Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Fatih İşcan, 31 Mart–1 Nisan tarihleri arasında İstanbul’da çeşitli üniversiteler ve eğitim kurumlarında bir dizi temaslarda bulundu. İki gün süren ziyaretlerde hem eğitim-öğretim süreçlerine ilişkin değerlendirmeler yapıldı hem de üniversite ve milli eğitim yöneticileriyle çalışanların sorunları ele alındı.
Prof. Dr. İşcan, ilk olarak İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal’ı, Türk Eğitim-Sen İstanbul 13 No.lu Şube Başkanı İsmail Ezan Koç, İstanbul 1 No.lu Şube Başkanı Doç. Dr. Zeki Severoğlu ve yönetim kurulu üyeleriyle birlikte ziyaret etti. Görüşmede eğitim-öğretim faaliyetleri ve üniversite çalışanlarının çalışma koşulları üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. İşcan, “Değerli rektörümüze yakın ilgileri için teşekkür ediyor, başarılar diliyoruz.” dedi.
Heyet daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Ataoğlu ile bir araya geldi. Üniversitedeki akademik süreçler ve çalışanların beklentileri üzerine görüş alışverişinin yapıldığı ziyarette İşcan, misafirperverliklerinden ötürü teşekkürlerini iletti.
Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, Türk Eğitim-Sen İstanbul 13 No.lu Şube yöneticileriyle bir toplantı gerçekleştirerek sendikal çalışmalar, güncel sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin istişarelerde bulundu. Yönetimin samimi ve özverili çalışmalarını takdirle karşılayan İşcan, tüm şube yöneticilerine başarılar diledi.
Aynı kapsamda İstanbul 1 No.lu Şube yönetimiyle de bir araya gelen İşcan, sendikal mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, “Şube Başkanımız Doç. Dr. Zeki Severoğlu ve yönetimimizin gayretli çalışmalarını memnuniyetle görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Ziyaret kapsamında Beykoz İlçe Milli Eğitim Müdürü Sevcenur Özcan Ekici’ye de bir nezaket ziyareti gerçekleştirildi. Eğitim ortamlarına yönelik görüş alışverişinde bulunulan toplantıda İşcan, Müdür Ekici’ye ilgilerinden dolayı teşekkür etti.
Prof. Dr. İşcan’ın bir sonraki durağı Marmara Üniversitesi oldu. Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Okur ile gerçekleştirilen görüşmede üniversite çalışanlarının talepleri, eğitim-öğretim süreçleri ve akademik yapının güçlendirilmesine dair konular ele alındı.
Ayrıca Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi de ziyaret edilerek, Dekan Prof. Dr. Mehmet Yorulmazlar, Dekan Yardımcısı Dr. Serap Mungan Ay ve Üniversite Senatörü Prof. Dr. Çetin Yaman ile görüşüldü. İşcan, tüm yöneticilere yakın ilgileri için teşekkür etti.
Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, İstanbul 10 No.lu Şube Başkanı Prof. Dr. Kutluk Kağan Sümer ve yönetimiyle birlikte çeşitli akademik temaslarda bulundu.Bu kapsamda; İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cemil Kaya, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Alpak, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erol İnce ziyaret edildi.
Her üç görüşmede de üniversitelerdeki mevcut durum ve çalışanların yaşadığı sorunlar gündeme alınarak çözüm odaklı değerlendirmelerde bulunuldu. Genel Başkan Yardımcımız İşcan, tüm yöneticilere gösterdikleri ilgi dolayısıyla teşekkür ederek başarı dileklerini iletti.
İstanbul 10 No.lu Şube yöneticileriyle yapılan toplantıda ise sendikal faaliyetler, hedefler ve çalışma prensipleri masaya yatırıldı. İşcan, Prof. Dr. Kutluk Kağan Sümer ve yönetim kurulu üyelerinin özverili çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Toplantılarda bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcımız Prof. Dr. Fatih İşcan, İstanbul Şubelerinin hem üniversitelerde hem de eğitim camiasının tüm birimlerinde etkin bir şekilde çalışma yürüttüğünü ifade ederek, “Eğitimin her kademesinde üyelerimizin haklarını korumaya, sorunlarını çözmeye ve daha güçlü bir akademik çalışma ortamı oluşturmaya kararlıyız.” dedi.
81 ilde örgütlü yapımızla, eğitim çalışanlarının emeğine sahip çıkmak ve mesleki itibarı güçlendirmek için durmaksızın çalışıyoruz.
15 Mayıs sürecine kadar Türkiye Kamu-Sene ve Türk Eğitim-Sen’in Türkiye genelinde aynı azim ve birliktelikle hareket ederek yetkiyi yeniden alacağına inandıklarını belirten Genel Başkan Yardımcımız Fatih İşcan, “Eğer eğitim çalışanları toplu sözleşme görüşmelerinde hak kaybı yaşamak istemiyorsa, adalet ve hakkaniyet mücadelesinin güçlü bir biçimde sürmesini arzuluyorsa, görevlendirmelerde liyakatin esas alınmasını talep ediyorsa, şeffaf yönetim ve hesap verilebilirlik istiyorsa, mesleğin saygınlığının zedelenmesine izin vermiyorsa, hakları koruyan, çalışanı önceleyen, değerlerine sahip çıkan bir sendikanın yetkili olmasını istiyorsa, adres bellidir: Türk Eğitim-Sen. 81 ilde örgütlü yapımızla, eğitim çalışanlarının emeğine sahip çıkmak ve mesleki itibarı güçlendirmek için durmaksızın çalışıyoruz. 15 Mayısa kadar teşkilatımızın her kademesi bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürecektir.” dedi.
Türk Eğitim-Sen, çalışanların talep ve beklentilerine bilimsel akıl eşliğinde çözüm üreten sendikal duruşunu sürdürüyor.
Türk Eğitim-Sen olarak, ülke sevgisini ve emek mücadelesindeki kararlılığını merkeze alan yaklaşımıyla sahadaki temaslarını yoğun şekilde sürdürdüklerini belirten İşcan, “Sendika olarak eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunları doğrudan yerinde dinlemeyi ve bu görüşleri çalışmalarının ana ekseni haline getirmeyi sürdürüyoruz. Sendikal politikalarımızı bilgiye, akademik değerlendirmelere ve uzman görüşlerine dayandırıyoruz. Ülkemize duyduğumuz sevdayla, çalışanlarımızın ekmeği için verdiğimiz mücadelede sahadan hiç kopmadık. Eğitim çalışanlarından gelen her talebi, bilimsel yöntemlerin ışığında ve objektif bir bakışla çözüme kavuşturmayı prensip edindik. 2025 yılı sonuçlarına göre, 31 üniversitede yetkiyi elinde bulunduran bir sendikayız ve yükseköğretim alanında 31 bin 11 üyemizle güçlü bir yapıya sahibiz. Türk Eğitim-Sen, çalışanların talep ve beklentilerine bilimsel akıl eşliğinde çözüm üreten sendikal duruşunu sürdürüyor.” diye konuştu.
Üniversiteler Türk Geleceğinin Anahtarıdır
Türkiye’nin üniversitelerinin sadece öğrenci yetiştiren kurumlar olmadığını, aynı zamanda bilim üretiminin ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin merkezi olduğunu vurgulayan Genel Başkan Yardımcımız İşcan, “Üniversiteler idari kadro, akademik personel ve öğrenciden oluşan bir denge üzerine kuruludur. Bu üç unsur birbiriyle uyumlu çalışmadığı sürece kurumlar hedeflerine ulaşamaz. Her bileşen bir bütünün parçası olarak değerlendirilmelidir” dedi.
Üniversitelerin, ülkenin nitelikli insan gücünü artırma ve bilimsel bilgi üretme kapasitesinde kritik rol oynadığını ifade eden İşcan, “Türkiye’nin akademik başarısı, devletimizin ve milletimizin küresel ölçekte saygınlığını artıracak; diğer ülkelere örnek olacak bir güç oluşturacaktır” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerde Yönetim Demokrasiye Dayanmalı
Üniversitelerde rektör atama sürecinin liyakat ve demokratik ilkelere göre yürütülmesi gerektiğini vurgulayan İşcan, “Üniversitelerdeki yönetim sorunlarının temelinde rektörlerin seçim usulüyle belirlenmemesi yatmaktadır. Bugünkü sistem, hangi grup veya dernek güçlü ise onların belirlediği bir keyfi mekanizma haline gelmiş durumda. Bu durum akademik özgürlüğü ve liyakati gölgeliyor.” dedi.
Üniversitelerin ancak demokratik bir ortamda, çalışanların tamamının iradesiyle yönetime katılmasıyla gerçek anlamda güçlü ve saygın olabileceğini belirten İşcan, “Akademik bilinç ve yönetici yeterliliği ancak böyle bir süreçle sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
İşcan, özellikle nakil ve tayin hakkına ilişkin yaşanan mağduriyetlerin idari personel için büyük bir yük oluşturduğunu belirterek, “Şu an idari çalışanlarımız, haklı mazeretleri bulunsa bile görev yerlerini değiştiremiyor. Bu konuyu YÖK’ün gündemine taşıdık, ayrıca geniş kapsamlı bir dilekçe kampanyası yürüttük. Konunun çözüme ulaşması için mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.
Üniversitelerin gerçek anlamda kurumsal bir yapıya kavuşmasında idari personelin bilgi birikimi ve tecrübesinin kritik rol oynadığını dile getiren İşcan, bu çalışanların liyakat temelinde yönetim görevlerine gelebilmesinin önündeki mevzuat engelleri ve yerleşik önyargıların hızla ortadan kaldırılması gerektiğini belirtti.
İdari Personel Üniversitelerin Omurgasıdır
Üniversitelerde görev yapan idari personelin kurumsal hafızayı taşıyan ve üniversitelerin işleyişini ayakta tutan temel unsur olduğunu vurgulayan İşcan, bu alanda biriken sorunların artık çözüme kavuşması gerektiğini söyledi.






























