ERZİNCAN'daki büyük deprem sonrası İstanbul'a göç eden 3 kardeş, 2 yıl önce Erzincan Organize Sanayi Bölgesi'nde tekstil fabrikası açtı.

Unutulmaya yüz tutan mesleğin ustası çırak bulamamaktan yakınıyor Unutulmaya yüz tutan mesleğin ustası çırak bulamamaktan yakınıyor

750 kişiye istihdam sağladıklarını belirten Turgay Palut (46), "Uzun yıllar tekstil atölyelerinde çalıştıktan sonra kendi işimizi kurduk. Şimdi doğup, büyüdüğümüz şehrimize fabrika kurduk. 'Burada yatırım olmaz' diyenlere inat fabrikamızı açtık, çalışıyoruz" dedi.
Turgay (46), Tuncay (44) ve Cem Palut (41) kardeşler, Erzincan'da 13 Mart 1992'de meydana gelen, 653 kişinin öldüğü ve 8 bin 57 kişinin yaralandığı 6,8 büyüklüğündeki deprem sonrası aileleri ile birlikte İstanbul'a göç etti. Bir süre çeşitli tekstil fabrikalarında işçi olarak çalışan 3 kardeş, daha sonra makineler alıp kendi atölyelerini kurdu. Zamanla sektör içinde işlerini büyüten 3 kardeş, doğup büyüdükleri Erzincan'a yatırım yapmaya karar verdi. Erzincan Organize Sanayi Bölgesi'nde, 5 bin 200 metrekare kapalı alana fabrika kuran 3 kardeş, 750 kişiyi de iş imkanı sağladı.
ÇALIŞANLARIN YÜZDE 80'İ KADIN
ABD ve Avrupa ülkelerine de giysi ihracatı yapan fabrika ile ilgili konuşan Turgay Palut, "Uzun yıllar tekstil atölyelerinde çalıştıktan sonra kendi işimizi kurduk. Şimdi doğup, büyüdüğümüz şehrimize fabrika kurduk. 'Burada yatırım olmaz' diyenlere inat fabrikamızı açtık, çalışıyoruz" dedi.
Refahiye ilçesinde yatılı okuduğu, 1992'deki deprem sonrası zorunlu olarak İstanbul'a göç ettiklerini belirten Palut, "2020 yılında yüzde 80'i kadın olmak üzere 750 kişi kapasiteli bir fabrika kurduk. Burada güzel işler yapıyoruz. Avrupa, Amerika markaları yapıyoruz. İhracata dayalı. Erzincan gibi illerde tekstil dışında da çok güzel işler yapılabilir. Yeter ki isteyelim. Azimli heyecanlı olalım. 'Hep bana, hep bana' diyerek bencil olmayalım. Paylaşalım. İşçilere, çalışan emekçilere fabrikamızı sevdireceğiz" diye konuştu.
Sosyal aktivitelere de önem verdiklerini de dile getiren Palut, "Benim bir fabrikam var ama şu an burada sosyal aktivitelere çok önem veriyorum. Çünkü geçmişte biz de bu makinelere pedal basıyorduk, emektardık. Genellikle huzurlu bir ortam oluşturmaya çalışıyorum. İnsanların sosyal imkanlarını elimden geldiği kadar, dört dörtlük yapmaya çalışıyorum" dedi. 

Muzaffer KOŞAN