Genel Başkan Yardımcımız Orhan Kütük, 8-9 Nisan 2026 tarihleri arasında İzmir 1 No.lu Şube Başkanı Kürşad Gümüş, şube yönetim kurulu üyeleri ve Buca İlçe Temsilcisi Aslı Turhan ile birlikte Buca İlçe Milli Eğitim Müdürü Fikret Yılmaz’ı, Buca Mehmet Akif Ersoy Sosyal Bilimler Lisesi ve TOKİ Turgut Özal İlkokulu-Ortaokulunu, Torbalı İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu’nu, Şehit Teğmen Serdar Genç İlkokulu-Ortaokulu Müdürü Veli Özçoban ve eğitim çalışanlarını, Torbalı Ticaret Odası 80. Yıl İlkokulu-Ortaokulu Müdürü Işın Karahan Kaya’yı ve eğitim çalışanlarını ziyaret etti.

Ek Ders Birim Ücretlerinin İki Katına Çıkarılmasını Talep Ettik
Ek Ders Birim Ücretlerinin İki Katına Çıkarılmasını Talep Ettik
İçeriği Görüntüle

Kütük, ayrıca Torbalı Bilim ve Sanat Merkezi’ni de ziyaret ederek, “Tarım sektöründe kullanılmak üzere el emeğiyle drone tasarımı yapıldığını gördük. Öğrencilerimizi, özveriyle çalışan öğretmenimizi ve kurum müdürü üyemiz Muhittin Kanmaz’ı tebrik ediyorum. Ülkemiz adına katkı değeri olan bu tür projelerin sayılarının artmasını temenni ediyorum.” dedi.

Türkiye Kamu-Sen’in 34 yıllık yolculuğu gücünü zirveye taşıdı

Genel Başkan Yardımcımız Orhan Kütük, İzmir 1 No.lu Şubenin istişare toplantısına da katıldı. Toplantıda İzmir 1 No.lu Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, ilçe temsilcileri ve şube kadın komisyonu üyeleri de yer aldı.

Toplantıda bir konuşma yapan Orhan Kütük, Türkiye Kamu-Sen’in, bugün memur hareketinin en köklü ve en güven veren adreslerinden biri haline dönüşmüş durumda olduğunu da söyleyerek, “Türkiye Kamu-Sen ve bağlı sendikalar, artık ülke genelinde ciddi bir etki gücüne ulaşmış durumdadır. Çok şükür, bugün güçlü ve saygın bir teşkilatız. Türkiye’nin her köşesinde örgütlülüğümüz var. Hem kamu otoriteleri hem de toplumun çeşitli kesimleri nezdinde güven duyulan bir konumdayız. Kamu çalışanları da bize güçlü bir sendika olarak bakıyor. Bu tablo elbette bizleri memnun ediyor. Ancak bugünkü seviyeye gelmek kolay olmadı; bu başarının ardında 34 yıllık kararlı bir çaba, fedakârlık ve birikim bulunuyor.” diye konuştu.

Yetkiyi çok yakında elde edip o sorumluluğu layıkıyla üstleneceğiz

Türkiye Kamu-Sen’in hem eğitim alanında hem de diğer hizmet kollarında yetkiyi kısa zamanda alacağına vurgu yapan Kütük, “Temsil görevine hak ettiğimiz şekilde, güçlü bir duruşla oturacağız” dedi.

Her ay ortaya çıkan enflasyon farkının maaşlara anında yansıması ve bunun yanında refah payı eklenmesi artık zorunlu bir ihtiyaçtır.

Ekonomik tabloya değinen Kütük, son dönemde yaşanan gelişmelerin, masada alınan kararların ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Kütük, toplu sözleşme süreciyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

“Türkiye Kamu-Sen olarak seyyanen artışlar ile kamu çalışanlarını enflasyon karşısında korumak çok önem arz etmektedir. Yüksek enflasyonun yarattığı kayıpların acilen telafi edilmesi gerekmektedir. Her ay ortaya çıkan enflasyon farkının maaşlara anında yansıması ve bunun yanında refah payı eklenmesi artık zorunlu bir ihtiyaçtır. Kamu çalışanlarının enflasyon karşısında ezdirilmeyeceğine dair verilen söz mutlaka gerçeğe dönüştürülmelidir.” diye konuştu.

Maaş Zamları Vergiyle Eriyor, Gelir Vergisi %15’e Sabitlenmelidir

Kamu çalışanlarının vergi yükü altında her geçen ay daha da ezildiğini belirten Kütük, gelir vergisi sisteminde yapılması gerekenleri söyledi. Kamu çalışanlarının yılın ikinci yarısından itibaren daha yüksek vergi dilimlerine girdiğini hatırlatan Kütük, “Emeklinin ve memurun alın teri, daha cebe girmeden vergiye gidiyor” diyerek, mevcut sistemin adaletsizliğine dikkat çekti.

Vergi dilimi nedeniyle maaşların yıl ilerledikçe eridiğini vurgulayan Kütük, şu ifadeleri kullandı: “Vergide adaletin özü açıktır: Çok kazanandan çok, az kazanandan az vergi alınır. Ancak bugün daha kamu çalışanı maaşını almadan vergisini ödüyor. Yıl ilerledikçe vergi dilimi yükseliyor, maaşlar ise göz göre göre eriyor. Sonuçta verilen zamlar, daha cebe girmeden buharlaşıyor.”

Kütük, ayrıca, “Gelir vergisi oranı mutlaka yüzde 15’te sabitlenmeli ya da vergi matrahları gerçekçi seviyelere yükseltilmelidir. Aksi halde yapılan maaş artışlarının hiçbir anlamı kalmamakta, emekçinin hakkı vergi yükü altında kaybolmaktadır” ifadelerini kullandı.

Emekliliğe teşvik için ek ödemeler maaşa dahil edilmelidir.

Kamu çalışanlarının emeklilikte yaşadığı gelir kaybının giderilmesi gerektiğini belirten Kütük, ek ödeme kalemlerinin tamamının emeklilik hesaplamasına dâhil edilmesi çağrısını yineledi. Mevcut sistemde ek gösterge artışlarının ve ek ödemelerin emekli keseneğine yansıtılmamasının ciddi gelir kayıplarına yol açtığını ifade eden Kütük, bu düzenlemelerin hayata geçirilmesiyle hem emekli aylıklarında hem de emekli ikramiyelerinde önemli artışlar sağlanacağını söyledi. Bu değişikliğin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda yapısal bir etki oluşturacağını vurgulayan Kütük, emeklilik sürecinin de daha cazip hale geleceğini belirtti. Kütük, bugün sadece MEB bünyesinde, ekonomik nedenlerle emekliliği hak etmesine rağmen görevine devam eden yaklaşık 110 bin çalışan bulunmaktadır. Bu personelin emekliye ayrılmasıyla birlikte sistemde ciddi bir hareketlilik oluşacak ve çok sayıda yeni istihdam fırsatı doğacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapan öğretmenlerimiz için ayrıcalık şart!

Zorunlu hizmet bölgelerinde çalışan öğretmenlerin daha güçlü bir şekilde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Genel Başkan Yardımcımız Orhan Kütük, bu bölgelerde görev yapan eğitim çalışanlarına, bölgenin zorluk derecesine göre bir ila iki asgari ücret arasında değişecek “Zorunlu Hizmet Tazminatı” verilmesi yönündeki çağrısını yeniden dile getirdi.

Mahrumiyet bölgelerinde çalışan öğretmenlerin yalnızca mesleki değil, yaşam koşulları açısından da ağır yük taşıdıklarını belirterek bölgelerdeki sorunların altını çizen Kütük, “Bu bölgelerde yaşamak, bölgesel koşullar nedeniyle son derece güç. En temel sorunlardan biri barınmadır. Konut sayısının sınırlı olması nedeniyle kira bedelleri olağanüstü düzeyde yüksektir. Bu yüzden Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu bölgelerde görev yapan personel için özel imkânlar geliştirmesi artık zorunlu hale gelmiştir. Ek ödeme desteği buna verilebilecek en somut örnektir.” diye konuştu.