Türk Eğitim-Sen’den MEB’e Çağrı: Hukuka Aykırı OYSS Kılavuzunu Gözden Geçirin, Öğretmenin Yetkisini Kısıtlamayın! Bilindiği üzere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu yayımlanmıştır. Ancak yazılı sınavların başlamasına günler kala yayımlanan söz konusu Kılavuz, birçok sorunu ve uygulamaya ilişkin ciddi kaygıları beraberinde getirmiştir. Öncelikle şu hususu özellikle dile getirmek istiyoruz: Normlar hiyerarşisi ilkesine göre Yönetmelik, Kılavuz’dan üstündür. Kılavuz, Yönetmelik’i açıklamak ve uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla yayımlanır; Yönetmelik’in verdiği yetkileri kısıtlayamaz, daraltamaz ya da Yönetmelik’e aykırı yükümlülükler getiremez. Bu nedenle Millî Eğitim Bakanlığı’ndan; -Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile çelişen OYSS Uygulama Kılavuzu hükümlerini acilen gözden geçirmesini, -Bölgesel ve bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretmenlerin ve okul zümrelerinin sınav hazırlama yetkilerini sınırlandıran maddelerin revize edilmesini; -Mevzuata ve pedagojik ilkelere uygun, süreç odaklı bir ölçme ve değerlendirme anlayışının benimsenmesini, -Öğretmenlerimizin iş yükünü artırmayacak tedbirler almasını talep ediyoruz. Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi olarak, pedagojik ilkelere, hukuka ve ölçme-değerlendirme mevzuatına aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz bu uygulamaların takipçisi olacağız ve idari/hukuki girişimlerde bulunacağız.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, Ortak Yazılı Sınav Sistemi Uygulama Kılavuzu hakkında yaptığı basın açıklamasıdır.
Bilindiği üzere Millî Eğitim Bakanlığı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu yayımlanmıştır. Ancak yazılı sınavların başlamasına günler kala yayımlanan söz konusu Kılavuz, birçok sorunu ve uygulamaya ilişkin ciddi kaygıları beraberinde getirmiştir.
Öncelikle şu hususu özellikle dile getirmek istiyoruz: Normlar hiyerarşisi ilkesine göre Yönetmelik, Kılavuz’dan üstündür. Kılavuz, Yönetmelik’i açıklamak ve uygulanmasını kolaylaştırmak amacıyla yayımlanır; Yönetmelik’in verdiği yetkileri kısıtlayamaz, daraltamaz ya da Yönetmelik’e aykırı yükümlülükler getiremez.
OYSS Uygulama Kılavuzu’nu incelediğimizde ise, alt düzenleme niteliğindeki Kılavuzun bazı maddelerinin Yönetmelik’in ruhu ve açık hükümleriyle hukuki anlamda çeliştiğini tespit ettik.
Bu çerçevede OYSS Uygulama Kılavuzu ile ilgili başlıca sorunlar şunlardır:
Soru Hazırlama Yetkisinin Kısıtlanması (Öğretmen ve Zümre Takdiri)
Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği’nde okul geneli yazılı sınavların hazırlanmasına ilişkin olarak öğretmen ve okul zümrelerine tanınan yetki ve sorumlulukların, Kılavuz hükümleriyle daraltıldığı görülmektedir.
Yönetmelik uyarınca okul geneli yazılı sınavlar yerel düzeyde zümre öğretmenlerinin takdirindedir. Kılavuz ile bu takdir yetkisi %20 oranına çekilerek merkezi sisteme bağlanmıştır. Bu şekilde sınav hazırlama yetkisi daraltılmıştır. Yönetmelik ile tanınan yetkilerin, alt düzenleme niteliğindeki Kılavuzla etkisizleştirilmesini doğru bulmuyoruz.
Sınav Formatı ve Yerel Karar Mekanizmalarının Devre Dışı Bırakılması
Yeni kılavuzla ilgili bir diğer sorun sınav formatı ve yerel karar mekanizmalarının devre dışı bırakılmasındadır.
Şöyle ki; Yönetmeliğe göre Bakanlığın ülke geneli ortak sınav yapmadığı durumlar için ortak sınav kararı alma yetkisi İlçe Millî Eğitim Müdürleri Kurulu’na, onların da karar almadığı durumlarda ise Okul Zümreleri’ne verir. Bu da eğitim süreçlerinin yerel ihtiyaçlar doğrultusunda yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak Kılavuzla birlikte Yönetmelik’in öngördüğü kademeli yetki devri bypass edilerek tüm süreç doğrudan merkezi yazılıma (OYSS) devredilmektedir.
Soru Değiştirme ve Müdahale Sınırı
OYSS Uygulama Kılavuzu’nda, “Eğitim kurumu alan zümresi, soru havuzundan çekilen soruları gerekçelendirerek en fazla iki defa soru değiştirme yetkisine sahip olacaktır.” hükmüne yer verilmektedir. Bu düzenleme, öğretmenlerin soru değiştirme yetkisini hem gerekçe şartına bağlarken, sınırlandırmaktadır.
Öğretim sürecinin ve ölçme-değerlendirmenin asli sorumlusu olan alan öğretmeninin, sınıfın öğrenme düzeyine uymayan bir soruyu değiştirme hakkının gerekçeye bağlanması ve “en fazla iki defa” ile sınırlandırılması, öğretmenin mesleki takdir ve ölçme yetkisini mevzuata aykırı olarak kısıtlamaktadır. Bu tür sınırlamalar; okullar, öğrenciler arasındaki farklılıklar göz önüne alındığında ölçme ve değerlendirme süreçlerini olumsuz etkileyebilecektir.
e-Okul Veri Girişi ve Ek İdari Yükümlülükler
OYSS Uygulama Kılavuzu, e-Okul üzerinden yapılacak veri girişleri bakımından öğretmenlere ilave dijital ve idari yükümlülükler getirmektedir. Oysa ilgili İlköğretim Kurumları ve Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliklerinde sınav sonuçlarının e-Okul sistemine toplam puan(ders notu) olarak işlenmesi esas alınırken; Kılavuz ile öğretmenlere mevzuatın üzerinde ilave bir dijital ve bürokrasi veri işleme yükümlülüğü getirilmektedir. Öğretmenlerin iş yükünü artıran, angaryaya dönüşen ve mesleki motivasyonlarını düşüren bu tür düzenlemelerden vazgeçilmelidir.
Bu noktada OYSS Kılavuzu, okullarda ölçme ve değerlendirme standartlarını yükseltmeyi amaçlamakla birlikte, hukuki dayanak ve düzenlemelerin normlar hiyerarşisine uygunluğu bakımından Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile açık uyumsuzluklar içermektedir. Bu uyumsuzlukların idari işlemin iptali davasına konu olmasını önlemek amacıyla;
Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği’nde gerekli değişiklikler yapılarak OYSS uygulamasının ve merkezî soru havuzunun kullanımının hukuki dayanağı yönetmelik düzeyinde açıkça düzenlenmelidir.
Ayrıca, Kılavuz hükümleri, Yönetmelik’te zümrelere tanınan yetkiler ve öğretmenlerin mesleki takdir haklarıyla uyumlu hale getirilmeli; uygulama esasları bu yetkileri ve hakları sınırlandırmayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Eğitimde niteliği artırmak istiyorsak, “Ben yaptım, oldu.” anlayışını bir kenara bırakmalı; hukuki altyapıdan yoksun kılavuzlara bel bağlamamalıyız. Öğretmenlerin mesleki özerkliğine saygı duyulmalı, hukuka uygun ve kapsayıcı düzenlemeler yapılmalıdır. Aynı zamanda okulların altyapıları güçlendirilmeli, bölgeler arasındaki imkân farklılıkları en aza indirilmeli, tüm öğrenciler eşit eğitim fırsatına sahip olması sağlanmalıdır.
Bu nedenle;
-
Millî Eğitim Bakanlığını, Ölçme ve Değerlendirme Yönetmeliği ile çelişen OYSS Uygulama Kılavuzu hükümlerini acilen gözden geçirmeye çağırıyoruz.
-
Bölgesel ve bireysel farklılıkları dikkate alarak öğretmenlerin ve okul zümrelerinin sınav hazırlama yetkilerini sınırlandıran maddelerin revize edilmesini;
-
Mevzuata ve pedagojik ilkelere uygun, süreç odaklı bir ölçme ve değerlendirme anlayışının benimsenmesini talep ediyoruz.
Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi olarak, pedagojik ilkelere, hukuka ve ölçme-değerlendirme mevzuatına aykırı olduğunu değerlendirdiğimiz bu uygulamaların takipçisi olacağız ve idari/hukuki girişimlerde bulunacağız.





