- Staj sürelerinde dönüşümün başlatılacağı 7 pilot ildeki 85 üniversitenin rektörleri Yükseköğretim Kurulunda bir araya geldi

- Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar: “Uygulamalı eğitim modelinde köklü bir dönüşüm başlattık”

- “Bizim kaybedecek bir tane bile gencimiz yok. Her birini kazanmak zorundayız. İşte mesleki eğitim bunun yollarından bir tanesi”

- “Yeni model, gençlerin mezuniyet sonrası iş arama süresini azaltacak, iş gücü piyasasına geçişi hızlandıracak ve mesleki yeterlilik ile sektör beklentisi arasındaki mesafeyi daraltacak”

12 Şubat 2026

Yükseköğretimde uygulamalı eğitimi yeniden yapılandıran, uzun dönemli ve sektör odaklı yeni model için start verildi.

“Yükseköğretimde Mesleki Eğitimin Yaygınlaştırılması” toplantısı Yükseköğretim Kurulunda gerçekleştirildi. Toplantıya Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar ve Yürütme Kurulu Üyeleri ile mesleki eğitimde dönüşümün başlatılacağı 7 pilot ildeki (Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara) 85 üniversitenin rektör, rektör yardımcıları ve meslek yüksekokullarının (MYO) müdürleri katıldı.

Toplantıda konuşan Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, mesleki eğitimin yaygınlaştırılmasının, üniversitelerin sektörle kurduğu ilişkiyi, mezunların istihdam sürecini ve ülkenin üretim kapasitesini doğrudan etkileyecek stratejik bir dönüşüm alanı olduğunu ifade etti.

Son yıllarda yükseköğretim sistemini nicelik merkezli büyüme anlayışından nitelik ve istihdam merkezli bir dönüşüm sürecine taşıdıklarını vurgulayan Özvar, meslek yüksekokullarının bu dönüşümün merkezinde olduğunu söyledi.

Lisans 4. sınıf öğrencilerine yönelik “Uydu ve Uzay Teknolojileri Speed Bootcamp"
Lisans 4. sınıf öğrencilerine yönelik “Uydu ve Uzay Teknolojileri Speed Bootcamp"
İçeriği Görüntüle

Özvar, “Bu büyük kapasite, doğru yönlendirildiği takdirde ülkemizin sanayi ve hizmet sektöründeki nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılayabilecek güçtedir.” dedi.

İşlevini kaybetmiş, lisans ve ön lisans seviyesinde mezunlarının istihdam oranı düşük olan veya sektör tarafından artık talep edilmeyen programları kararlılıkla gözden geçirdiklerini bildiren Özvar, bu kapsamda, gerekli durumlarda bazı programların dönüştürülmesi, kontenjanların azaltılması veya kapatılması yönünde adımlar attıklarını söyledi.

- Uygulamalı eğitimde köklü dönüşüm

Mesleki eğitim politikasının, salt eğitim değil aynı zamanda sanayi, istihdam ve kalkınma politikası olduğunu belirten Özvar, uygulamalı eğitim modelinde köklü bir dönüşümü başlattıklarını kaydetti.

Özvar, “Uzun dönemli, işyeri temelli mesleki eğitim anlayışıyla ön lisans ve lisans programlarında bir ya da iki dönemi kapsayan uygulamalı eğitim modellerini devreye alıyoruz. Bu modelle hedefimiz, öğrencinin teorik bilgiyi üretim ortamında deneyimlemesi, sorumluluk alması, üretim süreçlerine dahil olması ve mezuniyet sonrasında adaptasyon süresi yaşamadan istihdama katılmasıdır. Bu yalnızca öğrenciler açısından değil aynı zamanda sektörün verimlilik artışı ve nitelikli iş gücüne erişimi açısından da kritik bir kazanımdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Uygulamanın 3 temel amacına vurgu yapan Özvar, bunların “Mesleki eğitimin iş gücü piyasası ile uyumunu artırmak; üniversite-sektör eşleşmesini veriye dayalı biçimde güçlendirmek; bölgesel planlama ve kontenjan bakımında optimizasyonunu sağlamak.” olduğunu söyledi.

- “7 pilot ilde 120 bin öğrenci istifade edebilecek”

Pilot uygulama için 10’dan fazla çalışana sahip işletmeler ve bunların illere göre dağılımlarının ortaya konulduğunu dile getiren Özvar, bu çerçevede ön lisans programları ile sektör eşleştirmelerinin yapıldığını aktardı.

7 pilot il, 185 programda uzun dönem uygulamalı eğitimden istifade edebilecek öğrenci sayısının yaklaşık 120 bin olduğunu bildiren Özvar, pilot uygulamanın, yükseköğretim sisteminde mesleki eğitimin yeniden yapılandırılmasına yönelik büyük ölçekli ve stratejik dönüşümün ilk ve en kritik aşaması olduğunu ifade etti.

Özvar, “Burada elde edeceğimiz sonuçlar, yalnızca bu illerimiz için değil; önümüzdeki dönemde Türkiye genelinde uygulamaya koymayı planladığımız modelin yönünü, kapsamını ve hızını belirleyecektir. Burada alınacak netice, Türkiye genelindeki 8 bin 667 ön lisans programını kapsayacak daha geniş ölçekli dönüşümün de temelini teşkil edecektir.” diye konuştu.

- “Mezuniyet sonrası iş arama süresini azaltacak”

Sürecin üniversite-sektör ilişkisi açısından son derece önemli olduğunu vurgulan Özvar, yeni modelin gençlerin mezuniyet sonrası iş arama süresini azaltacağını, iş gücü piyasasına geçişi hızlandıracağını ve mesleki yeterlilik ile sektör beklentisi arasındaki mesafeyi daraltacağını anlattı.

Özvar, Yükseköğretim Kurulu olarak süreci büyük bir hassasiyetle takip edeceklerinin altını çizdi.

“Bizim kaybedecek bir tane bile gencimiz yok.” diyen Özvar, “Her birini kazanmak zorundayız. İşte mesleki eğitim bunun yollarından bir tanesi.” dedi.

Salondaki akademisyenlere de seslenen Özvar, şunları kaydetti:

“Mesai arkadaşlarımdan en büyük beklentilerimden bir tanesi, üniversitelerinizde bulunan meslek programlarına, meslek programlarında okuyan gençlere daha fazla sahip çıkmanız. Fakültelere gittiğiniz kadar meslek yüksekokullarının her birine de ayrı ayrı gitmek zorundasınız. Meslek yüksekokulu öğrencilerimiz rektörlerini, senatosunu, yönetim kurumunu, bütün idarecilerini tanımak durumundadır. Sahip çıkıldığını, değer verildiğini, özen gösterildiğini, mesai harcandığını, yatırım yapıldığını bütün gençlerimiz, bu okullarda okuyan gençlerimiz mutlaka görmelidir. Bu bizim açımızdan fevkalade önemli bir konudur.”