Genel Başkan Yardımcılarımız Orhan Kütük ve Hüsami Erten, 27-29 Nisan 2026 tarihleri arasında Muş ve Bitlis’te istişare toplantısına katıldı.

Kütük ve Erten ilk olarak Muş şubesinin düzenlediği istişare toplantısına katıldı. Toplantıda Muş Şube Başkanı İbrahim Uğurlu ve Şube Yönetim Kurulu üyeleri, şube denetleme, disiplin kurulu üyeleri, ilçe ve üniversite temsilcileri ile kadın komisyonu üyeleri yer aldı.

Genel Başkan Yardımcılarımız, Muş programı kapsamında Muş İl Millî Eğitim Müdürü Abdülkadir Altay’ı, ardından Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican’ı ziyaret etti. Heyetimiz daha sonra Muş Valisi Sayın Avni Çakır ile bir araya geldi. Program kapsamında ayrıca Muş şubemizi ziyaret ederek sendikamızın çalışmaları hakkında karşılıklı bilgi alışverişinde bulunuldu. Genel Başkan Yardımcılarımız Muş Alparslan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini de ziyaret ederek, eğitim çalışanlarıyla bir araya geldi.

Genel Başkan Yardımcılarımız Bitlis’te de temaslarda bulundu. Orhan Kütük ve Hüsami Erten, Bitlis Şube Başkanı Nedim Emektaroğlu, Muş Şube Başkanı İbrahim Uğurlu ve şubelerin yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Bitlis İl Millî Eğitim Müdürü Vedat Kaya’yı ziyaret etti, Bitlis-Tatvan Cumhuriyet Ortaokulunda eğitim çalışanlarımız ile eğitimin gündemine dair değerlendirmelerde bulundu. Genel Başkan Yardımcılarımız Bitlis Şubenin düzenlediği istişare toplantısına da katıldı. Toplantıda Bitlis Şube Yönetim Kurulu üyeleri, şube denetleme, disiplin kurulu üyeleri, ilçe temsilcileri ve şube kadın komisyonu üyeleri yer aldı.

Ücret adaletsizliği çalışma barışını bozuyor.

Muş ve Bitlis’te düzenlenen istişare toplantılarında bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcımız Orhan Kütük, Anayasa’nın 55. maddesinin benzer ve eşit şartlarda çalışanların eşit ücret almasını öngördüğünü hatırlatarak, buna rağmen kamuda uzun süredir devam eden çarpık ve ücret politikalarının çok sayıda farklı maaş uygulamasını beraberinde getirdiğini ifade etti. Aynı işi yapan, benzer sorumlulukları üstlenen çalışanlar arasında dahi ciddi ücret farklılıklarının bulunduğuna dikkat çeken Kütük, bu durumun çalışma barışını zedelediğini ve çalışanlar arasında motivasyon kaybına yol açtığını dile getirdi. Mevcut ücret yapısının hem kurum içi hem de kurumlar arası dengeleri bozduğunu, çalışma barışını sekteye uğrattığını belirten Kütük, ücret sisteminin hakkaniyet ilkesi doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

1 MAYIS’TA ÇORUM’DAYIZ
1 MAYIS’TA ÇORUM’DAYIZ
İçeriği Görüntüle

Mevcut ekonomik koşullar göz önüne alınarak ek zam yapılmalıdır.

Çalışanların ekonomik sorunlarına da değinen Kütük, “Alım gücündeki azalış devam ederken, gıda, giyim ve ulaşım gibi temel harcama kalemlerindeki artış dikkat çekmektedir. Bu çerçevede, ocak ayında memur ve emeklilere 6 aylık dönem için %11 oranında maaş artışı yapılmış, ayrıca brüt 1000 TL tutarında seyyanen ödeme gerçekleştirilmiştir. Ancak yılın ilk üç ayında gerçekleşen %10,04’lük enflasyon, söz konusu artışın reel etkisini önemli ölçüde azaltmıştır. Maaşlar, çalışanların eline geçmeden değer kaybetmiştir. Bu nedenle, mevcut ekonomik koşullar ve enflasyon dikkate alınarak ek zam yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı. Enflasyon oranında yapılan artışın gerçekte “sıfır zam” anlamına geldiğini de belirten Kütük, bu noktada refah payının kalıcı hale getirilmesini istedi. Refah payı olmadan memur ve emeklilere gerçek anlamda bir zam yapılmış sayılmayacağını vurgulayan Kütük, ayrıca enflasyon farkının yılda iki kez değil, aylık olarak maaşlara yansıtılması gerektiğinin altını çizdi.

Kamuda alımlar sadece 657 sayılı kanunun 4/A maddesine göre kadrolu yapılmalıdır.

Birinci dereceli kadroda görev yapan tüm yüksekokul mezunlarına 3600 ek gösterge verilmesi gerektiğini dile getiren Kütük, bunun kamu çalışanları arasında adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olacağını belirtti. Ayrıca kamuda memur istihdamının yalnızca 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4/A maddesi kapsamında kadrolu olarak yapılması gerektiğini vurgulayan Kütük, farklı statülerde personel çalıştırılmasının aynı işi yapanlar arasında hak kayıplarına neden olduğunu bildirdi, sözleşmeli personel uygulamasından vazgeçilmesini istedi. Bunun yanı sıra, eğitimde palyatif tedbirler yerine kalıcı politikalar geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kütük, eğitimde kalitenin, verimin artırılması için ücretli öğretmenlik uygulamasına da son verilmesi çağrısında bulundu.

Kıdem ve terfi sistemi yeniden düzenlenmelidir.

Kütük, emeklilik kanununda yapılan değişikliklerle birlikte emekli olma süresinin uzadığını hatırlatarak, çalışanların kıdem ve terfi sisteminin de bu duruma uygun şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. “Toplu sözleşme taleplerimizde de vurguladığımız gibi, çalışanların 25 yılı aşan kıdemlerinin ilerlememesi önemli bir sorundur. Bu durum, emekliliğe kadar kıdemin yıl bazında artırılmasıyla çözülebilir” diyen Kütük, aynı yaklaşımın derece ve kademe ilerlemelerinde de uygulanması gerektiğini belirtti. Üniversite mezunu bir memurun 1. derecenin 4. kademesine ulaştıktan sonra derece ve kademe ilerlemesinin durduğunu, buna karşın emekliliğine daha uzun yıllar bulunduğunu dile getiren Kütük, bu sorunun giderilmesi için derece ve kademe ilerlemesinin devamını sağlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Akademik ve idari personelin tayin/nakil sorunu çözülmelidir.

Üniversitelerle ilgili de açıklamalar yapan Kütük, idari ve akademik personelin tayin/nakil sorununa dikkat çekti. Aile bütünlüğünün zedelenmesinin Anayasaya aykırı olduğunu belirten Kütük, “Üniversitelerde görev yapan idari personele, YÖK koordinasyonunda merkezi bir nakil ve becayiş hakkı tanınmalı; nakil talepleri her yıl belirlenen takvim çerçevesinde merkezi bir sistem üzerinden alınmalıdır. Aile bütünlüğünü göz ardı eden mevcut uygulamalara son verilmeli, akademik ve idari personelin tamamına tayin hakkı tanınarak aile birliği sağlanmalıdır. Bu sayede, bir üniversitede görev yapan ancak farklı bir kuruma geçmek isteyen veya atıl durumda bulunan tecrübeli personelin, ihtiyaç duyulan diğer yükseköğretim kurumlarına geçişi mümkün hale gelecektir. Bu düzenleme, kamu kaynaklarının daha verimli kullanılması açısından da büyük önem taşımaktadır.”