Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği (UAESEB) işbirliğiyle Kerkük’lü meslektaşlarımız için düzenlediğimiz “Sosyo Kültürel Aidiyet ve Kapsayıcı Rehberlik Eğitimi” programı için Ankara’ya gelen öğretmenlerimizle UAESEB merkezinde biraraya geldik. Türkmeneli’ndeki milli varlığımızın korunması ve Türkçemizin yaşatılması hedefinde eğitimin ve öğretmenlerimizin çok büyük bir misyonu vardır. Soydaş meslektaşlarıma teşekkür ediyor, vazifelerinde başarılar diliyorum.
Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği (UAESEB) işbirliğiyle Kerkük’ten gelen meslektaşlarımıza yönelik düzenlediğimiz “Sosyo Kültürel Aidiyet ve Kapsayıcı Rehberlik Eğitimi” programı tamamlandı. Programın sertifika törenini konfederasyonumuz konferans salonunda gerçekleştirdik. Soydaş meslektaşlarıma başarılar diliyorum. Irak Türklüğünün daha kudretli ve müreffeh geleceği, hiç şüphesiz, öğretmenlerimizin ihlaslı gayretleriyle inşa edilecektir. Sertifika törenimize iştirak eden MHP Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekilimiz Sayın@ilyastopsakalve tüm davetlilerimize çok teşekkür ediyorum.
O topraklarda Türkçemizi yaşatan, millî şuurumuzu diri tutan kıymetli öğretmenlerimizin gayreti, Türk dünyasının geleceğine sunulmuş büyük bir hizmettir. Çünkü dilin yaşadığı yerde milletin hafızası, hafızanın yaşadığı yerde istikbalin iradesi vardır.
Konfederasyonumuza bağlı Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği koordinasyonunda, Türk Eğitim-Sen, Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi iş birliği ile Ankara’da ikincisi düzenlenen Türkmeneli Esas Okulları’nda görev yapan öğretmenlerimize yönelik Sosyo-Kültürel Aidiyet, Aile Katılımı ve Kapsayıcı Rehberlik Eğitimi Sertifika Programına katıldık. İçinde bulunduğumuz Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu çerçevesinde Türk dünyasının gelecekte daha güçlü bir birlik ve dayanışma içerisinde olmasının en sağlam yolunun eğitimden geçtiğine inanıyoruz. Bu çerçevede, Türkmeneli’nde bulunan okullarda görev yapan 27 öğretmenimize sertifikalarını takdim ederken Türkçemizi, kültürümüzü, tarihimizi ve ortak değerlerimizi oradaki öğrencilerimize aktaran kıymetli öğretmenlerimize gönülden teşekkür ediyorum. Bu vesileyle; bizleri Türkmeneli coğrafyasının kıymetli öğretmenleriyle buluşturan Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği Genel Başkanı Talip Geylan başta olmak üzere programda emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunuyorum.
Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği (UAESEB) öncülüğünde, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ve Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliği’nin paydaşlığında düzenlenen “Türkmeneli Esas Okullarında Görev Yapan Öğretmenlere Yönelik Sosyo-Kültürel Aidiyet, Aile Katılımı ve Kapsayıcı Rehberlik Eğitimi Sertifika Programı” 09.10.2026 tarihinde Türkiye Kamu-Sen Genel Merkezinde gerçekleştirildi. Programa, Genel Başkanımız Talip Geylan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı sendikaların Genel Başkanları, Türk Eğitim-Sen Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Irak Türkmen Cephesi (ITC) Türkiye Temsilcisi Kutluhan Yayçılı, Türkmeneli Ülkü Ocakları Başkanı Murat İmadeddin Türkmen, Irak Türkleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Necmettin Canabaz da hazır bulundu.
Türkmeneli’ne sahip çıkmak, ortak geleceğimize sahip çıkmaktır
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği Genel Başkanı Talip Geylan, Sosyo-Kültürel Aidiyet, Aile Katılımı ve Kapsayıcı Rehberlik Eğitimi II. Programı kapsamında düzenlenen törende açılış konuşmasını yaptı. Türkmeneli’nin tarihî, kültürel ve millî önemine dikkat çeken Geylan, Türkçenin yaşatılması, Türkmen çocuklarının kültürel aidiyetlerinin güçlendirilmesi ve öğretmenlerin mesleki gelişiminin desteklenmesinin ortak sorumluluk olduğunu vurguladı.
Türkmeneli’nin yalnızca bir coğrafyanın adı olmadığını belirten Geylan, “Türkmeneli bizim için tarihimizin hatırası, kültürümüzün hazinesi, dilimizin kalesi ve kardeşliğimizin nişanesidir. Kerkük’te bir annenin çocuğuna söylediği Türkçe ninni, bir öğretmenin öğrettiği ilk kelime ve bir şairin hoyratında yaşattığı hasret, ortak hafızamızın parçalarıdır. Anadolu’da söylenen türküyle Kerkük’te yükselen hoyrat aynı gönle dokunur. Bu nedenle Türkmeneli’ni Türkiye Cumhuriyeti’nden ve Türk dünyasından tarihî, kültürel ve manevi bakımdan ayrı düşünmedik, düşünmüyoruz ve düşünmeyeceğiz.” dedi.
Türkmeneli’nin Türk kültür ve medeniyetinin önemli merkezlerinden biri olduğunu ifade eden Geylan, Irak Türkmenlerinin kimliklerini, dillerini ve kültürlerini korumak uğruna ağır bedeller ödediğini kaydetti. Kerkük ve Altunköprü katliamlarının Türkmenlerin hafızasında derin izler bıraktığını belirten Geylan, Türkmeneli şehitlerini rahmet ve minnetle andı.
Geylan, “Bir milletin fertlerini susturabilirsiniz ancak onun hafızasını, diline ve kültürüne duyduğu sevgiyi yok edemezsiniz. Türkmeneli’ne duyduğumuz sevgiyi yalnızca sözlerle değil; eğitimle, kültürle, bilimle ve kalıcı eserlerle göstermeliyiz. Çünkü kardeşlik, aynı geçmişi paylaşmak kadar ortak geleceğe sahip çıkmaktır.” ifadelerini kullandı.
Türkçe, millî hafızamızın ve geleceğimizin teminatıdır
Türkçenin yaşatılmasının millî kültürün korunması açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Geylan, dilin yalnızca bir iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda milletin hafızasını ve kültürel birikimini geleceğe taşıyan temel unsur olduğunu belirtti.
Geylan, “Türkçeyi yaşatmak; türkülerimizi, destanlarımızı, geleneklerimizi ve tarihî mirasımızı yaşatmaktır. Bir dil evde konuşulursa yaşar, okulda öğretilirse güçlenir, bilimde ve kültürde kullanılırsa geleceğe taşınır. Bir milletin en güçlü kalesi, dilini yaşatan ailesi ve kültürünü öğreten okuludur.” diye konuştu.
Türk Eğitim-Sen’in sendikal faaliyetlerini yalnızca özlük hakları mücadelesiyle sınırlı görmediğini ifade eden Geylan, Türkçenin gelişmesini, millî kültürün korunmasını ve Türk dünyasında eğitim iş birliğinin güçlendirilmesini tarihî bir sorumluluk olarak değerlendirdiklerini söyledi.
Türkmeneli’nde eğitim ve kültür çalışmaları sürüyor
Türk Eğitim-Sen ve Uluslararası Avrasya Eğitim Sendikaları Birliği olarak Türkmeneli’nde yürütülen çalışmalara değinen Geylan, Irak Türkmen gençlerinin Türkçeyi daha yetkin kullanabilmeleri ve Türkiye’deki yükseköğretim imkânlarından yararlanabilmeleri amacıyla Türkçe yeterlilik eğitimleri ve C1 sertifika programları düzenlediklerini belirtti. Türkiye’de ve Kerkük’te gerçekleştirilen faaliyetlerle yüzlerce Türkmen gencinin eğitim hayatına katkı sunulduğunu kaydeden Geylan, çocukların Türkmen kimliğinin tarihî ve kültürel değerlerini tanımaları amacıyla bir boyama kitabı da hazırladıklarını ifade etti.
Çalışmaların öğretmenlere yönelik mesleki gelişim faaliyetleriyle sürdürüldüğünü belirten Geylan, “Bugün de Sosyo-Kültürel Aidiyet, Aile Katılımı ve Kapsayıcı Rehberlik Eğitimi II. Programı ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Türkmeneli Esas Okullarındaki öğretmenlerimizin mesleki yeterliliklerini geliştirmeyi, velilerimizin eğitim süreçlerine katılımını artırmayı, çocuklarımızın kültürel aidiyetlerini güçlendirmeyi ve Türkçenin eğitim dili olarak varlığını desteklemeyi amaçlıyoruz.” dedi.
Öğretmenlerin Türkmeneli’nin geleceğinde önemli bir sorumluluk üstlendiğini vurgulayan Geylan, “Öğretmenlerimiz Türkmeneli’nin kültür elçileri, Türkçenin gönüllü muhafızları ve geleceğimizin mimarlarıdır. Sınıflarında yalnızca bilgi değil; kimlik, aidiyet, kardeşlik ve sorumluluk bilinci de kazandırıyorlar. Öğretmenlerimizin emeği ve fedakârlığı her türlü takdirin üzerindedir.” ifadelerini kullandı.
Türkmeneli yalnız değildir
Türkmeneli’ndeki çocukların kendi dillerinde nitelikli eğitim alabilecekleri, kültürlerini özgürce yaşatabilecekleri ve huzur içerisinde büyüyebilecekleri bir gelecek istediklerini belirten Geylan, Irak Türkmenlerinin Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi.
Geylan, “Türkmeneli yalnız değildir. Irak Türkmenleri sahipsiz değildir. Türkmeneli, Türk dünyasının önemli merkezlerinden, Türk kültür ve medeniyetinin asli unsurlarından biridir. Bizim arzumuz, Türkmeneli’nde her çocuğun ana dilinde nitelikli eğitim alabildiği, kültürünü özgürce yaşatabildiği, huzur ve güven içerisinde büyüyebildiği bir gelecektir.” dedi.
Programın gerçekleştirilmesine katkı sunan Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesine, Türkmeneli Öğrenci ve Gençler Birliğine, akademisyenlere, öğretmenlere ve ilgili kurumlara teşekkür eden Geylan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Biz Türkmeneli’ni dün sevmedik ki bugün unutalım. Biz Kerkük’ü bugün tanımadık ki yarın yabancı sayalım. Bugün bir eğitim programını tamamlıyoruz ancak Türkmeneli’ne karşı sorumluluğumuz devam ediyor. Türkmeneli var olsun, Türkçemiz yaşasın, kültürümüz yaşasın, kardeşliğimiz ebediyen daim olsun!”
Önder Kahveci: Türkiye Kamu-Sen olarak tüm imkânlarımızla Türkmeneli’nin yanındayız
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, başta Türk Eğitim-Sen olmak üzere Türkmeneli’nde gerçekleştirilen eğitim programlarına katkı sunan herkesi tebrik ederek Türk dünyasıyla dayanışmanın, kültürel bağların korunmasının ve ortak çalışmaların önemine dikkat çekti.
Türkiye Kamu-Sen’in yalnızca bir sendikal yapı olmadığını, sendikacılığın ötesinde bir anlayışı, duruşu ve tavrı temsil ettiğini belirten Kahveci, Türk dünyasıyla ilişkilerin ortak tarih, dil, kültür ve kardeşlik temelinde geliştirilmesini önemsediklerini ifade etti.
Türkiye Kamu-Sen’in İsmail Gaspıralı’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” ülküsünden ilham aldığını vurgulayan Kahveci, “Türk birliğini her zaman gündemimizde tuttuk. Bu anlayışla Türk dünyasına yönelik faaliyetlerin içinde yer aldık, soydaşlarımızla bağlarımızı güçlendirmek ve ortak değerlerimizi geleceğe taşımak için gayret gösterdik. Çünkü biz aynı milletin mensuplarıyız. Aynı dili konuşuyor, ortak bir tarihi paylaşıyor, aynı acıları hissediyor ve ortak ideallere inanıyoruz.” dedi.
Türk dünyasında iş birliğinin kurumsal yapılar aracılığıyla güçlenmesinin önemine işaret eden Kahveci, geçmişte hayal olarak görülen hedeflerin bugün somut adımlarla gerçeğe dönüştüğünü belirtti. Türk Devletleri Teşkilatının kurulmasının Türk dünyası arasındaki ilişkilerin gelişmesi bakımından önemli bir aşama olduğunu ifade eden Kahveci, sendikal alanda da iş birliğini artırmayı hedeflediklerini kaydetti.
Kahveci, “Türk dünyasındaki sendikalarla ilişkilerimizi geliştirmek, ortak çalışmalar yürütmek ve çalışanlarımızın hak ve menfaatleri doğrultusunda dayanışmamızı güçlendirmek istiyoruz. Birlik ve beraberliğimizi yalnızca sözlerle değil, somut çalışmalarla da ortaya koymalıyız.” ifadelerini kullandı.
Türkmeneli yalnız değildir
Türkmeneli’nin Türk dünyasının tarihî ve kültürel mirasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kahveci, Kerkük, Musul ve Telafer başta olmak üzere bölgedeki soydaşların yaşadığı sıkıntıların farkında olduklarını vurguladı.
Kahveci, “Biz geçmişten bugüne Kerkük’ü, Musul’u, Telafer’i ve Türkmeneli coğrafyasını biliriz. Oradaki soydaşlarımızın yaşadığı zorlukları ve karşı karşıya kaldıkları sorunları yakından takip ediyoruz. Türk dünyasıyla bağlarımızı canlı tutmak, kardeşlerimizin yanında olmak ve sorunların çözümüne katkı sunmak bizim için önemli bir sorumluluktur.” dedi.
Türkiye Kamu-Sen’in Türkmeneli’ne yönelik dayanışmasının süreceğini ifade eden Kahveci, “Şu bilinmelidir ki Türkmeneli yalnız değildir. Türkiye Kamu-Sen olarak tüm imkânlarımızla Türkmeneli coğrafyasının yanındayız. Türk dünyasıyla iş birliğimizi geliştirmek, ortak değerlerimizi yaşatmak ve kardeşlik bağlarımızı güçlendirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. İnanıyoruz ki önümüzdeki süreçte bu birliktelik daha da güçlenecek, ortak çalışmalarımız artacak ve Türk dünyasının geleceğine birlikte katkı sunacağız.” ifadelerini kullandı.
Murat İmameddin Türkmen Türkmeneli’nde Türkçeyi yaşatma mücadelemizi eğitimle sürdüreceğiz
Türkmeneli Öğrenci ve Gençlik Birliği ve Ülkü Ocakları Genel Başkanı Murat İmameddin Türkmen, Türkmeneli’nde Türkçenin yaşatılması ve Türkmen kimliğinin gelecek nesillere aktarılması için verilen mücadelenin kararlılıkla devam edeceğini belirterek eğitimin önemine dikkat çekti.
Irak Türkmenlerinin Türkçeyi korumak ve yaşatmak uğruna büyük bedeller ödediğini vurgulayan Türkmen, “Biz Irak’ta Türkçeyi yaşatmak için çok şehitler verdik. Bu mücadelenin bir parçası olmaya ve dilimizi, kültürümüzü korumak için çalışmaya devam edeceğiz. Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği gibi, ‘Asır Türk asrıdır.’ Bizler de inşallah bu asrı eğitimle inşa edeceğiz. Çünkü geleceğin temeli eğitimdir.” dedi.
Eğitimin yalnızca bilimsel bilgi aktarımından ibaret olmadığını belirten Türkmen, bir milletin kültürünün, aidiyet duygusunun ve millî varlığının gelecek kuşaklara aktarılmasında eğitimin belirleyici rol oynadığını ifade etti.
Türkmen, “Eğitim, yalnızca bilgi edinmek değildir. Aynı zamanda bir milletin kültürünü, kimliğini ve aidiyetini yaşatması, varlığını gelecek nesillere taşımasıdır. Bugün eğitim alan öğrencilerimiz ve kıymetli öğretmenlerimiz, edindikleri bilgi ve birikimi kendi bölgelerine götürerek bu çalışmaların yaygınlaşmasına katkı sağlayacaklar.” ifadelerini kullandı.
Türkmeneli’nde türkçenin varlığını güçlendireceğiz
Telafer, Musul ve Kerkük başta olmak üzere Türkmenlerin yaşadığı bölgelerde Türkçenin ve Türkmen kimliğinin korunmasının önemine değinen Türkmen, eğitim ve kültür çalışmalarının süreklilik kazanması gerektiğini vurguladı.
Türkmen, “Telafer’de, Musul’da ve Kerkük’te Türkçenin ve Türkmen kimliğinin yaşatılması için verilen mücadelenin bundan sonra da devam edeceğine inanıyoruz. Çocuklarımızın kendi kültürlerini tanıması, dillerini öğrenmesi ve tarihî miraslarına sahip çıkması hepimizin ortak sorumluluğudur.” dedi.
Şehitlerin hatırasına ve emanetlerine sahip çıkmanın önemini de vurgulayan Türkmen, onların mücadelesinin gelecek nesillere aktarılmasının büyük bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Türkmen, “Bizler şehitlerimizin izinden gidiyor, onların hayatlarını, mücadelelerini ve fedakârlıklarını daima hatırımızda tutuyoruz. Onların emanetine sahip çıkmak; dilimizi, kültürümüzü, birliğimizi ve kardeşliğimizi yaşatmakla mümkündür. Türkmeneli’nde Türkçenin yaşaması ve Türkmen kimliğinin geleceğe taşınması için çalışmayı sürdüreceğiz. Allah birliğimizi, beraberliğimizi ve anavatanımızı daim eylesin.” ifadelerini kullandı.
İlyas Topsakal: Türkmeneli’nde Türkçe bin yıllık bir mirastır
Milliyetçi Hareket Partisi Türk Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İlyas Topsakal, Türkmeneli’nde öğretmenler tarafından düzenlenen eğitim etkinliğini tebrik ederek Türk dünyasının tarihî ve kültürel mirasının gelecek nesillere aktarılmasında eğitimin önemine dikkat çekti. Topsakal, Türkçenin Türkmeneli’ndeki köklü geçmişine, ortak tarih bilincine ve kardeşlik hukukunun korunmasına vurgu yaptı.
Öğretmenlerin bir milletin tarihini, kültürünü ve hafızasını gelecek kuşaklara taşıyan önemli bir görev üstlendiğini belirten Topsakal, “ Türk Eğitim-Sen’i öğretmenlerimiz için düzenlediği bu etkinliği tebrik ediyorum. Biz eğitimciler olarak milletimizi yetiştirirken dünyanın hangi coğrafyasında olursa olsun şehitlerimizin, atalarımızın ve tarihî mirasımızın izlerini çocuklarımıza öğretmek zorundayız. Bu, millî kimliğimizin temel unsurlarından biridir. İnsanın dayanma gücünü, hayata bağlılığını ve geleceğe olan inancını besleyen önemli bir değerdir.” dedi.
Türkmeneli’nde Türkçe bin yıllık bir mirastır
Türkmeneli’ndeki Türk varlığının köklü bir geçmişe dayandığını ifade eden Topsakal, Türkçenin bölgedeki tarihî ve kültürel konumunun doğru anlaşılması gerektiğini belirtti.
Topsakal, “Türkmeneli’nde Türk varlığının izleri çok eski dönemlere uzanmaktadır. Osmanlı Devleti’nin dağılmasının ardından tarihî coğrafyamızın farklı parçaları farklı siyasi sınırlar içerisinde kaldı. Kerkük ve çevresi de bu tarihî mirasın önemli merkezlerinden biri oldu. Türkçeyi bölgede yalnızca bir iletişim aracı olarak değil, tarihî ve kültürel mirasımızın taşıyıcısı olarak görmeliyiz. Tarihimizi çocuklarımıza çok iyi öğretmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Ortak tarihimizi ve kardeşlik hukukumuzu korumalıyız
Türkiye’nin bölgeyle tarihî ilişkilerine değinen Topsakal, Irak ve Suriye başta olmak üzere çevre coğrafyalarla geçmişten gelen ortak yaşam kültürünün önemine dikkat çekti.
Topsakal, “Biz yüzyıllar boyunca Irak ve Suriye coğrafyasında farklı topluluklarla birlikte yaşadık. Bu coğrafyada ortak bir tarih, kültür ve medeniyet birikimi oluştu. Türkiye’nin bölgeden ayrılış sürecini değerlendirirken tarihî şartları ve dönemin siyasi gelişmelerini doğru anlamak gerekir. Sadabad Paktı gibi bölgesel iş birliği girişimleri, komşuluk ilişkilerinin ve bölgesel düzenin önemini ortaya koyan tarihî örneklerdir.” dedi.
Bölgenin tarih boyunca farklı kültürlerin bir arada yaşadığı önemli bir medeniyet merkezi olduğunu belirten Topsakal, ortak değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının önemini vurguladı.
Topsakal, “Bu coğrafyanın geçmişinde kardeşlik, sevgi, merhamet ve irfan önemli bir yere sahiptir. Eğitim yoluyla tarih bilincimizi güçlendirmeli, dilimizi ve kültürümüzü yaşatarak gelecek kuşaklara aktarmalıyız. Öğretmenlerimizin Türkmeneli’nde yürüttüğü çalışmalar, çocuklarımızın kendi tarihlerini tanımaları ve kültürel aidiyetlerini güçlendirmeleri bakımından kıymetlidir.” ifadelerini kullandı.
Programın ardından kursiyerlere plaket ve sertifikaları takdim edildi.







