Talip Geylan

BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN. Cumhuriyetimizin 103. yıldönümünü büyük bir gurur ve sevinçle kutluyoruz. Ülkemizin daha güçlü ve daha müreffeh yarınlarında nice bayramlar kutlamayı niyaz ediyorum. Bu vesileyle, devletimizin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman yol arkadaşlarını minnet ve saygıyla anıyorum.

Resim

Talip Geylan

Bağımsızlığımızdan, Millî Egemenliğimizden ve Cumhuriyetimizden Asla Vazgeçmeyeceğiz. Cumhuriyet’imizin 103’üncü yaşını kıvançla kutlarken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bu toprakları bize vatan kılmak için her türlü fedakârlığı yapan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.

Yaşasın Cumhuriyetimiz!

Var Olsun Türk Milleti!

Cumhuriyet, şehitlerimizin kutsal emaneti olan ay yıldızlı al bayrağımız uğruna verilen destansı mücadelenin son merhalesidir.

Cumhuriyet; demokrasinin, adaletin, özgür ve bağımsız yaşamanın teminatı; Atatürk ilke ve inkılaplarını referans alan, millî iradeyi esas kılan çağdaş bir yönetim anlayışının tezahürüdür.

Cumhuriyet, millî dirilişin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Cumhuriyet, kurucu değerimiz, Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Cumhuriyet, aziz milletimizin birlik ve beraberliğinin, millî egemenliğimizin ve ebedî varlığımızın teminatıdır.

Etkili bir okul yönetimini başarılı kılan dinamikler nelerdir?
Etkili bir okul yönetimini başarılı kılan dinamikler nelerdir?
İçeriği Görüntüle

Cumhuriyet, Türkiye’dir!

Cumhuriyet’e uzanan yol uzun solukluydu, çetindi, çileliydi; nice fedakârlıklar ve ağır bedeller gerektirdi. Bu şerefli mücadele uğruna nice canlar feda edildi, nice ocaklar söndü, nice yavrular yetim ve öksüz kaldı. Buna rağmen aziz milletimiz; genciyle yaşlısıyla, kadınıyla çocuğuyla bir ve beraber olarak bağımsızlık mücadelesinin inşasına bir tuğla koymaktan asla vazgeçmedi.

Şehitlerimizin aziz hatırasını taşıyan ay yıldızlı al bayrağımızın ebediyen göklerde dalgalanması, bizi biz yapan vatan toprağının bağımsızlığının korunması ve emperyalist güçlerin bu topraklara çöreklenmemesi için ortaya konulan bu kararlı duruş, tarihimizin hafızasına silinmez bir şekilde kazındı.

Cumhuriyet, tüm bu fedakârlıkların muazzam bir eseri olarak ortak yaşama irademizin adı, bağımsızlık tutkumuzun simgesi ve gelecek nesillere bırakılan en kıymetli mirasımız oldu.

Cumhuriyet’in kuruluş süreci çok sancılıydı. Savaşlardan yeni çıkmış, yıllarca süren mücadelelerle yorulmuş bir millet, bir yandan bağımsızlığını korumaya, diğer yandan yeni bir devletin temellerini atmaya çalışıyordu. Cumhuriyet’in ilanının ardından bu büyük dönüşümün aceleye getirildiğini savunan, Cumhuriyet’in kuruluşuna direnç gösteren, bu tarihî süreci kavramakta zorlanan ve millî şuur eksikliği yaşayan bir kesim de vardı. Ancak Gazi Mustafa Kemal Atatürk, küresel ve bölgesel konjonktürü çok iyi okuyor; Türk milletinin içinde bulunduğu şartları, ihtiyaçlarını ve çağın gereklerini çok iyi biliyordu. Bağımsızlığın sağlam temellere dayandırılması için atılması gereken adımların farkındaydı. Bu nedenle bağımsızlığın; eğitim, bilim, kültür, sanat, ekonomi ve hukuk gibi alanlarda gerçekleştirilecek köklü değişim ve yeniliklerle güçlendirilmesi gerektiğine inanıyordu.

Nitekim Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte bu hedefler doğrultusunda inkılaplar peş peşe hayata geçirildi. Millî irade temelinde gerçekleşen bu yükselişle birlikte bir yandan fabrikalar açılıyor, ülkenin dört bir yanı demir ağlarla örülüyor, diğer yandan eğitim, bilim, sağlık ve daha birçok alanda önemli atılımlar hayata geçiriliyordu. Ülkemizin siyasal, hukuki, ekonomik ve sosyal yapısında köklü yenilikler yapılırken, Türkiye’yi çağdaş medeniyetler seviyesine ulaştırmaya yönelik çalışmalar peşi sıra gerçekleştiriliyordu. Meşakkatli çalışmalar sonucunda çok kısa bir sürede genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti, dünyada saygın, itibarlı ve güçlü bir devlet mertebesine ulaştı.

Genç bir Cumhuriyet’ten, görkemli tarihimiz, ilham veren birikimimiz ve geleceğe olan inancımızla bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yaşına uzanan onurlu yolculuğumuzu ebediyete taşıyoruz.

“Bizim için Türkiye; Anayasamızın ilk dört maddesinde güvence altına alınan temel değerlerimiz, Atatürk’ümüz, Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Cumhuriyet’imiz, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti idealimiz, İstiklâl Marşı’mız, Türkçemiz, ay yıldızlı bayrağımız ve başkentimiz Ankara” diyebiliyorsak, bütün bunları bir arada tutan millî kimliğimizi Anayasamızın 66. maddesinde ifadesini bulan vatandaşlık bağıyla tanımlayabiliyorsak bunu Cumhuriyet’imize borçluyuz.

Büyük Atatürk’ün bizlere bıraktığı en kıymetli emanet olan Cumhuriyet’i, uğruna ödenen bedelleri, gösterilen fedakârlıkları ve verilen bağımsızlık mücadelesini asla unutmadan sonsuza dek yaşatmak hepimizin en önemli sorumluluğudur.

Sarsılmaz bir iradenin, ortak aklın ve tükenmeyen bir mücadele azminin eseri olan Cumhuriyet’i yaşamak ve yaşatmak; söz konusu vatan, Cumhuriyet ve Cumhuriyet değerleri olduğunda sağımıza solumuza “kim var?” diye bakmadan, “ama”, “fakat”, “lakin” demeden kararlılıkla yürümek hem Türk milletinin varoluşunun bir gereği hem de hepimizin sorumluluğu ve aziz milletimize karşı en asli görevimizdir.

Cumhuriyetimizin kuruluşunun üzerinden 103 yıl geçti. Bir asrı geride bırakan Cumhuriyet’imizi bin asra ulaştıracak inanç, yüce Türk milletinin özünde mevcuttur.

Muhtaç olduğu kudretin damarlarındaki asil kanda mevcut olduğunu bilen aziz milletimiz, bağımsızlığımızdan, millî egemenliğimizden ve Cumhuriyet’imizden asla vazgeçmeyecektir. Ecdadımızdan emanet aldığımız Cumhuriyet’imizi bin asra taşıyacağız.

Bu vesileyle Cumhuriyet’imizin 103’üncü yaşını kıvançla kutlarken, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu, büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, bu toprakları bize vatan kılmak için her türlü fedakârlığı yapan aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve özlemle anıyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır!

Türk Eğitim Sen

Bağımsızlığımızdan, Millî Egemenliğimizden ve Cumhuriyetimizden Asla Vazgeçmeyeceğiz. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı basın açıklamasıdır.

Resim

Son düzenleme:

·

1.275

Görüntüleme

Selahattin Dolgun

CUMHURİYETLE NİCE 103 YILLARA! Bütün hayatını Türkiye Cumhuriyeti'ne adayan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirleri ve eylemleri; cebirle, şiddetle, topla ve tüfekle asla silinemez.Bundan tam 103 yıl önce söylediği "EFENDİLER! YARIN CUMHURİYETİ İLAN EDECEĞİZ" sözü bugün, o günden daha anlamlıdır. İhtiyaç duyduğu gücü damarlarındaki asil kanda bulan Yüce Türk Milleti,Cumhuriyeti sonsuza kadar yaşatacak azim ve kararlılığa sahiptir. 29 Ekim1923'te küllerinden yeniden doğan Aziz Milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Amerikalı general Mac Artruhur’a 1937 yılında söylediği: "Allah nasip eder ömrüm vefa ederse Musul, Kerkük ve Adalar’ı geri alacağım. Selanik’te dahil Batı Trakya’yı Türkiye hudutlarına katacağım." Vasiyetini de yerine getirecektir. Gazi Paşanın "Ey yükselen yeni nesil! Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak olan sizlersiniz! Benim naçiz vücudum elbet bir gün elbet toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.Vecizesi Bizim İlkemiz önce Ülkemiz! Diyen Büyük Türk Eğitim-Sen camiasının hayat felsefesidir. Söz veriyoruz! Cumhuriyetin inanmış eğitimcileri olarak;yılmadan yorulmadan ve hiç durmadan,fikri hür,vicdanı hür,irfanı hür nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Cumhuriyetimizin 103.yılını kutluyor, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü,kahraman silah arkadaşlarını ve aziz şehitlerimizi fatihalarla anıyorum.Aziz ruhları şad olsun..

Resim