştirme akımlarının önünü açmak için kullandı. Köşelerinden o malum yazarlar, bize özgürlük dersi vermeye kalktılar." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, özgürlük kavramının arkasına siper alınarak, hükûmetin nesilleri, aileyi, toplumu korumaya dönük politikalarının adeta yaylım ateşine tutulduğunu dile getirerek, "Özgürlüğün sorumluluk kavramı ile birlikte geldiği, sorumluluk olmadan özgürlüğün de olmayacağı bu çevreler tarafından ısrarla gözden kaçırıldı. Oysa terazinin bir kefesinde özgürlük varsa, diğerinde sorumluluk vardır. Mesele bu ikisi arasında altın oranı yakalayabilmektir. Biz, her zaman bunu yapmaya çalıştık, inşallah bundan sonra da bu çizgide yolumuza devam edeceğiz. Gençlerin ruh ve beden sağlığı söz konusu olduğunda, kuru gürültüye pabuç bırakmayacağız." diye konuştu.
Reyting kaygısının, şiddet kültürünü yaygınlaştırmanın mazereti olamayacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda en büyük görevin medya kuruluşlarına düştüğüne işaret etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şiddeti özendiren, çarpık ilişkileri meşrulaştıran, kötülüğü sıradanlaştıran yapımlardan ziyade, aileyi merkeze alan, iyiliği, merhameti, şefkati teşvik eden yapımlara ekranlarda daha fazla yer verilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Biz, yaşanan bazı kötü tecrübelere rağmen iyiliği hayatının merkezine yerleştirmiş bir milletiz. İçimizi karartan manzaralara rağmen, Şehit Ayla öğretmenimiz gibi nice güzel insanımız bu milletin mayasında ne olduğunu bizlere hatırlatıyor. RTÜK başta olmak üzere ilgili kurumlarımızla özellikle ekranda şiddet ve yozlaşma meselesinin üzerine daha tavizsiz gitmekte kararlıyız." dedi.
"Kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğü getireceğiz"
Farklı alanlarda üretilen verileri birleştirecek, erken uyarı mekanizmalarını güçlendirecek ve şiddet olayı henüz gerçekleşmeden önce müdahale edilmesini sağlayacak sistematik bir yapı kuracaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, genelleyici ve tek tip çözümlerden ziyade yerel, bölgesel ve vaka bazlı analizlere dayalı bir politika seti üreteceklerini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı bölgelerde aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi için yeni düzenlemeler yaparken, bazı alanlarda ise dijital içerik takibinin daha sıkı yapılmasını temin edeceklerini söyledi.
Dijital dünyada bir içeriğin birkaç dakika içinde çok geniş kitlelere ulaşabildiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu içeriklerin kaldırılması, erişime kapatılması veya yeniden dolaşıma girmesinin engellenmesinde bazen geç kalınabildiğini, bu gecikmelerin önüne geçilmesi için içerik takibinde tek tek kaldırma mantığıyla değil, hızlı filtreleme araçlarının kullanımının gerektiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaş doğrulama, kimlik temelli denetim ve VPN ile aşama girişimlerine karşı teknik önlemlerin devreye alınmasının önem arz ettiğini vurgulayarak, "Meclisimizde görüşmeleri devam eden 15 yaş altı çocuklara sosyal ağı kullanma, bunu sınırlayan düzeltmenin yürürlüğe girmesiyle birlikte çok önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyorum. Önümüzdeki dönemde sosyal ağ platformlarında kimlik doğrulama ve bilgi paylaşma yükümlülüğünü getireceğiz." dedi.
Ateşli silahlar konusuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:
"Zaten bir süredir bu sorunun üzerinde kararlılıkla gidiyorduk. Şimdi mevcut yapılanlara ek olarak dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ateşli silah sahiplerine, özellikle silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi hâlinde verilecek cezayı artıracağız. Silah sahipliğinin sınırlandırılması konusunda ilave hukuki düzenlemeleri devreye alacağız. Ayrıca tüm bu alanlarda kapsamlı bir politika belgesini ve eylem planını hayata geçireceğiz."
"Etkin ve caydırıcı önlemleri kararlılıkla hayata geçireceğiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü Kabine toplantısında atılacak adımları acil, kısa, orta ve uzun vadeli olarak detaylıca planladıklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Devlet olarak bu alanların her birinde yeni, uygulanabilir, etkin ve caydırıcı önlemleri inşallah kararlılıkla hayata geçireceğiz. Bizim, bu ülkenin tüm çocuklarına bir sözümüz var. Onların inşallah vatandaşı olmaktan gurur duyacakları müreffeh, huzurlu, itibarlı, kalkınmış, güvenli bir ülkede yaşamalarını temin edeceğiz. Yüreği yaralı annelerimiz için, bu ülkenin gözleri ışıl ışıl, umutla parlayan çocukları için inşallah bu sorunu büyümeden hâl yoluna koyacağız. Siverekli ve Maraşlı kardeşlerime geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yavrularımızın ve öğretmenimizin kederli ailelerine Cenabıallah'tan tekrar sabır ve başsağlığı diliyorum."












