Ücrette Adalet, Kamuda Huzur İçin Alanlardayız!
Ücrette Adalet, Kamuda Huzur İçin Alanlardayız! https://t.co/3ra2h8DdTz
— Memur-Sen (@MemurSenKonf) January 15, 2026
ADALETİN YOLU; KAMUDA ÜCRET REFORMUNDAN GEÇER Kamuda aynı işi yapanlar arasında derinleşen ücret adaletsizliği artık sürdürülemez hâle geldi. Zam yapılıyor ama denge kurulmadığı için adaletsizlik büyüyor, sosyal maliyet artıyor, çalışma barışı zedeleniyor. Gelir vergisi sistemi; adaleti sağlamıyor, memurun emeğini sömürüyor. İnsanlar tasarruf yapamıyor,
Enflasyon düşmüyor,
Ekonomi politikaları tutmuyor.
Tutmayan politikaların faturası memura,
Hesabı ise emekliye kesiliyor. Taleplerimiz net, itirazımız meşrudur: -Ücrette denge istiyoruz! -Gelirde adalet istiyoruz! -Kamuda huzur istiyoruz! Malumdur: Adaletin yolu, kamuda ücret reformundan geçer.
ADALETİN YOLU; KAMUDA ÜCRET REFORMUNDAN GEÇER
— Ali YALÇIN (@_aliyalcin_) January 15, 2026
Kamuda aynı işi yapanlar arasında derinleşen ücret adaletsizliği artık sürdürülemez hâle geldi.
Zam yapılıyor ama denge kurulmadığı için adaletsizlik büyüyor, sosyal maliyet artıyor, çalışma barışı zedeleniyor.
Gelir vergisi… pic.twitter.com/wNgCyucVIX
ÜCRET UÇURUMUNA MALİYE NASIL GÖZ YUMUYOR? Kurumlarda huzur yok. Sistem tıkandı. Kamu görevlileri koridorlarda bordro kıyaslıyor, servise binerken “Bunca yılın emeğinin karşılığı bu muydu?” diye soruyor. Fazla çalışma yapan koruma ve güvenlik personeli, yanında aynı işi yapan başka statüdeki personele katbekat fazla ücret ödendiğini görüyor. Malumdur: Ücrette denge yoksa, sistemde bütünlük olmaz.
ÜCRET UÇURUMUNA MALİYE NASIL GÖZ YUMUYOR?
— Ali YALÇIN (@_aliyalcin_) January 15, 2026
Kurumlarda huzur yok. Sistem tıkandı.
Kamu görevlileri koridorlarda bordro kıyaslıyor, servise binerken “Bunca yılın emeğinin karşılığı bu muydu?” diye soruyor.
Fazla çalışma yapan koruma ve güvenlik personeli, yanında aynı işi yapan… pic.twitter.com/sXfsApYPpx
HESABIN SORUMLUSU MALİYE BAKANLIĞI ÖNÜNDEYDİK. KAMUDA ÜCRET REFORMU İSTİYORUZ !
Bugün, 2026’nın ilk maaş gününde, kamu görevlilerimizin haklı beklentilerini dile getirmek ve oluşan mağduriyeti haykırmak için Maliye Bakanlığı önünde ve 81 ilde meydanlardaydık. Rakamların diliyle bütçeyi denkleştirenlerin, sahanın diliyle oluşan "Sosyal Maliyeti" görmesi için sesimizi yükselttik.
Kamu görevlilerimiz bugün bordrolarına baktığında ne yazık ki sadece rakamları değil, derinleşen adaletsizliği de görmüştür. Aynı odayı paylaşan, aynı işi yapan personel arasındaki ücret uçurumu, çalışma barışını zedelemekte, kurumlarımızdaki huzuru gölgelemektedir.
Toplu sözleşme sürecinde Hakem Heyeti, terazinin dengesini gözetmek yerine, maalesef Maliye’nin kısıtlı bakış açısına hapsolmuştur. Oysa adalet terazisi; talimatlarla değil hakkaniyetle tartmalıdır. "Bütçe kısıtları" gerekçesi, sahadaki geçim gerçeklerini ve "Gelecek kaygısını" ortadan kaldırmamaktadır. Kamuda dengenin ve barışın sağlanması için adımlarımız nettir;
Kamuda bozulan ücret dengesini onaracak köklü bir "Ücret Reformu" sağlanmalı,
Emekliliğe de yansıyacak, geçmiş kayıpları telafi edecek "Seyyanen Zam" yapılmalı,
Sorun üreten değil çözüm getiren, masanın yükünü taşıyabilen "4688 Sayılı Yasa" yürürlüğe girmelidir.
"Güçlü Memur, Güçlü Türkiye" inancıyla; emeğin hakkını, gelirin adaletini savunmaktan vazgeçmeyeceğiz. Mücadelemiz; kamu görevlisinin geleceğe umutla bakabildiği, refahın hakça paylaşıldığı bir zemin oluşana dek kararlılıkla sürecektir. #ÜcretReformuŞart
HESABIN SORUMLUSU MALİYE BAKANLIĞI ÖNÜNDEYDİK. KAMUDA ÜCRET REFORMU İSTİYORUZ ! Bugün, 2026’nın ilk maaş gününde, kamu görevlilerimizin haklı beklentilerini dile getirmek ve oluşan mağduriyeti haykırmak için Maliye Bakanlığı önünde ve 81 ilde meydanlardaydık. Rakamların
MEMUR, ÜLKENİN YÜKÜ DEĞİL GÜCÜDÜR Geride bıraktığımız 8 Toplu Sözleşme’de;
Tutanak Tutulmadığını da
Hakeme elimiz boş gönderildiğini de
Hedeflenen enflasyon kadar bile zam verilmediğini de
Masada kazandığımız maddelerin sahada uygulanmadığını da Gördük. Artık memurların da Memur-Sen’in de;
Hakemin işlevsizliğine,
Yasanın yetersizliğine,
Masanın geçiştirilmesine artık tahammülü yoktur. Memur, mutsuzsa ülkenin genel tablo mutsuzdur. Huzuru sağlamak, barışı tesis etmek; ekonominin tutmayan hedeflerinden daha kıymetli ve değerlidir. 3 temel beklentimize ilave olarak;
1. Dereceye 3600 Ek gösterge artık hayata geçirilmeli.
Gelir Vergisi %15’e sabitlenmeli.
22.150 ₺’ye ulaşan seyyanen ödeme, emeklilere de yansıtılmalı.
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin beklentileri karşılanmalı.
YHS artık tarih olmalı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na dahil olmalı.
Akademik personelin maaşları iyileştirilmeli.
İdari personel, şef, şube müdürü ve diğer personelin haklı beklentileri karşılanmalı.
Kariyer uzmanlarının ayrılan bütçesi aktarılmalıdır. Eylemliliğimize, tepkiye ve mücadeleye;
Statüler arasındaki fark bitirilinceye,
Emeğimizin hakkı verilinceye,
4688 sayılı Kanun değişinceye kadar devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz. #ÜcretReformuŞart
ZAMAN KAYBEDİLMEMELİ, ZAMAN VARKEN KAYIPLAR ÖNLENMELİ
Huzuru sağlamak, ekonominin tutmayan hedeflerinden daha kıymetli ve değerlidir. Kamuda ücret reformuna ilave olarak, belli başlı sorunlara ilişkin beklenen adım atılmalıdır.
Kayıpları telafi edecek ve emekliye de yansıyacak seyyanen zam verilmeli,
Gelir vergisinin yüzde 15’e sabitlenmeli,
3600 ek göstergenin hayata geçirilmeli,
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılmalı, teknik personelin haklı beklentileri görülmeli,
Akademik zam gelmeli,
İdari personelin sorunları çözülmeli,
Yardımcı Hizmetler Sınıfı' Genel İdari Hizmetler Sınıfına dahil edilmeli,
4688 sayılı Kanun evrensel ilke ve normlara uygun hâle getirilmelidir. Sözümüzdür: Hak teslim edilene, adalet sağlanana kadar masada duyulmayan sesimizi meydanlarda duyurmaya, mücadeleden vazgeçmemeye devam edeceğiz.
ZAMAN KAYBEDİLMEMELİ, ZAMAN VARKEN KAYIPLAR ÖNLENMELİ
— Ali YALÇIN (@_aliyalcin_) January 15, 2026
Huzuru sağlamak, ekonominin tutmayan hedeflerinden daha kıymetli ve değerlidir.
Kamuda ücret reformuna ilave olarak, belli başlı sorunlara ilişkin beklenen adım atılmalıdır.
▪️ Kayıpları telafi edecek ve emekliye de… pic.twitter.com/HobJQxKNGa
Kamu görevlileri adına yılın ilk maaş gününde Memur-Sen ve konfederasyon çatısı altındaki sendikalar, Ankara’da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile tüm illerde meydanlara çıkarak ücret adaletsizliğine karşı eylem yaptı. Genel Başkanı Ali Yalçın eylemde yaptığı konuşmada, toplu sözleşme sürecinde dile getirdikleri itirazların ve eylemlilik iradesinin kararlılıkla süreceği mesajı verdi.
Zamlı maaşlara rağmen aynı işi yapan farklı statülerdeki personel arasındaki ücret farkının daha da belirgin hâle geldiğini söyleyen Ali Yalçın, bu tablonun sosyal maliyeti büyüttüğünü, kamuda huzursuzluğu artırdığını ve gelir dağılımını bozduğunu belirterek kamu çalışanları arasındaki makasın her geçen gün açıldığını ifade etti.
Yaşanan adaletsizlik karşısında susmayacaklarını dile getiren Yalçın, eylemin amacının sorumlulara doğrudan seslenmek olduğunu belirterek, “Biz bugün buradayız çünkü susmak değil sesimizi duyurmak istiyoruz. Hesabın sorumlusunun önündeyiz ve bu mücadeleyi ekmeğimiz, emeğimiz ve geleceğimiz için veriyoruz. Masada yan yana duyulmayan sesimizi meydanlarda duyurmaya devam edeceğiz. Haksızlığa ‘dur’ demek için buradayız” dedi.
“Ücrette denge yoksa sistemde bütünlük olmaz”
Aynı işi yapan kamu görevlileri arasındaki ücret uçurumuna dikkat çeken Yalçın, bu tabloya kamu yöneticilerinin ve yetkililerin göz yumduğunu belirtti. Bütçenin denkleştirildiğini ancak memurun sosyal maliyetinin görmezden gelindiğini ifade eden Yalçın, sosyal maliyeti önlemenin daha kolay ve daha adaletli olduğunu vurguladı. Kamuda huzurun kalmadığını ifade eden Yalçın, Maliyenin bir tarafı öz, bir tarafı üvey gören yaklaşımının çalışma barışını bozduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu: “Kurumlarda huzur kalmadı, sistem tıkandı. Kamu görevlileri koridorlarda bordro kıyaslaması yapıyor, sabah servise bindiğinde ‘bunca yılın emeğinin karşılığı bu muydu’ diye soruyor. Gece nöbet tutan güvenlik görevlisi, yanında aynı işi yapan farklı statüdeki personele kendisinden katbekat fazla ücret verildiğini görüyor. Ücrette denge yoksa sistemde bütünlük olmaz.”
Bu şartlarda sağlıklı kamu hizmeti üretilemeyeceğini vurgulayan Yalçın, kamuda personel ve ücret reformunun artık kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti. Sorunun ötelenerek ya da görmezden gelinerek çözülemeyeceğini dile getiren Yalçın, mevcut yaklaşımın çalışma hayatındaki sorunları derinleştirdiğini söyledi. Sözlerinin devamında; toplu sözleşme sürecine de değinen Genel Başkan Yalçın, mevcut yasal çerçevenin masayı daralttığını, işvereni zamana sıkıştırdığını ve Hakem Kurulu’nun yetki kullanmaktan kaçındığını belirtti. Sekiz toplu sözleşmenin dördünün uzlaşmazlıkla sonuçlandığını hatırlatan Ali Yalçın, sistemin kamu görevlileri aleyhine işlediğini ifade ederek hakem kurulunun da bu olumsuz tabloda payının büyük olduğuna dikkat çekti.
Yalçın: Hakem gerçeklere gözlerini, beklentilere kulaklarını kapattı
Hakem Kurulu’na yönelik eleştirilerini sürdüren Yalçın, “Hakem dediğiniz teraziyi elinde tutar, dengeyi gözetir, hakkaniyetle yaklaşır. Ekonomiyi dikkate alır ama emeği yok saymaz. Bugüne kadar Hakem, gerçeklere gözlerini, memurların beklentilerine ise kulaklarını kapattı. Maliye’nin sesinden, Hazine’nin talimatından başka bir şey duymadı” diye konuştu. Ekonomi politikalarının memur ve emekli üzerindeki etkilerine de değinen Ali Yalçın, yanlış hedefler üzerinden oluşturulan beklentilerin bedelinin kamu görevlilerine ödettirildiğini söyledi. Enflasyon, kira ve temel tüketim giderlerindeki artışın memurun alım gücünü ciddi şekilde düşürdüğünü ifade etti.
“Mücadeleden vazgeçmeyeceğiz”
Memur-Sen’in taleplerinin net olduğunu vurgulayan Ali Yalçın, 8. Dönem Toplu Sözleşme’nin kayıpların telafi edildiği bir süreç olması gerekirken yeni kayıplarla sonuçlandığını belirtti. Bugün meydanlarda üç temel talebi dile getirdiklerini ifade eden Yalçın, taleplerini şöyle sıraladı: “Ücrette denge istiyoruz, gelirde adalet istiyoruz, kamuda huzur istiyoruz. Bunun yolu kamuda ücret reformundan geçiyor. Kayıpların telafi edildiği ve emekliye de yansıyacak seyyanen zam istiyoruz. 4688 sayılı Kanun’un evrensel ilke ve normlara uygun hâle getirilmesini talep ediyoruz.”
Konuşmasının sonunda eylemliliğin süreceğini vurgulayan Ali Yalçın, haklar teslim edilinceye ve gerekli yasal düzenlemeler yapılıncaya kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini belirterek, kamu görevlilerinin sesi olmaya devam edeceklerini ifade etti.
KAMUDA ADİL ÜCRET DÜZENİ TALEP EDİYORUZ! 2026 yılının ilk maaş ödemesinde, kamu çalışanlarının biriken ve görmezden gelinen taleplerini güçlü bir şekilde dile getirmek için bugün Maliye Bakanlığı önünde ve Türkiye’nin 81 ilinde alanlardaydık. Bütçe tablolarıyla tasarruf sağlandığını söyleyenlerin, sahada her geçen gün artan sosyal maliyeti görmesi için sesimizi yükselttik. Kamuda huzurun, dengenin ve adaletin yeniden tesis edilmesi için taleplerimiz açıktır: Bozulan ücret yapısını kalıcı biçimde düzeltecek kapsamlı bir Ücret Reformu hayata geçirilmelidir.
Emekliliğe de yansıyacak şekilde, geçmiş kayıpları telafi eden seyyanen artış yapılmalıdır.
Çalışanların sorunlarını büyüten değil çözen, gerçek bir toplu pazarlık zemini sunan 4688 sayılı Kanun yeniden düzenlenmelidir. Bu üç temel talebimizin yanında;
1. dereceye gelen tüm kamu görevlilerine 3600 ek gösterge gecikmeden uygulanmalıdır.
Gelir Vergisi kamu çalışanları için kalıcı olarak %15’te sabitlenmelidir.
22.150 TL’ye ulaşan seyyanen ödeme, emekli kamu görevlilerine de yansıtılmalıdır.
Mühendislik Meslek Kanunu çıkarılarak teknik personelin beklentileri karşılanmalıdır.
Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı, çalışanlar Genel İdare Hizmetleri Sınıfı kapsamına alınmalıdır.
Akademik personelin ücretleri iyileştirilmelidir.
İdari personel, şefler, şube müdürleri ve diğer unvanlardaki çalışanların haklı talepleri karşılık bulmalıdır.
Kariyer uzmanları için ayrılan ancak kullanılmayan bütçeler amacına uygun şekilde aktarılmalıdır. Mücadelemiz;
Unvan ve statüler arasındaki adaletsizlik sona erene,
Kamu emekçisinin alın terinin karşılığı eksiksiz verilene,
4688 sayılı Kanun demokratik ve adil bir yapıya kavuşana kadar kararlılıkla sürecektir. #ÜcretReformuŞart
Ücrette dengesizlik gelir de adaletsizlik kamu da huzursuzluk bitsin! 2026’nın ilk maaş gününde; Memur-Sen ve bağlı sendikalarımızla birlikte Ankara başta olmak üzere 81 ilde adaletsizliğe karşı sesimizi yükselttik. Taleplerimizi tekrar ifade ettik:
Kamuda ücret reformu yapılmalı
Kayıpları telafi edecek, emekliye de yansıyacak seyyanen zam verilmeli
4688 sayılı Kanun evrensel normlara uygun hale getirilmeli
Gelir Vergisi %15’e sabitlenmeli
3600 Ek Gösterge hayata geçirilmeli
Teknik, akademik, idari personelin haklı beklentileri karşılanmalı
Yardımcı Hizmetler Sınıfı, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı’na dahil olmalıdır. Memur, bu ülkenin yükü değil gücüdür. Memur mutsuzsa, ülke huzurlu olamaz. Hak verilinceye, adalet sağlanıncaya kadar mücadelemiz sürecek!








