Türkiye kamu personel rejiminde yıllardır çözüm bekleyen en önemli sorunlardan biri, Yardımcı Hizmetler Sınıfı meselesidir. 1965 yılında kabul edilen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile devlet memurluğu hizmet sınıfları arasında yer alan Yardımcı Hizmetler Sınıfı, dönemin şartlarında kamu kurumlarının fiziki ve destek hizmetlerini yürütmek amacıyla oluşturulmuştur.

Ancak aradan geçen uzun yıllar içinde Türkiye değişmiş, kamu hizmetlerinin niteliği değişmiş, teknoloji gelişmiş, kurumların fiziki yapısı modernleşmiş; buna rağmen Yardımcı Hizmetler Sınıfı aynı eski anlayışla varlığını sürdürmeye devam etmiştir.

Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak açıkça ifade ediyoruz:

Yardımcı Hizmetler Sınıfı bugünün kamu yönetimi anlayışına uygun değildir. Bu sınıf tarihsel görevini tamamlamıştır.

________________________________________

“1965’in Şartlarıyla Bugünün Kamu Hizmeti Yürütülemez”

Yardımcı Hizmetler Sınıfı, 1960’lı yılların kamu kurumları dikkate alınarak oluşturulmuş bir istihdam modelidir. O yıllarda okullar, hastaneler ve devlet kurumlarının önemli bir bölümü sobalıydı. Kömür, odun ve benzeri yakıtlarla ısınma yaygındı. Modern kalorifer sistemleri, otomasyon, dijital arşiv, elektronik belge yönetimi ve bugünkü teknolojik imkânlar mevcut değildi.

Bu nedenle kurumların temizlik, taşıma, ısıtma, bakım ve destek hizmetlerinde insan emeğine yoğun biçimde ihtiyaç duyuluyordu.

Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personel de yıllarca bu görevi hakkıyla yerine getirmiştir. Okullarda, hastanelerde, üniversitelerde, bakanlıklarda, adliyelerde, yurtlarda ve kamu kurumlarında büyük bir özveriyle çalışmış; kamu hizmetinin görünmeyen yükünü omuzlamıştır.

Ancak bugün gelinen noktada kamu hizmeti büyük ölçüde değişmiştir. Kurumların altyapısı modernleşmiş, teknolojik imkânlar gelişmiş, iş süreçleri dijitalleşmiş ve personelin eğitim seviyesi yükselmiştir.

Buna rağmen Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan çalışanların eski bir statü içinde tutulması kabul edilemez.

________________________________________

“Yardımcı Hizmetler Sınıfı Çalışanları Her İşi Yapan Personel Olarak Görülemez”

Bugün Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin en büyük sorunlarından biri, görev tanımlarının belirsizleşmesi ve bu sınıfın uygulamada çoğu zaman “her işi yapan personel” gibi algılanmasıdır.

Bu sınıfın içinde;

• aşçı,

• bekçi,

• terzi,

• hizmetli,

• kaloriferci,

• hasta bakıcı,

• gassal,

• dağıtıcı,

• teknik bilgi ve beceriye sahip personel

gibi farklı görev ve unvanlarda çalışan kamu görevlileri bulunmaktadır.

Ancak uygulamada bu farklılıklar çoğu zaman dikkate alınmamakta, Yardımcı Hizmetler Sınıfı içinde yer alan personel tek bir unvan altında değerlendirilmekte ve görev tanımı dışında birçok işle karşı karşıya bırakılmaktadır.

Aşçı kadrosundaki personele görev alanı dışında işler yaptırılması, kaloriferci kadrosundaki çalışanın ilgisiz görevlerde çalıştırılması, hizmetli kadrosundaki personelin fiilen büro hizmetlerinde görevlendirilmesi ya da mesleki eğitimi olan personelin teknik kadro yerine Yardımcı Hizmetler Sınıfında tutulması kamu yönetiminde adalet ve verimlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Hiçbir kamu çalışanı belirsiz, sınırsız ve keyfî görev anlayışıyla çalıştırılamaz.

________________________________________

“Personel Eksikliği Aşırı İş Yükü ve Mobbinge Yol Açmaktadır”

Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan personelin yaşadığı bir diğer önemli sorun da personel sayısının ihtiyacın çok altında kalmasıdır.

Birçok kamu kurumunda bu sınıfta görev yapan personel sayısı yıllar içinde azalmış, emekli olanların yerine yeterli atama yapılmamış, kurumların fiziki büyüklüğü ve iş yükü artmasına rağmen çalışan sayısı aynı oranda artırılmamıştır.

Bu durum mevcut personelin üzerine aşırı iş yükü binmesine neden olmaktadır.

Sonuç olarak çalışanlar;

• görev tanımı dışında çalıştırılmakta,

• mobbing ve psikolojik baskıyla karşılaşmakta,

• angarya niteliğinde işlere zorlanmakta,

• iş sağlığı ve güvenliği riskleriyle karşı karşıya kalmakta,

• mesleki itibarsızlaştırmaya maruz kalmakta,

• çalışma barışı zedelenmektedir.

Personel eksikliğinin bedeli mevcut çalışanlara yüklenemez. Kamu kurumlarının ihtiyacı, çalışanların görev sınırları yok sayılarak değil; doğru kadro planlaması ve çağdaş personel politikasıyla çözülmelidir.

________________________________________

“Eğitim Durumuna Uygun Kadro Hakkı Tanınmalıdır”

Bugün Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan çok sayıda personel, sahip olduğu eğitim ve mesleki yeterliliklere uygun olmayan kadrolarda çalıştırılmaktadır.

Bu sınıfta;

• meslek lisesi mezunları,

• meslek yüksekokulu mezunları,

• lisans mezunları,

• teknik alanlarda eğitim almış personel,

• yıllardır fiilen büro hizmetlerinde çalışan personel

bulunmaktadır.

Bu kişilerin eğitimleri ve fiilî görevleri dikkate alınmadan aynı sınıf içinde tutulması hem çalışan açısından mağduriyet oluşturmakta hem de kamu yönetimi açısından insan kaynağı israfına yol açmaktadır.

Özellikle meslek lisesi ve meslek yüksekokulu mezunu olan Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin, alanlarına uygun şekilde Teknik Hizmetler Sınıfına geçirilmesi gerekmektedir.

Elektrik, makine, bilgisayar, tesisat, inşaat, motor, metal, mobilya, gıda, tekstil, sağlık, laboratuvar ve benzeri alanlarda mesleki eğitim almış personelin teknik kadrolarda değerlendirilmesi kamu kurumlarının hizmet kalitesini artıracaktır.

Fiilen büro hizmetlerinde çalışan ve eğitim durumu uygun olan personel ise Genel İdare Hizmetleri sınıfında memur, veri hazırlama ve kontrol işletmeni veya uygun diğer kadrolara atanmalıdır.

________________________________________

“Yardımcı Hizmetler Sınıfı Kaldırılmalı, Personel Bir Defaya Mahsus Uygun Kadrolara Atanmalıdır”

Yardımcı Hizmetler Sınıfı kaldırılmalı; bu sınıfta görev yapan personel bir defaya mahsus olmak üzere eğitim durumlarına, mesleki yeterliliklerine ve fiilen yaptıkları görevlere uygun kadrolara atanmalıdır.

Bu düzenleme yapılırken;

• kazanılmış haklar korunmalı,

• maaş, derece, kademe ve emeklilik haklarında kayıp yaşanmamalı,

• personelin eğitim durumu dikkate alınmalı,

• meslek lisesi ve meslek yüksekokulu mezunları teknik kadrolara alınmalı,

• fiilen büro hizmeti yapanlar uygun idari kadrolara geçirilmelidir,

• mesleki unvanı olanların görevleri kadro karşılığıyla uyumlu hâle getirilmelidir,

• bundan sonra Yardımcı Hizmetler Sınıfına yeni alım yapılmamalıdır.

Bu düzenleme yalnızca çalışanların beklentisi değil, kamu yönetiminin de ihtiyacıdır. Çağın gereklerine uygun olmayan bir istihdam modelinin sürdürülmesi, kamu hizmetinde verimliliği ve çalışma barışını olumsuz etkilemektedir.

________________________________________

“TBMM’de Bekleyen Kanun Teklifleri Derhal Gündeme Alınmalıdır”

Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması ve bu sınıfta görev yapan personelin eğitim durumlarına uygun kadrolara geçirilmesi konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisine daha önce çeşitli kanun teklifleri verilmiştir.

Ancak bu teklifler uzun süredir Meclis gündemine alınmayı beklemektedir.

Yardımcı Hizmetler Sınıfında görev yapan çalışanların beklentisi büyüktür. Bu sorun artık ertelenemez, ötelenemez, görmezden gelinemez.

Devlet Memurları Konfederasyonu ve TEÇ-SEN olarak Türkiye Büyük Millet Meclisine çağrımızdır:

Mecliste bekleyen kanun teklifleri derhal gündeme alınmalıdır.

Tüm siyasi partilerin katkısıyla ortak, kapsayıcı ve adil bir düzenleme yapılmalıdır.

KAMU ÇALIŞANLARININ EKONOMİK GÜVENCESİ YALNIZCA GÖREV YAPTIKLARI DÖNEMİ DEĞİL, EMEKLİLİK YILLARINI DA KAPSAMALI!
KAMU ÇALIŞANLARININ EKONOMİK GÜVENCESİ YALNIZCA GÖREV YAPTIKLARI DÖNEMİ DEĞİL, EMEKLİLİK YILLARINI DA KAPSAMALI!
İçeriği Görüntüle

Yardımcı Hizmetler Sınıfı çalışanlarının yıllardır süren mağduriyeti sona erdirilmelidir.

Bu konu siyasi tartışmaların ötesinde ele alınması gereken bir emek ve adalet meselesidir.

________________________________________

“Bu Talep Ayrıcalık Değil, Gecikmiş Bir Adalet Talebidir”

Yardımcı Hizmetler Sınıfının kaldırılması talebi bir ayrıcalık talebi değildir. Bu talep, yıllardır kamu kurumlarının en ağır yükünü taşıyan çalışanların hak ettiği kadrolara kavuşması talebidir.

Bu çalışanlar kamu kurumlarının kapısını açmış, düzenini sağlamış, temizlik, bakım, destek, taşıma ve birçok alanda görev yapmış; kimi zaman görev tanımı dışında çalıştırılmış, kimi zaman personel eksikliğinin bütün yükünü omuzlamış, kimi zaman da görünmeyen emek olarak değerlendirilmiştir.

Artık bu emeğin karşılığı verilmelidir.

Ümit DEMİREL

TEÇ-SEN Genel Başkanı

DMK Genel Başkan Yardımcısı