Bu Yahudi terörist grupların devletleşmesi demekti. Nitekim terör dalgası devlet eliyle artarak devam etti. Fiili işgalin Batı tarafından epistemolojik düzlemde desteklenmesi, Filistinlileri sistematik bir yok edilmeye maruz bırakmakla kalmadı Filistin toprakları da terör devleti İsrail eliyle adım adım işgal edildi, Filistin’in toprak bütünlüğü ortadan kaldırıldı. Bütün bunlar yaşanırken uluslararası yayın kuruluşları İsrail’in yaptıklarını normalleştirdi, Filistinlilerin direnişini ise mahkûm etti. 7 Ekim, İsrail’in bir asrı aşan işgallerinin, katliamlarının ve sistematik soykırımının dünya ölçeğinde görünür hale getirmeye başladığı tarihtir. Uluslararası kurum ve kuruluşların yanı sıra Batılı ülkelerin işgallerde, katliamlarda ve soykırımdaki rolünü ifşa etti.
İsrail, 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Gazze başta olmak üzere Filistinlilere yönelik yok etme stratejisi izledi. İngiltere, AB ve ABD’nin koşulsuz desteğiyle Gazze’de taş üstünde taş bırakmadı. Okulları, üniversiteleri, ibadethaneleri, hastaneleri bombaladı. Arama kurtarma ve sağlık ekiplerini, ambulansları, gazetecileri, çocukları, kadınları, yaşlıları hedef aldı. Resmi rakamlara göre yaklaşık 20 bini çocuk 75 bin insanı katletti. Ateşkesin ilan edildiği 10 Ekim 2025 tarihinden bu yana İsrail’in keyfi saldırılarında çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık bin 500 Filistinli öldü, 5 binin üzerinde Filistinli yaralandı. 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana İsrail saldırılarında 70 bini aşkın kişi yaşamını yitirdi, yaralananların sayısı ise 175 bini geçti. Süreç boyunca iki milyona yakın insanı defalarca yerinden etti. Gıda, su, ilaç gibi temel ihtiyaçların Gazze’ye girişini engelledi. Bugün sözde ateşkes olmasına rağmen İsrail Gazze’ye saldırılarını sürdürmektedir.
Bütün bunlar dünyanın gözü önünde oldu. Tarihte ilk kez bir soykırım bütün insanlığa izletildi, izletilmeye devam ediliyor. Ancak uluslararası düzen ve aktörleri soykırımı durdurmak bir tarafa, İsrail’e silah ve mali yardımlarda bulunmaya bugün de devam ediyor. Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, Uluslararası Ceza Mahkemesi, İsrail’in soykırım suçu işlediğini teyit etti, Netanyahu ve yönetiminden bazı isimlerin tutuklanması yönünde karar aldı. Ancak söz konusu kararın uygulanması yine ABD, AB ve İngiltere tarafından engellendi. Mahkeme salonlarında yargılanması gereken Netanyahu, iki hafta önce BM Genel Kurulu’nda konuşturuldu.
Gazze, İsrail ablukası ve saldırıları altında inlerken Batı Şeria’da da İsrailli Yahudi teröristler Filistinlilerin evlerini, topraklarını gasp etmekte, arazilerini ateşe vermekte ve Filistinlilere saldırmayı sürdürmektedir.
İsrail son 3 yıllık süreçte sadece Filistin’e saldırmakla kalmadı; Lübnan, Suriye, İran, Yemen ve Katar’da saldırılar düzenledi. Lübnan’a yönelik saldırılar bugün de devam etmektedir.
Memur-SEN olarak Gazze ve Filistin’de katledilen her bir Filistinli kardeşimizi rahmetle yad ediyoruz. Filistin davasını sonuna kadar sürdüreceğimize, Kudüs özgür olana kadar durmayacağımıza, İsrail’in önce durdurulması ve sonra bölgeden temizlenmesi için atılacak her girişimi desteklediğimizi ve destekleyeceğimizi buradan bir kez daha ilan ediyoruz. Filistin hep vardı yine olacak. Gecekondu yapılar ise yıkılıp tarihin çöplüğüne atılmaya mahkumdur.
Yaşasın Filistin Direnişimiz.





