Genel Başkan Yardımcılarımız Orhan Kütük ve Prof. Dr. Fatih İşcan, 15 Ekim 2026 tarihinde MHP Kocaeli İl Başkanı Enes Emengen’i ve Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar’ı ziyaret etti.
Gebze Teknik Üniversitesi’ne gerçekleştirilen ziyarette, üniversite çalışanlarının talep ve beklentileri Rektör Prof. Dr. Hacı Ali Mantar’a iletilirken, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
Kütük ve İşcan, 16 Ekim 2026 tarihinde ise Yalova Şube Başkanı Serdar Uğur’un vefat eden annesi için İnegöl’de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Genel Başkan Yardımcılarımız ardından MHP Yalova İl Başkanı Mustafa Deviren’i ziyaret etti.
Genel Başkan Yardımcılarımız Orhan Kütük, Hüsami Erten ve Prof. Dr. Fatih İşcan, 17 Ekim 2026 tarihinde Genel Başkanımız Talip Geylan ile birlikte İstanbul 11 No.lu Şubemizin teşkilat yöneticileriyle düzenlenen kahvaltı programına ardından da İstanbul 8 ve 11 No.lu şubelerimizin yeni hizmet binası açılışına katıldı. Genel Başkan Yardımcılarımız ayrıca, İstanbul 8 No.lu Şube tarafından düzenlenen istişare toplantısına da iştirak etti. İstanbul 8 No.lu Şube Başkanı Mehmet Alphan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda; İstanbul 8 No.lu şube yönetim kurulu üyeleri, şube denetleme ve disiplin kurulu üyeleri, şube kadın komisyonu üyeleri ile sendikamızın üyeleri yer aldı.
Ek zam yapılmalı, refah payı kalıcı hale getirilmelidir.
Toplantıda konuşma yapan Genel Başkan Yardımcımız Orhan Kütük, kamu çalışanlarının yaşadığı ekonomik sorunlara dikkat çekerek çalışanların alım gücünün korunması ve ekonomik kayıplarının telafi edilmesi gerektiğini vurguladı.
Hayat pahalılığının toplumun her kesimini olduğu gibi kamu çalışanlarını da olumsuz etkilediğini belirten Kütük, 2027 yılı için öngörülen ilk altı ayda yüzde 5, ikinci altı ayda ise yüzde 4 oranındaki zammın yetersiz kaldığını ifade etti. Artan yaşam maliyetleri karşısında kamu çalışanlarının ekonomik koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini dile getiren Kütük, maaşlara ek zam yapılması çağrısında bulundu.
Refah payının kalıcı hale getirilmesi gerektiğinin de altını çizen Kütük, ayrıca enflasyonun çalışanların gelirleri üzerindeki olumsuz etkilerine de dikkat çekti. Kütük, kamu çalışanlarının alım gücünün korunabilmesi için enflasyon farkının oluştuğu anda, herhangi bir gecikmeye mahal verilmeden maaşlara yansıtılması gerektiğini belirtti.
Öğretmenlerin ek ders ücretleri artırılmalıdır.
Öğretmenlerin ek ders ücretlerinin artırılması gerektiğini söyleyen Kütük, öğretmenlerin ek ders ücretlerinin hesaplanmasında kullanılan göstergelerin günümüz ekonomik koşullarının çok gerisinde kaldığını belirtti.
Kütük, “Ek ders ücret ödemelerinde kullanılan katsayıların düzenlendiği 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 176. maddesinde yer alan ek ders ücret katsayılarının güncellenmesi artık bir zorunluluktur. Talebimiz nettir: Gündüz eğitimi için ek ders göstergesinin 140’tan 280’e çıkarılması, Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında yarıyıl ve yaz tatilleri, hafta sonu ve saat 18.00 sonrası eğitim faaliyetleri için ek ders göstergesinin 150’den 300’e çıkarılması gerekmektedir.” dedi.
Tüm ilave ek ödemeler emekliliğe dahil edilerek, emeklilik teşvik edilmelidir.
Emeklilik hakkını kazanmasına rağmen mevcut ekonomik şartlar nedeniyle görevine devam etmek zorunda kalan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Kütük, emekli maaşları ile aktif çalışma dönemindeki gelir arasındaki büyük farkın öğretmenleri emeklilik kararından uzaklaştırdığını belirtti.
Kütük, “Emeklilik şartlarını yerine getiren öğretmenlerimizin büyük çoğunluğu, ekonomik kaygılar nedeniyle emekli olmayı tercih etmiyor. Çünkü bugün emekli olduklarında alacakları maaş, çalışırken elde ettikleri ücretin yaklaşık yüzde 45’i seviyesinde kalıyor. Bu durum, yıllarını eğitime adamış öğretmenlerimizi emeklilik döneminde de geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıyor.
Oysa emeklilik koşulları iyileştirilse, yıllarca Türk eğitimine hizmet etmiş öğretmenlerimiz hayatlarının bu dönemini ekonomik sıkıntılar yaşamadan, huzur ve güven içinde geçirebilir. Yıllardır dile getirdiğimiz talebimiz açık: Ek ders ücretleri, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tazminatları başta olmak üzere tüm ilave ödemeler emekliliğe esas kazanca dahil edilmelidir. Ancak bu şekilde öğretmenlerimizin emekli maaşları ve emekli ikramiyeleri insanca yaşam koşullarını karşılayabilecek makul bir seviyeye yükseltilebilir.” ifadelerini kullandı.
Emeklilik hakkını kazanmasına rağmen mevcut ekonomik koşullar nedeniyle görevine devam etmek zorunda kalan öğretmenlerin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Kütük, “Meslektaşlarımızın büyük bir bölümü, ekonomik kaygılar nedeniyle emekli olmayı tercih etmiyor. Çünkü emekli olduklarında alacakları maaş, çalışırken elde ettikleri ücretin neredeyse yüzde 45’i seviyesinde kalıyor.
Emeklilik koşulları iyileştirilmiş olsa, emeklilik hakkını kazanan öğretmenlerimizin önemli bir bölümü gönül rahatlığıyla emekli olmayı düşünebilecektir. Bu nedenle öğretmenlerimizi emekliliğe teşvik etmek ve emeklilik döneminde ekonomik açıdan daha güvende olmalarını sağlamak için ek ders ücretleri, uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik tazminatları başta olmak üzere tüm ilave ödemeler emekliliğe esas kazanca dahil edilmelidir.” ifadelerini kullandı.
Devlet memurlarına yıllık en az bir maaş tutarında banka promosyonu verilmelidir.
Toplu sözleşme ikramiyesinin, 3 bin gösterge rakamının memur maaş katsayısı ile çarpılması sonucu bulunacak tutar üzerinden her ay ödenmesinin sağlanmasını isteyen Kütük ayrıca, devlet memurlarına yıllık en az bir maaş tutarında banka promosyonu verilmesi ve promosyon ihalelerinin bakanlıklar tarafından merkezi olarak yapılması gerektiğini söyledi.
Nöbet tutan ancak ücret almayan personele mesai ücreti ödenmelidir.
Kütük, Türk Eğitim-Sen’in toplu sözleşme talepleri arasında, nöbet tutan ancak ücret alamayan hizmetli vb. personele mesai ücreti ödenmesinin de yer aldığını belirterek, “Bu düzenleme hayata geçtiği takdirde, nöbet görevi yapan ancak bunun karşılığında herhangi bir ücret alamayan personelin mağduriyeti giderilecek ve çalışanlarımız emeklerinin, alın terlerinin karşılığını alacaktır” diye konuştu.




