
Biyografik bakışın empati ve insan analizi yeteneğimizi nasıl dönüştürdüğü, bir insanı yalnızca tek bir andaki eylemiyle değil, onu şekillendiren bağlamıyla görebilmenin imkânlarının ele alınacağı “Bir Tür Olarak Biyografinin Şifrelerini Bilmek Günlük Hayatta Karşılaştığımız İnsan Hikâyelerine Nasıl Bir Boyut Katar? Başkalarının Hayatını Okurken Kendi Hikâyemize Rastlıyor Olabilir miyiz?” başlıklı seminer, 16 Ekim 2026 Cuma günü 18.30-20.30 saatleri arasında Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi Eğitim Merkezi ve Atölyeler Dersliklerinde (-2. Kat) gerçekleştirilecektir.
Ön lisans/lisans öğrencileri ve mezunlarına yönelik düzenlenen atölye, 30 kişi ile sınırlıdır.
Tarihin sayfalarında doğup zamanla edebiyatın en özel türlerinden birine dönüşen biyografi, ilk bakışta sınırları çizilmiş bir yaşam öyküsü gibi görünür. Aslında öyledir; ama aynı zamanda çok da ötesidir... Bir tür olarak biyografi, insan zihnine ve gündelik ilişkilere son derece güçlü bir “çözümleyici göz” kazandırır.
Bir insanın hayatına dâhil olurken onu hangi mercekten gördüğümüz hayati bir önem taşır. Çünkü biyografinin şifrelerini, anlatı tekniklerini ve o biyografide söz edilen insanın kırılma noktalarını kavrarız. Sadece tozlu raflardaki ünlü isimlerin yazılmış hikâyelerini değil, gün içinde karşılaştığımız, aynı otobüsü paylaştığımız ya da hayatımızın odağına aldığımız insanların henüz yazılmamış hikâyesini de okumaya başlarız.
Belki bir gün kaleme almak üzere; aynada gördüğümüzün farklı hallerine başka bir gözle bakarız.
Bu seminerde; biyografik bakışın empati ve insan analizi yeteneğimizi nasıl dönüştürdüğünü, bir insanı tek bir andaki eylemiyle değil onu şekillendiren bağlamıyla görebilmeyi ve belki de en önemlisi, başkalarının hayatını okurken kendi hikâyemize nasıl rastladığımızı konuşacağız. Ve şu soruyu soracağız: “En son ne zaman başkasının hikâyesinde kendinizi gördünüz?”
16 Ekim
ETKİNLİK YERİ
Bilim ve Teknoloji Atölyeleri
SAATLER
18:30 - 20:30
Kayıt için tıklayınız.




