Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcılarımız Mahmut Sunay Kabayel ve Hüsami Erten, 22 Ekim 2026 tarihinde Kırıkkale’de bir dizi ziyaret ve temas gerçekleştirerek şube teşkilatımızla bir araya geldi.
İlk olarak Genel Başkan Yardımlarımız Mahmut Sunay Kabayel ve Hüsami Erten, okullarımızı ziyaret etti. Ziyaretlerde öğretmenlerimizle bir araya gelinerek sendikal mücadelemiz ve eğitim gündemindeki konular hakkında değerlendirmeler paylaşıldı. Ziyaret kapsamında okul yöneticilerimize ve öğretmenlerimize misafirperverlikleri için teşekkür edildi.
Genel Başkan Yardımcımız Mahmut Sunay Kabayel Hüsami Erten ve beraberindekiler Kırıkkale Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Mühendislik Fakültesi ve Hukuk Fakültesini ziyaret etti. Gerçekleştirilen ziyaretlerde üniversitelerde görev yapan eğitim çalışanlarıyla bir araya gelindi.
Daha sonra Genel Başkan Yardımcılarımız Mahmut Sunay Kabayel ve Hüsami Erten, Kırıkkale İl Millî Eğitim Müdürü Rahmi Güney’i ziyaret etti. Ziyarette eğitim gündemine ilişkin konular ele alındı. Genel Başkan Yardımcılarımız gösterilen misafirperverlik dolayısıyla teşekkürlerini iletti.
Ardından heyet Kırıkkale Şubesi tarafından düzenlenen temsilciler toplantısında yönetim kurulu üyeleri, kadın kolları ve iş yeri temsilcileri bir araya geldi. Teşkilatımızın birlik ve beraberliğinin pekiştirildiği toplantıda, sendikal mücadelemize katkı sunan temsilcilerimizle dayanışma mesajları paylaşıldı.
Kabayel: Türk Eğitim-Sen’in mücadelesinin temelinde dürüstlük, samimiyet ve ilkeli sendikacılık anlayışı var.
İstişare toplantısında bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcımız Mahmut Sunay Kabayel, “Türk Eğitim-Sen’in bugün ulaştığı konumun arkasında, kişisel çıkarlarını değil teşkilatın geleceğini ve eğitim çalışanlarının haklarını önceleyen yöneticilerimizin, temsilcilerimizin ve fedakârca mücadele eden tüm dava arkadaşlarımızın emeği bulunmaktadır.” dedi.
Kabayel, Türk Eğitim-Sen, yıllar boyunca ortaya koyduğu kararlı duruş ve üyelerinden aldığı güçle yalnızca bir sendika olmanın ötesine geçerek eğitim çalışanlarının hak arama mücadelesinde güvendiği bir adres, genç eğitimcilerin geleceğe dair beklentilerinin güçlü bir temsilcisi hâline gelmiştir. Sendikamız, aynı zamanda millî ve manevi değerlerine bağlılığıyla ülkemizin geleceğine yönelik sorumluluğunu da kararlılıkla sürdürmektedir.
Türk Eğitim-Sen’in mücadelesinin temelinde dürüstlük, samimiyet ve ilkeli sendikacılık anlayışı var. Eğitim çalışanlarının hakları söz konusu olduğunda kamuoyu önünde dile getirilen görüşler ile karar alma mekanizmalarında savunulan düşünceler arasında hiçbir zaman farklılık olmamıştır. Şartlar ne yönde değişirse değişsin sendikamız, çalışanların hak ve menfaatlerini savunmaktan geri durmamıştır.” diye konuştu.
Kabayel: Türk Eğitim-Sen, ülkeye duyulan sevginin ve toplumsal sorumluluğun bu mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır.
Ülkenin birlik ve bütünlüğünü, milletin huzurunu ve devletin bekasını önceleyen bir anlayışla hareket ettiklerini belirten Kabayel, eleştiriler karşısında geri adım atmadan, inandıkları değerleri cesaretle savunmayı sürdüreceklerini kaydetti.
Türk Eğitim-Sen’in sendikal yaklaşımının yalnızca ekonomik ve özlük hakları mücadelesiyle sınırlı olmadığını belirten Kabayel, ülkeye duyulan sevginin ve toplumsal sorumluluğun da bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olduğuna dikkat çekti. Eğitim çalışanlarının emeğinin karşılığını alması için yürütülen mücadelenin, Türkiye’ye ve milletin geleceğine duyulan bağlılıkla birlikte ele alındığını ifade etti.
Kabayel, Türk Eğitim-Sen’in bundan sonra da günübirlik çıkarların ve değişen koşulların etkisi altında kalmadan, kuruluş ilkeleri doğrultusunda hareket etmeye devam edeceğini belirtti. Sendikanın gücünü makam ve kişisel beklentilerden değil, teşkilatının inancından, üyelerinin desteğinden ve haklı mücadelesinden aldığını vurgulayan Kabayel, eğitim çalışanlarının kazanımları için kararlı duruşlarını sürdüreceklerini ifade etti.
Kabayel: Eğitim kurumları kendi öğrencilerinin ihtiyaçlarını gözeterek karar verebilmeli!
Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nun, sınavlara kısa süre kala yayımlanmasının eğitim camiasında çeşitli soru işaretlerini beraberinde getirdiğini kaydeden Kabayel, kılavuzdaki bazı düzenlemelerin mevcut mevzuatla uyumunun yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, öğretmenlerin mesleki yetkilerinin korunması çağrısında bulundu.
Kabayel, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için öncelikle hukuki düzenlemeler arasında uyum sağlanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Yönetmeliklerin, uygulama kılavuzlarından daha üst düzeyde hukuki düzenlemeler olduğuna dikkat çeken Kabayel, kılavuzların mevcut mevzuatın uygulanmasını açıklığa kavuşturması gerektiğini, ancak yönetmeliklerle tanınan hak ve yetkileri daraltan yeni sınırlamalar getirmemesi gerektiğini vurguladı.
OYSS Uygulama Kılavuzu’nda yer alan düzenlemelerin öğretmenlerin ve zümrelerin sınav hazırlama süreçlerindeki yetkilerini daraltabileceğini belirten Kabayel, okul genelinde gerçekleştirilen yazılı sınavların hazırlanmasında yerel ihtiyaçların ve öğretmenlerin mesleki değerlendirmelerinin dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Mevcut yönetmelikte öğretmenlere ve zümrelere tanınan yetkilerin, kılavuz aracılığıyla merkezî bir yapıya bağımlı hâle getirilmesinin sakıncalarına işaret eden Kabayel, eğitim kurumlarının kendi öğrencilerinin ihtiyaçlarını gözeterek karar verebilmesinin önemini dile getirdi.
Sınavların uygulanmasına ilişkin karar süreçlerinde ilçe millî eğitim müdürlükleri ve okul zümrelerinin rolünün de korunması gerektiğini belirten Kabayel, yönetmelikte öngörülen karar alma basamaklarının kılavuz hükümleriyle etkisizleşmemesi gerektiğini ifade etti.
Eğitimde standartların oluşturulmasının önemli olduğunu ancak bu amacın yerel ihtiyaçları ve okullar arasındaki farklılıkları göz ardı ederek gerçekleştirilemeyeceğini belirten Kabayel, merkezî uygulamalarla okul düzeyindeki karar mekanizmaları arasında dengeli bir yapı kurulması gerektiğini vurguladı.
Kılavuzda, eğitim kurumu alan zümrelerinin soru havuzundan seçilen soruları gerekçeli olarak en fazla iki kez değiştirebilmesine imkân tanınmasını da değerlendiren Kabayel, bu uygulamanın öğretmenlerin mesleki takdir alanını daraltabileceğine dikkat çekti.
Yükselme sınavları Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından merkezi ve yazılı olarak iki yılda bir yapılmalı
Mahmut Sunay Kabayel, üniversitelerde görev yapan idari personelin kariyer basamaklarında ilerleyebilmesi için görevde yükselme ve ünvan değişikliği sınavlarının düzenli aralıklarla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirtti.
Sınavların belirli bir takvime bağlanmamasının çalışanların kariyer planlamasını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Kabayel, üniversitelerde personelin yükselme süreçlerinin kişisel veya kurumsal tercihlere göre değişmemesi, objektif ve ortak kriterler çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Kabayel, görevde yükselme sınavlarının Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından merkezi ve yazılı olarak iki yılda bir yapılmasının, üniversiteler arasında uygulama birliğinin sağlanması ve çalışanlara eşit fırsatlar sunulması bakımından önemli olduğunu vurguladı.
Personelin bilgi, birikim ve mesleki yeterliliğinin esas alındığı bir sistemin oluşturulması gerektiğini belirten Kabayel, sınavların düzenli hale getirilmesinin çalışanların geleceğe yönelik planlarını daha sağlıklı yapmalarına da imkân sağlayacağını dile getirdi.
Mahmut Sunay Kabayel, üniversitelerde görevde yükselme ve unvan değişikliği süreçlerinin şeffaflık ve liyakat ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi için sınavların iki yılda bir merkezi olarak yapılmasını ve kalıcı bir takvime bağlanmasını talep etti.
Erten: Türk Eğitim-Sen, eğitim çalışanları için, tüm zor zamanlarda gölgesinde toplanacağımız ulu bir çınardır. Bu çınar kucaklaşmaların, buluşmaların, gönül ve hal diliyle bir araya gelmelerin adresidir.
İstişare toplantısında bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcımız Hüsami Erten de eğitim çalışanlarını ortak haklar ve kazanımlar doğrultusunda dayanışmayı büyütmeye, sendikal mücadelede birlikte hareket etmeye davet etti.
Türk Eğitim-Sen’in gücünü teşkilat mensuplarının özverisinden, üyelerinin güveninden ve yıllardır sürdürülen kararlı hak mücadelesinden aldığını belirten Erten, sendikal örgütlenmenin eğitim çalışanlarının taleplerini güçlü biçimde dile getirebilmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Türk Eğitim-Sen’in eğitim çalışanları için, tüm zor zamanlarda gölgesinde toplanacağımız ulu bir çınar olduğunu kaydeden Erten, “Bu çınar kucaklaşmaların, buluşmaların, gönül ve hal diliyle bir araya gelmelerin adresidir.” diye konuştu.
Okul öncesi öğretmenler için hazırlanan ajanda, yenilenen internet sitesi ve üyelerin bilgi ve hizmetlere daha kolay ulaşmasını sağlayan dijital düzenlemeleri hayata geçirdiklerini bildiren Erten, “Okul öncesi öğretmenleri için okul ortamında yürüttükleri çalışmaları kolaylaştırmak ve mesleki süreçlerinde kullanabilecekleri pratik bir kaynak sunmak amacıyla özel bir ajanda hazırlandı. Planlı ve düzenli yürütülmesine katkı sağlaması hedeflenen bu çalışma, eğitim çalışanlarının günlük mesleki ihtiyaçlarını gözeten hizmet anlayışının bir parçası olarak hayata geçirildi. Üyelerimize sunulan hizmetlerin geliştirilmesi amacıyla internet sitesi de yenilendi. Daha kullanışlı bir yapıya kavuşturulan sitenin, eğitim çalışanlarının aradıkları bilgiye daha hızlı ulaşmalarına ve sendikal faaliyetleri daha yakından takip etmelerine imkân sağlandı.” dedi.
Öğrencilerin ihtiyaçlarını doğru analiz edebilen, onlara uygun yönlendirmelerde bulunabilen ve gelişim süreçlerine profesyonel katkı sağlayan eğitimcilerin desteklenmesinin gerekliliğine dikkat çeken Erten, bu doğrultuda Türk Eğitim-Sen tarafından öğretmenlerin mesleki donanımlarını artırmaya yönelik eğitim çalışmaları planladıklarını söyledi. Erten, “Bu anlayışla hazırladığımız eğitim programlarını, değerli rehber öğretmenlerimizin ve psikolojik danışmanlarımızın hizmetine sunduk. Eğitimler kapsamında; 100-300 kişilik gruplarla eğitim imkânı, Gazi Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi (GUZEM) iş birliği, E-Devlet onaylı resmî sertifika, alanında uzman eğitici kadro, teorik ve pratik eğitim süreçleri 30-50 saat dersler sunduk.” diye konuştu.
Erten: Dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla hareket eden kadınlarımız sendikal örgütlenmeyi daha da ileriye taşıyacaktır.
Kadınların sendikal mücadelenin güçlenmesinde ve teşkilat çalışmalarının gelişmesinde üstlendikleri sorumluluğun önemine dikkat çeken Genel Başkan Yardımcımız Erten, Kadınların sahip oldukları bilgi birikimi, güçlü iletişim becerileri, sağduyuları ve kararlı duruşlarıyla sendikal faaliyetlere değer kattığını belirtti. Kadınların teşkilatın her kademesinde aktif görev almasının ortak hedeflere ulaşılmasında önemli bir güç olduğunu ifade eden Erten, kadınların yalnızca teşkilat çalışmalarına katkı sunan değil, aynı zamanda sendikal mücadelenin yönünü ve geleceğini şekillendiren önemli aktörler olduğunu vurguladı. Dayanışma ve ortak akıl anlayışıyla hareket eden kadınların sendikal örgütlenmeyi daha da ileriye taşıdığını dile getiren Erten, Türk Eğitim-Sen’in kadınların emeğini, birikimini ve mücadelesini önemseyen anlayışla çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Ayrıca Erten, kadınların sendikal süreçlerde daha görünür olması ve karar alma mekanizmalarında etkin biçimde yer almasının gerekliliğini vurguladı.
Erten: OYSS uygulamaları öğretmenlerin mesleki yetkilerini daraltmamalı
Genel Başkan Yardımcımız Hüsami Erten, Ortak Yazılı Sınav Sistemi (OYSS) Uygulama Kılavuzu’nda yer alan düzenlemelerin öğretmenlerin mesleki yetkileri, iş yükü ve mevcut mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Erten, ölçme ve değerlendirme süreçlerinin hukuki esaslara, pedagojik ilkelere ve okulların ihtiyaçlarına uygun biçimde yürütülmesi çağrısında bulundu.
Erten: Öğretmenlerin mesleki takdiri korunmalı
Sınavlarda kullanılacak soruların öğrencilerin bilgi ve becerilerini doğru şekilde ölçmesi gerektiğine dikkat çeken Erten, öğretmenlerin öğrencilerini, sınıflarının ihtiyaçlarını ve işlenen konuları yakından tanıdığını ifade etti. Soru değiştirme yetkisine getirilen sınırlamaların, farklı öğrenci profillerine uygun sınav hazırlanmasını zorlaştırabileceğini belirten Erten, öğretmenlerin mesleki birikim ve deneyimlerinden yararlanılmasının önemini vurguladı.
OYSS kapsamında e-Okul üzerinden yapılması öngörülen veri girişlerinin öğretmenlere ilave idari sorumluluklar getirebileceğine işaret eden Erten, eğitimcilerin öncelikli görevinin öğrencilerin gelişimini desteklemek ve eğitim faaliyetlerini yürütmek olduğunu kaydetti.
Ölçme ve değerlendirme uygulamalarının mevzuata uygun yürütülmesinin önemine dikkat çeken Erten, merkezî soru havuzunun kullanımı ve ortak sınavların uygulanmasına ilişkin esasların açık bir hukuki dayanağa kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Öte yandan Erten, Millî Eğitim Bakanlığını OYSS Uygulama Kılavuzu’ndaki hükümlerin mevcut yönetmelikle uyumunu yeniden incelemeye çağırdı. Öğretmenlerin sınav hazırlama ve soru değiştirme yetkilerini etkileyen düzenlemelerin gözden geçirilmesini, ilave bürokratik yüklerin önlenmesini de talep etti.
Erten: Üniversiteler arasında uygulama birliğinin sağlanması ve personelin nakil taleplerinin belirli esaslara göre yürütülmeli
Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hüsami Erten, üniversitelerde görev yapan akademik ve idari personelin yer değişikliği süreçlerinde karşılaştığı sorunların giderilmesi gerektiğini belirterek, tüm personeli kapsayan kapsamlı bir Tayin ve Nakil Yönetmeliği hazırlanmasını istedi.
Üniversite idari personelinin uzun süredir beklediği karşılıklı yer değiştirme uygulamasına ilişkin YÖK tarafından takvim belirlenmesini ve başvuruların alınmasını önemli bir adım olarak değerlendiren Erten, bu uygulamanın tek başına yeterli olmayacağını ifade etti.
Üniversiteler arasında uygulama birliğinin sağlanması ve personelin nakil taleplerinin belirli esaslara göre yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Erten, yalnızca karşılıklı yer değiştirmeyi esas alan bir sistem yerine, bütün idari personelin yararlanabileceği kapsamlı bir düzenleme yapılmasının önemini vurguladı.
Mazerete bağlı yer değişikliği taleplerinde yaşanan güçlüklerin de çözüme kavuşturulması gerektiğini belirten Erten, akademik personelin tayin ve nakil süreçlerinde karşılaştığı sorunların da düzenleme kapsamına alınmasını istedi.
Türk Eğitim-Sen olarak taleplerinin açık olduğunu vurgulayan Hüsami Erten, üniversitelerde görev yapan akademik ve idari personelin haklarını gözeten, üniversiteler arasında eş güdümü sağlayan ve yer değişikliği süreçlerini ortak kurallara bağlayan Tayin ve Nakil Yönetmeliği’nin bir an önce yürürlüğe konulması gerektiğini ifade etti.
.





