Ali YALÇIN

TEŞKİLATIN GÜCÜ, DEĞERLERİNE SADAKATTEN GELİR Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanı Sn.Vedat Işıkhan’ın teşrifleri ile Büro Memur-Sen’imizin Genişletilmiş Teşkilat Eğitim Toplantısı’nda teşkilatımızla bir araya geldik. Biliyoruz ki güçlü teşkilat; çelikten iradeyle, samimi ilgiyle, nitelikli istişareyle, ortak sorumluluk bilinciyle ve en büyük sermayemiz olan itibarla yükselir. Merhum Mehmet Akif İnan başkanımızın izinde, sendikacılığı yalnızca hak arayışı olarak değil; emeği, adaleti, kardeşliği ve medeniyet değerlerimizi yaşatma mücadelesi olarak görüyoruz. Bizi biz yapan değerleri koruyarak, zaaflarımıza karşı uyanık kalarak ve ortak hedeflerimiz etrafında kenetlenerek yolumuza devam ediyoruz. İnanıyoruz ki irademizi diri, teşkilatımıza ilgimizi güçlü, istişaremizi nitelikli, birlik ve beraberliğimizi sağlam, itibarımızı aziz tuttuğumuz sürece aşamayacağımız engel yoktur. Hedefimiz; emeğin değer gördüğü, adaletin hâkim olduğu, kamu görevlilerimizin haklarının korunduğu müreffeh bir Türkiye ve daha adil bir dünyadır. 30 yılı aşan tecrübesi ile Büro Memur-Sen’imiz, kazanımın ve mücadelenin merkezi olmaya devam edecek ve her geçen gün yetkisini perçinlediği gibi gücüne güç katmaya da sürdürecektir. Bakan Sn.Işıkhan’a davetimize icabeti ve teşkilatımıza iltifatı için teşekkür ediyorum. #BüroMemurSen #MemurSen #GüçlüMemurGüçlüTürkiye

Antalya’da düzenlenen programa Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan ve Büro Memur-Sen Genel Başkanı Yusuf Yazgan’ın yanı sıra Büro Memur-Sen teşkilatından çok sayıda davetli katıldı. Programda konuşan Ali Yalçın, sendikal mücadelenin temelindeki medeniyet değerlerine, teşkilatların sorumluluklarına ve kamu görevlilerinin sorunlarının çözümünde örgütlü mücadelenin önemine dikkat çekti.

Yalçın: İrade göstermediğimiz hiçbir işte sonuç alamayız

1965 model Yardımcı Hizmetler Sınıfı miadını doldurmuştur.
1965 model Yardımcı Hizmetler Sınıfı miadını doldurmuştur.
İçeriği Görüntüle

Konuşmasında Memur-Sen’in sendikal anlayışını ve bu anlayışın temelindeki değerleri anlatan Genel Başkan Ali Yalçın, sendikacılığın yalnızca özlük hakları mücadelesinden ibaret olmadığını vurguladı. Merhum Genel Başkan Mehmet Akif İnan’ın ortaya koyduğu sendikal perspektifin gelecek kuşaklara taşınması gerektiğini belirten Yalçın, teşkilatın değerlerinden güç alan bir mücadele anlayışıyla yoluna devam ettiğini ifade etti.

Teşkilatların kendi zaaflarına karşı dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Genel Başkan Yalçın, iradesizlik, ilgisizlik, istişaresizlik, itaatsizlik ve itibarsızlığı başarının önündeki beş temel engel olarak sıraladı. Bu başlıkların teşkilat mensupları tarafından dikkate alınması gerektiğini belirten Ali Yalçın, özellikle mücadele iradesini korumanın ve sorumlulukları ertelememenin önemine dikkat çekerek “Başarının önündeki en ciddi engel kuşkusuz iradesizliktir. İrade göstermediğimiz hiçbir işte sonuç alamayız” diye konuştu.

İlgisizliğin üyelerle ve sendikal gündemle bağları zayıflatacağına işaret eden Yalçın, eğitim faaliyetlerinin de teşkilatın gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti. İstişarenin ortak aklı güçlendirdiğini ve kararların daha kapsayıcı olmasını sağladığını belirten Yalçın, teşkilatın başarısı için iletişim ve dayanışmanın korunması gerektiğini söyledi.

“Çok sesliyiz, ama çok başlı değiliz”

Teşkilat içinde farklı düşüncelerin bulunmasının gayet doğal olduğunu, ancak bu farklılıkların ortak mücadele iradesini zayıflatmaması gerektiğini ifade eden Yalçın, “İtirazda azgınlaşmayan, itaatte köleleşmeyen bir teşkilatız. Kur’an’da çok hoşuma giden bir kavram var: ‘Bünyanun mersus.’ ‘Sapasağlam örülmüş duvar ya da kurşunla birbirine bağlanmış sağlam yapı’ anlamına geliyor. İşte biz Memur-Sen olarak buna çelik çekirdek diyoruz. Su sızmayacak kadar birbirine kenetlenmiş bir yapıyız. Çelik çekirdeği oluşturan her birimiz, farklı düşünsek de ihtilafları bir kenara bırakır, alınan ortak kararın gereğini yaparız” diyerek birlik mesajı verdi.

Ortak aklın ve istişarenin teşkilat hayatındaki önemine yeniden dikkat çeken Ali Yalçın, “Ne ‘bence’yi kutsadık, ne ‘sence’yi dışladık, her zaman ‘bizce’yi kucakladık” dedi. Konuşmasının devamında Memur-Sen’in en büyük sermayesinin itibar olduğunu vurgulayan Genel Başkan Yalçın, bu itibarın korunmasının tüm teşkilat mensuplarının ortak sorumluluğu olduğunun altını çizdi.

Ali Yalçın: Kangren olan 4688 sayılı kanunda revizyon azmimiz var

Memur-Sen’in hedefinin yalnızca sendikal kazanımlarla sınırlı olmadığını, kamu görevlilerinin sorunlarının çözüldüğü ve kamu personel sisteminin güçlendiği bir çalışma hayatı için de mücadele ettiklerini belirten Yalçın, sendikal mevzuatın günün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nda değişiklik yapılmasının önemine dikkat çeken Yalçın, Memur-Sen’in hedeflerini ve mücadele kararlılığını şu sözlerle ifade etti: “Bizler Memur-Sen’liler olarak müreffeh bir Türkiye, adil bir dünya hedefimiz var. Adaletin, hakkaniyetin, ehliyetin, liyakatin esas olduğu adil bir düzen hayalimiz var. Sorunları çözülmüş, itibarı yükselmiş kamu görevlisi ve kamu personel sistemi hedefimiz var. Kangren olan 4688 sayılı kanunda revizyon azmimiz var.”

Mücadele ettikleri her konuda henüz sonuç alamamış olsalar da elde ettikleri kazanımların örgütlü mücadelenin ürünü olduğunu belirten Ali Yalçın, teşkilatın dirayetine, ferasetine ve örgütlü gücüne güvendiklerini kaydetti. Yalçın, Memur-Sen’in eşitlik, adalet, hakkaniyet, ehliyet ve liyakat ilkeleri doğrultusunda çalışmaya, üretmeye ve kazanım elde etmeye devam edeceğini vurguladı.

Bakan Işıkhan: Kamu hizmetinin merkezinde insan vardır

Bakan Vedat Işıkhan ise konuşmasında büro, bankacılık ve sigortacılık hizmet kolunda görev yapan kamu çalışanlarının üstlendiği sorumluluğa dikkat çekti. Vatandaşların kamu kurumlarında gördüğü hizmetin devletle kurdukları güven bağını doğrudan etkilediğini belirten Işıkhan, kamu çalışanlarının emeğinin kamu hizmetlerinin düzenli işlemesinde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Büro, bankacılık ve sigortacılık hizmet kolunun büyüklüğünün sayılarla da ortaya çıktığını kaydeden Bakan Vedat Işıkhan, Temmuz 2026 itibarıyla hizmet kolunda 355 binin üzerinde kamu görevlisinin bulunduğunu bildirdi. Bunların yaklaşık 279 bininin sendika üyesi olduğunu belirten Işıkhan, 126 bini aşan üye sayısıyla Büro Memur-Sen’in önemli bir temsil gücüne sahip olduğunu ifade etti.

Sendikaların çalışma hayatında çözüm üreten paydaşlar olarak önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Işıkhan, sahadan gelen taleplerin ve somut önerilerin çalışanların hayatını kolaylaştıracak düzenlemelere katkı sunabileceğini dile getirdi. Işıkhan, “Sendikalarımızı yalnızca talepleri dile getiren kuruluşlar olarak değil, çalışma hayatımızın çözüm üreten paydaşları olarak görüyoruz. Bir işyerinde yaşanan sorunu ilk öğrenen, bir arkadaşımızın talebini ilk dinleyen, uygulamadaki aksaklığı ilk fark eden çoğu zaman sendika temsilcilerimizdir. Sahadan getirdiğiniz somut öneriler, birçok çalışanımızın hayatını kolaylaştıracak düzenlemelere katkı sunabilir” ifadelerini kullandı.

“Örgütlü temsilin kamu çalışma hayatındaki yerini açık biçimde ortaya koyuyor”

Kamu görevlilerinin sendikal örgütlenmesinin ulaştığı seviyeye değinen Bakan Işıkhan, Temmuz 2026 itibarıyla sendika üyesi kamu görevlilerinin sayısının 2 milyon 403 bini aştığını, sendikalaşma oranının ise yüzde 77,96’ya yükseldiğini belirtti. Bu tablonun kamu çalışma hayatında örgütlü temsilin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Işıkhan, kamu görevlilerinin sendikal haklarının güçlendirilmesi için geçmişte önemli adımlar atıldığını söyledi.

Konuşmasında; 2026 ve 2027 yıllarını kapsayan 8. Dönem Toplu Sözleşme sürecinde 11 hizmet kolunun tamamında uzlaşmaya varıldığını hatırlatan Vedat Işıkhan, önümüzdeki yıl gerçekleştirilecek toplu sözleşme sürecinin de kamu personeline ve personel sistemine katkı sunmasını hedeflediklerini kaydetti. Görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçleri, kariyer ve mesleki gelişim imkânları, kurumlar arasındaki uygulama farklılıkları ve çalışma huzurunun kamu çalışanları açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Işıkhan, çalışanların alım gücünün korunması ve sosyal refahlarının geliştirilmesinin de önemini vurguladı.

Kamu personel sisteminin geliştirilmesi gereken alanlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Işıkhan, “Önümüzdeki sene; 2028-2029 yıllarını kapsayan toplu sözleşme sürecini de inşallah kamu personelimize ve personel sistemimize katkılarla sürdüreceğiz. Personel sistemimizde geliştirmemiz gereken alanlar var. Görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinin öngörülebilirliği, kariyer ve mesleki gelişim imkânları, kurumlar arasındaki uygulama farklılıkları ve çalışma huzuru gibi konuların çalışanlarımız açısından taşıdığı önemi biliyoruz” diyerek kamu görevlilerinin alım gücünün korunmasının, ekonomik ve sosyal refahlarının geliştirilmesinin ve çalışma hayatında adaletin güçlendirilmesinin gerekli olduğunun bilincinde olduklarına dikkat çekti.

Bakan Işıkhan: Uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmek önemli

Kamu Personel Danışma Kurulu toplantısında kamu personel sisteminin geliştirilmesine ilişkin ihtiyaçların sosyal taraflarla değerlendirildiğini belirten Işıkhan, çözüm önerilerinin ilgili kurumların katkısı, kamu hizmetinin gerekleri ve bütçe imkânları çerçevesinde ele alınmaya devam edeceğini söyledi. Ekonomik istikrar ve kamu maliyesinin sürdürülebilirliği gözetilerek geliştirilecek uygulanabilir önerilerin önemine işaret eden Işıkhan, çalışma hayatındaki ihtiyaçlara çözüm üretmenin ortak sorumluluk olduğunu kaydetti.

Bakan Işıkhan, dijital dönüşümün kamu çalışanları için taşıdığı önemi şu sözlerle anlattı: “Teknoloji, kamu hizmetlerinin niteliğini hızla değiştiriyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ, bazı işlemleri kolaylaştırırken kamu çalışanlarımızdan beklenen becerileri de dönüştürüyor. Bu değişimi çalışanlarımız için bir belirsizlik kaynağına değil, yeni mesleki imkânlara dönüştürmeliyiz. Hizmet içi eğitimleri, dijital yetkinlikleri ve mesleki gelişim fırsatlarını güçlendirmek ortak sorumluluğumuzdur. Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda, güçlü devlet anlayışımızın temel dayanaklarından biri; nitelikli, liyakatli, motivasyonu yüksek ve geleceğin ihtiyaçlarına hazırlanmış kamu personelimiz olacaktır.”

Sözlerinin sonunda kamu çalışanlarının beklentilerini dikkatle değerlendirmeye devam edeceklerini belirten Bakan Vedat Işıkhan, sendikalarla iletişimin sürdürüleceğini ve çalışma huzurunun güçlendirilmesine yönelik çabaların devam edeceğini ifade etti. Kamu görevlilerinin emeğinin karşılığını aldığı, mesleğinde kendisini geliştirebildiği ve vatandaşlara etkin hizmet sunduğu bir kamu yönetimi anlayışının ortak hedefleri olduğunu kaydeden Vedat Işıkhan, “Çünkü kamu görevlisine verilen değer, doğrudan milletimize sunulan hizmetin kalitesine yansır” ifadelerini kullandı.

Yazgan: Büro Memur-Sen olarak, 150 bin üye hedefine emin adımlarla yürüyoruz

Programda konuşan Yusuf Yazgan, sendikanın büyüme sürecine ve kamu görevlileri için yürütülen mücadeleye değindi. Büro Memur-Sen’in 2015 yılında 54 bin 908 üyeyle ilk kez yetki aldığını hatırlatan Yazgan, 2020’de 70 binler seviyesinde olan üye sayısını 130 binlere taşıdıklarını, son altı yılda 60 bin yeni üyeyi saflarına kattıklarını belirtti.

Büyümenin teşkilat mensuplarının ortak mücadelesinin sonucu olduğunu vurgulayan Yazgan, “Kimseyi geride bırakmadan ve kimsenin elini bırakmadan bu büyük başarıyı hep birlikte elde ettik! Birlerle başladığımız bu yolda onları, yüzleri, binleri, on binleri hamdolsun yüzbinleri saflarımıza kattık” dedi.

“1124 kazanımın altında ortak mücadelemizin imzası var”

Memur-Sen’in bugüne kadar 1124 kazanıma imza attığını belirten Yazgan, bu başarıların hem müzakere masasında hem de sahada verilen mücadelenin ürünü olduğunu ifade etti. 3600 ek göstergenin kapsamının genişletilmesi için yürütülen çalışmalara dikkat çeken Yazgan, şube müdürleri, uzmanlar ve denetmenlerin de kapsama alınması için mücadele ettiklerini kaydetti.

2024 yılında yayımlanan kamuda tasarruf genelgesiyle personel servislerinin kaldırılmasına karşı eylem kararı aldıklarını hatırlatan Yazgan, Bolu’dan Ankara’ya gerçekleştirilen yürüyüşün ardından kamu çalışanlarının personel servislerinin tasarruf genelgesi kapsamından çıkarılmasını sağladıklarını söyledi. Yazgan, kamu görevlilerinin haklarını korumak için mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Kamu çalışanlarının çözüm bekleyen sorunlarına da değinen Yazgan; 3600 ek gösterge, 4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi, maaş dengesizliklerinin giderilmesi ve alım gücünün artırılmasının öncelikli mücadele başlıkları arasında yer aldığını ifade etti. TOKİ tarafından İstanbul’da açıklanan kiralık konut projesinin diğer illerde de yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Yazgan, “Devletin memuru, barınma derdiyle baş başa bırakılamaz; bu sorunun çözümü için kapıları zorlamaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Yardımcı Hizmetler Sınıfı’nın kaldırılması ve emeklilerin geçim koşullarının iyileştirilmesi yönündeki taleplerini de yineleyen Yazgan, kamu görevlilerinin hakları için hem sahada hem de müzakere masasında mücadele edeceklerini kaydetti.

Yazgan: Sıkmadık el, çalmadık kurum kapısı bırakmayacağız

Konuşmasının sonunda teşkilat mensuplarına büyüme hedefleri doğrultusunda çalışma çağrısında bulunan Yazgan, Büro Memur-Sen’in 150 bin üye hedefine ulaşmak için sahadaki faaliyetlerini artıracaklarını belirtti.

Yazgan, “Şimdi hep birlikte ayağa kalkma ve yeni bir destan yazma vaktidir! Buradan, Antalya’dan, bu salondan ilan ediyorum: Bizim hedefimiz belli, yolumuz açıktır! Büro Memur-Sen olarak, 150 bin üye hedefine emin adımlarla yürüyoruz! Kollarımızı sıvayacağız, sıkmadık el, çalmadık kurum kapısı, derdine derman olmadığımız tek bir kamu çalışanı bırakmayacağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.