DEMİREL : “Masa başında yapılan hayali hesaplar, çarşının, pazarın, mutfağın ve kira piyasasının gerçeklerine yenilmiştir. Memur, emekli, çalışanların maaşları da güncellenmelidir.”

Bugün bir kez daha görüyoruz ki, Türkiye’de enflasyon sadece rakamlardan ibaret değildir. Enflasyon; pazarda boşalan filedir, markette geri bırakılan üründür, kirayı düşünerek bölünen uykudur, çocuğunun ihtiyacını ertelemek zorunda kalan anne babanın iç sızısıdır.

Merkez Bankası’nın 2026 yılı enflasyon ara hedefini %18’den %24’e yükseltmesi, toplu sözleşmede memur ve emekliye reva görülen %11 + %7’lik artışın daha yıl başlamadan eridiğini açıkça göstermiştir.

Buradan net söylüyoruz:
Madem maaş pazarlıkları Merkez Bankası’nın hedeflerine göre yapılıyor; o hâlde Merkez Bankası hedefi yukarı güncellediğinde, memur ve emeklinin maaş artışı da aynı şekilde yukarı güncellenmelidir.

2026-EKPSS: Sınav Sonuçları Açıklandı, Cevap Kâğıtları ve Aday Cevapları Erişime Açıldı
2026-EKPSS: Sınav Sonuçları Açıklandı, Cevap Kâğıtları ve Aday Cevapları Erişime Açıldı
İçeriği Görüntüle

Bu, lütuf değil; adaletin gereğidir.
________________________________________
Son 10 Yılın Gerçeği: Hedef Başka, Hayat Başka
Son yılların tablosu bize aynı gerçeği tekrar tekrar gösteriyor: Enflasyon hedefleri çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmış, yıl içinde tahminler sürekli yukarı yönlü güncellenmiş, ancak memurun, emeklinin ve sabit gelirlinin maaşı bu güncellemeler kadar korunmamıştır.

Enflasyon hedefleri tutmadığında bedeli kamu emekçisine, emekliye ve sabit gelirliye ödetiliyor.

Tahminler değişiyor.
Hedefler değişiyor.
Raporlar değişiyor.
Ama memurun, emeklinin maaşı aynı kalıyor.
İşte adaletsizlik tam da buradadır.
________________________________________
%11 + %7 Artış, %24 Enflasyon Karşısında Yetersizdir.

Toplu sözleşmede 2026 yılı için memur ve emekliye öngörülen artış ilk altı ay %11, ikinci altı ay %7 olarak belirlenmiştir.Bu iki artışın yıllık bileşik karşılığı yaklaşık %18,77 düzeyindedir.

Ancak Merkez Bankası’nın 2026 enflasyon ara hedefini %24’e yükseltmesi, daha bugünden şu gerçeği ortaya koymuştur:

Memur ve emekliye verilen artış, güncellenen enflasyon beklentisinin gerisinde kalmıştır.
Yani daha yıl başlamadan, kamu emekçisinin ve emeklisinin cebinden kayıp yazılmıştır.
Bu kabul edilemez.

Çünkü enflasyon farkı dediğimiz uygulama, bir zam değildir.

Enflasyon farkı, emekçinin cebinden aylar boyunca alınan paranın gecikmeli ve eksik iadesidir.

Bir başka ifadeyle:Memur ve emeklinin maaşı önce enflasyona ezdiriliyor, sonra “fark verdik” denilerek kayıp telafi edilmiş gibi gösteriliyor.
Hayır.
Bu telafi değildir.
Bu, emeğin aylarca faizsiz borçlandırılmasıdır.
________________________________________

Değerli kamu çalışanları;

Bugün geldiğimiz noktada masa başında yapılan hayali hesaplar, çarşının, pazarın, mutfağın ve kira piyasasının gerçeklerine yenilmiştir.

Memur maaşı hesaplanırken hedef enflasyon dikkate alınıyor. Ama markette hedef enflasyonla alışveriş yapılmıyor.

Kiracı ev sahibine hedef enflasyonu anlatamıyor. Pazarcı tezgâhta hedef enflasyona göre fiyat yazmıyor. Servis ücreti, okul masrafı, elektrik, doğalgaz, ulaşım gideri hedef enflasyona göre durmuyor.

O hâlde soruyoruz:
Hedef enflasyon yukarı çekiliyorsa, memurun ve emeklinin maaşı neden yerinde sayıyor?

Merkez Bankası tahminini güncelliyorsa, hükümet memur ve emeklinin maaşını neden güncellemiyor?

Enflasyon beklentisi değiştiğinde piyasa hemen fiyat değiştiriyor da, sıra emeğe gelince neden herkes susuyor?

Bu sessizliği kabul etmiyoruz.
________________________________________
Son 10 Yılın En Büyük Dersi: Enflasyonun Faturası Emekçiye Kesilemez
Son 10 yıl bize acı bir tecrübe yaşattı.

Hedefler tutmadı.
Tahminler sürekli yukarı yönlü revize edildi.
Alım gücü düştü.
Maaşlar eridi.
Emekliler yoksulluğa itildi.
Kamu çalışanları geçim derdine mahkûm edildi.
Bugün artık kimse “sabredin” diyerek bu gerçeğin üzerini örtemez.
Kamu emekçisi sabretti.
Emekli sabretti.
Asgari ücretli sabretti.
Gençler sabretti.
Aileler sabretti.
Ama sabır, adaletsizliğin bahanesi yapılamaz.
Kamu emekçisi ülkenin yükünü taşırken, enflasyonun yükü de sadece onun sırtına bindirilemez.
________________________________________
TEÇ-SEN Olarak Taleplerimiz Açıktır.

TEÇ-SEN olarak buradan hükümete, yetkililere ve toplu sözleşme masasındaki tüm sorumlulara sesleniyoruz:

1. 2026 maaş artışları derhal güncellenmelidir
Merkez Bankası 2026 enflasyon beklentisini %24’e yükselttiyse, memur ve emekliye verilen %11 + %7’lik artış da yeniden ele alınmalıdır.
Maaş artışları, güncellenen enflasyon hedefinin altında kalamaz.

2. Ek zam zorunludur
Memur ve emeklinin alım gücü kaybı, yıl sonu beklenmeden derhal ek zamla telafi edilmelidir.
Bu ek zam, sadece enflasyon farkı değil; aynı zamanda geçmiş kayıpları da dikkate alan gerçek bir iyileştirme olmalıdır.

3. Enflasyon farkı aylık uygulanmalıdır
Altı ay bekleyen enflasyon farkı, emekçinin kaybını büyütmektedir.
Kiralar sürekli artıyor.
Market fiyatı günlük değişiyor.
Ulaşım gideri sürekli yükseliyor.
O hâlde enflasyon farkı da gecikmeli değil, aylık olarak maaşlara yansıtılmalıdır.

4. Refah payı kalıcı hâle getirilmelidir
Memurun maaşı sadece enflasyona karşı korunmamalı, büyümeden ve ülkenin ürettiği değerden de pay almalıdır.
Enflasyon kadar artış zam değildir.
Enflasyon kadar artış, sadece yerinde saymaktır.
Memur ve emekli yerinde saymak değil, insanca yaşamak istiyor.

5. Vergi dilimi adaletsizliği giderilmelidir
Kamu çalışanı yılın ilerleyen aylarında daha yüksek vergi dilimine girerek maaş kaybı yaşamaktadır.
Bir yandan enflasyon, diğer yandan vergi dilimi memurun maaşını eritmektedir.
Bu haksızlık sona erdirilmelidir.
________________________________________

Buradan açıkça ifade ediyorum:
Enflasyon hedefi tutmayınca rapor güncelleniyor;
ama memurun maaşı eriyince kimse sorumluluk almıyor.

Bu düzen adil değildir.
Tahminler yukarı yönlü değişirken, memur ve emekliye “toplu sözleşme böyle” denilemez.Çünkü hayat toplu sözleşme takvimini beklemiyor. Çünkü mutfak yangını altı ay beklemiyor. Çünkü kira günü geldiğinde kimse “Merkez Bankası yıl sonu hedefini bekleyelim” demiyor.

Madem ekonomi yönetimi kendi tahminlerini güncelleme hakkına sahiptir, o hâlde kamu emekçisinin ve emeklisinin de maaşının güncellenmesini isteme hakkı vardır.
Madem hedef değişmiştir,
o hâlde ücret politikası da değişmelidir.
Madem enflasyon beklentisi yükselmiştir,
o hâlde memur ve emeklinin maaş artışı da yükseltilmelidir.
________________________________________
Bugün Türkiye’de sabit gelirlinin yaşadığı en büyük haksızlık şudur:
Maaşlar tahmine göre belirleniyor,
fiyatlar gerçeğe göre artıyor.
Bu denklemde kaybeden hep emekçi oluyor.
Memur maaşı hedef enflasyona göre baskılanıyor.
Ama pazar fiyatı gerçekleşen enflasyona göre yükseliyor.
Emekli aylığı tahminlerle sınırlandırılıyor.
Ama kira, gıda, sağlık ve ulaşım giderleri gerçek hayat pahalılığıyla artıyor.

Bu nedenle diyoruz ki:
Tahmine göre maaş, gerçeğe göre fiyat düzeni artık bitmelidir.
Emekçi kâğıt üzerindeki hedeflerle değil, gerçek hayat koşullarıyla yaşamaktadır.
________________________________________
Memur ve Emekli Tahminlere Mahkûm Edilemez!

Bugün mesele sadece bir oran meselesi değildir.
Mesele, alın terinin değeridir.
Mesele, emeğin itibarıdır.
Mesele, emeklinin onurudur.
Mesele, çocuklarımızın geleceğidir.
Mesele, mutfaktaki tencerenin kaynayıp kaynamamasıdır.

Merkez Bankası enflasyon beklentisini güncelliyorsa, hükümet de memur ve emeklinin maaşını güncellemek zorundadır.

%24’lük enflasyon beklentisi karşısında %11 + %7’lik artış yetersizdir.

Ümit Demirel
TEÇ-SEN Genel Başkanı