Türkeş Güney

MEMUR SENDİKACILIĞININ VİRÜSÜ; MESLEK VE İŞYERİ ESASLI YAPILAR

Maalesef Ülkemizde memur sendikacılığı başıboş, düzensiz, denetimsiz ve yasal düzenlemeden mahrum bir görüntü vermektedir.

Bu algıdan cesaret bulanlar; 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununda; açık olarak yasaklanmış bulunan “Meslek ve İşyeri“ esaslı sendikal yapıları kurmakta, buradan da menfaat ve çıkar elde etme, statü kazanmayı amaçlamaktadır.

12.7.2001 tarih ve 24460 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun “ Sendikaların Kuruluş “ esaslarını düzenleyen 4 ncü madde “ Sendikalar hizmet kolu esasına göre, Türkiye çapında faaliyette bulunmak amacıyla bir hizmet kolundaki kamu işyerlerinde çalışan kamu görevlileri tarafından kurulur.” Hükmü ile sendikaların hizmet kolu esasına göre ve Türkiye çapında faaliyet göstermek üzere kurulacağını;

Maddenin son fıkrasında ise “Bir hizmet kolunda birden fazla sendika kurulabilir. Meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulamaz.” hükmü ile hizmet kolunda birden fazla sendika kurulabileceğini, fakat sendikaların “ Meslek ve İşyeri Esasına” göre kurulamayacağını düzenlemiştir.

Yasa koyucu; sendikaların “hizmet kolu esasına göre kurulması” ile “meslek ve işyeri esaslı” sendika kurulmaması düzenlemesinin gerekçesini “ madde gerekçelerinde “Madde 4 – Güçlü bir sendikacılık oluşturmak amacıyla sendikaların hizmet kolu esasına göre faaliyet göstermeleri ve meslek veya işyeri esasına göre sendika kurulmaması benimsenmiştir. Gerekçesine dayandırmıştır.

Yasal düzenlemeye göre meslek ve işyeri esasına dayalı sendika kurulmaması gerekir. Ancak sendikal zemindeki denetim ve disiplin eksikliğ nedeniyle bugün sendika görünümlü çok sayıda meslek ve işyeri esaslı yapıların varlığı; sendikal mücadeleye zarar vermekte, kutsal hak arama aracı olması gereken sendikal anlayışın yerini farklı menfaat ve çıkar arayışına bırakmış görüntüsü vermektedir.

Büro hizmet kolunda kurulan sendikalara baktığımızda; genel olarak çok sayıda meslek ve işyeri esaslı sendikaların faaliyet gösterdiği görülmektedir.

Bu konuda gözönüne alınması gereken düzenleme elbette 4688 sayılı Kanununun 4 ncü maddesi; bu maddeye göre “meslek ve işyeri esaslı sendika kurulamaz” Fiili durum yaratıp kurulan ve faaliyette bulunanlarla ilgili genel kanı “ Yasal olmayan ilgili yasaya uygun olarak kurulmamış” yapılar demek abartı olmayacaktır.

Memur Emeklilerimize Müjde…..
Memur Emeklilerimize Müjde…..
İçeriği Görüntüle

Bu durum bu sendikalar adına, bu sendikaların üyeleri üzerinden yapılan ve yasal olmayan sendikal yapılara aktarılan kesinti tutarlarının kamu zararı oluşturup oluşturmadığı konusunda yaşanan tartışmalardır.

Kamu zararı yönünde görüş uygulamaya döndüğü takdirde, yasaya uygun kurulmayan sendikal yapıların aktarılan kesinti tutarlarının yasal faizle geri alınması sözkonusu olabilecektir.

Meslek ve işyeri esaslı yapıların dezavantajları nelerdir diye bakıldığında; üye sayısı toplu sözleşme masasına, üye sayısı yeterli olmadığı ve olmayacağı için kamu personel danışma kurulu ve hakem heyeti gibi sendikal mücadelenin meşru zeminlerine katılma imkanları bulunmamaktadır.

Diğer yandan mevcut yasal düzenlemeye göre kurulmadıkları yasa dışı görünüm arz ettikleri için siyasi ve bürokratik zeminde muhatap alınmıyorlar, bu yönüyle de üyelerinin sorunlarını çözme veya sendikal hak alma imkanları bulunmamaktadır.

Sendikal baraj tartışmalarının sebebi ve odağını meslek ve işyeri esaslı, yasal düzenlemeye aykırı kurulan sendikal yapılar oluşturmaktadır.

Resim