T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı

Üçlü Danışma Kurulu Nedir? Üçlü Danışma Kurulu; çalışma hayatının kamu, işçi ve işveren taraflarını bir araya getirerek çalışma politikalarının geliştirilmesine, mevzuat ve uygulamaların değerlendirilmesine ve sosyal diyaloğun güçlendirilmesine katkı sağlayan bir danışma platformudur. Kurula, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı veya Bakan Yardımcısı başkanlık eder. Kamu ve sosyal tarafların temsilcilerinin yer aldığı Kurul, çalışma hayatına ilişkin politikaların oluşturulmasına katkı sunarak çalışma barışı ve iş birliğinin güçlendirilmesini amaçlar. Kurul, ihtiyaç halinde olağan ve olağanüstü toplantılar gerçekleştirebilir; gündemindeki konulara ilişkin komisyonlar aracılığıyla çalışmalar yürütebilir.

Prof. Dr. Vedat Işıkhan

Sosyal diyalog ve istişare mekanizmalarımızdan olan Üçlü Danışma Kurulu toplantımızı, “Çalışma Hayatında Yeni Çalışma Yöntemleri” gündemiyle işçi ve işveren temsilcilerimizin katılımıyla gerçekleştirdik. Çalışma hayatımızın değişen ihtiyaçlarına ve geleceğine yönelik gündem maddelerimizi ele aldık.

Temel hedefimiz; çalışanlarımızın hak ve güvencelerini korumak, işverenlerimizi desteklemek ve güçlü bir işgücü piyasası oluşturmaktır. Orta Vadeli Programımızla (OVP) uyumlu olarak çalışma hayatımızda; yeni nesil çalışma modelleri ile iş-yaşam dengesinin daha güçlü hale getirilmesi için politika alanlarımızı geliştirecek, işgücü ve istihdam kapasitemizi artıracağız. Toplantımızın bu amaçlarımıza yol göstereceğine, ülkemizin çalışma hayatına katkı sağlayacağına gönülden inanıyorum.

Üçlü Danışma Kurulu, Çalışma Hayatında Yeni Çalışma Yöntemleri Gündemiyle Toplandı


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan’ın başkanlığında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Reşat Moralı Toplantı Salonu’nda “Çalışma Hayatında Yeni Çalışma Yöntemleri” gündemiyle toplandı. Toplantıda, 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’da da yer verilen yeni nesil çalışma modelleri istişare edildi.

Bakan Işıkhan, toplantıda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin işgücü piyasalarında hayata geçirilen politikalarla son dönemde önemli kazanımlar elde edildiğine dikkati çekerek “İşsizlik oranımız yaklaşık 40 aydır tek haneli seviyelerde seyrediyor ve son açıklanan Ağustos verisinde de yüzde 7,8’e gerilemiş durumda. Genç işsizlik oranımız yüzde 13'e gerilemiş durumda. Ancak bu olumlu tabloyu daha ileriye taşımak ve işsizliği daha aşağı çekmek için yeni politika araçlarını da devreye alıyoruz. Özellikle çalışma hayatına katılımda güçlük yaşayan kesimleri işgücü piyasasına kazandırmak bizim en önemli hedeflerimizden bir tanesidir.” ifadelerini kullandı.

“Amacımız Hak ve Güvenceleri Koruyan Daha Kapsayıcı Bir Çalışma Hayatı Oluşturmak”

Merkez Bankasının 2025 yılı III. Enflasyon Raporunun da çalışma hayatına katılımda güçlük yaşayan kesimleri işgücü piyasasına kazandırma konusunda önemli tespitler ortaya koyduğunu belirten Bakan Işıkhan “Raporda, potansiyel işgücünün heterojen bir yapıya sahip olduğu ve farklı demografik grupların ihtiyaçları dikkate alınarak tasarlanacak işgücü politikalarının katılım oranını artırabileceğine vurgu yapılıyor. Kadın istihdamını hedeflediğimiz İş Pozitif ve özellikle genç istihdamını desteklediğimiz Gençliğin Üretim Çağı (GÜÇ) gibi programlar aracılığıyla bu konuda önemli adımlar attık. Aktif işgücü hizmetlerimiz aracılığıyla tüm çalışanlarımıza odaklanan politikalarımıza devam ediyoruz. Amacımız tek tip bir çalışma modeli oluşturmak değil; farklı çalışan gruplarının ve işletmelerin değişen ihtiyaçlarına cevap verebilecek, hak ve güvenceleri koruyan daha kapsayıcı bir çalışma hayatı oluşturmaktır. Bizim yeni nesil çalışma modellerine ilişkin çalışmalarımızın temelinde de bu anlayış yatmaktadır.” dedi.

“Üzerinde Çalıştığımız Düzenlemelerde Uluslararası Uygulamaları Dikkate Alıyoruz”

Bakan Işıkhan, bu yaklaşımın, Orta Vadeli Programla da doğrudan örtüştüğüne işaret ederek, “OVP'de yeni nesil çalışma biçimleri, iş-yaşam dengesi ve özellikle kadınlar ile gençlerin işgücüne katılımlarının artırılması gibi önemli alanlara yönelik politikaların geliştirilmesi öngörülmüştür. Diğer taraftan, işgücü piyasasını yalnızca işsizlik oranından ibaret görmüyoruz.

İşgücünün niteliğini, potansiyel işgücünü ve farklı demografik grupların işgücü piyasasındaki durumunu daha iyi izlememiz gerekiyor. Üzerinde çalıştığımız düzenlemelerde uluslararası uygulamaları da dikkate alıyoruz. Özellikle Avrupa ülkelerindeki çalışma modellerini inceliyor, ülkemizin ihtiyaçları ile uluslararası uygulamalar arasında dengeli bir çerçeve oluşturmaya gayret ediyoruz. Elbette bugün burada, bu toplantıda farklı görüşlerin ve eleştirilerin ortaya konulmasını da bekliyoruz. Bunların her birini çalışmamızı geliştirecek önemli katkılar olarak değerlendirmekteyiz. Amacımız Türkiye Yüzyılına yakışan bir çalışma hayatını inşa ederken her zaman yaptığımız gibi ihtiyaçlarımızı, risklerimizi ve çözüm seçeneklerimizi siz değerli paydaşlarımız ile birlikte yakından istişare etmektir.” diye konuştu.

Çalışma Hayatının Güncel İhtiyaçları İstişare Edildi

İşverenlerin değişen koşullara uyum sağlaması ile çalışanların hak ve güvencelerinin korunmasını birbirinin alternatifi olarak görmediklerini söyleyen Işıkhan, “Bu kapsamda, çalışma hayatımızın güncel ihtiyaçları doğrultusunda bazı başlıklarda mevzuatımızı daha açık, öngörülebilir ve uygulanabilir hâle getirmeyi hedefliyoruz.” dedi.

Güçlü bir işgücü piyasasının; hakları koruyan, istihdamı artıran, üretkenliği ve rekabet gücünü destekleyen ve sosyal diyaloğu güçlendiren bir anlayışla mümkün olduğuna inandığını kaydeden Işıkhan, toplantının çalışma hayatımız başta olmak üzere somut, hakkaniyetli, dengeli ve uygulanabilir sonuçlara vesile olmasını diledi.

Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri ile işçi kesimini temsilen TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK, işveren kesimini temsilen ise TİSK temsilcileri katıldı.

Resim