2025-2026 eğitim-öğretim yılı ikinci ara tatili 16 Mart tarihinde başlayacaktır. Bu süreçte ara tatillerin kaldırılması konusu kamuoyunda sıkça tartışılmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı ara tatillerin kaldırılabileceğine dair sinyaller verirken, eğitim camiasında farklı görüşler dile getirilmektedir.
Türk Eğitim Sen Genel Merkezi de gündemin nabzını tutarak, öğretmenlerin “birer haftalık ara tatiller” üzerine görüşlerini belirlemek amacıyla bir kamuoyu araştırması gerçekleştirdi. Türkiye genelinde yürütülen araştırmaya toplam 2.748 kişi katıldı.
Ara tatil ile ilgili görüşler
“Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır?” sorusuna “Hayır” yanıtını verenler %80,5 oranında açık bir çoğunluk oluştururken, ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünenlerin oranı %19,5 ile sınırlı kalmaktadır.
Bu bulgu, birer haftalık ara tatillerin katılımcıların önemli bir bölümü tarafından gerekli ve işlevsel olarak değerlendirildiğini ve mevcut uygulamanın genel olarak benimsendiğini göstermektedir.
Kademelere göre ara tatil ile ilgili görüşler
Anaokulu/anasınıfında görev yapanların %82,9’u ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkarken, %17,1’i kaldırılması gerektiğini düşünmektedir. İlkokul kademesinde de benzer bir tablo söz konusudur; katılımcıların %81,3’ü “Hayır”, %18,7’si “Evet” yanıtını vermiştir.
Ortaokulda görev yapanların %83’ü ara tatillerin kaldırılmasına karşı görüş bildirirken, %17’si kaldırılmasını savunmaktadır. Bu üç kademede “Evet” diyenlerin oranları birbirine oldukça yakındır.
Lise kademesinde ise dikkat çekici bir farklılık ortaya çıkmaktadır. Lisede görev yapan katılımcıların %24,6’sı ara tatillerin kaldırılması gerektiğini düşünmekte, %75,4’ü ise kaldırılmasına karşı çıkmaktadır. Bu oran, diğer kademelere kıyasla ara tatillerin kaldırılmasını savunanların en yüksek olduğu grubun lise öğretmenleri olduğunu göstermektedir. Nitekim ara tatillerin kaldırılmasını isteyenlerin %33,7’sinin lise öğretmenlerinden oluşması bu durumu desteklemektedir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, her ne kadar eğitim kademelerine göre görüşlerin dağılımı istatistiksel olarak anlamlı biçimde farklılaşsa da tüm kademelerde baskın görüş, ara tatillerin kaldırılmaması yönündedir. Lise kademesinde kaldırılmasını isteyenlerin oranının diğer kademelere kıyasla biraz daha yüksek seyretmesi ise, lise düzeyinde sınav ve akademik takvim baskısının, müfredat yetiştirme kaygısının ve öğretim sürecindeki yoğunluğun ara tatil algısını daha eleştirel yönde etkileyebileceğini düşündürmektedir.
“Ara tatiller kaldırılmamalıdır” diyenlerin cevaplarında ortaya koydukları gerekçeler
Araştırmada “Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır?” sorusuna “Hayır” yanıtı veren katılımcıların gerekçeleri incelendiğinde, en yüksek düzeyde dile getirilen gerekçe, “Psikolojik iyi oluş halinin artması ve stresin azalması”dır. Bu ifade %18,4 oranında belirtilmiş olup, “Hayır” diyen katılımcıların %82,5’i tarafından paylaşılmıştır. Bu bulgu, ara tatillerin özellikle psikolojik ve duygusal iyilik hali açısından önemli bir işlev gördüğünü ortaya koymaktadır.
Bunu sırasıyla “Ailelerin birlikte zaman geçirmesini sağlıyor” (%16,7), “Öğretmenlerin derse hazırlık sürecini olumlu etkiliyor” (%16,5) ve “Öğrencilerin öğrenme isteği, dikkati ve okula yönelik motivasyonunu artırıyor” (%16,2) gerekçeleri izlemektedir. Bu nedenler, ara tatillerin hem öğrenci, hem aile, hem de öğretmen boyutunda çok yönlü olumlu etkiler yarattığına işaret etmektedir. Ayrıca “Sosyal faaliyetlere yeterli zaman ayrılıyor” (%15,5) ve “Okul dışı etkinliklerin öğrenme sürecini desteklemesi” (%13,9) gerekçeleri de yüksek oranlarla dile getirilmiştir. “Diğer” nedenler ise %2,8 ile sınırlı kalmıştır.
“Diğer” seçeneğinde geçerli yanıtlar incelendiğinde, en baskın kategori “Dinlenme, motivasyon ve sosyal zaman yaratımı” olmuştur. Bu gerekçe “Diğer” seçeneğini işaretleyenlerin %72,5’ini oluşturarak açık ara öne çıkmıştır. Bu bulgu, standart seçenekler dışında kalan görüşlerin dahi ağırlıklı olarak psikolojik rahatlama ve sosyal ihtiyaçlar etrafında toplandığını göstermektedir. Bunu “Ara tatilin etkin planlanması” gerekçesi izlemekte olup, %12 oranında ifade edilmiştir. “Öğrencinin akademik bilgiyi pekiştirme imkânı” kategorisi %7 ile daha sınırlı bir paya sahiptir.
Genel olarak değerlendirildiğinde, ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkan katılımcıların gerekçelerinin büyük ölçüde psikolojik iyilik hali, öğrenme motivasyonu, aile içi etkileşim ve eğitsel hazırlık süreçleri etrafında yoğunlaştığı; ara tatillerin yalnızca bir dinlenme arası değil, aynı zamanda eğitim sürecini destekleyici bir unsur olarak görüldüğü anlaşılmaktadır.
Araştırmada “Birer haftalık ara tatiller kaldırılmalı mıdır?” sorusuna “Evet” yanıtı veren katılımcıların bu görüşlerinin gerekçeleri incelendiğinde, katılımcıların en fazla belirttiği nedenler arasında “Tatil sonrası öğrencilerde motivasyonun azalmasına neden oluyor” ve “Okula dönüş sürecinde uyum sağlamada zorluklar oluyor” ifadeleri öne çıkmaktadır. Her iki gerekçe ara tatiller kaldırılmalıdır diyenlerin %23,4’ünü oluşturmaktadır.Bu durum, ara tatillerin özellikle öğrencilerin psikolojik ve davranışsal uyumu üzerinden eleştirildiğini göstermektedir. Bunu “Öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor, akademik verimliliği düşürüyor” (%20,2)gerekçesi izlemektedir. Daha düşük oranlarda olmakla birlikte, “Eğitim yılı uzuyor” (%11,4) ve “Öğretmenlerin ders planlamaları olumsuz yönde etkileniyor” (%11,3) ifadeleri de dikkat çeken gerekçeler arasındadır. Öte yandan “Velilerin çalışma hayatını olumsuz etkiliyor” gerekçesi %9,1 oranında dile getirilmiş, “Diğer” nedenler ise oldukça sınırlı bir paya (%1,2) sahiptir.
Demografik veriler
Araştırmaya katılanların %62,7’sini kadınlar, %37,3’ünü ise erkekler oluşturdu. Evli katılımcılar %73,8’lik bir oran oluştururken, bekâr katılımcılar %26,2 oranında kalmaktadır. Katılımcıların önemli bir bölümünün uzun süreli iş deneyimine sahip olduğu görülmektedir. 21 yıl ve üzeri hizmet süresine sahip olanlar %27,4 ile en yüksek oranı oluştururken, bunu 15-20 yıl arası hizmet süresine sahip olanlar %19,8 ve 11-15 yıl arası hizmet süresine sahip olanlar %18, 6-10 yıl arası hizmet süresine sahip olanlar %17,4, 1-5 yıl süresine sahip olanlar %14,4, 1 yıldan az hizmet süresine sahip olanlar ise %3’tür.
İlkokulda görev yapanlar %28,4 ile en yüksek oranı oluştururken, bunu lisede görev yapanlar %26,8 ve ortaokulda görev yapanlar %24,7 izlemektedir. Anaokulu/anasınıfında görev yapanların oranı ise %20,1 ile diğer kademelere kıyasla daha düşüktür. Kadrolu öğretmenler %86,6 oranında açık ara en büyük grubu oluştururken, ücretli öğretmenler %7,6 ve sözleşmeli öğretmenler %5,8 ile daha sınırlı bir paya sahiptir.
Anket sonuçlarını değerlendiren Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, şunları kaydetti:
“Milli Eğitim Bakanlığı birer haftalık ara tatillerin kaldırılması konusunu gündemine almıştır. Konuya ilişkin en sağlıklı değerlendirmenin öğretmenler tarafından yapılacağı açıktır; zira öğretmenler eğitim sahasının doğrudan ve yansıtıcı unsurudur.
Türk Eğitim-Sen olarak bu çerçevede yüz yüze bir anket çalışması düzenleyerek, öğretmenlerin ara tatillere yönelik bakış açısını tespit ettik.
Buna göre raporun en dikkat çekici sonucu, öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ara tatillerin kaldırılmasına karşı olmasıdır. “Ara tatiller kaldırılmalı mı?” sorusuna verilen yanıtlarda “Hayır” diyenlerin %80,5 oranında açık ara önde olduğu, “Evet” diyenlerin ise sınırlı kaldığı görülmektedir. Bu durum, ara tatillerin öğretmenler tarafından yalnızca bir dinlenme arası değil; eğitim sürecini destekleyen, öğretmen ve öğrencinin yeniden toparlanmasını sağlayan bir ara dönem olarak değerlendirildiğini göstermektedir.
Gerekçeler incelendiğinde, kaldırılmasını isteyenler tatil sonrası motivasyon düşüşü ve uyum sorunlarını vurgularken; ara tatillerin kaldırılmasına karşı çıkanların gerekçeleri daha çok öğrencinin ve öğretmenin psikolojik olarak rahatlaması, stresin azalması, öğrenme motivasyonunun yeniden yükselmesi, aile içi etkileşimin artması ve öğretmenin derslere hazırlık sürecinin daha sağlıklı yürütülmesi etrafında yoğunlaşmaktadır.
Bu tablo, ara tatilin yalnızca “dinlenme” değil; öğrenci-öğretmen-aile üçgeninde eğitim sürecini yeniden düzenleyen ve sürdürülebilir kılan bir denge aralığı olarak görüldüğünü göstermektedir. Özellikle psikolojik iyilik hali vurgusu, son yıllarda eğitim ortamlarında sıkça tartışılan tükenmişlik, kaygı, davranış problemleri ve iş yükü gibi başlıklarda ara tatilin dolaylı bir destek işlevi üstlendiğini düşündürmektedir.
Genel olarak rapor, geniş katılımlı yapısıyla sahadan güçlü bir geri bildirim sunmakta; karar süreçlerinde öğretmen görüşlerinin ve kademeler arası farklılıkların dikkate alınmasının önemini ortaya koymaktadır. Bu nedenle raporun ortaya koyduğu tablo, karar süreçlerinde öğretmenlerin geniş çoğunluğunun eğilimlerini dikkate alan ve ara tatilin niteliğini artırmaya dönük tamamlayıcı adımları önceleyen bir yaklaşımın daha gerçekçi ve uygulanabilir olacağına işaret etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sahadan yansıyan bu güçlü sese kulak vermesini; eğitim politikalarını belirlerken öğretmenlerin görüş ve değerlendirmelerini esas almasını bekliyor ve talep ediyoruz.”
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Ara tatil raporumuz için tıklayınız










