Türk Eğitim-Sen olarak liyakat, adalet ve hukuk devleti ilkeleri doğrultusunda eğitim çalışanlarının haklarını koruma mücadelemiz, Bölge İdare Mahkemelerinden peş peşe gelen emsal nitelikteki yürütmenin durdurulması ve iptal kararlarıyla bir kez daha zaferle taçlanmıştır.

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı özel program ve proje uygulayan eğitim kurumlarında (proje okulları) ilk dört yıllık görev süresini başarıyla tamamlayan ve aynı okulda ikinci dört yıllık çalışma süresi için tercihte bulunan meslektaşlarımızın süre uzatma başvuruları; objektif, somut ve liyakate dayalı hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiş, meslektaşlarımız görev yaptıkları okullardan uzaklaştırılarak il veya ilçe millî eğitim müdürlükleri emrine atanmıştır. İdarenin 'geniş takdir yetkisi' zırhına sığınarak tesis ettiği bu keyfî işlemlere karşı açılan davalarda ilk derece mahkemelerinin verdiği aleyhe kararlar Bölge İdare Mahkemeleri tarafından teker teker kaldırılmıştır.

İzmir, İstanbul ve Kayseri Bölge İdare Mahkemeleri 1. İdari Dava Dairelerince verilen kararlar; kamu idaresinin personel atamalarında keyfî, denetimsiz ve sınırsız bir takdir yetkisine sahip olamayacağını yargı önünde kesin olarak tescillemiştir. Mahkemeler gerekçelerinde; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/04/2026 tarihli ve YD İtiraz No: 2026/162 sayılı ilke kararını esas alarak, Proje Okulları Yönetmeliği'nin 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan 'Öğretmenlerin görev süresi aynı usulle dört yıl daha uzatılabilir.' hükmünün; görev süresi uzatılacak personelin belirlenmesinde hiçbir başarı kriteri ve nesnel değerlendirme ölçütü öngörmemesi sebebiyle 'eksik düzenleme' gerekçesiyle yürütmesinin durdurulduğunu hatırlatmıştır. Hukuka aykırılığı saptanan bir düzenleyici kurala dayanılarak tesis edilen süre uzatmama ve atama işlemlerinin de doğrudan hukuki dayanaktan yoksun kaldığı hüküm altına alınmıştır.

Okulların Risk Haritaları Çıkarılmalı
Okulların Risk Haritaları Çıkarılmalı
İçeriği Görüntüle

Kararların ortak gerekçesinde altı çizildiği üzere; proje okullarında görev süresini uzatma işlemi, ilk atama sürecinden tamamen farklı olup öğretmenin geride bıraktığı dört yıl boyunca ortaya koyduğu mesleki performansının, akademik başarıya katkısının ve kuruma sağladığı yararlılığın somut verilerle değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. İdarece, öğretmenin başarısızlığına veya görevinde yetersiz kaldığına dair hiçbir nesnel bilgi veya belge sunulmaksızın, salt 'dört yıllık sürenin dolduğu' veya 'Bakanlığın geniş takdir yetkisi bulunduğu' gerekçesiyle işlem tesis edilmesi; Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan 'Hukuk Devleti', 657 sayılı Kanun'un temel taşı olan 'Liyakat' ve kamu görevlilerinin güvencesini oluşturan 'Hukuki Güvenlik' ilkelerini açıkça zedelemektedir.

Bu hukuki tespitler doğrultusunda; İzmir Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi (YD İtiraz No: 2026/644) Manisa'daki bir lisede görev süresi uzatılmayan meslektaşımız adına Manisa 1. İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma talebinin reddi kararını kaldırarak yürütmenin durdurulmasına kesin olarak hükmetmiştir. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi de Kocaeli'deki Anadolu lisesi ve proje imam hatip liselerinde görev süreleri uzatılmayarak ilçe emrine çekilen öğretmenlerimiz adına Kocaeli 1. ve 2. İdare Mahkemelerince verilen yürütmenin durdurulması ret kararlarını (YD İtiraz No: 2026/752, 2026/756 ve 2026/764) oybirliğiyle kaldırarak Bakanlık işlemlerinin yürütmesini dava sonuna kadar durdurmuştur.

Son olarak Kayseri Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi, Kayseri'de proje lisesinde görev yapan ve ikinci dört yıllık çalışma süresi için tercih yapmasına rağmen görev süresi uzatılmayan öğretmenimiz adına Kayseri 1. İdare Mahkemesinin davanın reddine dair verdiği karar (E:2025/921, K:2026/29), Kayseri Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesi'nin 03/09/2026 tarihli, E:2026/2253 ve K:2026/1726 sayılı kararıyla esastan kaldırılarak işlemin İPTALİNE oybirliğiyle karar verilmiştir.

Haber Ekleri