Türk Eğitim-Sen olarak, üyelerimizin özlük haklarını koruma ve uğradıkları haksızlıkları giderme konusundaki kararlı hukuki mücadelemize yeni bir kazanım daha eklemiş bulunmaktayız. 06/05/2010 tarihinden önce göreve başladığı gerekçesiyle, zorunlu hizmet bölgelerinde görev yapmasına rağmen “artırımlı hizmet puanından” yararlandırılmayan sendikamız üyesi öğretmenimiz adına açtığımız davada, Uşak İdare Mahkemesi emsal niteliğinde bir iptal kararına imza atmıştır.
Dava konusu süreçte, 07/09/2006 tarihinde göreve başlayan ve meslek hayatının büyük bölümünü zorunlu hizmet bölgelerinde geçiren üyemiz, ilgili mevzuat uyarınca hakkı olan artırımlı hizmet puanının verilmesi talebiyle idareye başvuruda bulunmuştur. Ancak davalı idari merciler; 06/05/2010 tarihinden önce göreve başlayan öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülüğünün bulunmadığını ve bu nedenle artırımlı puan uygulamasından yararlanamayacağını ileri sürerek, üyemizin başvurusunu haksız ve hukuka aykırı bir şekilde reddetmiştir.
Sendikamızca açılan dava sonucunda Uşak İdare Mahkemesi 2026/48E., 2026/363K. Sayılı ilamı ile idarenin bu haksız gerekçesi hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Mahkeme gerekçesinde; 06/05/2010 tarihinden önce göreve başlayan öğretmenlerin zorunlu çalışma yükümlülüğünden muaf tutulmasının, bu öğretmenlerin zorunlu hizmet alanlarında gerçekleştirdikleri çalışmalardan doğan kazanılmış haklarını ortadan kaldırmayacağını açıkça vurgulamıştır.
Yargı kararında, zorunlu çalışma yükümlülüğünü tamamlayan ya da bu yükümlülükten muaf olup zorunlu hizmet alanlarındaki okullarda görevine devam eden öğretmenlere, mevzuat gereğince artırımlı hizmet puanı verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu doğrultuda mahkeme, üyemizin talebinin reddine ilişkin işlemi oybirliğiyle iptal ederken, işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük haklarının da davacı üyemize iade edilmesine hükmederek önemli bir kazanım sağlamıştır.
06/05/2010 öncesi göreve başlayan öğretmenlerimizin zorunlu hizmet bölgelerindeki emeklerini ve döktükleri alın terini görmezden gelen idari anlayış, bu yargı kararıyla bir kez daha hukuken haksız bulunmuştur. Türk Eğitim-Sen olarak, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her üyemizin hakkını, hukukunu ve emeğini korumak için her platformda en gür sesle mücadele etmeyi, yeni hukuki kazanımlara imza atmayı sürdüreceğiz.




