DOĞRU, GÜVENLİ VE SAĞLIKLI EĞİTİM İÇİN TATİL DÖNEMİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİDİR
2025-2026 eğitim-öğretim yılı sona ererken eğitimin yükünü omuzlayan tüm eğitim çalışanlarımıza emek ve gayretleri için teşekkür ediyoruz. Okulda şiddet başta olmak üzere eğitim sisteminin aksayan yönlerini kapsamlı şekilde değerlendirdik. Yeni eğitim-öğretim yılına daha güçlü, huzurlu ve güvenli bir başlangıç yapılabilmesi için tatil dönemi iyi değerlendirilmeli; öğrencilerimizin geleceğini önceleyen, eğitim çalışanlarının beklentilerine cevap veren kalıcı çözümler vakit kaybetmeden hayata geçirilmelidir.
Eğitim-Bir-Sen olarak, eğitim sisteminde aksayan yönlere ilişkin sorunların yeni eğitim-öğretim yılı başlamadan çözüme kavuşturulmasını istiyoruz. Eğitim çalışanlarına ve öğrencilerimize hayatlarına yenilikler katacak, huzurlu ve nitelikli bir dinlenme dönemi; mezun olan öğrencilerimizin yeni başarılar elde etmelerini temenni ediyoruz.
Geride bıraktığımız eğitim-öğretim döneminin bütün yönleriyle değerlendirilmesi, eğitim sistemimizin aksayan alanlarının doğru tespit edilmesi ve yeni eğitim-öğretim yılına hazırlık sürecinin kalıcı çözümler üretecek bir anlayışla yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
Bu eğitim-öğretim yılı, ne yazık ki okulda şiddetin eğitimin başat sorunu haline geldiği bir dönem olarak anılacaktır. Eğitim kurumlarının güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir iklime kavuşturulması, ertelenemez bir görev olarak önümüzde durmaktadır.
Bu dönemde, öğretmen atama ve yer değişikliği yönetmeliği, yönetici görevlendirme yönetmeliği gibi eğitim çalışanlarını ilgilendiren temel ikincil mevzuatın değiştirildiğine, norm kadro fazlası öğretmenlerin yer değişikliğine ve istemedikleri tercihlere zorlandıkları süreçlere ve alan değişikliğinde beklentilerin tam olarak karşılanamadığına şahit olduk.
Okul kıyafeti düzenlemesi, zilsiz okul uygulaması, Ramazan ayında okul etkinlikleri yapılması, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ninyaygınlık kazanması, mesleki ve teknik eğitime yönelik teşvikler, sıra tayini uygulamasının düzenli olarak hayata geçirilmesi de geçen dönemin olumlu gelişmeleri olarak kayıtlara geçti.
Sürekli değiştirilen ikincil mevzuat, öğretmen açığı-norm kadro fazlası ikileminde beklentilere cevap vermeyen atama süreçleri, öğretmen yer değişikliği işlemlerinin rayına oturtulamayışı gibi sebeplerle eğitim sistemden beklenen yarar, umulan katkı elde edilememektedir.
Eğitim çalışanlarının eğitimin asli öznesi olarak eğitim sisteminin merkezinde konumlandırılmamasının da bu süreçte payı bulunmaktadır.
Geleceğimizi, çocuklarımızı emanet ettiğimiz eğitim çalışanlarınınmesleki motivasyonu, eğitimin niteliğini, dolayısıyla ülkenin geleceğini ilgilendirmektedir. İyi bir eğitim sistemi için, eğitimcilerin çalışma ortamı iyileştirilmeli, motivasyonları artırılmalıdır.
Öğretmenin ek ders ücretinin düşüklüğü başta olmak üzere mali hakları geliştirilmeli, alan değişikliği talepleri karşılanmalı, öğretmen istihdamında güçlük çekilen bölgelerde görev yapanlara ilave teşviklerverilmeli, eğitim kurumu yöneticiliğinde özlük haklarını ve yetkileri geliştiren kariyer odaklı sürdürebilir bir sistem kurulmalı, eğitimin rehberlik ayağının eksiklikleri giderilmeli, öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılanmalı, ücretli öğretmen istihdamı yerine kadrolu istihdam yapılmalıdır.






