“Üniversitelerimiz kendi yönergelerini bir an önce hazırlamalı”

“Dijital Üniversite Platformu’nu mikro yeterlilikler konusunda değerlendirebiliriz”

“Vazgeçilemeyecek ders yok, vazgeçilemeyecek konular ve temalar olabilir”

- “Üniversitelerimiz, Terörsüz Türkiye hedefini konferans, panel ve benzeri akademik etkinliklerle farklı boyutlarıyla ele almalı”

16 Ekim 2026

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, üniversitelere mikro yeterlilik uygulamalarına ilişkin kendi yönergelerini bir an önce hazırlamaları çağrısında bulunarak Dijital Üniversite Platformu'nun da mikro yeterlilikler kapsamında değerlendirilebileceğini açıkladı.

Sinop Üniversitesi 2026-2027 Akademik Açılış Töreni'nde konuşan Özvar, üniversite dışında edinilen bilgi ve becerilerin yükseköğretim sistemi içinde tanınmasını sağlayan mikro yeterlilik uygulamalarının önemine dikkati çekti.

Yükseköğretim Kurulunun mikro yeterliliklere ilişkin çerçeve niteliğindeki usul ve esasları yayımlayarak üniversitelerle paylaştığını hatırlatan Özvar, üniversitelerin bu doğrultuda kendi düzenlemelerini hazırlamalarını istedi. Mikro yeterliliklerin öğrencilerin farklı ortamlarda edindikleri bilgi, deneyim ve becerilerin üniversiteler tarafından tanınmasına imkân sağladığını ifade eden Özvar, bu uygulamaların yükseköğretim sistemine kalite standartlarından ödün verilmeden entegre edilmesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmasında dijital eğitim çalışmalarına değinen Özvar, geçen yıl Veri Analizi Okulu ve Yapay Zekâ Okulu kapsamında yürütülen eğitimlerin bu yıl Türkiye'nin ilk Dijital Üniversite Platformu'na dönüştürüldüğünü bildirdi. Özvar, “Dijital Üniversite Platformu’nu hayata geçirdik. Mikro yeterlilikler konusunda da bu platformu değerlendirebileceğimizi bilmenizi isterim.” dedi.

Geçen yıl düzenlenen eğitimlere ülke genelinde 130 bini aşkın başvuru yapıldığını, 30 binden fazla kişinin programa katıldığını belirten Özvar, katılımcılar arasında öğrencilerin, akademisyenlerin, milletvekillerinin, banka temsilcilerinin ve kamu çalışanlarının bulunduğunu söyledi. Bu yıl 16 ders modülünde gerçekleştirilecek eğitimlerin kasım ayında başlayacağını ve başvuruların başladığını bildiren Özvar, Sinop Üniversitesindeki akademisyenleri, öğrencileri ve çalışanları da platforma katılmaya davet etti.

“Müfredat sadeleştirme konusunda ilk örneklerin ikinci dönem görülmesini bekliyoruz”

Üniversitelerde müfredatların sadeleştirilmesine de değinen Özvar, 2026-2027 akademik yılında bu konunun üniversitelerin temel gündem maddelerinden biri olmasını istediklerini söyledi.

Türkiye'deki lisans öğrencilerinin Avrupa Yükseköğretim Alanı'ndaki ortalama bir öğrencinin yaklaşık iki katı kadar ders aldığını belirten Özvar, mevcut ders sayısıyla ilerlemenin mümkün olmadığını ifade etti. Üniversite rektörlerinden sadeleştirme çalışmalarını bir an önce başlatmalarını isteyen Özvar, mümkün olması hâlinde 2026-2027 akademik yılının ikinci döneminde ilk örneklerin görülmesini beklediklerini kaydetti. Derslerin sadeleştirilmesinin bir yük olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Özvar, “Vazgeçilemeyecek ders yok. Vazgeçilemeyecek konular olabilir, temalar olabilir.” diyerek derslerin isimlerinden çok içeriklerine odaklanılması gerektiğini söyledi. Özvar, ders sayısının azaltılmasıyla birlikte eğitim kalitesinin korunmasının ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinin de yeniden ele alınmasının önemine dikkati çekti.

- Teknoloji geliştirme bölgelerinde ihracat 20 milyar doları aştı

Üniversitelerin araştırma kapasitelerinin geliştirilmesini ve bilimsel çalışmaların somut çıktılara dönüştürülmesini öncelikli gördüklerini belirten Özvar, üniversitelerden daha fazla özgün teknoloji geliştirmelerini, sektörle iş birliklerini güçlendirmelerini ve ekonomik kalkınmaya daha fazla katkı sunmalarını beklediklerini söyledi.

Bilimsel bilginin teknolojiye, teknolojinin de girişimlere dönüştürülmesinin küresel rekabet açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Özvar, Türkiye'deki teknoloji geliştirme bölgelerinin ulaştığı büyüklüğe dikkati çekti. İlk teknoloji geliştirme bölgesinin 2001 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesinde kurulduğunu hatırlatan Özvar, 2002 yılında beş olan teknoloji geliştirme bölgesi sayısının 115'e yükseldiğini, bunların 97'sinin aktif olarak faaliyet gösterdiğini bildirdi. Kuruluşu gerçekleştirilen 18 bölgede ise altyapı çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Teknoloji geliştirme bölgelerdeki firmaların toplam ihracatının 20 milyar doları aştığına dikkati çeken Özvar, üniversite-sanayi iş birliğinin bilimsel araştırmaların yüksek katma değerli üretime dönüşmesine önemli katkılar sunduğunu vurguladı. Özvar, Sinop Üniversitesinin de içinde bulunduğu teknoparkın bir an önce faaliyete geçmesini beklediklerini dile getirdi.

- Geleceğin meslekleri için yaklaşık 80 yeni program

Yükseköğretimde dijital dönüşüm ve değişen iş gücü ihtiyaçlarına yönelik çalışmalara da değinen Özvar, son üç yılda yapay zekâ, siber güvenlik, tarım ve sağlıkta dijitalleşme ile yeşil dönüşüm başta olmak üzere yaklaşık 80 yeni programın üniversitelerde uygulamaya alındığını bildirdi.

Geleceğin Meslekleri ve Dijital Dönüşüm Seferberliği kapsamında gerçekleştirilen bu çalışmalarla beceri açığını kapatmayı ve eğitimle iş gücü piyasasının ihtiyaçları arasındaki uyumsuzluğu azaltmayı hedeflediklerini belirten Özvar, yükseköğretim sisteminin değişen koşullara uyum sağlamasının önemini vurguladı.

Türkiye Stratejik Teknoloji İnsan Kaynağı Geliştirme Programı'nın da başlatıldığını hatırlatan Özvar, program kapsamında stratejik teknoloji alanlarında doktora yapacak 550 gencin araştırma üniversitelerinde araştırma görevlisi olarak istihdam edileceğini söyledi.



- Üniversitelere Terörsüz Türkiye çağrısı

Üniversitelerin toplumsal sorunların çözümüne katkı sunmasının temel görevleri arasında yer aldığını belirten Özvar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Terörsüz Türkiye hedefinin millî birlik ve kardeşliğin güçlendirilmesi açısından önem taşıdığını ifade etti.

Bu süreçte yükseköğretim camiasına önemli görevler düştüğünü vurgulayan Özvar, üniversitelerin Terörsüz Türkiye hedefini konferans, panel ve benzeri akademik etkinliklerle farklı boyutlarıyla ele alması gerektiğini söyledi.

Akademik çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak bilimsel değerlendirmelerin ve önerilerin kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen Özvar, bu faaliyetlerin başta gençler olmak üzere toplumun bütün kesimlerinde bilgi ve farkındalığı artıracağına, millî birlik ve beraberliğin pekişmesine katkı sunacağına inandığını dile getirdi.

- Gazze kökenli hekimlere Türkiye'de uzmanlık eğitimi

Üniversitelerin yalnızca Türkiye'nin meselelerine değil, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizlere karşı da sorumluluk taşıdığını belirten Özvar, Gazze'de yaşanan yıkıma dikkati çekti.

İsrail'in saldırıları sonucunda Gazze'deki ibadethanelerin, okulların, hastanelerin ve çok sayıda kamu ve özel sektör yapısının tahrip edildiğini ifade eden Özvar, Türkiye'nin bölge halkına desteğinin süreceğini vurguladı.

Özvar, önümüzdeki günlerden itibaren Gazze kökenli hekimlerin Türkiye'deki üniversite hastanelerinde uzmanlık eğitimlerine devam edebileceklerini bildirdi.

- Minik akademisyenlerden çiçekli karşılama

Özvar, akademik açılış töreni öncesinde Sinop Valisi Mustafa Özarslan ile Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şakir Taşdemir'i ziyaret etti.

Sinop Üniversitesi Rektörlük binasına gelişinde Sinop Üniversitesi Uygulama Anaokulunun “Minik akademisyenler” olarak adlandırılan öğrencileri tarafından çiçeklerle karşılanan Özvar, çocuklarla yakından ilgilenerek sohbet etti.

Özvar, Güzel Sanatlar Fakültesi Akademisyenler Karma Sergisi'ni de gezdi. Fakültenin akademisyen ve öğrencilerinden oluşan müzik grubu, katılımcılara dinleti sundu.

ÖZYES Öğrencilerinin Yurt Başvuruları Başladı
ÖZYES Öğrencilerinin Yurt Başvuruları Başladı
İçeriği Görüntüle

Güncelleme Tarihi: 16.10.2026

Resimler