DEVLET-İ EBED MÜDDET!
“Yiğit Düştüğü Yerden Kalkar”
Sözde yetkili sendikanın başkanı “Yiğit düştüğü yerden kalkar, derler. Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor. Yeni bir diriliş, yeni bir uyanış hamlesi yaşıyoruz. İradesi örselenmiş, tarihiyle bağı kesilmiş eski Türkiye yok artık. Yüklerinden kurtulan bir Türkiye var.” demiş!
Aslında, bir çuval süslü lakırdıyla içindeki Atatürk ve Cumhuriyet hazımsızlığını bir kez daha kusmuş!
Her fırsatta bunu görmüyor muyuz zaten?
Bu güruhun, milli bayram ve anma günlerimizdeki paylaşımlarını bir gözden geçirin:
TBMM’nin açılış yıldönümü olan 23 Nisan bayramlarında TBMM’nin ilk başkanı olan Atatürk’ün adını ağızlarına almazlar.
30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Büyük Taarruz’un Başkomutanı Mustafa Kemal Paşa’nın ismini dahi zikretmezler.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarlar fakat ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ü hatırlamazlar.
10 Kasım’ları söylemeye bile gerek yok. Hatta 10 Kasım 2025’te Atatürk için camilerde mevlüt okutulduğunda “Camiler ne laiklik ne de kemalizm testi yeridir. Din görevlileri laikçi baskılara boyun eğmez” diye kabızca höykürerek kinlerini kusmadılar mı?
Allah sizi ıslah etsin.
Evet, yiğit düştüğü yerden kalktı.
Yedi düvel emperyalizmi, imani ve destansı bir mücadeleyle denize döküp Cumhuriyet’i ilan ederek düştüğü yerden kalktı!
Ey aklı evveller; Cumhuriyeti kuran kudret; askeri, fikri ve bürokratik bakımdan Osmanlı’nın kurmay kadrosuydu. Ebed müddet devletimizin devamı olan Türkiye Cumhuriyeti ile biz sadece yönetim şeklimizi değiştirmedik mi?
Asıl dertleri, Anadolu’daki bin asırlık Türk hakimiyetidir!
Aslında gerçek şudur: Cumhuriyet’ten ve Cumhuriyet’in temsil ettiği değerlerin temsili olan Atatürk’ten rahatsız olanlar; Anadolu’daki emellerine ulaşamayan emperyalizmin uşakları, işbirlikçilerin kalıntıları, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile birlikte aleme yeniden nizam verecek yeni medeniyetimizden rahatsız olanlardır.
Ne yaparsanız yapın; gaflet ve ihanetle narkozlanmış zihinlerinizle irademizi örseleyemeyeceksiniz, tarihimizle bağımızı kesemeyeceksiniz, sizin gibi habis yüklerimizden kurtulacak, 1923’te başlayan diriliş ve uyanış hamlemizle atalarımızın izinden yürüyecek ve 21. Yüzyılı Türk Asrı yapacağız!






