ENFLASYONUN AÇTIĞI YARA BÜTÇEDE SARILMALI
ENFLASYONUN AÇTIĞI YARA BÜTÇEDE SARILMALI
İçeriği Görüntüle

Mehmet Alper ÖĞRETİCİ

EMEKLİLİKTE HERKES "EN ALTTA" MI BULUŞACAK?

​2019'da en düşük emekli maaşı alan kişi sayısı 800 bin seviyesindeyken, bugün kök aylığı yetmediği için maaşı taban fiyata tamamlanan emekli sayısı 5,5 milyona yükseldi! ​Üstelik Türkiye’de toplam emekli sayısı 17 milyonu geçmiş durumda. ​Kök maaşlar enflasyon karşısında eridikçe, yıllarca yüksek prim ödeyenle en az prim ödeyen aynı seviyede eşitleniyor. ​Böyle giderse 5 yıl sonra 10 milyon emekli en düşük maaşa mahkûm kalacak! ​Emeklilik bir "sosyal adalet" ve "prim adaleti" meselesidir. Sistem altta eşitlemek yerine, emeğin karşılığını vermelidir! Enflasyon altında artışlar vererek bu sorun çözülmez!

Memur ve emeklilerin maaş artışlarını belirleyen toplu sözleşmeler 2 yılda bir yapılıyor. 8 dönemdir, yani tam 16 yıldır aynı konfederasyon YETKİLİ sıfatı ile masada oturuyor! Açıkça soruyorum:

8 dönemdir her toplu sözleşmenin sonucu aynı olmasına rağmen sadece son birkaç yılın tablosuna bakmak bile gerçeği anlamak için yeterlidir: 2024 yılında memur ve emekliye %15+%10 artış verilirken yıllık enflasyon %44 olarak gerçekleşmiştir. 2025 yılında %6+%5’lik zamlara karşılık enflasyon %30,89’a ulaşmıştır.

İçinde bulunduğumuz 2026 yılında %11+%7’lik artış reva görülmüşken yıl sonu enflasyonunun %29’larda gerçekleşeceği açıktır. Önümüzdeki 2027 yılı için masada kabul edilen %5+%4’lük oranlara karşılık şimdiden enflasyon tahminlerinin %21’in üzerinde seyrettiği bilinmektedir. Yıllardır bu düşük artışlara göz yuman ve altına imza atanlar kadar, bu anlayışa yetki vermeye devam edenlerin de bu tabloyu şapkayı önüne koyup düşünmesi gerekmektedir.

Bu 8 toplu sözleşmede alınan hangi artış enflasyon altında kalmamıştır?

16 yıldır sabit gelirlinin alım gücünü koruyabilen hangi imza atılmıştır? Bu toplu sözleşmelerin 4’ü uzlaşma, 4’ü ise anlaşmazlık sonucu Hakem Heyeti’ne taşındı. Sonuç hep aynı, her dönem enflasyon altında kalan artışlar. Memurlar, haklarını koruyamayan, masada ezilen bu düzene ve üye olarak yetki verdikleri sendikaları ne zaman sorgulayacak?