Türkeş Güney

@TurkesGuney

Genel kurulumuzda ilk defa dile getirilen; karar vericilere, kanun yapıcılara seslenen Genel Başkanımız Türkeş Güney;

1970 yılında 700 Bin memur varken dondurulan, sınıflandırma ilkesinin dondurucudan çıkarılması ve yeni sınıfların ihdas edilmeleri,

Liyakat ilkesinin kanun lafzı olmaktan çıkarıldığı, emanetin ehline verildiği bir yapıya dönüştürülmesi artık kaçınılmaz bir şekilde beklenmektedir.

Kamu Personel Rejimi ile ilgili bir reformu hayata geçirilebilmek için önce idari bir teşkilat kurulmalı; KAMU PERSONELİ REFORM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ kurulmalıdır."

Türkeş Güney

@TurkesGuney

Harşit Zafer Yürüyüşü
Harşit Zafer Yürüyüşü
İçeriği Görüntüle

8. Olağan Genel Kurulumuz sonrası oluşan Yönetim Kurulu üyelerimizle, Genel Kurul sonrası ilk yönetim kurulu toplantımızı gerçekleştirdik.

Yönetim Kurulu toplantımızı ziyaret ederek, sendikal tecrübesini bizlerle paylaşan ilkeli sendikacılığın lideri Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanımız Önder Kahveci’ye teşekkür ediyoruz.

Bir yandan memurumuzu, diğer yandan kutsal hak arama aracı olan memur sendikacılığını, dejenere eden eşantiyon anlayışı ve meslek-kurum sendikacılığından kurtaracağız.

Meslek ve kurum sendikaları ile memura eşantiyondan başka katkısı olmayan iflas etmiş yetkili etkisiz sendikanın memura vereceği bir şey yoktur.

Memur arkadaşlarımıza; şu soruyu kendilerine sormayı ve bu sorunun cevabını düşünmeye davet ediyoruz.

Kamu işvereni dediğimiz hükümetle masaya oturan kamuda çalışan işçiler hakkını alırken, aynı hükümetle masaya oturan yetkili sendika memurumuzun hakkını neden alamamaktadır?

Problem ne 4688 sayılı yasada ne de toplu sözleşme masasında. Problem memuru düşünmeyen, memuru kamu baskısı ve eşantiyon anlayışla çantada keklik gören yetkili sendikadadır.

Memurlarımız bugün haklı olarak aldıkları maaş ve ücretlerin hayatlarını sürdürmeye yetmediğini, sosyal hayatlarının kalmadığını, aldıkları maaş ve ücretlerin yarısının gıdaya yarısının kiraya gittiğinden şikayet ediyorlar.

Memurlarımız bugün haklı olarak eğitimlerini, diplomalarını görev yetki ve sorumluluklarını sorguluyor, özlük hakları yönünden kendilerinin önemsiz görüldüğünü düşünüyorlar.

Memurlarımızı bu duruma düşürmeye kimsenin hakkı yoktur. Kamu personel rejiminin asli unsuru olan memurlarımız hak ettikleri maaş ve ücretlere kavuşturulmalıdır.

Ancak memurlarımızda; kendilerini günü birlik çözümlerle aldatanları, memur sendikacılığının virüsü meslek ve kurum sendikaları yerine Büro hizmet kolunda yetkiye en yakın sendika Türk Büro-Sen’i tercih etmeli destek vermeli, bunlardan sonra da hesap sormalıdır.

Çare; toplu sözleşme masasından, toplu sözleşme masasındaki iradeyi, yetkili sendikayı değiştirmekten geçmektedir.

Memur ve işçi maaşlarını karşılaştıran memurlarımız, kendilerini bu hale getirenin masadaki yetkili sendika olduğu gerçeğini ıskalamamalı, tercihini bu gerçeklere göre yapmalıdır.

Resim

Resim