Emine Erdoğan, Onursal Başkanı olduğu TOGEM-DER'in "22 Okula 22 Kütüphane" projesi kapsamında Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, derneği hayırlı bir projeye öncülük ettiği için kutladı.

TOGEM-DER'in örnek sivil toplum kuruluşu refleksi gösterdiğini belirten Emine Erdoğan, bu çalışmaların aynı amaç etrafında buluşmanın, el ele vererek topluma hizmet etmenin güzelliğini ortaya koyduğunu ifade etti.

Emine Erdoğan, derneğin kendine daima "Ben bu millet için ne yapabilirim?" diye soran, başkalarının dertlerini yüreklerinde taşıyan incelikli insanların altında buluştuğu bir iyilik çatısı olduğunu kaydederek, "Dernek, bugüne kadar binlerce aileye gıda, yakacak, ev eşyası, giyim ve çeyiz yardımı gibi çok geniş yelpazede birçok yardım ulaştırmıştır. Sayısını binlerle ifade ettiğimiz öğrenciye öğrenim bursları sağlamış, onların hayatlarına büyük katkılar yapmıştır." diye konuştu.

Derneğin Millî Eğitim Bakanlığı ile "Ana Sınıfsız Okul Kalmasın", "Temiz Sınıf Sağlıklı Gelecek ve Erken Tanı Erken Hayat" gibi toplumsal etkisi olan projeler yürüttüğünü aktaran Erdoğan, ayrıca "Cemre Çarşıları", "Artsın Eksilmesin Dönüşüm Pazarları" kurarak hem aileleri desteklediklerini hem de sürdürülebilirlik konusunda önemli farkındalık oluşturduklarını dile getirdi.

Emine Erdoğan, derneğin bunlarla da yetinmeyip sınırların ötesine insani yardım götürdüğünü anlatarak, "Burada tek tek saymaya zamanımızın yetmeyeceği sayısız yardım çalışmasıyla hayırlarda yarışmanın gerçekten bir sınırı olmadığını defalarca gösterdiler. Ne mutlu ki bu topraklar, insanların her fırsatta iyilikte saf tuttuğu, hayırlı işlere memur olmak için can attığı, yeryüzünde bir vakıf cenneti kurduğu topraklardır. Rabb'im, bu manevi iklimi daim kılsın." ifadelerini kullandı.

Emine Erdoğan, çocukların daha iyi imkânlara kavuşması, ilme, irfana doyması için takdire şayan bir çalışmaya imza atması dolayısıyla derneği ve emeği geçenleri kutladı.

"Nitelikli kitaplarla dolu kütüphaneleri olan okullarda öğrenim sürekli hale gelir"

Kütüphaneleri "okulların kalbi, ruhu ve can damarı" olarak nitelendiren Emine Erdoğan, "Nitelikli kitaplarla dolu kütüphanelere sahip okullarda öğrenim bir takvime bağlı olmaktan çıkar, nefes alıp vermek gibi sürekli hale gelir. Ömür boyu devam edecek bir okuma ve öğrenme kültürüne dönüşür. Biz öğrencilerimizin sadece kendisine sunulan bilgiyi değil, her şeyden önce öğrenmeyi öğrenmesini istiyoruz çünkü bir konuda kendini eğitme yetisi kazanmak başlı başına bir özgürlüktür. Kütüphaneyle sıkı bir ilişki kuran her öğrenci, bu donanımı kazanır." dedi.

Emine Erdoğan böylece bireylerin özgün, üretken ve eleştirel düşünme becerisine sahip, hayatı yorumlayabilen ve topluma katkı sağlayan kişiler olarak yetiştiğini söyledi.

Bir ülkenin entelektüel sermayesinin bu şekilde arttığına işaret eden Emine Erdoğan, "Okul kütüphaneleri, fırsat eşitliği ve sosyal adaleti sağlama yönüyle de hayatidir çünkü kütüphanelerin kapıları öğrenmek isteyen herkese açıktır. Bu örnek projenin temelinde de böyle bir felsefe var. Okul kütüphanelerini, öğrenciler için sık sık çalacakları bir dost kapısı yapmayı hedefliyor. Atölye çalışmaları, söyleşiler, yazar buluşmaları gibi faaliyetlerle bir cazibe merkezi haline getiriyor. Her birinde bulunan en az 4 bin kitaplık koleksiyon, öğrencilerin eğitim hayatlarına büyük katkılar yapacak kalibrededir." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, kütüphanedeki kitapların elden ele geçerek binlerce öğrencinin zihnine tohumlar ekeceğini belirterek, "Biz bu tohumların meyvelerini, niteliği her nesil artan bir toplum olarak toplayacağız. İşte bir yönüyle de sadakaicariye olan bu toplumsal yatırımlar, vatana, millete karşı sorumluluğunu yerine getirmenin mükemmel yollarıdır. Bugün aramızda okulumuzun pırıl pırıl öğrencileri var. Eminim ki onlar da böyle güzel imkânlarla donatılmış bir kütüphaneye kavuştukları için çok heyecanlılar." ifadelerini kullandı.

Öğrencilere seslenen Emine Erdoğan, "Sizlerden kütüphanenizi hiç boş bırakmamanızı rica ediyorum. En başta kendi iyiliğiniz için lütfen bol bol okuyun çünkü kitap kapakları, bambaşka diyarlara açılır." dedi.

"Gelin, hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun"

Emine Erdoğan, çocukların yüzlerine baktığında her birinin birer kitap kurdu olduğunu gördüğünü aktararak, "Gelin, hepiniz birer gönüllü kütüphane elçisi olun. Kitaplarla henüz sizin kadar haşır neşir olmamış arkadaşlarınız varsa kitap kulüpleri kurarak, okuma maratonları başlatarak, onları da okul kütüphanenize davet edin ve hiçbiriniz 'Boş zamanlarımda kitap okuyorum.' demeyin. 'Kitap okumaktan hiç boş zamanım kalmıyor.' deyin inşallah." diye konuştu.

Kütüphane kurmanın medeniyet kurucuların işi olduğunu, İslam coğrafyasının her dönem Darülhikmeler, Beytülhikmeler, Endülüs Kütüphaneleri gibi büyük eserlerle bezendiğini anlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ecdadımız, her şehre bir kütüphane kazandırmıştır. İlim ehlini herkesten üstün tutmuştur. Alimin atının ayağından kaftanına sıçrayan çamuru bile şeref saymıştır. Şimdi medeniyet yolumuzda yeni bir kavşaktayız çünkü yüzyıllar medeniyetler için dönüm noktalarıdır. O nedenle biz de 'Türkiye Yüzyılı' dedik. İlimle, irfanla yükselen bir yüzyılı inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. 2020 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın milletimize kazandırdığı Türkiye'nin en büyük kütüphanesi olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi de bu anlayıştan doğan bir eser oldu. Dijital çağda, kütüphanelerin varlıklarını sürdüremeyeceği düşünülürken, bugün Millet Kütüphanemiz öğrencilerle, araştırmacılarla, her yaştan insanla dolup taşıyor."

Bu başarının ardında Millet Kütüphanesinin çağın ihtiyaçlarına cevap verir nitelikte, yaşayan bir mekân olarak tasarlanması olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu anlamda Millet Kütüphanesi, ülkemizde kütüphanecilik alanında yeni bir dönemin miladı oldu. Kütüphanelerimiz artık kitapların raflarda toz tuttuğu yerler değil. Toplumun kültür hayatını zenginleştiren ve onu ileriye taşıyan birer irfan evreni olma asli görevini yeniden ifa ediyorlar. Nitekim, açıldığı 2020 yılından itibaren Millet Kütüphanesini 9 milyonun üzerinde kişinin ziyaret etmesi bunun en açık delilidir. TOGEM-DER'in okullarımıza kazandırdığı 22 okul kütüphanesi de bu yeni ve modern kütüphanecilik anlayışıyla kuruldu ve inanıyorum ki Türkiye Yüzyılı hayalimizi gerçekleştirmede önemli rol oynayacaklar." değerlendirmelerinde bulundu.

Sizce bu nedir?
Sizce bu nedir?
İçeriği Görüntüle

Emine Erdoğan, bu noktada eğitimcilerin büyük misyona sahip olduklarını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Çünkü bir öğretmen veya bir kütüphaneci, raflar arasında dolaşan bir öğrenciyi daha önce adını hiç duymadığı bir kitapla tanıştırdığında sadece görev tanımını yerine getirmiş olmuyor, medeniyet ufkunu genişletiyor, ülkenin aydınlık geleceğine ışık oluyor. Bizler, hamdolsun ki ilk emri 'Oku!' olan, tefekkürü ibadet sayan bir dinin, 'İlim tahsil etmek kadın ve erkek herkese farzdır.' diyen bir Peygamber'in ümmetiyiz. Dolayısıyla hepimizin sorumluluğu çok büyük. Bakın işte önümüz ramazan. Bir ay boyunca mukaddes kitabımızı elimizden düşürmeyeceğimiz, ilimle, ibadetle dopdolu olacağımız günlere adım atıyoruz. İnşallah bu kutlu günlerin bereketinden, başta çocuklarımız olmak üzere etrafımızdaki herkesi, kitapla iç içe bir hayat kurmaya özendirmek için de istifade ederiz."

Bakanı Tekin: "Gurur duyacağımız bir eğitim öğretim iklimi oluşturduk"

Törende konuşan Millî Eğitim Bakanı Tekin, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde 2002 yılından itibaren Türkiye'de eğitim öğretim alanında devrim niteliğinde adımlar atıldığını söyledi.

Tekin, Türkiye'de derslik başına düşen öğrenci ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısı ile okulların teknolojik alt yapılarının dünya standartlarının üzerine çıkarılması gibi birçok konuda adımlar atıldığını, neredeyse eğitim öğretime devam edilen dersliklerin yüzde 75'inin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın destekleriyle olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eğitim öğretimle ilgili hiçbir taleplerini geri çevirmediğini, problemleri her daim öncelediğini kaydeden Tekin, "Bugün geldiğimiz noktada -çok şükür- dünyanın hangi ülkesine gidersek gidelim rakamlar, göstergeler üzerinden baktığımızda gurur ve onur duyacağımız bir eğitim öğretim iklimi oluşturduk." dedi.

Bakan Tekin, Aralık 2024'te OECD'nin TİMS raporunu açıkladığını hatırlatarak, "Türkiye matematik ve fen bilimlerinde, OECD ve Avrupa ülkeleri arasında ilk üç sırada. Bu da öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim gönüllüsü fedakâr öğretmenlerimizin katkısıyla oldu." ifadelerini kullandı.

Yazar Mustafa Kutlu'nun "Fırtınayı Kucaklamak" eserine atıfta bulunan Tekin, "Reddimiras yapmayan; doğada, etrafında, evinde sahip olduğu her şeyi kendisine emanet olarak gören ve emanet bilinciyle sahip çıkan; hiçbir şeyi israf etmeden özensiz kullandığı her şeyi gelecek kuşakların mirasını çalmak olduğunun bilincinde olan ve bunu Hanımefendi'nin Sıfır Atık Projesi'yle de şekle büründüren bir kuşak yetiştirmek istiyoruz. Müfredatımızı da buna göre revize ettik." diye konuştu.

Sadece bina yapmadıklarını, mevcut derslikleri de deprem açısından güçlendirdiklerini aktaran Tekin, Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin etkilediği 11 ilde 9 bin 700 civarında dersliğin kullanılamaz hale geldiğini, bunun üzerine bölgede 15 bin derslik yaptıklarını, bu sayıyı eylül ayında 25 bine çıkaracaklarını kaydetti.

Bakan Tekin, kendisini vicdanen rahatsız eden bir husus olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Bu kadar iş yapmışken yapılanlardan dolayı bunun siyasi bir polemik konusu yapılması; siyasi tartışmada, manipülasyonlarda kullanılmasından da gerçekten çok rahatsızım. Biz bütün bunları yaparken, 'Deprem bölgesinde iki buçuk yılda 25 bin derslik yaptık.' derken, bizi eleştiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi 2020 Elazığ depreminde, 'Bir okul yapacağız.' dedi. Depremin üzerinden 6 yıl geçti. 24 derslikti, sadece 24 sınıfı olan bir okulu bu yıl ocak ayında teslim ettiler. Yani 6 yılda 24 derslik yaptılar. Yine 2020 yılında Elazığ depreminde İzmir Büyükşehir Belediyesi, 'Bir okul yapacağız.' dedi. 32 derslikli, peki okul nerede? Daha yeni ihalesini yaptılar. Şimdi karneleri bu iken, 'İki buçuk yılda 25 bin derslik yaptık.' diyen bizi eleştirmek için insanda biraz ahlak, izan olması gerekiyor."

İşlerini yaparken meslek odalarından, sivil toplum örgütlerinden, yerel yönetimlerden, ailelerden destek almaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Tekin, eğitim öğretim süreçlerini bir millî seferberlik ruhu içerisinde yapmaktan keyif aldıklarını kaydetti.

Tekin, ramazan ayında 81 ildeki okullarda yardımlaşma, dayanışma, beraberlik ruhunu pekiştirecek bir dizi etkinlik yapacaklarını da sözlerine ekledi.

Açılış kurdelesi kesildi

Programda Mustafa Kutlu'nun "Fırtınayı Kucaklamak" isimli kitabının bir kesiti piyano müziği eşliğinde Hacer Pala tarafından okundu. Salondaki katılımcılara da Kutlu'nun kitabı ve TOGEM-DER atölyelerinde sıfır atıkla üretilen kitap ayracı armağan edildi.

Edebiyat okuması ve konuşmaların ardından TOGEM-DER Yönetim Kurulu Başkanı Mihrimah Belma Sekmen, günün anısına hediye olarak Emine Erdoğan'a kitap seti verdi.

Sekmen'den sette yer alan kitaplar hakkında bilgi alan Erdoğan, "Çok güzel bir hediye ama hediyeyi hediye etmek sünnettir." diyerek, seti Üsküdar Mihrimah Sultan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesinin kütüphanesine armağan etti.

Protokol üyelerinin açılış kurdelesini kesmesinin ardından program aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

Emine Erdoğan ve Bakan Tekin, açılış töreni sonrasında okulun kütüphanesini gezdi, gençlerle sohbet etti.

Programa İstanbul Valisi Davut Gül, TBMM Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı Ayşen Gürcan, Ümraniye Belediye Başkanı İsmet Yıldırım, Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, kaymakamlar, belediye başkanları, TOGEM-DER yönetim kurulu üyeleri, İstanbul'da kütüphanesi yapılan 10 okulun müdürü, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.