Van ziyaretleri

Program kapsamında Türk Eğitim-Sen Van Şubesi tarafından düzenlenen istişare toplantısına katılan Kılınçer; şube yönetim kurulu üyeleri, üniversite temsilcisi ve yönetim kurulu üyeleri ile şube kadın komisyonu üyeleri, şube denetleme, disiplin kurulu ve üyelerimizle bir araya geldi. Toplantıda sendikal çalışmalar değerlendirilirken, eğitim çalışanlarının gündeminde yer alan konular ele alındı.

Kılınçer ardından; Milliyetçi Hareket Partisi Van İl Başkanı Sayın Salih Güngöralp’i Van Şube BaşkanıSelçuk Yürektürk ve şube yönetim kurulu üyeleri ile birlikte ziyaret etti.

Kılınçer ve beraberindeki heyet, Van’daki eğitim kurumlarını da ziyaret etti. Özen Adalı Anadolu Lisesi, Hacı Ömer Sabancı İlkokulu-Ortaokulu ve Koç İlkokulu’na gerçekleştirilen ziyaretlerde eğitim yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya gelinerek eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar ve beklentiler üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.

Program kapsamında Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Şevli de ziyaret edildi. Görüşmede üniversite çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, çözüm önerileri ve çalışma hayatına ilişkin konular değerlendirildi.

Kılınçer ayrıca Van İl Milli Eğitim Müdürü Bilal Yılmaz Çandıroğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede eğitim çalışanlarının gündeminde bulunan konular üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

Hakkari ziyaretleri

Genel Başkan Yardımcımız İrfan Kılınçer, teşkilat ziyaretleri kapsamında Hakkâri ve Yüksekova’da eğitim çalışanları ve sendika üyelerimizle bir araya geldi. Kılınçer; Hakkari Şube Başkanı Şükrü Gürses ve şube yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Yüksekova Değerli Köyü Borsa İstanbul İlkokulunu, Cemal Sala İlkokulu ve Ortaokulunu, Muharrem Malazgirt Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret etti.

Kılınçer’in sonraki durağı Yüksekova Vali Erdoğan Gürbüz İlkokulu ve Ortaokulu oldu. Kılınçer, ardından Hakkâri Şubesi tarafından Şehit Korucumuz Mirhan Akdemir’in adına okulumuzda oluşturulan kütüphaneyi ziyaret etti. Türk Eğitim-Sen olarak iki yıl önce kitap bağışında bulunduğumuz kütüphanede yapılan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

“Maarif Modeli’nde Öğretmen Olmak” Serimizden Özel Anlar!
“Maarif Modeli’nde Öğretmen Olmak” Serimizden Özel Anlar!
İçeriği Görüntüle

Genel Başkan Yardımcımız Kılınçer, Hakkâri Şube Yönetim Kurulu üyelerimizle birlikte Yüksekova Kaymakamı Sayın Volkan Hülür ve Yüksekova İlçe Millî Eğitim Müdürü Kadir Çetin’i de ziyaret ederek eğitim gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yüksekova’da gerçekleştirilen istişare toplantısında üyelerimizle bir araya gelen Kılınçer; Hakkâri Şube Başkanı Şükrü Gürses, şube yönetim kurulu üyeleri, Yüksekova İlçe Temsilcisi Şahin Babat, Şube Kadın Komisyonu üyeleri ve teşkilat mensuplarımızla eğitim çalışanlarının gündemini değerlendirdi.

Kılınçer Hakkâri programı kapsamında Cumhuriyet Ortaokulu, Hakkâri Anadolu Lisesi ve Hakkâri Kız Anadolu İmam Hatip Lisesini de ziyaret etti; eğitim gündemine ilişkin görüş alışverişinde bulunarak öğretmenlerimizin ve eğitim çalışanlarımızın talep ve beklentilerini dinledi.

Kılınçer; Hakkâri Şube Başkanı Şükrü Gürses ve şube yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Hakkâri İl Millî Eğitim Müdürü Nurettin Yılmaz’ı ziyaret ederek eğitim-öğretim süreçleri ve eğitim çalışanlarının gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hakkari Şubesinin istişare toplantısına da katılan Kılınçer, Hakkari Şube yönetim kurulu üyeleri, şube kadın komisyonları, şube denetleme ve disiplin kurulu üyeleri ve üyelerimizle bir araya geldi.

Kılınçer, Hakkari Şube Başkanı Şükrü Gürses ve şube yönetim kurulu üyeleri ile birlikte Hakkari Valisi İbrahim Taşyapan’ı da ziyaret etti.

Ziyaretler sırasında; Hakkari Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şükrü Bingöl, son yazdığı “Sağlıklı Yaşam İçin Egzersiz, Beslenme ve Psikolojik İyi Oluş” Kitabını Genel Başka Yardımcımız İrfan Kılınçer’e takdim etti.

Aydın ziyaretleri

Genel Başkan Yardımcımız İrfan Kılınçer daha sonra Aydın’a geçti. Aydın Şubesini ziyaret eden Kılınçer, Aydın Şube Başkanı Veli Yıldırım ve Adnan Menderes Üniversitesi Temsilcisi Doç.Dr. Erdinç Vural İle eğitim gündemini değerlendirdi. Ayrıca, emekli üyemiz Sabahattin Burhan tarafından kaleme alınan ve Adnan Menderes Üniversitesi Temsilcimiz Doç. Dr. Erdinç Vural’ın dedesini konu alan “Bozköylü Osman Zeybek” adlı kitabı Kılınçer’e hediye edildi.

Toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarının hakkını, hukukunu kararlılıkla savunacak güçlü bir sendikal irade olmalıdır.

İstişare toplantılarında konuşan Türk Eğitim-Sen Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kılınçer, Türk Eğitim-Sen’in daha da güçlendirilmesinin, yetkili sendika olmanın ve çözüm odaklı sendikal çalışmaların kararlılıkla sürdürülmesinin önemine dikkat çekti.

Yetki sürecinin önemine dikkat çeken Kılınçer, 2027 yılında toplu sözleşme masasına yetkili sendika olarak oturmanın artık bir tercih değil, kamu çalışanlarının haklarının korunması açısından bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

2027 yılının Ağustos ayında kamu görevlileri ile işveren heyetinin 2028-2029 yıllarını kapsayan toplu sözleşme masasında bir araya geleceğini hatırlatan Kılınçer, “Toplu sözleşme masası, 3 milyonun üzerinde kamu çalışanının geleceğinin mercek altına alındığı bir masadır. Bu nedenle toplu sözleşme masasında kamu çalışanlarının hakkını, hukukunu ve alın terini kararlılıkla savunacak güçlü bir sendikal iradenin bulunması gerekmektedir” dedi.

Geride kalan 8 toplu sözleşme döneminin kamu çalışanları açısından büyük hayal kırıklıklarıyla sonuçlandığını ifade eden Kılınçer, yetkili konfederasyonun başta maaş artışları, ek zam ve refah payı olmak üzere mali ve özlük hakları konusunda kamu çalışanlarının beklentilerini karşılayacak kazanımlar elde edemediğini söyledi.

Kamu çalışanlarının en önemli sorunlarından birinin yüksek enflasyon karşısında sürekli gerileyen alım gücü olduğunu belirten Kılınçer, enflasyon rakamlarını gündeme getirdi. Enflasyonun 2025 yılı sonunda ise yüzde 30,89 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Kılınçer, 2026 yılının Ağustos ayında yıllık enflasyonun yüzde 31,51 seviyesinde bulunduğuna dikkat çekti.

Kılınçer, özellikle kamu çalışanlarının bütçesini doğrudan etkileyen temel harcama kalemlerindeki artışlara da dikkat çekerek, Ağustos 2026 itibariyle yıllık bazda gıda ve alkolsüz içecek grubundaki fiyatların %33,79, ulaştırma grubundaki fiyatların %35,08, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubundaki fiyatlar ise %39,77 arttığını belirterek, “Bu rakamlar bize kamu çalışanlarının maaşındaki artışın, enflasyon karşısında erimemesi gerektiğini göstermektedir” dedi. Kılınçer, kamu çalışanlarının artık ay sonunu getirmeye çalışan değil, emeğinin karşılığını alan ve insanca yaşayabilen bir ücret seviyesine kavuşturulması gerektiğini söyledi.

2027 yılında ek zam yapılmalıdır.

9.Dönem Toplu Sözleşme sürecinde en önemli taleplerinden birinin kamu çalışanlarının ücretlerinin insanca yaşayabilecekleri seviyeye çıkarılması olduğunu belirten Kılınçer, refah payının kalıcı hale getirilmesi ve enflasyon farkının aylık olarak ödenmesi gerektiğini belirtti.

Kılınçer, ayrıca 2027’nin ilk altı ayında yüzde 5, ikinci altı ayında ise yüzde 4 zam yapılacağını hatırlatarak, “Kayıplarımız nasıl karşılanacak? Bu zam oranlarıyla kamu çalışanları nasıl geçimini sağlayacak?” diye sordu. Bu oranların enflasyon karşısındaki yetersizliğine dikkat çeken Kılınçer, söz konusu artışların mevcut yaşam koşulları açısından sürdürülebilir olmadığını belirterek, kamu çalışanlarının maaşlarına ek zam yapılması talebinde bulundu.

Zorunlu Hizmet Tazminatı uygulaması hayata geçirilmelidir.

Elverişsiz bölgelerde öğretmen istikrarının sağlanabilmesi için Zorunlu Hizmet Tazminatı uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Kılınçer, “Bu bölgelerde görev yapan öğretmenlere, bir asgari ücret ile iki asgari ücret arasında değişen miktarlarda Zorunlu Hizmet Tazminatı ödenmelidir. Nitekim bu uygulama, 1980’li yılların ikinci yarısında hayata geçirilmiş ve olumlu sonuçlar alınmıştır. Hatırlanacağı üzere, 2023 Eğitimde Vizyon Belgesi’nde dönemin Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından, zor koşullarda görev yapan öğretmenlere yönelik bir teşvik uygulamasının hayata geçirileceği ifade edilmişti. Bizim beklentimiz, Cumhurbaşkanı’nın himayesinde daha önce gündeme getirilen söz konusu teşvik düzenlemesinin artık hayata geçirilmesidir.” dedi.

Artırımlı hizmet puanı uygulaması hayata geçirilmelidir.

Kılınçer ayrıca, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Öğretmenlerin Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği kapsamında zorunlu hizmet bölgelerinde belirlenen sürenin üzerinde görev yapan öğretmenlere verilen %50 artırımlı hizmet puanının kaldırılmasını da eleştirdi. Kılınçer, “%50 artırımlı hizmet puanı uygulaması, öğretmenler açısından önemli bir teşvik unsuruydu. Bu teşvikin ortadan kaldırılması, öğretmenlerin zorunlu hizmet bölgelerinde gönüllü olarak görev yapma ve görev sürelerini uzatma isteğini azaltacaktır. Görev süresi dolan öğretmenlerin bu bölgelerden ayrılma eğilimi artacaktır. Bu nedenle %50 artırımlı hizmet puanı uygulamasının yeniden hayata geçirilmesini istiyoruz” dedi.

Uzman ve Başöğretmenlik Tazminatının emeklilik kesintisine dahil edilsin!

Öğretmenlerin özlük haklarında kapsamlı iyileştirmeler yapılması gerektiğine dikkat çeken Genel Başkan Yardımcımız İrfan Kılınçer, “Öğretmenlerimizin maaş, ek ders ve nöbet ücretleri başta olmak üzere tüm özlük haklarında iyileştirme yapılması artık bir zorunluluk haline gelmiştir” ifadelerini kullandı. Uzman ve Başöğretmenlik Tazminatının emeklilik maaşlarına da yansıtılması gerektiğini vurgulayan Kılınçer, çalışan ve emekli öğretmenler arasındaki maaş farkının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Kılınçer, “Öğretmenlerimizin önemli bir bölümü emeklilik hakkını elde etmiş olmasına rağmen, içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar nedeniyle görevlerine devam etmek zorunda kalıyor. Uzman ve Başöğretmenlik Tazminatının emeklilik kesintisine dahil edilmesi, emekliliği dolaylı olarak teşvik edecek ve böylece genç meslektaşlarımızın atanabilmesi için yeni kadroların açılmasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Etik kurullar amacına uygun şekilde çalıştırılmalıdır.

Kılınçer üniversiteler ile ilgili de önemli açıklamalar yaptı. YÖK ve üniversitelerde belli aralıklarla yönetim kadrolarının değişmesiyle birlikte mobbingin yaygınlaştığını belirten Kılınçer, “Toplu sözleşme taleplerimizde de gündeme getirdiğimiz üzere, bu uygulamaların önlenmesi için sendika temsilcileri ile akademik ve idari temsilcilerden oluşan izleme kurullarının oluşturulması ve etik kurulların amacına uygun, etkin ve bağımsız bir biçimde çalıştırılması gerektiğini” kaydetti.

Sözleşmeli akademik ve idari personel kadroya geçirilmelidir.

Sözleşmeli statüde çalıştırılan tüm akademik ve idari personelin kadroya geçirilmesi gerektiğini ifade eden Kılınçer, bu konuda çalışanların güvenceli istihdamının sağlanmasının önemine dikkat çekti. Kılınçer, ayrıca, “sözleşmeli statüde bulunan yaklaşık 80 bin öğretim görevlisi ve doktor öğretim üyesi, maliyeye ek yük getirmemelerine rağmen kadro kapsamına alınmamıştır