Memur-Sen

SENDİKAL TECRÜBE İLE AKADEMİK BİRİKİM AYNI MASADA BULUŞTU; KAMU GÖREVLİLERİ SENDİKACILIĞININ GELECEĞİNİ BİRLİKTE DEĞERLENDİRDİK

Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversitelerin Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümlerinde görev yapan 30 üniversiteden 27 bölüm başkanı ve başkan yardımcısını, Genel Başkanımız Ali Yalçın’ın katılımıyla Memur-Sen Genel Merkezimizde ağırladık. Gerçekleştirdiğimiz istişare toplantısında; kamu görevlileri sendikacılığının geleceğini, 4688 sayılı Kanun’un yapısal sorunlarını, toplu sözleşme sisteminin geliştirilmesini ve akademi-sendika iş birliğini güçlendirecek ortak çalışma alanlarını kapsamlı şekilde değerlendirdik. Toplantımızda; kamu görevlileri sendikacılığı alanındaki akademik çalışmaların artırılması, lisans ve lisansüstü eğitimlerin desteklenmesi, ortak yayın ve bilimsel raporların hazırlanması ile 2026 yılında Genç Emek Zirvesi düzenlenmesi yönünde önemli kararlar aldık. Bilimsel birikim ile sahadaki sendikal tecrübeyi aynı zeminde buluşturarak; daha güçlü, daha katılımcı, daha adil ve uluslararası çalışma normlarıyla uyumlu bir kamu görevlileri sendikacılığı için ortak akıl üretmeye ve birlikte çalışmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Memur-Sen Genel Merkezi’nde düzenlenen toplantıda; kamu görevlileri sendikacılığının mevcut durumu, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’ndan kaynaklanan yapısal sorunlar, toplu sözleşme sisteminin işleyişi ile sendikal alan ve akademi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik atılabilecek adımlar ele alındı.

Türkiye genelinde Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü bulunan 30 üniversiteden 27 akademisyenin katıldığı programda, kamu görevlileri sendikacılığı alanındaki akademik çalışmaların artırılması, lisans ve lisansüstü eğitimlerde bu alana daha fazla yer verilmesi ve uluslararası normlara uygun bir sendikal sistemin oluşturulması konusunda görüş alışverişinde bulunuldu.

Akademi ile sendikal tecrübe aynı zeminde buluştu

Çalışma hayatının geçmişini, mevcut sorunlarını ve geleceğini bilimsel yöntemlerle ele alan akademisyenlerle sendikal alandaki uygulama tecrübesini aynı zeminde buluşturan toplantıda, kamu görevlileri sendikacılığının yalnızca sahadaki ve toplu sözleşme masasındaki sorunlarla sınırlı olmadığına dikkat çekildi.

Programda, sendikal hakların akademik araştırmalar, bilimsel raporlar, lisansüstü tezler ve uluslararası karşılaştırmalarla desteklenmesi gerektiği vurgulanırken; kamu görevlileri sendikacılığının yasal zemininin evrensel çalışma standartlarına ulaştırılmasında akademinin bilgi ve birikiminden daha fazla yararlanılmasının önemine dikkat çekildi.

Toplantıda konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümlerinin araştırmaları, tezleri ve akademik çalışmalarıyla sendikal alana yön verdiğini söyledi. Kamu görevlileri sendikacılığının sorunlarının tespit edilmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için akademi ile sendika profesyonellerini bir araya getiren somut adımlar attıklarını belirten Yalçın, “Sadece sahadaki ve masadaki mevcut sorunları konuşmadık. Kamu görevlileri sendikacılığının yasal zeminini evrensel standartlara taşıyacak entelektüel ve akademik aklı da mücadelemizin tam merkezine yerleştirdik.” ifadelerini kullandı.

“4688 sayılı Kanun’un sorunları bilimsel çalışmalarla ortaya konulmalı”

Toplantının önemli gündem başlıklarından birini, 4688 sayılı Kanun’un uygulanmasından kaynaklanan sorunlar oluşturdu. Bu kapsamda kamu görevlilerinin örgütlenme, toplu sözleşme ve grev haklarının uluslararası normlar doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiği belirtilirken, mevcut toplu sözleşme sisteminin taraflar arasında eşitliği sağlayamadığına dikkat çekildi.

1992 yılında başlayan kamu görevlileri sendikacılığı mücadelesinin 1995, 2001 ve 2010 yıllarında yapılan yasal düzenlemelerle önemli dönüşümler geçirdiğini hatırlatan Yalçın, 2012 yılında gerçekleştirilen ilk toplu sözleşmeden bu yana sistemin yapısal sorunlarının daha görünür hâle geldiğini söyledi.

Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti, aynı medeniyet yürüyüşünün birbirini tamamlayan halkalarıdır
Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti, aynı medeniyet yürüyüşünün birbirini tamamlayan halkalarıdır
İçeriği Görüntüle

Gerçekleştirilen sekiz toplu sözleşmenin dördünün uzlaşmazlıkla sonuçlandığını aktaran Yalçın; tasnif, müzakere, pazarlık, eylem ve iş bırakma süreçlerinin dar bir takvime sıkıştırıldığını, bu süreçte yaşanan sorunların ve emek tarafının itirazlarının yeterince dikkate alınmadığını dile getirdi.

Toplu sözleşme görüşmeleri sürecinde günlük tutanak tutulmaması, müzakere sırasında kabul edilen bazı hususların imza atılmaması hâlinde kazanım olarak kayda geçirilmemesi ve yetkili konfederasyonlarla sendikaların hukukunun korunamaması gibi sorunların yaşandığını ifade eden Yalçın, akademinin bu alanı daha fazla incelemesi gerektiğinin altını çizdi.

Genel Başkan Yalçın, kamu görevlileri sendikacılığı alanında araştırma, raporlama, tez çalışmaları ve akademik kaynaklara ihtiyaç duyulduğunu belirterek, “Alanın kör noktalarını gösteren, yetkili konfederasyon ve sendikaların hakkını koruyan, taraflar arasında tam eşitliği tesis eden ve uluslararası normlara uygun bir toplu sözleşme sisteminin kurulması için akademisyenlerimizin bilimsel katkısına ihtiyaç bulunuyor.” dedi.

Kamu görevlileri sendikacılığı dersleri yaygınlaştırılacak

Toplantıda, kamu görevlileri sendikacılığının üniversitelerin eğitim ve araştırma gündeminde daha fazla yer alması gerektiği üzerinde duruldu. Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümlerinin lisans programlarında, kamu görevlileri sendikacılığına ilişkin derslerin yaygınlaştırılması, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin bu alandaki tez çalışmalarına yönlendirilmesi önerildi.

Sendikal alandaki uygulamaların akademik bilgiyle desteklenmesinin hem çalışma hayatındaki sorunların daha doğru tespit edilmesine hem de bilimsel temele dayanan çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Memur-Sen ile üniversiteler arasında kurulacak iş birlikleri sayesinde ortak akademik yayınların, raporların, araştırmaların ve karşılaştırmalı çalışmaların hazırlanması konusunda mutabakata varıldı.

“Komisyon raporu taraflarla paylaşılmalı”

Programda ayrıca, 8. Dönem Toplu Sözleşme’de kayıt altına alınan “4688 sayılı Kanun’un çalışma hayatına ilişkin güncel koşullar çerçevesinde gözden geçirilmesi” hükmü doğrultusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı öncülüğünde yürütülen çalışmalar değerlendirildi.

4688 sayılı Kanun’un değiştirilmesi amacıyla oluşturulan komisyonun çalışmalarını tamamladığı hatırlatılarak, hazırlanan raporun emek tarafı ile kamu kurum ve kuruluşlarına gönderilmesi gerektiği vurgulandı.

Kanun değişikliği konusunda zaman kaybedilmesinin sendikal alandaki sorunları daha da derinleştirdiğini söyleyen Yalçın, alınan kararların artık hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Grev hakkı başta olmak üzere örgütlenme özgürlüğünün ve toplu sözleşme sisteminin yeniden düzenlenmesinin ertelenemeyeceğini ifade etti.

Genç Emek Zirvesi düzenlenecek

Toplantının önemli çıktılarından biri de Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümlerinde eğitim gören öğrencilerin sendikal alana ilişkin bilgi, görüş ve çalışmalarını paylaşabilecekleri “Genç Emek Zirvesi” oldu.

Memur-Sen, Genç Memur-Sen ve Kocaeli Üniversitesi paydaşlığında 2026 yılının kasım ayında düzenlenmesi planlanan zirvenin içeriği, teması ve katılım şartları bölüm başkanlarıyla gerçekleştirilen toplantıda ele alındı.

“Geçmişten Günümüze Kamu Görevlileri Sendikacılığı: Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığıyla düzenlenecek zirveye, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümü bulunan 30 üniversiteden yaklaşık 150 öğrenci ile akademisyenin katılması öngörülüyor.

Zirve kapsamında öğrencilerin hazırlayacakları makale ve posterlerle kamu görevlileri sendikacılığı alanına katkı sunmaları, sendikal sorunları kendi bakış açılarıyla değerlendirmeleri ve çözüm önerilerini paylaşmaları hedefleniyor.

Programın, gençlere sendikacılığı uygulamalı olarak deneyimleme, teorik bilgilerini geliştirme ve sendikal kurumlarda staj yapma imkânı sunacağı da belirtildi.

Genel Başkan Yalçın, sendikacılığın yalnızca pratik bir itiraz alanı olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, “ÇEEİ öğrencilerimizin gözünden ve vizyonundan geleceğe taşıyacağımız Genç Emek Zirvesi ile yeni nesil uzmanların yetişmesine öncülük edeceğiz. Gençlerimizin dinamizmi ve akademinin tecrübesiyle sendikal alanı çok daha zengin bir boyuta taşıyacağız.” şeklinde konuştu.

Sonuç bildirgesi kamuoyuyla paylaşıldı

Gerçekleştirilen Memur-Sen ve Çalışma Ekonomisi Bölüm Başkanları İstişare Toplantısı’nın ardından hazırlanan sonuç bildirgesi de kamuoyuyla paylaşıldı.

Bildiride, sendikal hakların temel unsurlarından biri olan grev hakkının mevcut mevzuatta tanınmamasının, toplu sözleşme masasında taraflar arasında eşitliğin sağlanamamasının ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun yapısının emek tarafını baskılayan sonuçlar doğurmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Dört milyondan fazla kamu görevlisi ile yaklaşık iki buçuk milyon memur emeklisini doğrudan ilgilendiren toplu sözleşme sisteminin, Uluslararası Çalışma Örgütü sözleşmeleri ve evrensel çalışma normları doğrultusunda yeniden düzenlenmesi gerektiği vurgulandı.

Sonuç bildirgesinde ayrıca; üniversitelerde kamu görevlileri sendikacılığı alanındaki yüksek lisans ve doktora tezlerinin teşvik edilmesi, lisans eğitimlerinde kamu görevlileri sendikacılığı derslerinin yaygınlaştırılması, Genç Emek Zirvesi ile öğrencilerin teori ve uygulamayı bir arada deneyimlemelerinin sağlanması ve uluslararası normlara uygun bir sendikal sistemin oluşturulması amacıyla ortak akademik yayınlar ile raporların hazırlanması kararlaştırıldı.

Akademinin bilgi ve birikimiyle sendikal hareketin saha tecrübesini bir araya getiren toplantı, kamu görevlileri sendikacılığının geleceğine bilimsel bir perspektifle katkı sunulması ve 4688 sayılı Kanun’un yapısal sorunlarının ortak akılla çözülmesi yönünde önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Resim

Resim

Resim