Öğretmeni sürecin içerisine katmayan, öğretmenin görüşünü almadan, dayatma ile yapılan hiçbir düzenleme ne başarılı olur ne de kalıcı olur.
Bakanlık "reform yaptım" der, kendine göre en güzel geliştirmeleri de yapar ama onun uygulayıcısı olan öğretmen bu konuda tatmin olmamışsa o reform kalıcı olmaz. Sonra başka bir bakan gelir, yeni bir reform yapar ve önceki uygulamayı kaldırır. MEB'in yıllardır uyguladığı politika budur. Peki ne olması lazım? Eğitimde her şey değişebilir ve geliştirilebilir. Bunun yöntemi; tüm paydaşlarla tartışmak, ortak çalıştaylar yapmak, sahada asıl uygulayıcı olan öğretmenleri sürece dahil etmek ve bunların sonucunda ani kararlar yerine planlı bir yol haritası çıkarmaktır. Ardından, ortak akılla alınan bu kararın da uygulanmasını sağlamaktır. MEB'in yıllardır yapmış olduğu çalışmalar tutarlı olmadığı için en büyük sorun öğretmenlerin MEB'e güvensizliğidir. Öğretmenler arasında "Nasılsa bu uygulama da çok sürmez" diye düşünülmektedir. Yıllardır uyarıyoruz, umarım kulak verenler olur.






