Öğretmeni sınıftan ve dersinden uzaklaştıran; pedagojik gerekçesi açıklanmayan, ölçme-değerlendirme süreçleriyle bütünleşmeyen ve yoğun bürokratik yükler yaratan bu uygulamalar, eğitim-öğretim faaliyetini nitelik açısından zayıflatmakta, öğretmen emeğini görünmez kılmaktadır. Özellikle “Öğrenci Gelişim Raporu”nun herhangi bir hazırlık, altyapı ve pilot uygulama süreci işletilmeden yaygınlaştırılması, bu anlayışın somut bir örneğidir.

Kalabalık sınıflar, yoğun müfredat, sınav ve ölçme-değerlendirme baskısı, e-Okul işlemleri ve mevcut idari sorumluluklar altında çalışan öğretmenlere; ek zaman, donanım ve personel desteği sağlanmadan getirilen ayrıntılı veri temelli uygulamalar kabul edilemez niteliktedir. Üstelik öğretmenlere bilgisayar, internet erişimi ve gerekli teknolojik altyapı sağlanmaksızın bu tür yükümlülüklerin dayatılması, kamu yönetimi sorumluluğuyla bağdaşmamaktadır. Herhangi bir ek ders, ücretlendirme ya da yasal karşılık tanınmaksızın öğretmene yüklenen bu görevler, açık bir angarya niteliği taşımaktadır.

Bu nedenlerle;

Tüm Türkiye’de öğretmen odalarında, 12 Ocak 2026 Pazartesi günü, 2. ders saatinde, bir ders saati süreyle iş bırakma eylemi yapılmasına; iş yeri temsilcilerimiz tarafından, Eğitim-İş Genel Merkezi tarafından hazırlanan bildirilerin okunmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

Üyemiz olsun ya da olmasın, tüm öğretmenlerimizi emeğimize, mesleğimize ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Öğretmenin emeğini yok sayan, mesleğimizi itibarsızlaştıran uygulamalara karşı mücadelemiz sürecektir.

Millî Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Başvurusu (Ocak-2026)
Millî Eğitim Akademisi Hazırlık Eğitimi Başvurusu (Ocak-2026)
İçeriği Görüntüle

Angaryaya hayır!
Mesleğimizin emeği onurumuzdur!
Yaşasın örgütlü mücadelemiz!