“Bu Düzen Sürdürülemez: Emekli, Memur, Çalışan Herkesi Yoksul, Yoksun ve Yorgun Bırakan Bu Sistem Değişmelidir. İnsani Yaşam Ücreti ve Yeni Ücret Sistemi Şarttır.”
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel
Türkiye genelinde yaşayan memur, emekli, çalışan; emek eden, alın teri döken, üreten milletimizin yoksulluk ve yoksunluk içinde harap ve bitap düşmesi kabul edilemez. Bugün milyonlar, geçim derdiyle yalnızca ay sonunu değil, hayatın kendisini taşımaya çalışmaktadır. Çocukların beslenme sorunları yaşadığı, emeklilerin “yaşamak” yerine “idare etmek” zorunda bırakıldığı, genç dimağların ağır bir gelecek kaygısıyla hayallerinin törpülendiği, anne babaların evlatlarına mahcup edildiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu sistemin aynı anlayışla sürdürülmesi mümkün değildir.
Bu mesele yalnızca ekonomik değildir; toplumsal huzur, kamu düzeni, üretim gücü ve geleceğe dair ortak güven meselesidir. Ücretin barınmaya, beslenmeye ve bürünmeye yetmediği bir ülkede; liyakatten, verimlilikten, aile bütünlüğünden, eğitimde başarıdan ve sosyal refahtan söz etmek giderek zorlaşır. Çünkü insanın gündemi hayatta kalmaya sıkıştığında, toplumun enerjisi üretime değil tükenişe gider.
1) Sorunun Adı: Ücrette Kopuş, Hayatta Daralma
Emeğin karşılığı olan ücret; temel ihtiyaçları karşılayamıyorsa burada bir “denge” değil, bir kopuş vardır. Üretimde ve kamu hizmetinde omuz veren emek gücü kısıtlanıyor, itiraz edenin itirazı duyulmuyor, çözüm arayanlar “suskunlukla” karşılanıyorsa; millet adeta açlıkla terbiye edilmeye çalışılıyorsa bu, hiçbir yurttaşın hak etmediği bir yaşam biçimidir.
Biz TEÇ-SEN olarak açık söylüyoruz:
Yoksulluk kader değildir. Yoksunluk yönetim tercihidir.
Bu gerçeklik artık sürdürülemez.
2) Çözümün Temeli: “İnsani Yaşam Ücreti” ve Yeni Ücret Sistemi
Yeni ücret sisteminin zemini, hayatın gerçek maliyetini esas almalıdır. Barınma, bürünme, beslenme ve ısınma/soğutma gibi zorunlu kalemler artık “ekstra” değil, hayatın asgari şartıdır. Buna ek olarak internet ve zorunlu abonelikler, aidat, eğitim, sağlık, ulaşım ve sosyalleşme giderleri modern yaşamın kaçınılmaz parçalarıdır.
Bu nedenle “İnsani Yaşam Ücreti” yaklaşımıyla, en düşük ücret (kamuda ve özelde) yalnızca rakamlarla değil; yaşam maliyetiyle tanımlanmalıdır.
İnsani Yaşam Ücreti hesabında dikkate alınması gereken başlıklar:
Barınma: kira/konut gideri, temel ev ihtiyaçları
Beslenme: sağlıklı ve dengeli beslenme maliyeti
Giyim (bürünme): mevsimsel ihtiyaçlar
Isıtma/soğutma: enerji giderleri
Zorunlu abonelikler: internet/iletişim ve temel hizmetler
Aidat ve zorunlu giderler: apartman/site vb.
Eğitim: kırtasiye, ulaşım, destekleyici ihtiyaçlar
Sağlık: ilaç, muayene, bakım giderleri
Ulaşım: işe erişim ve temel hareketlilik
Sosyalleşme: insan onuruna uygun asgari kültürel-sosyal yaşam
Bu kalemler temel alınarak “En Düşük Çalışma Aylığı” (İnsani Yaşam Ücreti) hesaplanmalı ve ücret politikalarının ana referansı hâline getirilmelidir.
3) “Önce İnsan” Ekseninde Barınma ve Gençlik Politikası
Türkiye’de “gençlerin barınma sorunu”, yalnızca bir konut sorunu değil; eğitim, istihdam, aile kurma, şehirleşme ve toplumsal aidiyet sorunudur. Barınma yükü ağırlaştıkça gençler ya hayattan geri çekilmekte ya da ülke dışında gelecek aramaktadır.
Bu yüzden “Önce İnsan” ekseninde, barınma sorunu yaşayan gençlere dair:
farklı metotlar ve uygulanabilir projeler üretilmeli,
bölgesel ihtiyaçlara göre programlar geliştirilmelidir.
Köklü değişimler için ise öncelikle zihniyet değişimi gerekir: İnsanı merkeze almayan hiçbir düzen sürdürülebilir değildir.
4) Gelecek Türkiye: Yapay Zekâ Entegrasyonu ve İhtiyaç Odaklı İstihdam
Türkiye’nin çalışma hayatında hangi pozisyonlara ihtiyaç duyduğu bilimsel biçimde araştırılmalı; iş gücü planlaması, eğitim politikaları ve üretim stratejileri birbirinden kopuk yürütülmemelidir.
Yapay zekâ başta olmak üzere yeni teknolojilerin:
üretim mekanizmalarına,
çalışma hayatına,
eğitim sistemine
planlı şekilde entegrasyonu sağlanmalı; çocuklarımızın ve gençlerimizin “Gelecek Türkiye” hedefine uygun donanıma kavuşması elzemdir.
Bu dönüşüm, yalnızca verimlilik aracı değil; aynı zamanda insana yakışır iş, nitelikli istihdam ve adil gelir dağılımı hedefinin de parçası olmalıdır.
5) Çağrımızdır: Sürekli Değişim ve Dönüşüm
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” sözü, bugün her alanda yeniden hatırlanmalıdır. Devletin gücü; rakamların değil, vatandaşın onurlu yaşam standardının üstüne kuruludur.
Bu nedenle:
Ücret politikaları yaşam maliyetine göre güncellenmeli,
Gelir adaleti ve kamu vicdanı gözetilmeli,
Çalışanın, emeklinin, gencin ve ailenin yükünü hafifletecek yapısal adımlar atılmalıdır.
6) Son Söz
Türkiye için yapılacak çok iş, gidilecek çok yol, aşılacak çok engel vardır. Ancak unutulmamalıdır: Kader gayrete aşıktır. Biz gayret edersek, biz karar verirsek, biz pes etmezsek başarırız; başaracağız.
Bir mıh bir nalı, bir nal bir atı, bir at bir yiğidi, bir yiğit bir memleketi kurtarır. Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; doğru mıhı, doğru yere çakacak irade ve adalettir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
TEÇ-SEN Genel Başkanı Ümit Demirel
DEVLET MEMURLARI KONFEDERASYONU






