Özel program ve proje uygulayan okulda Müdür olarak görev yapmakta iken, görev süresinin sona ermesi üzerine, özel program ve proje uygulayan okullara öğretmen atama işlemleri kapsamında aynı okula müdür olarak yeniden atanma/görev süresini uzatma yönündeki başvurusunun reddedilmesi üzerine açılan davada;

Ankara 5. İdare Mahkemesi’nin 2026/1457 Esas sayılı ve 24.09.2026 tarihli kararında,;

“…Uyuşmazlığın hukuki çözümü bakımından önemli olan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02.04.2026 tarihli ve YD İtiraz No: 2026/162 sayılı kararında; Yönetmelik'in 10'uncu maddesinin 1'inci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Öğretmenlerin görev süresi aynı usulle dört yıl daha uzatılabilir." düzenlemesi yönünden yapılan incelemede, görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde esas alınacak hiçbir nesnel değerlendirme ölçütüne veya başarı kriterine yer verilmemesinin, idarenin takdir yetkisini hangi somut temellere dayalı olarak kullandığının saptanmasını güçleştirdiği, işlemin sebep unsuru yönünden yargısal denetimini zayıflatarak hukuk devleti ilkesini zedelediği ve bu durumun "eksik düzenleme" nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılarak düzenleyici işlem ile buna dayalı bireysel işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.

İdarenin personel rejimine ilişkin iş ve işlemlerinde takdir yetkisine sahip olduğu kabul edilmekle birlikte, bu yetkinin mutlak ve sınırsız olmayıp Anayasa'nın 2'nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi uyarınca kamu yararı, hizmet gerekleri ile kariyer ve liyakat ilkeleri doğrultusunda objektif verilere dayalı olarak kullanılması zorunludur. Davalı idarece, davacının görev süresini uzatmama ve tercih ettiği okula atamama yönündeki iradenin hangi nesnel ve somut kriterlere dayandırıldığı somut biçimde ortaya konulamadığından, liyakat sistemine ve kamu yararına aykırı şekilde tesis edilen dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, hukuka aykırılığı açıkça saptanan dava konusu işlemin davacının mevcut görevinden alınarak il emrine atanması sonucunu doğurması ve uygulanmaya devam etmesi halinde davacının mesleki statüsü ve çalışma hayatı yönünden telafisi güç veya imkânsız zararlara yol açacağı açıktır.” denilerek, dava konusu işlemin yürütülmesinin durdurulmasına, karar verilmiştir.

Öğretmen olarak görev yapan davacı tarafından “Proje Okullarına Öğretmen Atamaları” kapsamında, tercih yaptığı ve halen çalıştığı okula, görev süresi uzatılmayarak atamasının yapılmamasına ilişkin işlemin iptali talebiyle açılan davada;

Tokat İdare Mahkemesi’nin 2026/523 Esas sayılı ve 26.06.2026 tarihli kararında, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki Yönetmelik maddesinin ilgili kısmının, eksik düzenleme nedeniyle hukuka aykırılığı saptanarak yürürlüğü durdurulduğundan, anılan düzenlemeye istinaden tesis edilen dava konusu işlemde bu nedenle hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmadığı, dava konusu işlemin davacının görev yaptığı okuldan ayrılmasına yol açacak olması sebebiyle telafisi güç zararlara da yol açabileceği açıktır. görev süresi uzatılmayarak atamasının yapılmaması işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir. İlgili karara karşı davalı idare tarafından yapılan itiraz, Samsun Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nin Y.D. İtiraz No: 2026/408 sayılı ve 27.08.2026 tarihli kararı ile reddedilmiştir.

Her şartta ve her durumda eğitim çalışanlarının yanında olan sendika…
Her şartta ve her durumda eğitim çalışanlarının yanında olan sendika…
İçeriği Görüntüle

Kayseri Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nin 2026/1386 E., 2026/1767 K. sayılı ve 10.09.2026 tarihli kararı, Kayseri Bölge idare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nin 2026/1387 E., 2026/1768 K. sayılı ve 10.09.2026 tarihli kararı, Kayseri Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi’nin 2026/1390 E., 2026/1769 K. sayılı ve 10. 09.2026 tarihli kararlarında; uyuşmazlığın özel program ve proje uygulayan eğitim kurumunda dört yıllık görev süresini tamamlayan davacınım, görev süresinin uzatılıp uzatılmayacağından kaynaklandığı, dava konusu işlemin dayanağı niteliğindeki Yönetmelik maddesinin ilgili kısmının hukuka aykırılığı saptanarak yürürlüğü durdurulduğundan, anılan düzenlemeye dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine karar veren aksi yöndeki istinafa konu İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmediği belirtilerek, istinaf isteminin kabulüne, istinafa konu mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmiştir.

Haber Ekleri